Bir Fragman

Yazdır

Reklamlar

Bir fragman..



Bir insanın, bir birey olarak tüm yaşamı boyunca ikili bir yaşamı; ikili bir dünyası vardır.

Bu dünyaların birincisi optik; nesnel dünyadır: Nesnel dünya, tüm çevremizi saran, bizi kuşatan ama aynı zamanda bizimde içinde olduğumuz gerçek dünyadır. Bir insan kendisi de bir nesne olarak nesnelerle çevrili bir dünyada yaşar. Bastığı yer; gördüğü ağaç elindeki kalem vs..Bu nesnel dünya insanla birlikte doğanın gerçek varoluşudur.

İkinci dünya ise; (dinci gericiler ve idealistler buna “öbür dünya” derler)
İçinde yaşadığımız nesnel varlıklar dünyasının beynimizde yansımış olan imgeler dünyasıdır. Nesnelerden yayılan biçimsel görünüşler, beynimizde bir görüntü oluştururlar. Bu imgeler nesnelerden yansıyan ve bizim onlara kavramlar yüklediğimiz, isimlendirdiğimiz soyut görüntülerdir. Buna bir anlamda bireyin düşünce dünyası diyebiliriz.


“Eidolalar, doğa cisimlerinin biçimleri olup, bu biçimler, yüzeyler olarak, adeta deri gibi koparlar ve o cisimleri görüngü içine sokarlar. Nesnelerin bu biçimleri, onlardan sürekli olarak fışkırır”..Marks..

Bir birey olarak yaşayan insanın bu ikili dünyayı algılaması ve bu dünyalara ilişkin bir düşünce geliştirebilmesi, Onun yaşam biçimiyle ve öğrendikleriyle sınırlıdır. Eğitimin bu noktadaki önemi elbette çok açık bir biçimde gözler önündedir.


Nesnel ve öznel dünya olarak tanımlayabileceğimiz bu ikili yapı bireyden (insandan) bağımsız bir biçimde var olur ve her insan bu yaşam içinde geçirir ömrünü..

Bir insan için gerçek özgürlük; bu iki dünyayı tüm insanlarla birlikte özgür ve eşit biçimde yaşayabilmektir. Her iki dünyayı ele geçirmiş olan egemenler ve onların dinci bezirganları, (dinci bezirganlar diyorum, çünkü bu din tüccarları olmadan, sömürüyü bir tanrıya bağlamadan sürdüremezler egemenliklerini) İnsanları birinci olandan, nesnel dünyadan kopararak, Öznel dünyaya (öbür dünyaya) yönlendirirler. Ölümden sonra gidilecek olduğu varsayılan öbür dünyanın burada olduğunu gizleyip, insanların tüm yaşamını yoksulluklara mahkum ederler. Bunu da insanlık adına yaptıklarını dillendirirler.


İnsanların bu oyunlara kanmamak için bu türden yaklaşımlara karşı bilinçlerini sürekli olarak sivriltmeleri ve uyanık kalmaları gerekir..