ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Friday, Nov 15th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Felsefe Yazıları Buenaventura Durruti


Buenaventura Durruti

e-Posta Yazdır

Reklamlar

BUENAVENTURA DURRUTİ

1896'da ispanya'da, leon'da doğdu. babası anarşist bir demiryolu işçisiydi. beş kardeşi faşistlere karşı çarpışırlarken öldürüldü... demiryollarında çalışmaya başlayınca sendikacıların yöntemlerini beğenmeyerek arkadaşlarıyla rayları parçalama ve kundaklama eylemleri yaptı. 1917'den itibaren üç sene fransa'da sürgün kaldı. burada arkadaşlarıyla solidarnos örgütünü kurdu. ispanya'ya geçip cezalandırma ve el koyma eylemleri yapmaya başladılar. 1923'te latin amerika ülkelerini dolaştılar, silahlı soygunlar yaptılar. buradan paris'e geçip enternasyonal anarşist yayınevi'ni kurdular ve nestor makhno'yla tanıştılar. 1926 da fransa'yı ziyaret edecek ispanya kralı xııı. alfonso ya suikast hazırlığı içindeyken yakalandılar. durruti bir yıllık hapishane hayatında sevgilisi emillienne morin'le tanıştı, 1931'e kadar brüksel de kaldılar. ispanya'ya döndükten sonra, binlerce işçinin tanıdığı bir hatip oldu. fabrika komiteleri kurulmasını savundu. 19 temmuz 1936'da ordunun franco önderliğinde ayaklanması üzerine barselona'yı ele geçiren anarşistler arasındaydı. özdisiplin temeli üzerine kurulmuş olan durruti tugayıyla aragon cephesine geçti. geçtikleri yerleri mülksüzleştiriyor, ücretli emeği yokediyor, komünler kuruyorlardı. franco birliklerinin madrid'i kuşatması üzerine, dört bin gönüllüsüyle birlikte şehrin yardımına koştu. büyük çoşku uyandıran bu geliş, direnişi kuvvetlendirdi. 13-19 kasım arasında, tugayda 2 bin 400 kişi çarpışmalarda ölmüştü. durruti, 20 kasım 1936 günü cephe gerisinde arabasından inerken başından vuruldu. onu vuranın kim olduğu asla anaşılamadı. cenazesi 22 kasım da barselona ya getirildi ve 23 kasım da beşyüz bin kişinin katıldığı büyük bir törenle toprağa verildi.



     'YÜREĞİMİZDE YENİ BİR DÜNYA TAŞIYORUZ’

Toronto Star’ın 1936’da Durruti ile yaptığı söyleşi    

 

Bueneventura Durruti, Durruti Tugayları'yla...

1936’da Aragon’un özgürleştirilmesinin ardından Eylül’de Toronto Star Gazetesi’nden Pierre van Paasen, Durruti’yle röportaj yaptı. Durruti, bu röportajda faşizm, hükümet ve sosyal devrim hakkındaki fikirlerini anlattı. “Bizim için” dedi Durruti, “mesele faşizmi hemen ve tamamen yok etmektir. Evet; ve hükümete rağmen. Dünyada hiçbir hükümet faşizmle ölümüne savaşmaz. Burjuvazi iktidarın ellerinden kaydığını görür görmez, kendi durumunu korumak için faşizmden yardım diler. Liberal İspanyol Hükümeti, faşist unsurları çok önceden etkisiz hale getirebilirdi. Bunun yerine, uzlaşmayı ve oyalanmayı seçti. Şu anda bile, bu hükümette darbecilerle anlaşabilecek bir sürü adam var.” Ve gülerek şunları söyledi: “Tabii ki, mevcut hükümetin işçi hareketini ezmek için darbecilere ihtiyacı olduğunu anlatamazsın.” “Biz ne istediğimizi biliyoruz. Dünyanın bir yerinde, kendi barış ve sükuneti için, Çin ve Alman işçilerini faşist barbarlara Stalin tarafından kurban eden bir Sovyetler Birliği’nin varlığı bizim için bir şey ifade etmiyor. Biz, gelecek bir Avrupa savaşından sonra değil, şimdi, burada, İspanya’da devrim istiyoruz. Hitler ve Mussolini’ye, Rusya’nın bütün Kızıl Ordu’sundan daha çok rahatsızlık veriyoruz. Alman ve İtalyan işçilerine faşizmle nasıl mücadele edileceği konusunda örnek oluyoruz. Dünyadaki hiçbir hükümetten anarşist devrimimiz için yardım beklemiyorum. Son tahlilde, kendi hükümetimizden bile yardım beklemiyoruz.” Van Paasen araya girdi: “Fakat bir harabe yığını üzerinde oturuyor olacaksınız.” Durruti şöyle cevap verdi: “Biz hep varoşlarda ve izbe duvarların içinde yaşadık. Bir süre için nasıl barınacağımızı bileceğiz. Şunu aklınızdan çıkarmayın, biz aynı zamanda inşa da edebiliriz. İspanya’da, Amerika’da, her yerde, sarayları ve şehirleri kuran biz işçileriz. Biz işçiler, onların yerini alacak başkalarını da yapabiliriz. Ve hatta daha iyilerini! Yıkıntılardan hiç korkmuyoruz. Biz dünyayı miras alacağız, bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Burjuvazi tarih sahnesinden çekilmeden önce kendi dünyasını yakıp yıkabilir. Yüreğimizde yeni bir dünya taşıyoruz, şimdi şu anda bu dünya büyümekte...”

 

Özgür Hayat'ın 24 Temmuz 2004 tarihli 52.sayısında yayımlanmıştır.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy