ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Aug 06th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Eski Toplumlar Fransız Hümanizmi


Fransız Hümanizmi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Fransız Hümanizmi

Fransız Rönesansı, gerçekte İtalyan uygarlığı ile uzun bir ilişki sonucunda doğmuştur. 1494'de İtalyan Savaşlarısırasında Fransızlar hümanizmin yeni güzelliklerini tanıdılar. Nitekim XV. Yüzyılın başından beri Floransa, yeni bir edebiyat ve sanata sahipken Paris iç savaşların dehşetini yaşıyordu. Fransa ancak Louis XI, ile huzura kavuşabilmiş, hümanizmin tohumları da bu hükümdarın saltanatı sırasında atılabilmişti.

Hümanizmin gelişimi nasıl olmuştur?

Humanizm, oluşumunu herşeyden önce matbaa makinesinin yaygınlaşmasına borçludur. Jean de la Pierre ve Guillaune Fichet, 1470'de matbaa makinesini Fransa'ya getirince Yunan ve Latin metinlerini basma imkanıdoğdu. Ortaçağda edebiyat öğretimi yapılmaz, sanat fakültesi öğrencileri Homeros, Eflatun, Cicero ve Horatius'u tanımazken, Rönesans ustalarıklasikleri incelemeye başladı. Önce metinleri açıkça anlaşılır hale getirmeye çalışan bu ustalar sonradan öğretmenler yorumlamaya ve açıklamaya koyuldular. Bir süre sonra İtalya'dan gelen hocalar metinlerin Yunan baskılarını da birlikte getirdiler ve Fransa'da Yunan İlkçağı zevkinin doğmasına yardımcıoldular. Artık İtalyanların özellikle Erasmus'un etkisiyle Fransa hümanizme yönelmişti. Jacques Lefèvre d'Etaples İncil'i eleştirel bir yöntemle açıklamaya girişti ve böylece ilk Fransız reformcu akımını kurdu. Fransa'da Yunan ve Roma uygarlıklarını tanıma tutkusuna düşen aydın bir kesim oluştu.

François I'in tahta çıkışı ile de hümanizm doruğuna ulaştı. İlkçağla ilgili herşeye merak saran bu kral, klasik yazarların eserlerini yayımlattı, College de France'ı kurdu. Bu okulda ; Yunanca, Latince, İbranice ve Matematik okutulmaya başlandı. Kralı örnek alan senyörler ve şehirler de hümanizmi korudu.
XVI. yüzyılın ilk yarısında iki önemli isim Rabelais ve Montaigne'dir. Bu iki sanatçı Fransız düşüncesinin farklıiki görünüşünü yansıttılar. Rabelais, Rönesans başlangıcının adamıydı. Montaigne ise bir din savaşçısı, insan mizacına pek güvenmeyen kanılarında pek emin olmayan, ihtiyat ve bilgelikle yoğrulmuşbir yazardı. İtalyan uygarlığıve kamu yaşamıile olan ilişki Montaigne'i yumuşattı. Başlangıçtaki Stoacılık daha esnek, daha kendine özgü bir bilgeliğe yerini bıraktı.

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy