ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Sep 19th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Gündemdekiler Çevre Sorunlarını Ortaya Çıkaran Nedenler


Çevre Sorunlarını Ortaya Çıkaran Nedenler

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Çevre Sorunlarını Ortaya Çıkaran Nedenler

Yukarıda özetlenen çevre sorunlarıbirtakım etkenler ve bunların etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Söz konusu etkenler; nüfus, sanayileşme, kentleşme ve turizm gibi temel başlıklar altında toplanabilir.

1. Nüfus

Dünya özellikle de azgelişmişve gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun hızla artması çevre sorunlarının çok önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. Dünya nüfusunun yılda yüz milyon artışına bakılarak, 2030’lu yıllarda sekiz milyarı bulacağı tahmin edilmektedir. Bu denli hızlıartışkarşısında, doğal kaynakların sınırlılığıve hatta giderek azalmasıgerçeği, çevre sorunlarının boyutlarıkonusunda fikir verebilmektedir. Nüfusun artışıneden çevre sorunlarına kaynaklık etmektedir? Giderek tükenen kaynaklarıdaha fazla insanın paylaşmak zorunda kalması, sayılarıgiderek çoğalan insan topluluklarının tükettikleri kaynakların artıklarının doğanın yükünü arttırması, doğanın dengesini giderek daha çok bozmaktadır. Nüfusun artmasıçevre sorunlarına tek başına kaynaklık etmemekte, gelişmişülkeler dışındaki ülkelerde hızlı ve çarpık kentleşmeyi de doğurduğu için yeni sorunların ortaya çıkışına ortam yaratmaktadır. Sorun belirli bir mekandaki insan sayısını ifade eden sosyal yoğunluk açısından önemli anlamlar içermektedir. Kişilerin için de yaşadıkları çevrenin sosyal yoğunluğu; öznel değerlendirmeyi içeren kalabalık kavramı ile açıklanabilir. Kalabalığın insan davranışı üzerindeki etkilerine ilişkin kuramlar ve bunlara dayalı olarak gerçekleştirilen araştırmalar bazı etkilerin olabileceğine dikkat çekmektedir. İmamoğlu’nun aktardıklarına göre, kalabalık insanların performansları üzerinde olumsuz etkilere yapabilmekte, olumlu duyguları daha olumlu, olumsuz duygularıise daha olumsuz olarak hissetmeye yönelterek duyguları şiddetlendirmekte, insanların davranışlarıve çevreleri üzerinde kontrol duygusunu azaltıcıetkiler yaratabilmektedir. Bulgular kesin olarak neden-sonuç ilişkilerini göstermemekle birlikte, kişilerin kültürel etmenler ve bireysel özelliklerine bağlı olarak söz konusu etkenden etkilendiklerini göstermektedir.

2. Sanayileşme

İnsanın kendini doğanın bir parçası olarak görmekten uzaklaşıp doğaya hakim olma, onu yenme ve hatta onu sömürmeye odaklaşmasıyla birlikte sanayileşme en önemli çevre sorunları kaynağı haline gelmiştir. Teknolojik gelişmeye dayalı olarak hızla gelişen sanayileşme insanoğluna önemli olanaklar sunmakla birlikte, çevrenin kirletilmesi, doğal kaynakların bazı durumlarda geriye dönülemez bir biçimde kirletilmesi ve tüketilmesi gibi istenmeyen sonuçlar da yaratmaktadır. Ancak bu saptama sanayileşmenin insanlık açısından istenmeyen bir gelişme olduğu anlamına gelmemektedir. Kaynakların uzun vadeli ve çok boyutlu değerlendirmeden uzak bir çabayla yokedilmesi, tüketim toplumları yaratan ekonomik sistemlerin geliştirilmesi, nükleer silah üretimi benimsenen teknolojinin canlı türlerini tüketen özelliklere sahip yan ürünlerinin olasıtehlikelerine ilişkin duyarsızlık, tarım topraklarının hızla azalması, kentlere yığılma, ve nüfus problemleri gibi etmenler, çevre sorunlarının giderek büyümesine neden olmuştur. Sanayileşmenin yarattığı sorunlar, insan topluluklarının sanayileşmeye karşı olumsuz tutum geliştirmelerine neden olmuştur. Örneğin 1986 yılında Sovyetler Birliğinde Çernobil santralinde oluşan kaza ve etkileri, insan topluluklarının doğayı kirletme ve insan sağlığı açısından radyo aktif tehlikeler yaratma olasılığı gibi gerekçelerle nükleer santrallere karşı tavır almaları savını güçlendiren bir etken olmuştur.

3. Kentleşme

Kentleşme, bir diğer deyişle kent sayılarının ve kentte yaşayan insan sayısının artması; teknolojik gelişme, sanayileşme ve ekonomik politikaların sonucu olarak ortaya çıkarken, çevre sorunlarının da kaynağı olmuştur. Özellikle azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde nüfusun kentlere göçüne paralel biçimde geliştirilemeyen hizmetler, tarım alanlarının etkin olmayan kullanımı ve yerleşim alanına dönüştürülmesi “çarpık ve sağlıksız kentleşme” sonucunu doğurmaktadır. 2000’lerin ilk yıllarında dünya nüfusunun yarısının kentlerde yaşayacağı yordamaları, kentleşme ile bağlantılı çevre sorunları konusunda önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir. Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde kırsal alanlardan kentlere göç, kent nüfusunun artması, doğal kaynakların yer aldığı bölgelerin yerleşim amacıyla kullanılması diğer çevre sorunlarının da şiddetini arttıran gelişmelerdir.

4. Turizm

Turizm; günümüzde pek çok ülke için önemli bir gelir kaynağı olmakla birlikte, bilinçli olarak kullanılmaması; doğal, tarihi ve kültürel varlıkların kirlenmesi ve yok olmasında çok büyük bir etken de olmaktadır. Turizmin yarattığıçevre sorunları yeşil alanların, tarım ve orman alanlarının tahribi, su kaynaklarının kirlenmesi, aşırı kalabalık kısaca doğal ve kültürel varlıkların yok olmasıdır. Yukarıda da özetlendiği gibi çevre sorunları; insanoğlunun daha iyi yaşama olanaklarına kavuşturulması gibi bir idealle geliştirilen teknolojinin doğal bir sonucu gibi görünmekle birlikte, aslında insanoğlunun kaynaklarıbilinçsiz bir biçimde kullanmasının ürünüdür. İnsanoğlu bu gelişime seyirci kalma lüksüne sahip değildir.

Çünkü bu süreç insanoğlunun yok oluşuna doğru bir seyir izlemektedir. Bu döngüden kurtuluş yolu çağdışı bir bakışın izlerini taşıyan teknolojiyi yadsıma, teknoloji ürünlerini kullanmayıredetme değildir. Aksine insanoğlu aklını, teknoloji bilgisini, geçmişte kazandığı deneyimlerini ve geleceği yordama gücünü kullanarak bugünkü sorunların üstesinden gelmek ve gelecek için çıkış yolları bulmakla yükümlü dür. Bunu da “çevre bilinci” kazanmışinsanlar sağlayabileceklerdir. Bu; belli bir kesim için değil, çağını yaşayan her dünyalı için önemli bir sorumluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Çevre bilincini yansıtan davranışların çeşitli örgütlerin çatısı altında maddi-manevi ödüllerle desteklenmesi, kitle iletişim araçlarıyoluyla tanıtılması diğer insanlara model olabilir. Nitekim ülkemizde ciddi bir doğal kaynak sorunu olan ormanların yok olmasına karşı, çeşitli özel ve kamu kuruluşlarının, çeşitli eğitim kademelerinden öğrencilerin katıldığı ağaç dikme kampanyaları geleceğimiz açısından umut verici gibi görünmektedir.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy