ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Sep 19th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Film Gözlerimi de Al (Te Doy Mis Ojos)


Gözlerimi de Al (Te Doy Mis Ojos)

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Gözlerimi de Al (Te Doy Mis Ojos)Gözlerimi de Al (Te Doy Mis Ojos)

Son dönem İspanyol Sineması’nın en önemli yönetmenlerinden Iciar Bollain’in üçüncü uzun metrajlı filmi ‘Gözlerimi de Al’ ulusal ve uluslararası 22 festivalden bugüne kadar 48 ödülle dönmüş olağanüstü bir film.

İSTANBUL - ‘Gözlerimi de Al’ geçtiğimiz yılın kuşkusuz adından en çok söz ettiren filmlerinden biri. Ülkesi İspanya’da bir milyondan fazla seyirciye ulaşmış ve şu ana kadar gösterim hakları 25 ülkeye satılmış.

Filmde yönetmen, üzerine pek konuşulmayan aile içi şiddet konusunu gerçekçi ve oldukça duyarlı bir dille ele alıp irdeliyor.

FİLMİN ÖYKÜSÜ
Pilar kocası Antonio tarafından fiziksel ve duygusal şiddete maruz bırakılmıştır. Soğuk bir kış gecesi oğluyla birlikte evden kaçar ve kız kardeşinin evine sığınır. Kocasının onu arayacağından şüphesi yoktur. Çünkü Pilar kocasının herşeyidir, ona “gözlerini vermiştir”...

Antonio karısını ve oğlunu geri getirmek için elinden gelen her şeyi yapar. İş çıkışında onu karşılar, çiçekler alır, hatta öfkeyle başa çıkma derslerine bile katılır. Ama kocası ona yaklaşmaya çalıştıkça da uzaklaşır…

“Gözlerimi de Al”ın hikayesinde Pilar hiçbirşeyin yolunda gitmediği bir evliliğin hikayesini yeniden yazıyor. “Ev” dediği yer esasında bir “Cehennem”, “Aşk” ise “Acı”, seni “korumaya” yemin etmiş birinin adı “Terör”.

YÖNETMEN ICİAR BOLLAİN’İN YORUMLARI:
After Flores de Otro Mundo (Başka Dünyadan Çiçekler) (1999) filmini yaptıktan sonra, daha yoğun duygunun hakim olduğu daha az karakterterli ki bu daha yalın olacaktı, bir film yapmak istiyordum. Bir sure, Alicia Luna (yardımcı senaryo yazarı) ile aile içi şiddet konusu üzerinde durduk. Bu konu medyayı çok meşgül etmesine rağmen, hala yanıtlanmamış pek çok soru vardı.

Bir kadın, ortalaması 10 yıl olan bir sure boyunca neden kendisini döven bir adamla beraber yaşamaya katlanıyordu? Neden onu terk etmiyordu? Bu yetmezmiş gibi neden bazı kadınlar hala aralarındaki aşkın devam ettiğini savunuyorlardı? Maddi bağımsızlığa sahip olmak, neden Avrupa ve ABD’deki evli her 4 kadından 1’inin şiddete maruz kaldığını açıklamıyor.

Araştırmamızın neticesinde, kadınların bu kadar sabretmesinin nedeni erkeğin değişeceğini hep umut etmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzdendir ki,ana karakterimiz olan kadınlar, hergün, aşık oldukları adamın bir gün yine o kapıdan gireceği beklentisi içindedir. Ama, kimdir bu adam?. Karısını döven bu adamın neden standart bir profili yok? Ve yıllar boyunca neden bu adamlar, bütün kalbiyle sevdiğini söyledikleri kişiye acı çektiriyorlar.

Fiziksel olarak şiddete yatkın erkekler var. Bir diğer profil de psikolojik olarak şiddete yatkın ki bunlar en büyük zararı verirler. Bazıları gerçekten zalim olmakla birlikte, kendileri de kurban sınıfına girerken, sorunları şiddetle çözmeye eğilimi onları sevenler üzerinde baskı kurmaya yönlendiriyor ki bu tarz kişiler aslında çok korkak bir kişiliğe sahipler. Bizim filmimizdeki karater de tam böyle biri. Kendini tanıma şansı elde edip değişmeyi becerebilen bir kişi.

‘Gözlerimi de Al’, Pilar ve Antonio’nun hikayesi olması yanında onların çevresindeki insanları da içine alıyor. Durumu görmemezlikten gelen anne, gören ama birşey söylemeyen oğlan ve hiçbirşey anlamayan kızkardeş. Toledo şehri, bütün tarihi, dini ve sanatsal ihtişamı yanında aşk, korku, kontrol ve güç ile harmanlanmış bu hikayeye de ayrı bir boyut katıyor.

OYUNCULAR HAKKINDA
“Pilar karakteri için birçok yetenekli aktris ile görüştük. Uzun bir süreçti. Büyük sorunları olan ve bu sorunların içerisinde benliğini kaybetmiş biriydi. Pilar ne düşündüğünü veya hissettiğini söylemiyordu, çünkü bunun farkında değildi. Bir aktrise bunu nasıl oynaması gerektiğini nasıl anlatabilirsiniz? O aynı zamanda büyüyen ve gelişen bir kadın, başlangıçta kendini kaybetmiş ama nihayetinde ne olduğunu bilen, kendini toparlayabilen birisi.

Laia Marull hem kırılgan hemde güçlü görünmeyi becerebilen biri. Aklı başından gitmiş ama aynı zamanda harika görünmeyi becerebiliyor. Tecrübe ile güçlü duyguları çok iyi harmanlayıp, içinden gelen bir yetenekle yansıtmayı becerebilyor.

Luis Toscar’ın rolü de zor olanlardan biri. Bu karaktere çok şey kattı, zalim bir kişilikten, olan biteni değişik bir açıdan görebilen bir adam oldu. Çok yumuşak ve iyi biriyken aniden kötü ve ne yapacağı kestirilemeyen bir kişiliğe bürünüyordu. Antonio’nun karakterine sayısız nüans katmayı başardı.

Candela Pena oynadığı karaktere gücünü ve yumuşaklığını aktarırken çizdiği portrede yardımcı olmak isteyen ama olamayan, çünkü eninde sonunda, insanların ne istediiğni anlamakta zorluk çekeriz. Her ne kadar yardımcı olmak istese de, Ana, kızkardeşine yardımcı olamıyor çünkü onu anlamıyor. Çünkü, gerçekten karmaşık olan bir şeyi basite indirgemeye çalışıyor. Hepimiz biraz böyle değil miyiz.

Rosa Maria Sarda, cömertçe, yıllar boyu yaşadığı problemleri sessizce içine atan ve affeden bir karakteri oynamayı kabul etti.”

[Iciar Bollain]


ÖDÜLLER
51 SAN SEBASTIÁN INTERNATIONAL FiLM FESTIVALİ 2003:
Gümüş Kabuk En iyi Kadın Oyuncu : Laia Marull
Gümüş Kabuk En iyi Erkek Oyuncu: Luis Tosar
En iyi film (İspanya Film Eleştirmenleri Birliği)
Özel Mansiyon:Signis Jürisi

İspanya Film Eleştirmenleri Birliği (C.E.C):
En iyi Film
En İyi Yönetmen (Iciar Bollain)
En İyi Özgün Senaryo (Iciar Bollain ve Alicia Luna)
En iyi Kadın Oyuncu (Lai Marull)
En iyi Erkek Oyuncu (Luis Tosar)
En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Candela Peña)
En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Alberto Iglesias)

“FOTOGRAMAS DE PLATA” ULUSAL FİLM ÖDÜLLERİ
Eleştirmenler En İyi Film: 2003
Okuyucular En İyi Kadın Oyuncu: Laia Marull
Okuyucular En İyi Erkek Oyuncu: Luis Tosar

A.D.I.R.C.E Ödülleri (İspanya Yönetmenler Birliği)
Juan Antonio Bardem En iyi Yönetmen ödülü: Iciar Bollain
En İyi Oyuncu: Laia Marull

Filmin Künyesi
Yönetmen: Iciar Bollain
Senaryo: Iciar Bollain & Alicia Luna
Görüntü Yönetmeni: Carles Gusi
Kurgu: Angel Hernández Zoido
Müzik: Alberto Iglesias
Yapımcı: Santiago García de Leaniz
Ortak Yapımcı: Enrique González Macho
Yapım: 2003, İspanya
Süre: 106 dk.

Oyuncular
Pilar Laia Marull
Antonio Luis Tosar
Ana Candela Peña
Aurora Rosa María Sardá
Rosa Kiti Manver
Therapist Sergi Calleja
Juan Nicolas Fernández Luna
John David Mooney
Lola Elisabeth Gelabert
Carmen Elena Irureta
Raquel Chus Gutiérrez

 

Film Hakkında Yorumlar:

Filmin görkemi, öncelikle karşımıza her saniye inanılır, gerçek ve hayattan kopup gelmiş gibi duran bir çifti getirmesinde. Yaşanan her şeyi içinizde hissettirmeyi başarıyor. Kuşkusuz haftanın en iyisi.

İspanyol sinemasının özellikle gençlere yönelik biçimci ve bulmaca gibi yapımlarının içinden sıyrılıp, gerçekten de yüreğe seslenen ve çok önemli bir konuya olabilecek en iyi biçimde parmak basan bir film, kuşku yok ki haftanın en iyisi olarak karşımızda... "Gözlerimi De Al", görünürde bir aşk hikayesi, bir karıkocanın iyi gitmeyen evliliklerinin hüzünlü raporu. Ama sanki bir korku filmi gibi başlıyor: Genç ve güzel Pilar, soğuk bir gecede kalkıyor, küçük oğlunu uyandırıyor ve karanlık bir evden karanlık sokaklara doğru ürkünç bir kaçışı gerçekleştiriyor.

ERKEK NEDEN DÖVER?
Neden kaçıyor Pilar? Kocasından... Görünürde çok sevdiği, aralarında keskin bir cinsel uyum bulunan inşaat ustası Antonio'dan kaçıyor. Çünkü o, dünya yüzünde kocalarından sürekli dayak yiyen dört kadından biri konumundadır. Ve öfkesini denetleyemeyen erkekler arasında bulunan Antonio, karısını beden ve ruh olarak yaralı-bereli, ürkek ve ezik bir yaratık haline getirip koymuştur. "Gözlerimi De Al"ın görkemi, öncelikle karşımıza her saniye inanılır, gerçek ve hayattan kopup gelmiş gibi duran bir çifti getirmesinde. Film üstelik ev içi dayak ve şiddet olayına belki olabilecek en akıllıca biçimde yaklaşıyor. Ne Antonio bir canavardır, ne de Pilar tam bir kurban... İkisi de insanoğlunun tüm karmaşıklığı içinde yoğrulmuş, acınası zaaflar ve şaşılası birer güç sahibi gerçek insanlardır. Nitekim Antonio bir kursa katılmayı da kabul etmiştir: Aynen onun gibi karısına şiddet uygulayan erkeklerin birlikte olduğu bir toplu tedavi... Bu tedavideki erkeklerin hepsi de inandırıcı birer küçük insandır. Hepsinin aslında iyi ve insancıl yanları ama küçük ve zavallı yaşamları içinde denetleyemedikleri öfke krizleri vardır. Ve kabak elbette gelip kadının başında patlamaktadır.

YÜREK YAKIYOR
Müze-kent Toledo'nun görkemli dekorunda çekilmiş, İspanyol resim sanatının da ustaca gelip bir fon olarak katıldığı bu son derece incelikli film, bir kadın eliyle temel ve evrensel bir kadın sorununun çok iyi anlatılmış yansımasını içeriyor. Öyle ki, ister kadın olun ister erkek ve dayak sorunuyla ister ilgilenin ister ilgilenmeyin, filmi yüreğiniz yanarak ve adeta acı duyarak izliyorsunuz. Bu başarı az şey değil. Filmin baş rol oyuncuları da çok iyi.

(Te Doy Mis Ojos) Yönetim ve senaryo: İciar Bollain Görüntü: Carles Gusi Müzik: Alberto İglesias Oyuncular: Laia Marull, Luis Tosar, Candela Pena, Rosa Maria Sarda, Kiti Manver İspanyol filmi



"İnanılmaz bir kara masal, şahane bir kurgu ve olağanüstü gerçek..."
Resul TAKAK


Cevaplar (1)Add Comment
robespierre

...


yazar gözde, Ağustos 18, 2010
Luis Tosar,hangi filmde oynuyorsa o film izlenir mantığıyla izlediğim bir film.Tabiki pişman olmadım,çarpıcı-rahatsız edici dramıyla insana soğuk bir duş aldırdığı kesin.Kadınların toplumsal yaşamdaki yeri ve şiddet sarmalındaki ilişkilerimizi irdeleyen bir yapıt. Dikkate değer...

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy