ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Friday, Sep 20th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Yazıları Bir Fragman..


Bir Fragman..

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Mi-En-Leh, şunu öğretti: Dar bir yolda arabayla gidildiğinde, öndeki arabaya dikkat etmek zorunludur. Çünkü bu yapılmazsa öndeki arabaya çarpılır. Peki insan önünde giden arabaya nasıl dikkat eder? Bunu, o arabanın da önünde giden arabaya dikkat ederek yapar. Gerçekte önde giden arabanın yoluna çıkan her şeye dikkat etme zorunluluğu vardır, çünkü o arabanın gitmesi ya da durması önüne çıkacak şeylere bağlıdır. Demek ki, insan aynı zamanda önünde giden arabanın da sürücüsü durumundadır. O araba, önüne bir şey çıktığında durmak zorundadır. Önümde gidenin yoluna engel çıktığında ben de durmak zorunda kalırım, çünkü önümde giden bağımsız değildir. İnsanın önünde gidenin neye bağımlı olduğunu sürekli sorması çok büyük önem taşır.

Berthold Brecht…Me-Ti…

Düşünce tarihinin en önemli figürlerinden biri Descartes’tir. Descartes’i önemli bir düşünür yapan iki temel önermesi vardır. Bunlardan birincisi şudur. “Yersiz bir nesne düşünülemez, öyleyse nesnesiz bir yer de düşünülemez.” Descartes böyle düşünerek tanrısal yoktan var etme fikrini geri dönüşü olmayacak bir biçimde çürütür. Çünkü evrende yersiz bir nesne yoksa ve nesnesiz de bir yer düşünülemiyorsa o zaman her nesne yeriyle birlikte var olacağına göre tanrısal “yoktan var etme” önermesi çöker. Bu durumda tanrının yoktan bir nesneyi var edebilmesi için önce “yok olanı” yaratması gerekir. Buna bağlı olarak da şöyle düşünür. “Evrende nesnesiz yer, yersiz nesne düşünülemiyorsa; öyleyse evren tamamıyla maddeyle (nesneler bütünlüğü anlamında) doludur. Öyleyse evrende boşluk yoktur. Boşluk olmayınca atom da (bölünemez anlamında) yoktur.” İnsan aklındaki bu çok ileri düşünsel sıçrama, yirminci yüzyılda tüm yönleriyle açığa çıktı ve atom bölündü ve Descartes’in “boşluk ve atom yoktur” önermesi bilimsel bir gerçeklik kazandı.

Descartes’in ikinci önermesi de şudur. “Felsefe (düşünme) ‘Ben’den’ başlar. Her düşünce bir başka düşünceden türer.” Yaşayan her insan bilinçli ya da bilinçsiz olarak bir düşünce ve bir düşünme biçiminin sürdürümcüsüdür. Bu durum düşünsel anlamdaki insanın bireysel varoluşunun en temel ilkesidir. İnsan için üç temel düşünme biçimi vardır. Bunlardan birincisi Aristoteles’in insanlığa armağan ettiği ‘Biçimsel düşünme biçimi; biçimci mantık.’ İkincisi, Hegel’in ‘idealist diyalektik düşünme biçimi; idealist diyalektik mantık.’ Üçüncüsü ise, Marks’ın materyalist diyalektik düşünme biçimi; materyalist diyalektik mantık. Bir insan ele aldığı konu ne olursa olsun sözünü ettiğim bu üç düşünme biçiminin dışında kalan bir cümle oluşturamaz. Bu bir düşünce yasasıdır. Ve hiç kimse bu yasanın dışında kalarak düşünemez. Bu da demektir ki; her insan kaçınılmaz olarak bu üç mantık dizgesinden birinin ürünüdür.

İnsan yaşamı boyunca kendinden bağımsız olarak kendisine önder düşünceler ve önder bireyler seçer. Seçtiği önder düşüncelerin ve önder bireylerin ardından gider. Burada açığa çıkan önder birey, önder düşünce seçimi, bir birey için özgürlük gibi görünür, ama seçimleri yaparken özgürlüğün gerçekleşebilmesi için, seçimin özgür olduğu kadar bilinçli olması da gerekir. Örneğin toplumsal gelişme açısından toplumun ve yaşamsal gerçeklerin gerisinde kalmış bir düşünce ve önder seçimi yapma olasılığı her zaman var olacağı için, seçimin yaşama etkisi ve yaratacağı olumsuzluklar çok iyi değerlendirilmelidir.

Brecht, “Önümde gidenin yoluna engel çıktığında ben de durmak zorunda kalırım, çünkü önümde giden bağımsız değildir. İnsanın önünde gidenin neye bağımlı olduğunu sürekli sorması çok büyük önem taşır.” Diyor.

Bu bağlamda kendimize seçtiğimiz önder düşünceler ve o düşünceleri yaşatan önder bireylerin de sözünü ettiğim üç düşünme biçimine bağımlı olduğunu; onları seçmiş olmakla onların bu bağımlılıklarını onayladığımızı unutmadan, bundan ayrıca da seçilmiş olanların yaşamsal gerçeklikler karşısında her an değişebileceklerini, onların yanılgılarını ve tutarlılıklarını her an denetlemeli ve seçimlerimiz sonucunda kendimizde oluşan bilincin, bilincinde olmalıyız..

Sedat Akıncı..


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy