ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Feb 20th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Filozoflar Rosa Lüxemburg


Rosa Lüxemburg

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Rosa LuxemburgRosa Luxemburg
 

DÖNEMİNDEKİ ÖNEMLİ OLAYLAR (1871-1919)

1862 Polonya'nın Rusya'ya karşı başarısız ayaklanması.
1862 Bismarck, Prusya parlamentosunda çoğunluğun karşı
koymasına rağmen ordunun gücünün artırılmasını kabul ettirir.
1878 Bismarck'ın sosyalist karşıtı yasası yürürlüğe girer.
1884 Alman İmparatoru I. Wilhelm, Varşova'yı resmen ziyaret eder.
1884 Rosa Luxemburg (on üç yaşında) ilk politik şiirini yazar ve I. Wilhelm'i Bismarck'ın politikasına karşı uyarır.
1889 İsviçre'de Sosyal Demokrat Parti kurulur.
1889 Rosa Luxemburg İsviçre'ye kaçar.
1890'dan itibaren Almanya'da 400 binin üzerinde işçinin katılımıyla 3750 grev gerçekleşir.
1898 Rosa Luxemburg Berlin'e gelir.
1900 Berlin'de ilk atlı araba sefere çıkar.
1906 SPD (Alman Sosyal Demokrat Partisi) Berlin'de ilk parti okulunuaçar. Rosa Luxemburg 1907'de bu okula doçent olur.
1912 Alman sosyal demokratları 110 koltukla parlamentodaki en büyük grubu oluşturur.
1912 Almanya'da yaklaşık 30.000 milyoner bulunmaktadır (en zenginleri II. Wilhelm ve Berta Krupp'tur).
1912 Clara Zetkin Basel'deki uluslararası sosyalistler kongresindedostu ve dava arkadaşı Rosa Luxemburg'u barışın etkin olarakkorunmasına çağırır.
1918 Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Almanya'da doğrudan 730 milyaraltın mark ve dolaylı olarak da 610 milyar altın mark kadar savaşharcaması yapıldığı açıklanır.

"İNSAN, İKİ UCUNDAN YANAN BİR MUM GİBİ OLMALI."

Rosa Luxemburg"Doğru yaşam"; ne zaman başlar ki bu? "Kaçırılır" mı, yoksa yanından geçip gidilir mi?

Varşova'da yetişen Rosa Luxemburg, daha genç bir kızken sabahları bazengizlice yatağından süzülür (babasından önce kalkması kesinlikleyasaktır), kentin çatılarının üzerinden uzaklara bakar.

Otuz üç yaşında gençlik yıllarını anımsadığı bir mektubunda şöyle der:"O zamanlar yaşamın, gerçek yaşamın orada çatıların arkasında bir yerdeolduğuna inanırdım. O zamandan beri hep peşinden gittim, ama o hep bazıçatıların arkasında saklanıp durdu. Sonuçta her şey benimle oynananhayasızca bir oyundu ve gerçek yaşam tam orada, yaşadığımız evdekaldı."

Genç Rosa, İkinci Varşova Kız Lisesi öğrencisidir. Okul ona kolaygelir. Fakat karnesinde de belirtildiği gibi "otoriteye karşı muhaliftavrı" yüzünden öğretmenlerle sorunu vardır.

Öğrenci Rosa Luxemburg'un neye karşı muhalefet yaptığını anlamak için,o yıllardaki koşulları bilmek gerekir: Polonya bağımsız bir devletdeğildir. 1815 Viyana konferansında parçalanmış, batı vilayetleriPrusya'ya, güneydoğusu Avusturya'ya, Rosa'nın yaşadığı orta Polonya iledoğu ve -Litvanya'yla birlikte- kuzeydoğu Polonya Rusya'ya verilmiştir.

Rosa Luxemburg'un gittiği okulda dersler Rusçadır, Lehçe değil.Öğrenciler aralarında sadece Rusça konuşabilir. Bu yasağa uymayanlaröğretmenler tarafından müdüriyete bildirilir. Rosa Luxemburg'un karşıkoyduğu tek baskı bu değildir. Yahudi olduğunu da hazmetmesi, bu yüzdençarın keyfi idaresi ve mutlak bürokrasisine diğer kullarından dahafazla boyun eğmesi gerekir.

Rosa'nın aslında yüksek okula gidebilmesi bile inanılmaz bir şanstır.Tüm lise sınıflarında en genç, en küçük ve en çalışkan öğrenci olurhep. 1884'te on üç yaşındayken, Alman İmparatoru I. Wilhelm Varşova'yaresmi ziyarete gelir. Bu nedenle bir şiir yazar Rosa. Genç kızın kendidüşüncelerini söylemeye nasıl cesaret ettiğini gösteren tipik birşiirdir bu:

Nihayet göreceğiz seni
Batı'nın gücü.
Belki ben bile izleyeceğim
Saksonya bahçelerinde dolaşan seni
Sakın Saray'a geleceğimi sanma
Aklıma bile getirmem aslında
Sizin gibilere saygılarımı kanıtlamayı
Bilmek isterdim yoksa
Neler konuşulur ortamınızda
Senli benli konuşuyorsundur çarla
Politikadan hiç anlamam ya,
fazla uzatmayayım, ama
Sevgili Wilhelm sende sakın unutma:
Söyle kurnaz Bismarck soysuzuna
Barışın ırzına geçmeye bilenmesin
Ey Batı'nın İmparatoru
Bunu Avrupa için yapasın.


Bu dizeleri yazdığında politikadan hiç anlamıyor olabilirdi, ama buhali fazla sürmeyecekti. Daha okuldayken gizli bir eğitim kuruluşunaüye olur ve burada henüz çok küçük olan ilk Polonya işçi partisininamaçlarını öğrenir. Okulunu 1887'de birincilikle bitirir, ama daha öncebelirtilen muhalif tutumu yüzünden okulunun en yüksek ödülü olan altınmadalya kendisine verilmez.

Rosa on altı yaşında bir oyunbozandır. Hayatı boyunca da öyle kalır.Yıllar sonra, politik durumuna göre, ya ondan "Kızıl Rosa" diye nefretedilecek, ya da "Devrimin Kartalı" diye sevilecektir. "Irzına geçilmiş,kirletilmiş, kanda yuvarlanan, pislik akan; işte burjuva toplumun halibu," gibi ifadelerin yanı sıra, şu tür cümleleri de vardır:"...

Bu dünya tarihinin girdabına yanlışlıkla kapıldığıma, aslında kazçobanı olmak üzere doğmuş biri olduğuma inanacak birini bulmam lazım."Henüz baba evinde oturmakta ve çar ile Rus hükümetini can düşmanları vezalimler olarak gören yasadışı devrimciler grubunda aktif olarakçalışmaktadır.

1889'da Rosa Luxemburg Polonya'yı terk etmek zorunda kalır. Devrimcigruplar içindeki faaliyeti polis tarafından ortaya çıkartılmıştır.Hapis cezası veya Sibirya'ya sürgünle tehdit edilmektedir. Rosa tümbunları göze alır, ama yoldaşları ona yurtdışında öğrenim görmeyi,harekete oradan hizmet etmeyi tavsiye ederler. On sekizini doldurmadanbir at arabasında samanların altına saklanarak Almanya-Polonyasınırından kaçırılır.

Kendisinin "gerçek yaşam" dediği şey mi başlamaktadır? Rosa Zürih'egider, orada iktisat ve kamu hukuku tahsili yapar ve öğretmeni JuliusWolf'un kanısına göre, "Polonya'nın sınai gelişmesi hakkında isabetlibir çalışma" ile doktor unvanını elde eder. Rosa Luxemburg inanmış birMarksisttir, fakat Marksist öğretiye kuşkulu bakar. Eleştirmeden kabuledeceği hiçbir şey yoktur zaten. Alışılmışın dışında düşünür ve cevabıhiçbir sistemde bulunmayan sorular sorar.

İsviçre'de de Polonya işçi hareketi ile sürekli ilişki halindedir.Burada bir Polonya sosyalist dergisi çıkarır ve "Polonya KrallığıSosyal Demokrasi Partisi"nin kurucularından olur. Bu partininprogramında Polonyalı sosyalistlerin Alman İmparatorluğu, Avusturya veRusya'nın sosyalist partilerinde çalışmaları ilkesi vardır. "Partininkurulmasıyla Rosa devrimci kariyerine kesin adımını atmıştır," diyeyazar Frederik Hetmann,

Rosa Luxemburg biyografisinde. "Ve genç kadın olağanüstü bir çabaylasonraki yıllarda bu yolda yürümeyi sürdürür. Bu andan itibarenparolası: 'Ünlü olmak, etkinlik kazanmak, sosyalizmin doğru yöndeilerlemesi için kuramsal ve pratik bilgi toplamak, görüşlerini pratikteuygulayabileceği güçlü bir pozisyona gelmek...'tir. Sosyalist kadın veerkek yoldaşlar arasında da bunun bir kadın için kabul edilir bir yololmadığı çok kez hatırlatılır Rosa'ya. Kendisinin de bu göreve karşıisyan ettiği, çok zor bulduğu, burjuva mutluluğunu özlediği anlarolacaktır."

Evet bu gibi pek de nadir olmayan anları vardır. Rosa duygularınısaklamaz, "Şiddetle mutlu olmayı istediğim ve günbegün bir miktarmutluluğu körükörüne kaprisimle değiş tokuş etmeye hazır olduğumdoğru... Sanki ruhumun her yanında çürükler vardı. Bunu nasılalgıladığımı sana hemen açıklayayım. Dün akşam yatağa girdiğimde,yabancı bir evde, yabancı bir kentin ortasında kendimi çok bitkinhissettim.

Ruhumun ta derinliklerindeki bir yerde düşündüm de; böyle bir maceralıhayatın yerine İsviçre'nin herhangi bir yerinde seninle ikimiz baş başasakin ve güvenli bir yaşam sürsek ve birlikte gençliğin tadınıçıkararak birbirimizi neşelendirsek, acaba daha mutlu olmaz mıydım?"Sıcaklık ve saklanma özlemi yukarıdaki alıntıda görüldüğü gibi, partiyoldaşı Leo Jogiches'e yazdığında devreye girmektedir. Yani bu adam,onun için, birlikte mücadele verdiği bir adamdan daha fazla şeylerifade etmektedir.

Onu sevmektedir.

Bu arada Rosa, tanıştıkları Zürih kentini terk etmiştir. Politikeylemin en çok başarıya ulaşacağı yerde etkin olmayı doğru bulur. Bu da1898'de seçmenlerin %27'sinin oyunu kazanan Alman Sosyal DemokratPartisi'dir. Rosa Luxemburg Berlin'de tüm gücüyle Alman sosyal demokrathareketi için çalışmaya başlar. Dresden ve Leipzig parti gazetelerininsürekli çalışanı olurken, Leo Jogiches Zürih'te kalır.

"Her iki ucu da yanan bir mum gibi olmalı" en çok sevdiği sözdür. İçinekapalı, özgüvensizlikten yakınan Jogiches, böyle bir kadın için uygunolmadığını hissetmiş olabilir. Rosa'nın sevgili "Dziodziu"suna yazdığımektuplardan bu ilişkinin nasıl bozulduğu acı bir şekilde açıkça belliolmaktadır. Tüm yazılarının taslaklarını onunla birlikte gözden geçirenRosa, arkadaşı tarafından durmadan şiddetle eleştirilmekte vedüzeltilmektedir.

Rosa'nın başarısını kıskandığı bellidir. Rosa başının çaresine bakmayıçoktan öğrenmişken, o hâlâ akıl hocalığı ve 'her şeyi ben bilirim'tarzında ısrar eder. Derken Rosa duygularını dışa vurarak onuafallatır; ondan bir çocuk istemektedir: "Küçük, küçücük bir bebeğesahip olamayacak mıyım ben? Hiç mi? Allah aşkına bırak yaşamayabaşlayalım. Sevgili Dziodziu, ne olur yaşamaya başlayalım!"

İşte yine gençlik rüyasındaki "gerçek yaşam" ortaya çıkmıştır... Hâlâ kendisini bu yaşamdan uzakta mı hissetmektedir?

Uzun zamandır sevilen, dinleyicileri büyüleyen ve partisinin birçoktaraftar ve oy kazanmasına yardımcı olan bir hatip ve gazeteci olarakuğraş veren Rosa, Alman İmparatorluğu'nun hemen hemen her yöresindeSosyal Demokrat Parti için halkı harekete geçirmeye yönelik gezileryapar.

1903'te Alman Parlamentosu seçim kampanyası sırasında yaptığı birkonuşmada şöyle seslenir: "Alman işçilerinin yaşamlarının garantialtında ve iyi olduğundan söz eden adamın gerçeklerden hiç haberi yok."

"Adam" dediği Alman İmparatoru II. Wilhelm'dir. Rosa, Majestelerine nekadar az saygı duyduğunu daha on üç yaşındayken yazdığı şiirindekanıtlamıştır zaten. Bu kez, yirmi yıl sonra, Majestelerine hakarettenüç aylık hapis cezasına çarptırılır. Rosa bu kararı soğukkanlılıklakarşılar. Saksonya Kralı Albert öldüğünde genel bir af çıkar. Fakatcumhuriyetçi Rosa, dünyadaki hiçbir kral tarafından kendisine bir şeyhediye edilsin istemez! "Konuk edildiği hücresini" bir an önce terketmesi için zorlanır adeta...

Rosa Luxemburg hapishanelerden çaresiz, nefret etmeyi öğrenecektirdaha. Fakat doğru olduğuna inandığı hiçbir şeyden en kötü şartlardabile asla vazgeçmeyecektir. Onun için "Kutsal İnekler" diye bir şeyyoktur. Kendi safındaki otoritelere bile saldırır. Parti içindeki bazıkişiler onun "kavgacı, isterik ve hükmetme düşkünü bir kadın" olduğunahükmetmiştir. Frederik Hetmann, Rosa L. adlı kitabında, onun kendikampında bile neden nefretle karşılandığını çok güzel açıklar.

"Onun çoğunlukla kırıcı, haşin davranmasının, buna zorlanmasındankaynaklandığını göz önünde bulundurmak gerekir: Sürekli olarak edindiğitecrübeler; kadın olarak erkek yoldaşlarının çoğundan daha keskin, dahakapsamlı, daha açık ve daha geniş düşünen birinin, asıl bu nedenledışlandığını göstermiştir. Bir kadın olarak, bir kadından beklenmeyecekilgi ve etkinlik alanına sahip olması nedeniyle."

Hetmann için Rosa Luxemburg "kadın özgürlüğü"nün bir simgesidir. "RosaLuxemburg'un tüm isteklerini ve ana düşüncesini formüle edebilecek tekbir kelime varsa, o da 'Özgürleşme'dir. Doğal olarak onun bu tavrınıbugünkünden çok daha radikal olarak anlamak gerek. Onun anlayışına görekadının özgürlüğü dinamittir. O sadece partisini dar görüşlülükten;sadece kadını aşağılanmışlığından kurtarmak istemez: Önce insanlıkkendisini insanlıktan çıkma tehlikesinden kurtarmalıdır. Marksistkuramdaki yabancılaşmanın, yani insan doğasındaki sapma ve dönüşümüngiderilmesi kavramı herhalde aşağı yukarı böyle tercüme edilebilir."

19()5'te ilk Rus devriminin patlak vermesinden sonra Rosa Luxemburgizinsiz olarak Varşova'ya gider ve 1906'da tutuklanır. Kefaletkarşılığı serbest bırakılarak Almanya'ya geri döner. 1907 Mayıs'ındaRus sosyal demokratlarının Londra'daki 5. parti toplantısında SPD'yitemsil eder.

Aynı yıl SPD'nin Berlin'deki Merkez Parti okulunda doçent olur. Bugörevinden onun iki büyük kuramsal eseri çıkar ortaya: Ulusal EkonomiyeGiriş ve Sermaye Birikimi. Her ikisi de "enfes bir anlatımla"yazılmıştır. Rosa Luxemburg artık radikal solun mükemmel bir kuramcısıolmuştur. Hiçbir otoritenin hatasız olmayacağına inanan bir kadın,değişimin durmaması için eleştiri ve kuşkuculuğun gerekliliğine inananbir mücadele insanı olarak şunları yazar:

"Marks'ın dünya görüşü gibi, onun temel yapıtı da her zaman geçerli venihai gerçeklerin ifadesi olan bir İncil değildir; aksine gerçeği bulmasavaşında ve araştırmalarında, ileriye dönük zihinsel çalışmalarıesinlendiren tükenmez bir kaynaktır."

1900'de Paris'teki II. Enternasyonal'de kehanet ettiği gibi, hümanistve savaş aleyhtarı Rosa'ya göre kapitalist düzenin yıkılışı, dünyapolitikasında ortaya çıkacak krizler sayesinde olacaktır. Fakat dünyasavaşının patlak vermesi korkunç bir darbe olur.

Karl Liebknecht ile birlikte savaş aleyhtarlarını SPD bünyesindetoplamaya ve örgütlemeye çalışır; önce "Enternasyonal Grup"ta, sonra da"Spartakus Derneği"nde. Fakat daha 18 Şubat 1915'te evinde tutuklanır.Prusya Krallığı Kadınlar Hapishanesi'nin 219 no'lu hücresinde Berlin'deSosyal Demokrasi'nin Bunalımı adlı kitabını hazırlar. Bu kitap dahasonra Junius Broşürleri başlığıyla tanınacaktır.

Rosa'nın kız arkadaşı ve sekreteri Mathilda Jacob bu yapıtıhapishaneden dışarı kaçırmıştır. Sürekli olarak girdiği çeşitlihapishanelerden yazdığı mektupların çoğu da Mathilda Jacob'ahitabendir. Sık sık kınanan "Kanlı Rosa" tablosuna hiç mi hiçyakışmayacak mektuplardır bunlar. Mektup kâğıdına güvercin tüyüyapıştırır ve "renklerinde bol güneş ışığı olan yabani hindibayı"anlatır. Hapishane avlusuna leylak fidesi diker ve dışarıda ilk kuşötüşünü duyduğunda "Sizi hasretle kucaklarım..." diye not düşer.Mektuplarının hemen hepsi böyle bitmektedir.

1918 Kasım'ında hapishane kapıları Rosa Luxemburg için bir dahakapanmamak üzere açılır. Artık kendisine yaklaşık iki ay daha; tamhesap edilecek olursa; altmış yedi günlük "yaşam" kalmıştır. Sonmektuplarından birinde belirttiğine göre bu günleri "Karışıklık, saatbaşı tehlike, telaş ve koşturmaca" içinde geçirir.

Berlin'de 1917 Nisan'ında USPD tarafından kurulan Kızıl Bayrak adlıgazetede çalışmaya devam eder. 29-31 Aralık 1918'de Alman KomünistPartisi kurulur. Rosa Luxemburg bu birleşime katılarak parlamenterçözümü savunursa da başarılı olamaz. O, yeni partinin "Sosyalist Parti"adı altında millet meclisi seçimlerine katılmasını tercih etmektedir.

15 Ocak 1919'da Rosa Luxemburg Karl Liebknecht ile birliktetutuklanarak Berlin'deki Eden Oteli'ne getirilir, sövülür, dövülür veöyle kötü muamele edilir ki, oda hizmetçilerinden biri ağlayarak,"Zavallı kadına nasıl vurduklarını, nasıl kötü muamele ettiklerini hiçunutamayacağım!" diye bağırır.

1919'un 15 Ocak'ını 16 Ocak'a bağlayan gece, Rosa Luxemburgİmparatorluk subay ve askerleri tarafından öldürülür. Son sözleri,"Ateş etmeyin!" olmuştur.

Cesedi aylar sonra Berlin Hayvanat Bahçesi'nin bir kanalında bulunur.Bundan 55 yıl sonra, 15 Ocak 1974'te Federal Almanya UlaştırmaBakanlığı Rosa Luxemburg anısına özel posta pulu çıkarır.

Artık üstünde onun resmi olan bir posta pulu vardır. Ve buna karşıçıkan, hem de kızan bir toplum kesimi de yok değildir. Tüm benliği ilesavaş karşıtı olan bu kadın için yapılan yorumlardan biri şöyledir:"Şimdi de aşırı solcu, eski tüfek kızıl karıların ve göçmenlerinresmini koyuyorlar bu değerli pulların üzerine."


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy