ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Jul 14th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Kitap Özetleri Tezer Özlü - Kalanlar


Tezer Özlü - Kalanlar

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Tezer Özlü - KalanlarBüyükanne. Aklaşmış saçlarını toplamış, yüzü ince. Sıska bacakları. Hep
mutfakta, midesine bir bıçak dayamış olarak yakaladığım büyükanne, hareketsiz.
Ne kendi kıpırdıyor, ne de bıçağı kıpırdatıyor.


- Ne yapıyorsun burada? diye soruyor çocuk.
- Kendimi öldürmeye çalışıyorum.
 

Anıların tüm görüntülerini vermeyeceğim. Sonsuz gerideler. Bu
görüntülerin renkleri soldu. Ama kaybolmadılar. Benim sönüp gitmemi
bekliyorlar. Bu kadar hain bu görüntüler. Sen sonsuz gecelerce sevişmiş,
sonsuz zamanlar sindirmiş olabilirsin içine. Böylesine hain bu görüntüler, yok
olmuyorlar. Seni söndürüyorlar yavaş yavaş. Yeşil yayla rengi bugün gri yeşile
dönüştü. Çok uzakta hafif dağ tepeleriyle çevrili. Kızkardeşim olması gereken
bir kızın elini tutuyorum. Doğa ölmüş. Çocuklar ölmüş. Onlarla birlikte her
şey. Küçük kentin göl kıyısında son bulduğu yerde büyük otlar bitiyor.
Otların arasında dolaşıyor ve büyükanneyi arıyoruz. İnce bacakları
olan. Kentten çok uzaklaştık. Herhangi bir çukurda kafasını görüyoruz.
Gözlüklerini takmış. Uçları rüzgarda uçuşan başörtüsü var. Onu bu büyük otlar
arasındaki çukurda nasıl tanıdığımızı bilemiyorum. Yaz rüzgarı esiyor.


- Burada ne yapıyorsun büyükanne, biz seni arıyoruz.
- Bu dağların ardında yitip gitmek istiyorum. Yitip gitmek..
- Dağların ardında yitip gitmek ne demek büyükanne?
Bulduk mu onu
Eve getirdik mi?
(..)

Çocuk ben beşikte yatıyor. Bir beşik çocuğundan daha büyüğüm oysa. Ama
beş yaşında da değilim. Beni beşiğe koyan büyüklere kızıyorum. Yoksa iki
yaşında mıyım? Konuşabiliyor muyum? Neden bağırmıyorum? Neden beşikte
fenalaşmayı, kusmayı bekliyorum? Beni kaldırmaları için neden bağırmıyorum?
Yoksa konuşamıyor muyum? Konuşma yaşına henüz gelmedim mi? Peki, beşik
çocuğunu, beni saran can sıkıcı atmosferi nasıl kavrayabiliyorum? Şimdi konuşabiliyor muyum?


Kırk yaşında konuşabiliyor muyum?

(..)

Otobüs dağ yamaçlarının virajlarında ilerliyor. Ağaçlar gri. Gri
ağaçların gerisindeki göl gri. Gri su durgun duruyor. Sıcaklık da gri. Gölden
beyaz, bembeyaz bir ceset çıkartılıyor. Bir gencin ceseti. Bu bir yazın
başlangıcı. Ve ben sonraları çocuk olarak elma ağaçlarının üzerinde olacağım.


Cevaplar (2)Add Comment
Zeus

Tezer Özlü - Kalanlar - Alıntılar


yazar Administrator, Nisan 08, 2010
* "Yaşamımın annemin ve babamın yaşamıyla bir ilintisi olmadığını düşünüyorum. Bir ana ve babadan olma değilim. Bir yaban otu gibi Anadolu yaylasında bittim. Doğumum bile bir kökünden kopma idi. Köklerimi hiç aramadım. İçerisinde severek yaşayabileceğim arka dünyalardan kopma köklerim olabilirdi. Annem ve babam gibi, tüm kentler, ülkeler, günler, geceler, her gökyüzü de yabancı kaldı bana. İnsanlara daha fazla yaklaştıkça bu saydıklarımdan daha fazla uzaklaşıyorum. Gökyüzünden, onun ışıklarından, gün batımlarından, karanlıklardan ve bulutlardan, kendi çıktığım karanlığa ulaşıncaya kadar onlardan uzaklaşacağım. " (Batı Günlüğü, sayfa: 16)

* "Yarın 1 Kasım. Ölme ayı. Yıl. Işık. İnsanların ufak sevinçleri. Kasım-ölme ayı." (Batı Günlüğü, sayfa: 21)

* "Berlin'de herşeye veda edebileceğimi, ama ağaçlara veda edemeyeceğimi düşündüm." (Batı Günlüğü, sayfa: 22)

* "Ben Akdeniz'de güneşin altında öleceğim." (Batı Günlüğü, sayfa: 23)

* "Uzun zaman kalmadı. Önümde kalan zaman benim zamanım, benim can sıkıntım, benim Hiç’im, ama benim olacak." (Batı Günlüğü, sayfa: 25)

Zeus

Kalanlar Arka Kapak


yazar Administrator, Nisan 08, 2010
* "Doğumum bile bir kökünden kopma idi.On yaşıma kadar,çevremi,özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım...Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım...Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım.Dünyayı kavradığım sandım...Kırk yaşındayım.Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum...Kendimi öldürmeye çalışıyorum..Özlemlerim kalmadı. Bıraktım.Hepsini kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım...Ve bana ölümsüzlerin sonsuz acıları kaldı." (Kalanlar, arka kapak)

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy