ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Saturday, Oct 19th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Yazıları Eğitim Felsefe İlişkileri Üzerine


Eğitim Felsefe İlişkileri Üzerine

e-Posta Yazdır

Reklamlar

EĞİTİM FELSEFE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE
Doç. Dr. Mehmet A. KISAKÜREK

 

Eğitimin çeşitli dayamakları vardır. Bunlar arasında felsefiolanlar önemli bir yer tutmaktadır. Hemen her ülkede eğitim sistemleri bunları yeni kuşaklara benimsetmekle görevlidir. Böylece, hayatfelsefeleri eğitimin genel amaçlarına yansıtılmakta ve bu amaçlarauygun insanlar yetiştirilmesi planlanmaktadır.

Bu yazıda, bazı felsefelerin eğitime ne şekilde yansıdığı, başkabir deyişle, eğitimi ne şekilde ele aldığı ve açıkladığı üzerinde durulacaktır. Bunun sonucu olarak, ülkemizdeki eğitim uygulamalarınabu felsefelerin etkilerinin ne olduğu daha iyi anlaşılabilecektir.Eğitim felsefeleri çeşitli amaçlara göre tasnif edilmektedir.1940'larda Joseph Justman'ın yaptığı tasnifin 1950'lerde Brameldtarafından başka açıdan yapıldığı, daha sonraları Kneller'in kendiamaçlarına uygun tasnifler yaptığı bilinmektedir. Bir kısım tasniflerde ise, bu felsefeler, "geleneksel" ve "geleneksel olmayanlar" olarak ikiye ayrılmaktadır. Burada ise, herhangi bir tasnife dayalı olmaksızın, bazı felsefelerin eğitime bakış açılarını incelemeye çalışacağız.

İdealizm (Idealcilik), Realizm (Gerçekçilik), Rasyonalizm (Akılcılık) ve Pragmatizm (Uygulamacılık) batımn düşünce yaşamındayer alan eski görüşlerdir. Bunlar bir bakıma, felsefenin eğitim alanına katkılarını gösteren görüşlerdir.Idealcilik iyi, doğru ve güzelin bir toplumdan ötekine, bir kuşaktan öteki kuşağa özde değişmediğini kabul eden bir görüştür. îdealeilere göre, öğreneüere yaşayan değerler ve bu değerlerle nasıl yaşanılacağı öğretilmelidir (Brubacher, s. 325  329).


Gerçekçilere göre öğretmenler, iyi belirlenmiş belli değerleriortaya koymalıdır. Çocuklara öğreteceğimiz temel ahlaksal ve estetikdeğerler geçici koşullardan etkilenmemelidir. Çocuk açık olarak doğru ve yanlışı ayırdedebilmelidir. Gerçekçilik iki alt grupta incelenebilir. Bunlar "akılcı gerçekçilik" ile "doğal ve bilimsel gerçekçilik"tir.

Akılcı gerçekçilik, klasik ve dinsel gerçekçilik olarak ikiye ayrılabilir. Dinsel gerçekçilik esas olarak "skolastisizm" adı altında Katolik Román Kilisesinin resmi felsefesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Akılcı gerçekçilerin görüşleri, doğrudan doğruya Aristo'ya dayanmaktadır. Skolastikler ise, dolaylı olarak Aristo'nun görüşlerinedayanmakla birlikte, daha çok St. Thomas Aquinas'a dayanmaktadır. Aquinas'm bu felsefesi ise, daha sonraları "Thomism" adını almıştır. Doğal ve bilimsel gerçekçilik ise, 15. ve 16. yüzyılda Avrupa'dabilimin gelişmesine paralel olarak ortaya çıkmıştır. Bu görüşün savunucuları arasında Francis Bacon, John Locke, David Hume ve J.Stuart Mill ile bu yüzyılda da Ralph Barton Perry, Alfred N. Whitehead ve Bertrand Rüssel bulunmaktadır (Kneller, s. 207, 227, Brubacher, s. 330332).Gerçekçiliğin eğitime bakış açısını özetle ifade etmek gerekirse;birey toplum içinde doğduğuna göre, topluma hakim olan değerlereuyum göstermelidir. Toplum değiştiğine göre, uyum mekanizması dadeğişmektedir. O halde birey, toplumu değiştirme görevine katılmalıdır (Alberty Alberty, s. 4344).Akılcılık, büyük ölçüde Plato'nun idealciliğine dayanır. Bu görüş,hayata hazırlamanın ancak kavrama yeteneğinin geliştirilmesi ileolanaklı olacağını savunmaktadır. Akılcı anlayışa göre en iyi sosyalliderlik tipi, en iyiye göre yetişmiş olmakla sağlanabilir. Bu gelişmeise, ancak çok sayıda entellektüel çalışma ve disiplin yoluyla gerçekleştirilebilir. Toplumsal sorunları çözme yeteneği, ancak yüksek düzeyde nedenleri anlama, entellektüelce sonuçlar çıkarma ve uygulamayeteneğine sahip insanlarda gelişebilecektir. Öğrencileri, halen bilinmeyen ve bugünden tahmin edilemeyen gelecekteki durum ve sorunlar için donatmak olanaksızdır. O halde öğrencilerin, karşılaşabilecekleri durumlara uyabilecekleri bir düşünce şeklinde yetiştirilmesi gerekir. Mesleki eğitim, oldukça çeşitli ve hızla değişen iş ve endüstriningereksinmeleri yüzünden, boşyere yapılan bir araştırmadan başkabir şey değildir. Bir meslek için en uygun yetişme, zekamn mantıksalyetilerinin geliştirilmesi ile olanaklıdır. Akılcı anlayış, dil ve matematiği entellektüel gelişmenin en iyi aracı saymaktadır. Zihinsel disiplin, öğrenmenin geçerli bir parçası kabul edilmiş, zekanın güçlendirilmesi ise, tüm eğitsel çabaların amacı olarak kabul edilmiştir (BecknerCornett, s. 5961).Uygulamacılık, "instrumentalism," "fonksiyonalism" ve "experimentalism" gibi çeşitli isimler altında incelenmektedir. Dewey, bunlardan deneyciliği (experimentalism) tercih etmiştir. Çünkü "instrumentalism" daha maddi bir anlam vermektedir.Uygulamacılık, bireyin dinamik karekterine önem vererek, onunyapma gücüne olan güvenini vurgulamaktadır. Buna göre, bireyin enüst düzeyde gelişmesine olanak hazırlamak toplumun görevidir. Birey, bilimin yöntemlerinden yararlanmada, öteki bireylerle uyumiçinde olurken, olumsuz koşulları ortadan kaldıracak araçları sürekli olarak araştırmalıdır. Geçmişin değerleri, bireylere asla sonve değişmez değerler olarak öğretilmemeli, fakat bunlar, günün anlaşılmasına yardımcı olmalıdır. Böylece iyi eğitim, bireyin tümpotansiyelini kullanarak kendi kendisini gerçekleştirmesine, bilimselyöntemleri de kullanarak, yardımcı olacaktır. Bu şekilde eğitilen bireyler, insan geüşimine daha uygun bir toplumu yaratmada, öteki insanlarla işbirliği yapacaklardır (AlbertyAlberty, s. 44).Yukarıda değindiğimiz dört görüş, aslında felsefenin eğitim alanına katkılarını göstermektedir. Eğitimin esas dayanakları ise, bu alandaki belli ve aktüel uygulamaları ilgilendiren felsefelerdir. Bunlararasında Prennialism, Progressivism, Essentialism, Réconstructionalism ve Existantialism bulunmaktadır.PrennialismErenniaüsmin temelleri "klasik gerçekçilik" içinde atılmıştır. Bugörüşün önde gelen savunucuları arasında Robert M. Hutchins, Mortimer J. Adler ve Sir Richard Livingstone gibi isimler sayılabilir.Prennialistler, eğitimin universal nitelikteki belli gerçekleredayanması gerektiğini savunmaktadır. Onlara göre ,insan tabiatı, iyiyaşam koşulları ve ahlaksal prensipler değişmemektedir. Çünkü insanlık tarihi boyunca insan tabiatı esas olarak aynı kalmıştır. Hutchins bu görüşü şu şekilde belirtmektedir: (Kneller, s. 232  234)"Eğitim öğretimi gerektirir. Öğretim bilgiyi gerektirir. Bilgi gerçeğin kendisidir. Gerçek heryerde aynı olmalıdır".

Kneller, prennialismi özetleyen altı ilkeyi şöyle belirtmiştir:
(BeeknerCornett, s. 5961, Kneller, s. 232234)

1. insan tabiatı sabit olduğuna göre, eğitimin niteliği de sabittir.
2. insanın en belirgin özelliği düşünme yeteneği olduğuna göre,eğitim zekamn geliştirilmesine çalışmalıdır.
3. Eğitim, universal ve değişmez olan gerçeğe uyum sağlamaya yardım etmelidir.
4. Eğitim, hayatın tam bir kopyası değil fakat ona hazırlıktır.
5. Çocuklara, dünyanın hem ruhsal, hem de fiziksel gerçeklerini tamtacak temel gerçekler öğretilmelidir.
6. Bu gerçekler en iyi şekilde prennialistlerin "büyük kitaplar"dediklerinden öğrenilebilir.

Kısaca belirtmek gerekirse, prennialisme göre, kusursuz ve sağlıklı bir eğitim, ortaçağların eğitim anlayışının ruhuna ve ideallerineuygun olmalıdır. BramekTin de belirtiği gibi, prennialistlere göreeğitimin ana amacı, sezgi yeteneğine sahip, parlak entellektüel liderler yetiştirmektir (AlbertyAlberty, s. 45). Dikkat edileceği gibi prennializm ve rasyonalizmin birçok ortak yönleri vardır. Bu nedenleher iki ekol, eğitim kuram ve uygulamalarına ilişkin tartışmalardabirleşmektedir."Prennialistler bir entellektüeller aristokrasisi"ni desteklemeve öğretimi "büyük kitaplar"m klasik geleneği ile sınırlandırmaları açısından eleştirilmektedir.EssentialismEssentialismin herhangi bir geleneksel felsefe ile bağlantısınıkurmak güçtür. Bununla birlikte, çeşitli felsefelerle uyum halindedir.Bir kısım felsefelerle ise, uyuşmamaktadır. Örneğin progressivisminaşırılıklarına karşıdır. Günümüzde genel olarak kabul edilen eğitimuygulamalarının çoğu essentialist görüşle ilgilidir. 1930'larda kurulan essentialismin savunucuları arasında William C. Bagley, Thomas Briggs, Frederick Breed, Isaac L. Kándel ve Herman H. Homegibi isimler yer almaktadır.

Bu görüşe göre eğitim, insanlığın mirası olan organize bilgi,beceri ve olgulara dayandırılmalıdır (ÀlbertyAlberty, s. 44). Çünküher neslin bunları kendi kendine keşfetmesi olanaksızdır. İnsanlık bunları keşfetmek için yüzyıllar harcamıştır. Geçmişte öğrenilenlerinönemli yanları korunduğu ve yeni kuşaklara aktarıldığı sürece, yenikuşaklar geçmişin başarıları üzerine daha iyi bir uygarlık kurabilirler. Eğitimin en önemli amacının, insanlığın bilgi birikimininkorunması ve yeni kuşaklara iletilmesi olduğu kabul edildiğinde, "tutucu" terimi essentialism için de düşünülebilir (BecknerCornett, s.5961).Essentialism bütün çabasını programa ilişkin konuları yenidendeğerlendirme, okul programlarında temel olan ve olmayanı ayırma ve öğretmenin sınıf içindeki otoritesini yeniden kurmaya yöneltmişlerdir. Bu görüşün üzerinde birleştiği dört temel ilke şunlardır:(Kneller, s. 243245)1. Öğrenmenin özünde çok çalışma ve çoğu kere isteksiz uygulamalar vardır. Disiplinler çok önemlidir. Başlangıçta, bir takım şeylerin öğrenilmesi öğrenciye zor gelebilir. Başlangıçtaki bu güçlükaşıldığında öğrenme kolaylaşacaktır. Tıpkı bir Fransız atasözündeolduğu gibi "iştah yerken açılır".2. Eğitimde insiyatif öğrenciden çok öğretmende olmalıdır. Öğretmenin rolü, çocuğun dünyası ile yetişkinin dünyasını uyumlu halegetirmektir. Öğretmen bu görev için yetiştirilmelidir. Bu nedenleessentialist öğretmen, progressivist meslekdaşmdan daha fazla yetkikullanmaktadır.3. Eğitim sürecinin kalbi, belirlenen derslerin özümsenmesidir.Essentialistler, geçmiş tecrübelerin bireyin tecrübeleri üzerine etkisine önem Verirler. Bu geçmiş tecrübelerin tarihin süzgecinden geçtiğini, bu nedenle çocuğun herhangi bir süzgeçten geçmemiş tecrübelerinden çok daha güvenilir olduğunu savunmaktadır. Essentialisme göre, insanlığın bilgi birikimi, geleneksel programlardaki temelderslerde yer almaktadır. Bu dersler arasında tarih, matematik, fenve yabancı dil yer almakta, bunlar aynı zamanda da eğitimin çekirdeğini oluşturmaktadır (BecknerCornett, s. 5961).4. Okul, zihinsel disiplinin geleneksel yöntemlerini kullanmalıdır. Progressivist yaklaşımın belli yararları olduğu doğrudur. Fakat "sorun çözme" tüm öğrenme sürecine uygulanamaz. "Yaparak öğrenme" belli koşullarda belli çocuklara uygun olabilir. Bu nedenle gen elleştirilmemelidir.ProgressivisnıProgressivismin köklerini eğitim tarihinin eskilerine kadar götürmek olanaklıdır. Örneğin Aristo, doğrudan tecrübe ile öğrenmenin ve çocuğun geüşim özelliklerini izlemenin önemi üzerinde durmuştur. Dikkat edileceği gibi, bunların herikisi de progressivist ilkelerdir. 'Quintilian, Froebel, Pestalozzi, Rousseau ve Herbárt bu görüşün gelişmesine katkıda bulunmuş eğitimcilerdir. Ancak, onlarınbu katkıları Dewey ve takipçileri tarafından biraraya getirilmiş vegeüştirümiştir.Progressivizm esas olarak, pragmatizmin eğitime uygulanmasidir. Gerçekten de, Pragmatik felsefenin geniş ölçüde eğitimde denendiği görülmektedir. Bu görüşe göre "değişme" insan tabiatınındeğişmez bir öğesidir. Bu nedenle, eğitimin sürekli bir değişme vegelişme içinde olması gerektiği kabul edilir. Progressivism.de eğitim,toplum, dış dünyaya ve değişmez gerçeklere uyumdan çok, değişiklikleri ve günlük yaşantıdaki çeşitlilikleri daha iyi anlamamıza yardım etmelidir. Böylece, geçmişteki tecrübeler gelecekteki davranışlarımızı doğru şekilde yapmamıza yardım edecektir. Progressivist eğitimin belü başlı ilkeleri şöyle açıklanabUir : (BacknerCornett, s. 6165, Kneller, s. 237240)1. Çocuklar arasında farklar olduğu dikkate alınmalıdır.2. Öğrenme, çocuğun ilgileri ile doğrudan ilişkili olmalıdır. Eniyi öğrenme yaparak gerçekleşir.3. Öğrenmede sorun çözmeye ağırlık verilmelidir.4. Yalnızca demokrasi fikir ve kişiliklerin birbirlerini özgürceetkilemelerine izin verir. Bu ise, gelişmenin gerekli bir koşuludur. Ohalde, sınıf (dersane) demokrasi için laboratuvar olmalıdır.5. Sosyal amaçlar, entellektüel amaçlar kadar önemlidir. Okul,rekabetten çok işbirliğini teşvik etmelidir.6. Öğretmenin rolü, yöneltmek değil, fakat tavsiye etmektir.Çocuğa körü körüne itaat etme yerine, eleştirici bir şekilde düşünmeöğretilmelidir.Progressivism, öğrenmenin pasif bir özümseme olmadığını, fakat tecrübenin bilimsel yöntemler uygulanarak geliştirilebilecek birsüreç olduğu ileri sürmektedir. Bu açıdan okul, birey ve grup sorunlarına, hipotezlerin denenerek ve formüle edilerek cevaplar bulunulmasına çalışan bir kurum olma durumundadır (AlbertyAlberty s4445)Dewey ve öteki progressivistler geçmiş eğitim uygulamalarınındikkate alınmamasını söylemez. Aksine, geçmişi» değerlerinin vegeçmişten çıkarılan derslerin, günümüz sorunlarının çözümünde kullanılması gerektiğine inanır. Fakat bunların bir takım soyut şeyleridikte ettirmemesi, yeni fikir ve uygulamaların gelişmesine engel olmaması gerekir (BecknerCornett, s. 6165).Eeconstructionism"Reconstructionism" ilk olarak 1920'lerde Dewey'nin "FelsefedeYeniden İnşa" adlı kitabının başlığında .kullanılmıştır. Aslındareconstructionism kaynağını 1930 Amerikasının. kargaşa ve hoşnutsuzluğundan almakta, çeşitli felsefelerle uygulamacılığı birleştirmektedir. Bu görüşe göre eğitimin ana amacı toplumu yeniden düzenlemekolarak kabul edilmektedir. Batı medeniyetinin temel değerleri, bilimsel bulguların ışığında, eğitimin gerçek amacını ortaya çıkarmak içinkullanılmalıdır (PoundsGarretson, s. 144, Brubacher, s. 317318) fReconstructionismin özünden gelen iki soru eğitimcileri uzun süremeşgul etmiştir. Bunlar; (BecknerCornett, s. 6165).Eğitsel uğraşlar kültürün mü, yoksa bireyin mi ilgi ve özelliklerine ağırlık vermelidir?Örgün eğitim kurumları, ister statik, ister değişken olsun, toplumun değerlerini yansıtmaya mı hizmet etmelidir? Yoksa değerlerin,sosyal kavramların ve uygulamaların değişmesinde aktif olarak rolmü oynamalıdır?Reconstructiouist görüş, ikinci soru ile ilgili olarak, öğretmenlerin değişen toplumda okullar yolu ile aktif ve olumlu bir rol oynamaları gerektiğini savunmaktadır. Böylece okul ; "sosyal eleştirinin yapıldığı ve inşa edildiği bir merkezi forum halinde, sosyal reformun veyeniden inşanın yapıldığı bir kurum haline getirilmektedir" (Morris,1963, s, 8,0).

Bu görüşü savunanların önde gelen isimlerinden TheodoreBrainelcC şu görüşleri ileri sürmektedir (Kneller, s. 248250).PoundsGarretson, s. 144,146).1. Eğitim, modern dünyanın sosyal ve ekonomik güçleri ilekültürün temel değerlerini gerçekleştirecek yeni bir sosyal yapıyıuyumlu hale getirmelidir.2. Yeni toplum, ana kurumları ve kaynakları toplumun kendisitarafından kontrol edilen gerçek bir demokrasi olmalıdır.3. Çocuk, okul ve eğitimin kendisi sosyal ve kültürel faktörlertarafından koşullandırılmalıdır!4. Öğretmen, reconstructionist çözümün öncelik ve geçerliliğineöğrencileri inandırmalıdır. Böyle yaparken de demokratik kurallaratitizlikle uymalıdır.5. Eğitimin amaç ve sonuçları, davranış bilimlerinin bulgularıile uyumlu ve mevcut kültürel krizin taleplerini karşılamak için tamamen yeniden düzenlenmelidir.Reconstructionism, heyecanlandırıcı bir şekilde ortaya konmuşbir görüştür. Çekiciliği ise, davranış bilimlerinin verilerine dayanmakistemesinden ileri gelmektedir.StructuralismStructuralist görüş, uygulamacılık ile yakından ilgüidir. Bu görüş, uygulamacılıktan türeyen çeşitli görüşler içinde "ders konuİarı"na belki de en fazla ağırlık veren görüştür.ExistantîalismExistantialism, öteki eğitim felsefeleri ile özellikle uygulamacılıkla bazı ortak yanları olmasına karşın, onlardan kesin olarak ayrılmaktadır. Bu görüşe göre eğitimin amacı, bireysel özgürlüklerinartırılmasıdır. Her öğrencinin kendi değerler sistemini özgürce veyetişkinlerin zorlaması olmaksızın geliştirmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır, öğretmen, inançlarının dayanağı olan ilkelerdensöz etmeli fakat, öğrenciyi bunları benimsemesi veya reddetmesi konusunda özgür bırakmalıdır. Ahlaksal çöküntüyü önlemek için, öğrencinin inanç ve hareketlerinde kaçamayacağı gerçeklere inandırılmış olması gerekmektedir. Öğretmenin rolü, rekabet edilmesi gerken bir kişilik olarak hizmet etmek (idealcilik), bilgi vermek (gerçekçilik) , veya sorun yaratan durumlarda danışman olarak hizmet etmek (uygulamacılık) değildir. Öğretmen, yardıma gereksinme duyan,öğrencinin yardımına koşan ve kişiliğini geliştirmesine yardım etmekzorunda olan bir kişidir (BecknerComnett, s. 6165). Brubacher s320322).Yukarıda değinüen yaklaşımlar genellikle iki gurupta toplanmaktadır. Bunlardan bir kısmı derslere ağırlık verirken, bir kısmı da öğrenciye ağırlık vermektedir. Öğrenciye ağırlık veren yaklaşımlardaderslerin ya da konuların daha az önemli olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Bu yaklaşımlarda da dersler, eğitimin hayati bir parçası olarakkabul edilmekte, fakat eğitim amaçlarının gerçekleşmesinde uygunbir konumda tutulmak istenmektedir.KAYNAKÇAHarold B, AlbertyElsie J. Alberty, Reorganizing The HighSchool Curriculum,The MacMillan Co., New York, 1962.George F. Kneller (Ed), Foundations of Education, John Wiley, New York1971,Weldon BecknerJoe D. Cornett, The Secondary School Curriculum, IntextEducational Puslications, Scranton, 1972.Robert M. Hutchins, The Higher Learning in America, New Haven 1963Ralph L. PoundsRobert L. Garretson, Principles of Modern Education, TheMacmillan Co., New York, 1962.Van Cleve Morris, Becoming An Educator, Boston, 1963John S. Brubacher, Modern Philosophies of Education McGrawHill New York1962.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy