ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Sözlüğü Bilgicilik Akımı


Bilgicilik Akımı

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Bilgicilik Akımı

Antikçağ Yunan felsefesinin eleştiri akımı. Sofistik deyimi sıfat olarak bilgiciye ve bilgiciliğe değgin anlamını dilegetirir. İsim olarak da antikçağ Yunan bilgicilerinin öğretisini adlandırır. Bununla beraber daha çok sofistler adıyla anılırlar.

Sofistik deyimi Fransızca’da cins ismi olarak da bozuk, uydurma ve ciddilikten uzak felsefe anlamında kullanılır. Yunanca sophistes deyimiyle dilegetirilen bilgici terimi birçok anlamlar değiştirmiş, önce bilgeliği yeğleyen öğreti, sonra bilgi öğretmeni, Protagoras\'a göre önce siyasada yararlı olma sanatı, sonra söz söyleme sanatı anlamlarında kullanılmıştır. İ.Ö. V. yüzyıl, antikçağ Yunan felsefesinde bilgicilik akımının egemen olduğu cağdır. Bu çağa antik aydınlanma çağı adı verilir.

İlk düşünür sayılan Thales\'den beri ortaya atılan sayısız varsayımlar, sonunda, insan zekasını şahlandırmış ve bütün olup bitenleri yeniden gözden geçirerek kıyasıya eleştirmeye yöneltmişti. Doğa bilimlerinin denetinden yoksun insan düşüncesi, varlığın temeli konusunda daldığı hayal aleminden kendisine dönüyordu. Bilgicilik akımının inceleme amacı insan’ın kendisiydi. Protagoras\'ın ünlü sözüne göre, \"İnsan, her şeyin ölçüsü\"ydü.

Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı. Protagoras, \"Tanrılara gelince, ben onların ne var olduklarını ne de yok olduklarını bilirim\" diyordu. Bilgici Hippias, giydiği elbiseyi kendisi diktiği için \"bağımsızlığa kavuşmakla\" övünüyordu. İnsan, her türlü yapma bağlardan kurtarılmalı ve insansal yasa (nomos)\'nın yerine doğal yasa (physis) konulmalıydı. İnsan ve dolayısıyla toplum yaşamının birinci plana alınması, zorunlu olarak törebilim sorunlarını meydana çıkarıyordu. Ünlü törebilimci Sokrates, bu akımın çocuğudur. On sekizinci yüzyıl aydınlanması nasıl Kant\'ı yetiştirecek koşulları hazırlamışsa, antik aydınlanma da Sokrates\'i ve Platon-Aristoteles\'i yetiştirecek koşulları hazırlamıştır.

Bilgiciler (Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias, Antiphon, Alkidamas, Lykophron, Kallikles, Kritias, Simonides), şüphe ve eleştirinin gereği saydıkları tartışma (diyalektik) yöntemiyle çalışmışlardır. Bu yöntem, Sokrates\'in de yöntemidir. Bilgiciler, özdekçi düşünceler ileri sürmekle beraber, ürünü oldukları idealist çizgiyi sürdürmüşler ve dünyayı tanıma olanağını yadsımışlardır. İşte bu idealist çizgidir ki, bir yandan bilgicilik akımını yozlaştırarak felsefeyi güzel söz söyleme oyununa dönüştürürken öte yandan idealist ilkelerin gelişmesi sonucunu doğurmuş ve Sokrates\'de \"Ben\"in bilginin kaynağı olması imkanlarını hazırlamıştır. Platon, bu çizginin zorunlu sonucudur.

 

 

 


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy