ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Oct 14th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Gündemdekiler Hasta Siempre Comandante


Hasta Siempre Comandante

e-Posta Yazdır

Reklamlar
{mosimage}

Bugün 14 Haziran! ‘Kahraman Gerilla’, bundan tam 81 yıl önce bugün ‘kavga’ya doğdu. O, 39 yıllık çok kısa dünya yaşamıyla, yüzyıllara eşdeğer bir devrimci ahlakın ve mücadelenin eşsiz örneğini bir kuyrukluyıldız misali ardında bıraktı ve gitti... İki yıl önce, 9 Ekim 2007’de ölümünün 40’ıncı yıldönümü anısına verdiğimiz bu eki, doğumunun 81’inci yıldönümünde bir kez daha yayımlıyoruz.
“Zafere kadar daima” bizimlesin, seninleyiz Comandante...
HASTA SIEMPRE COMANDANTE

DERLEYEN: CEM ÇOBANLI
14  Haziran 1928 Arjantin'in Rosairo de la Fe kentinde, İrlanda kökenli Ernesto Guevara Lynch'in ve Bask kökenli Celia de la Serna'nın oğlu olarak doğdu. (Ailesi, ilerici görüşlü, dinle ilgilenmeyen, faşizmden nefret eden, edebiyat ve şiirden hoşlanan insanlardı.)

Mayıs 1930 Henüz 15 günlükken geçirdiği zatürreeninsonucu olarak, ilk astım krizini geçirdi.
1935 Eğitim Bakanlığı'ndan gelen bir mektupta, Ernesto 7 yaşına girdiği halde niçin okula kaydedilmediği soruldu. (Astımından ötürü okula gidemiyordu. İlk yıl annesi ders verecek, ancak sonraki yıl okula başlayabilecekti. Hastalığıyla mücadele etmek için sürekli futbol oynuyordu.)

1942 Liseye başladı. (Okulda İngilizce, evde ise annesinden Fransızca öğrendi. En büyük tutkularından biri Baudelaire şiirleriydi. On altı yaşında ise Neruda hayranı olacaktı. En başarılı olduğu ders matematikti. Futbolun yanısıra atletizme başlayacak ve kısa sürede Atalaya Jimnastik Kulübü'nün en gözde atletrinden biri olacaktı.)

1944   sonu Aile, maddi durumunu bozulması üzerine Buenos Aires'e taşındı. (Ernesto, okul masraflarını ve cep harçlığını çıkarmak için çeşitli işlerde çalışıyordu.)
1945 Buenos Aires Tıp Fakültesi'ne kaydoldu. (Tıp öğrenimi sırasında geçimini sağlamak için petrol tankerlerinde hastabakıcılık yaptı.)
29  Aralık 1951 Fakültenin son sınıfında öğrenimine ara vererek, yakın arkadaşı Alberto Granados'la birlikte tüm Güney Amerika'ya kapsayan bir motosiklet yolculuğuna çıktı. (Paraları bittiğinde hamallık, dok işçiliği, tayfalık, bulaşıkçılık yapacaklardı.)
17 Temmuz 1952 Yedi ay süren maceralı motosiklet yolculuğu Buenos Aires'te son buldu.

Mart 1953 Alerjiler üzerine tezini vererek mezun oldu ve tıp doktoru unvanını aldı.
Temmuz 1953 Bolivya, Peru, Ekvador, Guetamala ve Meksika'yı kapsayan ikinci Güney Amerika gezisine çıktı. Aralık 1953 Guatemala'da, 26 Temmuz'da Küba'da Moncada Kışlası saldırısından sonra bu ülkeye gelen Kübalı devrimcilerle tanıştı. (Onlara sürekli 'che' diye hitap ettiği için, ilk kez burada kendisine 'Che' lakabı takıldı.) Şubat 1954 Guatemala Komünist Partisi'ne üye oldu. Sendika hekimi olarak çalışmaya başladı.

30  Haziran 1954 Birleşik Devletler'in örgütlediği, paralı askerlerden oluşan bir ordunun Guatemala'yı işgal etmesi üzerine sınır dışı edildi, trenle Meksika'ya geçti. Eylül 1954 Birleşik Devletler'de bir burs edinmek ve hekim olarak çalışmak üzere vize başvurusunda bulundu. (Bu arada sokak fotoğrafçılığı yaparak geçimini sağlıyordu...) Ocak 1955 'Latin Amerika'da Hekimin Görevi' başlıklı bir kitap için malzeme toplamaya başladı. Ailesine yazdığı mektuptan: "İnançlı bir insan olmaktan ne zaman vazgeçtiğimi yaklaşık olarak bile söyleyemem, çünkü birçok geri dönüşler ue kuşkularla dolu uzun bir yoldu bu..."

Mayıs 1955 Meksika DF'de, bir hastanenin kardiyoloji ve alerji bölümünde çalışmaya başladı. Kübalı devrimcilerle tekrar ilişki kurdu ve Raul Castro'yla tanıştı. (200 civarında hastası var, eşi Hilda ile birlikte küçük bir dairede yaşıyorlar...)
Temmuz 1955 Bir arkadaşının evinde Fidel Castro'yla tanıştı. Bütün geceyi sabaha kadar tartışarak ve sohbet ederek geçirdiler. (Sabah olduğunda Küba'nın özgürlük savaşına hekim olarak katıldığını açıklayacaktı...)
8   Ağustos 1955 Guatemala'dayken tanıştığı, sürgünde yaşayan Perulu devrimci Hilda Gadae ile Meksika'da evlendi. (15 Şubat 1956'da ilk kızı Hilda Beatriz Guevara Gadea doğdu -Hilda, 1995'te Havana'da yaşama veda etti-. Hilda Gadea ile Mayıs 1959'da boşanacaklardı.)

13 Nisan 1956 Annesine yazdığı mektuptan: "Komünist ruhum ufaklığa da geçti... Tıpkı Mao Zedung'a benziyor..."
15  Nisan 1956 Babasına yazdığı mektuptan: "Üniuersite-nin yüksek kürsüsü yoluyla ünlü bir bilimci olamazsam, Aziz Karl'ın propagandist olarak ünleneceğim..."
20 Haziran 1956 Castro ve öteki devrimcilerle birlikte tutuklandı. (Temmuz başında, Fidel ve Che dışındakiler bırakılacaktı, çünkü oturma izinlerinin süresi bitmişti...) 10 Temmuz 1956 Ailesine yazdığı mektuptan: "Tıbbı, hapishanede bıraktım... artık Küba Deımmi'ne katılmaya karar uerdim..."
31  Temmuz 1956 Serbest bırakıldı.
24/25 Kasım 1956 Granma teknesi, sabaha karşı 2'de, ışıkları sönmüş olarak Meksika'nın Tuxpan limanından denize açıldı. (Teknede, 82 kişiyle birlikte silahlar ve diğer gerekli malzeme vardı. Planlanan rotaya göre Küba güneyden dolanılacak ve doğudaki Niquero'dan karaya çıkılacaktı. Granma'daki 82 kişiden 20'si Moncada baskınına katılanlardı. Dördü ise Kübalı değildi: Arjantinli doktor 'Che' Guevara, İtalyan Gino Dore, Meksikalı Guillen ve Dominikli Ramon Meyas...) 2 Aralık 1956 Granma, gün doğarken Küba savaş uçaklarının yoğun makineli tüfek ateşi altında Los Colorados kıyısında karaya oturdu. (82 devrimcinin 76'sı bu başarısız çıkartma sırasında çıkan çatışmada burada yaşamını yitirecek, 'Fidel de, Che de içlerinde' sağ kalan 12 kişi iç kesimlere doğru çekilecekti. Che, sonraları, "Bu, bir çıkarma değil, bir deniz kazasıy-dı!.." diye yazacaktı.)
21 Aralık 1956 Grubun hayatta kalanları, gerillaya yeni katılanlarla birlikte Sierra Maestra'da bir araya geldi. 17 Ocak

1957 Sabaha karşı 02.40'ta Fidel'in önderliğinde 22 gerilla La Plata'daki Deniz Kuvvetleri Kışlası'na başarılı bir saldırı düzenledi. (Böylelikle faşist Batista yönetimine karşı ilk zafer kazanıldı.)
16 Şubat 1957 Times gazetesi muhabiri H.I. Matthews gerilla grubuna ulaştı ve 'asilerin şefi' olarak Fidel'le ilk röportaj yapıldı.

28 Mayıs 1957 Aralarında iyi silahlanmış 80 kişinin de bulunduğu 127 erkek ve kadından oluşan gerillalar, doğu kıyısındaki Uvero'da girdikleri çatışmada Batista birlikleri karşısında zafer elde ettiler.
6 Aralık 1957 Che, Alto de Conrado'daki bir çatışmada topuğundan yaralandı.
14 Aralık 1957 Veguites bölgesindeki çarpışmalarda Batista ordusu 170 kayıp verdi. Castro'nun asi ordusu 300 kişiye ulaştı.

24 Şubat 1958 Batista ordusu, Sierra Maestra'ya büyük bir saldırı başlattı. Ağustos 1958 Che, 8. Kol 'Ciro Redondo'nun komutanlığına atandı. (8. Kol'da 148 kadın ve erkek, altı makineli tüfek, çok sayıda tüfek bir de bazuka vardı.)
16 aralık 1958 Che, Falcon ırmağı üzerindeki köprünün havaya uçurulmasını sağladı. (Böylelikle Santa Clara'ya giden anayol kesilmiş olacaktı.)
30 Aralık 1958 Comandante Ernesto Che Guevara, Santa Cla-ra'daki büyük çarpışmadan zaferle çıktı ve Batista'yı ülkeden kaçmaya zorladı. (Che, bu çarpışmada sol kolundan yaralanmıştı.) 2 Ocak 1959 Che'ye bağlı birlikler, Havana'ya girdi. Fidel'in birlikleri ise Santiago de Cuba'ya girdi. 2 Haziran 1959 Che, dağlardaki tüm savaşlara birlikte katıldığı Aleida March'la evlendi. (Bu evliliğinden dört çocuğu oldu: Tümü Havana'da olmak üzere; Aleida Guevara March

24 Kasım 1960'ta, Camilo Guevara March 20 Mayıs 1962'de, Celia Guevara March, 14 Haziran 1963'te, Ernesto Guevara March 4 Şubat 1965'te dünyaya geldiler.) 13 Haziran 1959 Afrika ve Asya'nın çeşitli ülkeleriyle ekonomik ilişkiler kurmak üzere, Küba elçisi sıfatıyla yurtdışı gezilere çıktı.
Kasım 1959 Küba Ulusal Bankası başkanlığına atandı. 5 Mart 1960 Kübalı fotoğrafçı Alberto Korda, bir cenaze töreni sırasında, sonraları tüm dünyaya yayılacak ünlü Che fotoğrafını çekti.
Ekim 1960 Bir ekonomi delegasyonunun başkanı olarak Çekoslovakya'ya, SSCB'ye ve Çin'e gitti. 23 Şubat 1961 Endüstri Bakanı oldu. 18 Ağustos 1961 Uruguay'da Montevideo Üniversite-si'nde konuştu.

Temmuz 1963 Cezayir'e resmi ziyarette bulundu. 25 Mart 1964 Dünya Ticaret ve Gelişme Konferansı'nda ABD'yi Latin Amerika'yı sömürmekle suçladı. Kasım 1964 SSCB'de, Ekim Devrimi'nin 47. yıldönü¬münde Küba'yı temsil etti.

9 Aralık 1964 BM toplantısında konuştu: "...Herhangi bir Latin Amerika ülkesinin özgürlüğü için, gerektiğinde hiç gözümü kırpmadan, karşılığında hiçbir şey istemeksizin, kimseyi sömürmeksizin yaşamımı veririm..."
Ocak/Şubat 1965 Kongo, Gine, Dahomey, Tanzanya ve Mısır'a gitti. (Bir süreliğine ortadan kaybolduğu dönemdi.) 14 Mart 1965 Afrika dönüşü son kez kamuoyunun önüne çıktı.

3 Ekim 1965 Fidel, Che'nin ünlü 'veda mektubu'nu kamuoyuna okudu: "...Bu dünyanın diğer ülkeleri benim sınırlı çabalarımı bekliyor. Senin, Küba için üstlendiğin sorumluluk nedeniyle yapamayacağın şeyleri ben yapabilirim..." 3 Kasım 1966 Adolfo Mena Gonzales sahte kimliğiyle Bolivya'ya girdi. (Kod adı ise 'Ramon'du.) 6 Kasım 1966 Nancahuazu'daki gerilla üssüne ulaştı. 23 Mart  1967 Bolivya birlikleriyle ilk çatışmaya girdi. 29 Eylül 1967 ABD haber ajansı AP, askeri yeddlilere dayanarak verdiği haberde, Bolivya ordusunun 1500 askerle 'Che avına' başladığını duyurdu.

8  Ekim 1967 Che'nin birliği, El Yuro vadisinde yüzlerce asker tarafından kuşatıldı. Ayaklarından vurulan Che tut¬sak düştü. El Higueras'ta bir ilkokul binasına taşındı. Sorguda, hiçbir soruyu yanıtlamadı. Yaraları tedavi edil¬meden geceyi geçirdi.
9  Ekim 1967 Saat 13.ıo'da makineli tüfek ateşiyle, çavuş Mario Teran tarafından vuruldu... İki gün sonra, bedeni bilinmeyen bir yere gömüldü.
18 Ekim 1967 Fidel, Che'nin nasıl öldürüldüğünü Küba Devlet Televizyonu'ndan açıkladı. Temmuz 1996 Che'nin bedeninden arta kalanların Bo¬livya'da bulunduğu açıklandı.

12 Temmuz 1997 Che ile birlikte üç silah arkadaşının naaşları Küba'ya getirildi. Ülkede 7 gün ulusal yas ilan edildi.
17 Ekim 1997 Che'nin naaşı, Batista birliklerine karşı büyük zafer kazandığı ve devrimin yolunu açtığı Santa Clara'da, hazırlanan anıtmezara gömüldü...
GUEVARA: Baskça'da 'Gebara' adının İs-panyolcalaştırılmış hali. Gebara, Bask eyaleti olan Araba'da bir yer adıdır. İspanya'da az bu¬lunan bir soyadıdır.
COMANDANTE: Türkçesi binbaşı olan 'Comandante' rütbesi 26 Temmuz Hareke-ti'nin askerî yapılanmasındaki en yüksek rütbeydi.
CHE: İspanyolca bir deyiş. Genellikle Arjantin, Uruguay ve Brezilya'yla (Tche) Bolivya'nın kimi yörelerinde, halk arasında 'hey', 'ahbap', 'ortak', 'birader' anlamında kullanılır. Arjantin'de çoğu tango şarkısı 'che' sözcüğüyle başlar.
SIRT ÇANTASI: "Ayaklarımın dibinde tıbbi malzeme dolu bir sırt çantası ile bir cephane sandığı vardı. İkisi birden taşıyamayacağım kadar ağırdı. Tıbbı geride bırakarak cephaneleri yakaladım." (26 Şubat 1961)
O fotoğrafın öyküsü
Alberto Korda anlatıyor: "Bu fotoğrafı, Leica makinemle, Havana limanında cephane yüklü bir geminin karşı devrimciler tarafından havaya uçurulması sonucu yaşamını yitiren 81 Kübalı için düzenlenen cenaze töreninde, 5 Mart 1960'da çektim. Amerikan donanması, bir gün önce Fransa'dan gelen ve devrimcilere silah taşıyan gemiyi batırmıştı. Cenaze töreninin röportajı için beni gönderdiler. Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir da Küba'daydılar ve cenazeye katılıyorlardı. Fidel'i çektim, kalabalığı çektim. Sartre ile Beauvoir'ı bir kez daha çekmeye hazırlanıyordum ki, birden Che'nin başı belirdi objektifte. Cenazeleri daha yakından görmek için yaklaşmış ve araya girivermişti. Deklanşöre bastım. Bakışı acı ve öfke doluydu..."
Yirminci yüzyılın en ünlü fotoğrafının öyküsünü; önceleri moda fotoğrafçısı, sonraları ise 'devrimin fotoğrafçısı' olarak anılan ve 2001'de yaşama veda eden Kübalı Alberto Korda (asıl adı Alberto Diaz Gutierrez) 1998'de böyle anlatmıştı.
Fotoğraf, yedi yıl süreyle çekmecesinde kaldı. Che, Bolivya'da öldürüldüğü sırada italyan komünist yayımcı Giangiacomo Feltrinelli, Küba'daydı. Korda, devrimin yitik kahramanının çek-mecesindeki fotoğrafından iki baskıyı imzalayıp, Feltrinelli'ye armağan etti. İtalya'ya dönen yayımcı, fotoğrafı kendi çekmiş gibi, Korda'nın adını koymadan milyonlarca bastı ve tüm dünyaya sattı. Feltrinelli, Korda'ya beş kuruş yayın hakkı ödemediği Che fotoğrafından dolar milyoneri oldu.
Alberto Korda, 2000 yılında ünlü Rus votka firması Smir-noff'a, reklamlarında bu fotoğrafı kullandığı için dava açtı. Fotoğrafın kullanımıyla ilgili şöyle diyordu:
"Bir Rus votkası markası. Rusya'nın en köklü votkası, ayrıca çarlık zamanında sarayın resmi votka tedarikçisi kabul edilmiş. Che Guevara'nın uğrunda öldüğü görüşleri destekleyen biri olarak, bu fotoğrafın onun anısını yaşatmaya ve dünyadaki sosyal adaleti sağlamaya çalışanların kullanılmasına karşı değilim, fakat alkol gibi ticari nesnelerin reklamını yapmak için Che'nin şöhretini kullananların kesin olarak karşısındayım." Korda, açtığı davadan kazandığı 50 bin doları Küba sağlık sistemine bağışladı. "Eğer Che yaşasaydı o da aynısını yapardı" diyordu...


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy