ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Jun 15th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Yazıları Karl Jaspersın Varoluşculuk Düşünceleri


Karl Jaspersın Varoluşculuk Düşünceleri

e-Posta Yazdır

Reklamlar

 

Karl JaspersKierkegaard'ın varoluşla ilgili düşüncelerinden etkilenen Karl Jaspers'dan bahsetmek yerinde olacaktır...

Jaspers felsefesinin odağı, insanla bağlantılı varoluş sorunudur. Ona göre, felsefenin temeli insan benliğidir. Bu nedenle varoluşçuluk "bütün gerçek bilgilerden yararlanarak, bu bilgilerin stünde bulunan ve insanın birliğini kapsayan alanı kavrama felsefesidir." İnsan evren içinde ve evrene karşı soru sorma durumunda kalan, bu sorunun çözümünü kendi benliğinde arayan bir varlıktır. Soru sormanın amacı insanı anlamak, onun evren bütünündeki gerçek yerini bulmaktır. İnsanı anlamak için, insan davranışlarının dışa vuran yönlerinden önce içe, kişinin duygusal evrenine, bilinç alanından ortaya çıkan olaylara yönelmek gerekir. İnsanın, evren bütününü nesnel yapısıyla ve belli bir birlik içinde, kavrama olanağı yoktur. Bu nedenle evrenin bütünüyle ilgili sorunlar çözümsüz kalmaktadır. Yapılacak işin, varlığın kendisinden önce oluş nedenlerini araştırmak, oluş sorununa güvenilir bir açıklama getirilmesinde bulur. Çünkü evrene yönelik soruları soran insanın benliğinde, önce kendi oluşunu içeren, ona dolaylı olarak çözüm arayan bir eğilimin saklı olduğunu ve bu eğilimin insanı varoluş sorunuyla karşı karşıya getirdiğini açıklar.

Varoluş'u, "evrenin bütününe karşı duran varlık" diye açıklayan Jaspers'a göre varlık, gerçekte var değildir, olaiblir ve olması gereklidir. Çünkü varoluş ancak eylemde ortaya çıkabilir, "sınır durumlar" da gerçekleşir. Ölüm, acı, yanılgı, savaşım gibi insanı belli bir olayın sınırına götüren bu durumlar, tarihle ilgili bilinçte, özgürlük ve iletişimde gerçekleşir. Düşünceyle eylemin kökeni olan varoluş, bir nesne değildir, o kendi kendinedir, ancak kendisinden bir şey de göstermez. Buna karşın durağan ve katı da değildir, zaman içinde doğrulanabilir. Bu özellikte her türlü varoluşun kendine özgü bir süre içinde bulunmasından dolayıdır. Varoluşla ilgili diğer bir gerçeğin de bir duyuma bağlı olmadığını, yalnız kesin "an" içinde bulunan salt oluşla ilgili olduğunu açıklar. Varoluşla ilgili gerçekliğin tarihsel oluşu kendine özgü kökeninin, özgürlüğün sonucu olduğunu ancak hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğini düşünür. Bu nedenle insan, gerçek anlamda, "tarihsel bir varoluş olarak olasıdır" demektedir ve bu varoluşun düşünce eylemi içinde doğrulanması onun aydınlatılması demek olduğunu eksprese eder.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy