ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Dec 09th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Eski Toplumlar İtalyan Hümanizmi


İtalyan Hümanizmi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

İtalyan Hümanizmi

İtalya'da XV. yüzyıl, herşeyden önce, bireyciliğin kendine özgü eylem kuralını koyduğu töre dışı davranışlar yüzyılıdır. Bu yüzyılda aklın düzeni, gücü ve esnekliğinin zaferi hazırlandı. Dogmatik etkiden kurtulan insan yeni ufuklar aradı ve Batıkültürünün iki etkin kaynağına yöneldi. Bunlar Yunan ve Roma kaynaklarıydı.

Eski edebiyat tutkusunun sonuçları neler olmuştur?

Eski edebiyat sevgisi, yazarları, bütün elyazmalarını araştırmaya yöneltti. Rönesans insanları bu elyazmalarını iyi anlamak için eski dili öğrenmeye koyuldular. Metinleri ilk arılıkları içinde yeniden yazmaya çalıştılar. Böylece Rönesans içinde iki farklı hareket ortaya çıktı. Biri eleştiriye, düzeltilmiş metinlerin ve yorumların yayımlanmasına yönelikti. Diğeri ise edebiyat ürünlerini yaratma amacı güdüyordu.

XIV. yüzyılda İtalyada yeni düşünce biçimi nasıl gelişmiştir?

XIV. yüzyılla birlikte, yeni düşünce biçimi ilk kez İtalya'da ortaya çıktı. Bu ülkede, Ortaçağ anlayışının son temsilcisi Dante'dir. Dante'nin ünlü eseri ilahi Komedya'sındaki Beatrice'i, sevilmiş ve bu yüzden övgüler düzülmüş bir kadın değil, ozanı Tanrıya götüren bir üstün varlıktır. Sonraki kuşaktan Petrarca (1304-1374)
Rönesans yazarıdır. Esenlendiği güzellik gerçektir ve insanla ilgilidir. Çağdaşı Boccaccio, çağın toplumunu yansıtan "İl Decamerone" adlı eserinde İtalyan Rönesansının niteliklerinden biri olduğunu ahlak dışıyönelimin (amoralizmin) bir tasvirini verir.

XV. yüzyıl İtalyan Hümanizminin sonuçları neler olmuştur?

XV. yüzyılla birlikte İtalyan Hümanizmi doruğuna ulaşmıştır. Eskiçağ'ın büyük ekolleri örnek alınarak Floransa'da, Rucellai'ler Eflatuncu Akademisi'ni kurmuşlardır. Lorenzo Valla, Yunan metinlerini incelemiş ve klasik flolojinin ilk verilerini ortaya koymuştur. İstanbul'un Osmanlıların eline geçmesi üzerine İstanbul'dan
kaçan Bizanslı bilginler Floransa'ya sığındılar. Bunlardan Gemistos Plethon, Batıda henüz bilinmeyen Eflatun'un "Diyaloglar"ını getirdi. Floransa şansölyesi Poggio (1380-1459) Lucretius'un "De Nature Rerum" (Doğa Üstüne) adlıeserini ve Horatius'un od'larını (lirik şiir) buldu. Ayrıca bir Floransa tarihi ve olağanüstü serbestlikle fıkralar yazdı. Lorenzo İl Magnifico'nun lalası Angelo Poliziano, "Orfeo" ve "Stanze" adlı eserlerinde Yunanlıları örnek aldı. Mediciler'in koruyuculuğuna giren Pico della Mirandola bütünüyle felsefi olarak Hırıstiyanlık, Eflatunculuk İskenderiyecilik ve Doğu anlayışlarınıuzlaştırma çabasına girdi. Kilisenin şimşeklerini üzerine çekerek Fransa'ya kaçmak zorunda kaldı. Eflatuncu felsefeyi benimseyen Marsilio Ficino Eflatun'dan, Plodinos'dan İambilikhos'dan ilk çevirileri yaptı.
Aristoteles ile Eflatun'u uzlaştırdığını iddia etmeye başladı. Nihayet, Pietro Pomponazzi, Aristoteles'in eserlerini özgür bir biçimde inceleyerek ruhun ahlaksızlığını reddetme cesaretini gösterdi ve ataizme yakın bir öğreti önerdi. Leon Battista Alberti, insan üstüne edinilen bilgilerin bir sentezini yaparak Leonardo da Vinci'nin yolunu açtı. Bütün yeni eserler için Gutenberg'in keşfettiği ya da en azından geliştirdiği basımevi olağanüstü bir araç oldu. Venedik'e yerleşen Aldolar ilk Yunan metinlerini bastı.
XV. yüzyıl hümanistlerinin araştırmaları, düşüncenin yeni yönelimi, Leonardo da Vinci (1452-1519)'nin kişiliğinde tam bir yansımasını buldu. Bu dâhî, çeşitli yüzlerin biçimi ve yapısında duygu dünyasınıkeşfetti. Bilgisinin evrenselliği ve çalışma gücü ona aynı zamanda astronom, jeolog, biyolog, anatomici, mimar, düşünür, ozan ve ressam olma imkanı verdi. Leonardo, evreni canlı bir varlık gibi duymuş ve bir bakışta bu evrenin yasalarını yakalamıştır. Daha sonra yasaların keşfinden uygulamalarına geçmiştir. "Cornet"lerinde, zamanımızda sadece maddi olarak gerçekliğini sürdüren sayısız düşünce bırakmıştır. Birşey bulmak, onun yaşama nedenlerinden biriydi. O, yaşamanın anlamak olduğunu söylüyordu. Sanat ve edebiyatın bu eşsiz gelişimi Lorenzo il Magnifico (1448-1492)'nun kişiliğinde koruyucusunu bulmuştur. Lorenzo, ayrıca Toscana halk türküleri biçiminde güzel şarkılar da bırakmıştır.

İtalyan Savaşlarının İtalyan düşüncesine etkisi ne olmuştur?

XVI. yüzyılda İtalya Savaşlarıile birlikte İtalyan düşüncesi gücünü yitirdi, devrin siyasi ve dini kargaşasının etkisinde kaldı. Bir yandan çağın felaketleri, yazarları, bir düş edebiyatına doğru sürüklerken öte yandan bu felaketlerin tasarımı tarihçi ve düşünürleri çağlarının gerçeklerini anlama çabasına itiyordu.
Eski İtalya'da daima gözde olan bu düşedebiyatı, bu yiğitlik hikayeleri Ariosto ile yeni bir canlılık kazandı. Ludovico Ariosto, bir süre sonra edebiyat ve şiiri incelemeye koyuldu. Boiardo'nun XV. yüzyılda izlediği bir konuyu yeniden ele alarak Ariosto, "Orlando Frioso" (1516) adlı eserini yazdı. Bu eser savaş başarılarıyla aşk hikayelerinin birbirine girdiği tarihi bir romandır. Romancı, Petrarca ve Boccaccio'dan esinlenmiş, Eskiçağ'ın etkisi altında kalmıştı.
Ariosto'nun eseri, XVI. yüzyıl İtalyan edebiyatınıderin bir şekilde etkiledi. Yarattığı değerler tartışıldı. Diğer klasiklerle karşılaştırıldı. Tasso, belli bir ölçüde Ariosto'nun halefi oldu. Bu yazar, eski destanları yaratma düşü içindeydi ve Homeros, Vergilius ve Hırıstiyanlık şiirlerini yeni bir eserde toplamak istiyordu. "Amin-
ta"yıve "Gerusalemme Liberata"yıyazdı. Eserlerine dini bir tema vererek karşı reformcu düşünce izlerine, devrinin gereklerine uymuştu. Tasso, kutsal şeylere dinsizliği karıştırmakla suçlandı.
İtalyada edebiyat alanında Rönesans Tasso ile amacına ulaştı. Duygu ve ifade özgürlüğü Trento Konsili tarafından yenilenen dini düşüncenin saldırıları altında kayboldu. Roma uzlaşmazlığı ve İspanyol Tiranlığının hakim olduğu yeni bir devir açıldı.

Machiavelli'nin sunduğu düşünce yapısı nedir?

Diğer önemli bir kişilik de Machiavelli (1467-1527)idi. İtalyada güçlü bir devlet düşü içinde, zeki ve cesaretli Cesare Borgia'nın hizmetine girdi. Medicilerin dönüşü üzerine resmi görevinden çekilen Machiavelli, zamanını"İl Principe" adlıeserini yazmaya verdi. Yazarın amacı İtalyan birliğini gerçekleştirmekti. Geçmiş olayların soğukkanlıve nesnel olarak incelenmesi onu, insanlarıolduklarıgibi ele alan tüm tedirginliklerinden arınmış bir hükümdarın bu birliği kurabileceği düşüncesine götürdü. Koyu milliyetçiliği ve hümanizmi, onda tüm ahlaki duyguları yoketti. "Discorsi Sopra la Prima Decca di Tito Livio" (Tito Livio Üstüne Söylevler) adlıkitabında küçük ölçüde de olsa aynıilkeleri işler. Machiavelli, her yerde bireysel istekle biçimlenen her şeyi devlet uğruna feda etme gerekliliğini bulur. Zaman ve koşullara göre yazarın düşüncesi bir devlet sosyalizmine veya anarşik bir bireyciliğe varır.
Her tür önyargıyı kenara atarak kişisel yararın üstünlüğünü bildiren Guicciardini, belki de daha çok Machiavelli'ci idi. "Storia d'İtalia" adlıeserini tam bir tarafsızlıkla yazacak ve ülkesinin gerilemesinde kaygısız kalabilecektir. Daima uyanık g
özlemleri ve tarafsızlığıyla Guicciardini, bilimsel düşünceyle aynı kurallardan

esinlenir. Gerçekten, hümanizm ; insanı, dünyanın merkezine çekinmeden yerleştirip, eleştirici akıl kurallarını getirerek fiziksel gerçeklerin incelenmesine ve dünyanın akılcı yapısının işlenmesine elverişli koşulları doğurmuştur.

Tıp alanındaki gelişme nasıl olmuştur?

Bu dönemde, edebiyat ve sanat alanındaki gelişmeye güçlü bir bilim hareketi eşlik etti. İtalyanların ilgisini özellikle tıp çekmiştir. İlk kez hastalık belirtilerini doğru bir şekilde tasvir eden ve bunları sınıflandıran İtalyanlar oldu. Frengi tesbit edildi ve epidemioloji alanında yeni bir çığır açıldı. anatomi ve cerrahi Floransalı Antonoi Benivieni, Colombo ve Cesalpini ile büyük bir gelişim gösterdi. Benivieni, patolojik anatomiyi kurdu. Bu arada organların anatomosi incelendi ve otopsilerin sonuçları saptandı.
Matematik ve astronomi alanında İtalyada Galilei'ye kadar gerçek bir bilgin çıkmadı. Hümanist düşüncenin mirasçısıolan Galilei, Leonardo da Vinci'nin bilimde, Machiavelli'nin tarihte yaptığı gibi olayların dolaysız gözleminden hareket etti.
Matematikçi, fizikçi ve astronom olan bu bilgin, Venedik'in verdiği özgürlükten yararlanarak dinamik ve astronomi çalışmalarını yayımladı. Aristoteles'i reddederek Kopernik'in kuramlarını destekledi ve bu yüzden din bilginlerinin muhalefetiyle karşılaştı. Engizisyon mahkemesi önüne çıktı ve yerin güneş çevresinde döndüğünü bildirdiği "Dialogo Soprai due Massimi Sistemi del Mondo, Ptolomaico e Copernico" (İki Büyük Yer Sistemi, Ptolemaios ve Kopernik Sistemleri Üstüne Konuşmalar) adlı eserinde bulunan hatalardan vazgeçmek zorunda kaldı.

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy