ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Sep 17th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Anlık

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Anlama gücü...

Nesnelerin özlerini ve nedenlerini bulma gücü olarak anlık, antikçağda Platon ve Aristoteles tarafından us kavramından ayrı olarak dilegetirilmiştir. Us, duyumların getirdiği gereçlerle çalışıyor; anlık’sa usdan aldığı bilgilerle özsel ve nedensel bilmeye yöneliyordu.

Ortaçağ skolastiği Platon ve Aristoteles’ten aıdığı bu ayrımı korumuştur.

 

Locke, anlığı, isteme gücüne (irade) karşıt olarak düşünme gücü olarak tanımlar. Bu tanım, anlığı usla anlamdaş kılar. Kant,, skolastiğin anlığı usun üstüne çıkarmasına karşı, anlığı usun altına çekmiştir. Kant’a göre skolastiğin usun işi sandıkları anlık, anlığın işi sandıklarını da us yapar eşdeyişle anlık, duyularla gelen bilgi gereçlerini kavramlaştırır ve duyarlık ulamlarıyla (zaman ve uzay) ansal ulamlar (nedensellik, zorunluluk, birlik, çokluk vb.)’ın içine oturtarak düzenler; us’sa anlıktan aldığı bilgileri birleştirir ve bilmeyi gerçekleştirir.

 

Sezgicilik anlığı sezgi gücüne karşıt sayar ve uslamlama gücü olarak tanımlar.

 

Anlık ve us kavramları Hegel’in düşünceci eytişiminde bütün bu tanımlardan ayrı bir özellik taşır. Hegel’e göre us soyutlar, anlıksa somutlar. Us, karşıtları birbirinden ayrı olarak ele alır ve bunların birbirlerine dönüşmelerini ve aşılmalarını çözümleyemez. Bunları çözümleyen ve somut bilgiye ulaşan anlıktır. Ne var ki anlığın görev yapabilmesi için usun varlığı da zorunludur. Hegel’de anlık iki basamaklıdır: Eytişimsel olumsuz basamak ki kavramları karşıtlarına dönüştürür, düşünsel olumlu basamak ki karşıtları aşar ve kavramı somutlar. S.16 Bk. An, Us, Anlak, Anlıkçılık.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy