ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Davood Azad

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Davood Azad 1963 yılında doğan Davod Azad, çocukluğunu Azerbaycan’da geçirdi. Sanatçı, Boromand, Nay Davood, Bigjeh Khani ve Hormooz gibi sanatçıların müzikleri ile hayranlık duyduğu İran klasik müzik dünyasını keşfetmeye başladı. Bireysel çabaları ile müziğe başlayan Azad, İranlı üstatların rehberliğinde şan eğitimi aldı ve tar, şehtar, tambur, rebab ve tef gibi birçok enstrümanda ustalaştı. Sanatçının kendine has müziği, klasik İran müzik tarihinin ustaları üzerine kapsamlı araştırmalarına dayanmaktadır. Azad, Tebriz Tar Okulu ve Setar halk müziğinin Hormozey makamı gibi konulardaki araştırmalarını yayımladığı çok sayıda kitaba imza atmıştır. Azad, günümüzde, başarılı bir şancı ve birçok enstrümana hâkim bir yorumcu olarak kabul edildi. Klasik İran müziği, Azeri halk müziği, Fars müziği ve Fars tasavvuf müziği üzerinde uzmanlaşan Azad, özellikle de batı müziği etkilerinden uzak kalan Ghajar dönemi müziğinden etkilendi.


 MEVLÂNÂ VE BACH DİVÂNI

J.S. Bach – Mevlânâ Celaleddin Rumî

Mevlânâ ve Bach'ın aynı proje içinde yer aldı
ğını duymak kulağa biraz garip gelse de İranlı sanatçı Davod Azad, Mevlânâ'nın hoşgörüsünden yola çıkarak bu iki ismi yüzyıllar sonra bir araya getirmiş.

Davod Azad'ın müzi
ğinin temelinde sadece 'ilham' var. Hiçbir bestesini saatlerce çalışarak, oturup planlayarak yapmıyor. Müzikseverlerin dinleyecekleri eser de bir ilhamın sonucunda doğmuş. Sanatçı bir gün Mevlânâ'nın şiirlerini okurken, on beş yıldır Bach müziğini araştıran Melita Kalin isimli piyanist arkadaşı piyanoda Bach'ın eserlerini çalmaya başlamış. Bir anda okuduğu şiirlerle dinlediği müziğin uyumunu fark edip bu projeye başlamış. Mevlânâ'nın şiirini, J. S. Bach'ın müziğiyle harmanlayan Azad, bir yandan da geleneksel İran müziğinin doğaçlamaya yatkın özelliklerinden yararlanıyor. "Kanımda var" dediği Azeri müziğini, tekke müziğini ve Türk müziğinin tüm renklerini farklı sentezlerle bir araya getiriyor. Sanatçının müzik anlayışına göre, müzik yapan kişinin ön plana çıkmaması gerekiyor. "Kendimi görünmez hissettiğim anda ilham geliyor." diyen Azad, "Ben 'bir'lik ile dinleyiciler arasında ancak köprü olabilirim. Bir müzisyen kendi egosundan kurtulamazsa köprü görevini göremez." şeklinde konuşuyor.

'Bütün kültürlerin kaynağı sevgi'

"Neden Mevlânâ?" dendi
ğinde "Bir olmak için." diyor Azad. Mevlânâ'nın İran'da doğup Anadolu topraklarında yaşamasının onu bir yere bağlamayacağını ifade eden sanatçı, "Mevlânâ herkese aittir. Onun değerli fikirlerini bütün dünyaya yaymalıyız. Bu şekilde herkesi 'bir' haline getirebiliriz. Sonuçta bütün kültürler ne kadar farklı olsa da kaynağı tek olduğu için birbirine benziyor. O kaynak da sevgidir. Yüzeyleri farklı olsa da ruhunda birdir insanoğlu." şeklinde konuşuyor. İleriki yıllarda Mevlânâ'nın sözleriyle Mozart, Beethoven gibi isimlerin bestelerini de bir araya getirmeyi planlayan Davod Azad, konserlerinde bestelediği Türkçe ve Azerice eserlerle birlikte bir de sürprizle sahneye çıkıyor. Sanatçıya projede Matthew Barley (viyolonsel), Hiroko Imai (piyano) ve Sirish Kumar (tabla) eşlik ediyor. Azad'a eşlik eden grup, çok kültürlü yönüyle Mevlânâ'nın ifadelerinin güzel bir yansıması aynı zamanda. "Ben bunu bilerek yaptım." diyor Azad. Birçok farklı kültürden, farklı coğrafyadan müzisyenin ortak bir dille nasıl bir araya gelebileceğini dünyaya göstermeye çalışş. Bu birleşimden çok büyük kazanımları olduğuna dikkat çekerek ekliyor: "Birçok farklı müziği tanıma imkanı buldum. Aynı zamanda herkesin eşit olduğu bir ortamda kendi müziğimle var olabilmeyi de kendime verilmiş bir hediye olarak görüyorum.”

 

 

(last.fm)

 


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy