ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Jul 16th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Psikoloji Dilin Edinilmesi


Dilin Edinilmesi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

DİLİN EDİNİLMESİ

Çocuk dil edinirken değişik aşamalardan geçer. Bu aşamaları aşağıda ana hatları ile inceleyeceğiz.

1. Cıvıldama evresi (babbling): Doğumundan sonraki ilk 3-4 ay içinde bebekler, ağlama, "agu-agu" sesi çıkarma, esneme ve geğirme dışında sözlü faaliyetlerde bulunamazlar. 6 ay civarında durum değişir. Bu devrede çocuk kendiliğinden cıvıldama davranışı göstermeye başlar. Bu sesler, ilk başlarda genel insan sesleri olarak kendilerini gösterirler, fakat kısa bir zaman içinde bebek çevresindeki insanların konuştuğu dilin fonemlerini andıran sesler çıkarmaya başlar. Seslerin herhangi bir yapısı ve anlamı yoktur. Fakat çocuk ses çıkarma organlarını kullanmaktan büyük bir keyif alır ve her fırsatta tekrar tekrar bu sesleri çıkarmaya devam eder.

Dünyanın her bölgesinde, hangi ırk ve dilden olursa olsun bebekler hemen hemen 6 ay civarında cıvıldamaya başlarlar. İlk başlarda bebekler birbirlerine son derece benzeyen evrensel sesler çıkarırlar. Öyle ki, sesler yöre, ırk ve dil ayrımına göre kaydedilip, sonradan bir grup kişiye bu kayıtlar dinletilerek gruplandırılması istendiğinde, bebeklerin ses kayıtları arasında bir ayırım yapılamamıştır (Atkinson, Mac Whinney vs Stoel, 1970). Bebeklerin çıkardığı seslerin türü ve miktarı, bölge, ırk ve dil faktörlerinden etkilenmez. Hatta sağır ana-babadan doğan ve onların çevresinde büyüyen sağır çocuk bile diğer çocukların seslerine benzer sesler çıkarır (Lenneberge 1967).

"Genel Ses Durumu" kısa sürer ve çocuklar birkaç ay içinde ana-babalarının dilinin seslerini daha çok çıkarır. Diğer sesleri ise artık çıkarmazlar. Demek oluyor ki, çocuk doğduğunda değişik insan dillerini konuşabilecek bir ses hazinesi ile doğar, daha sonra hızla kendi toplumunun dilinde uzmanlaşmaya yönelir.

2. Tek Kelime ve Tümcel Söz (Holophrastiz speech): Bir yaş civarında bebekler dilde bulunan geçek kelimeleri öğrenmeye ve söylemeye başlarlar. Bu kelimeler, toplumsal dilin ilk başlangıcını gösterir ve ilk başlarda yetişkinlerin diline pek benzemez. Zamanla yetişkinlerin konuştuğu dil ile çocuğun konuştuğu dil birbirine benzemeye başlar. Kelime sayısı en fazla 2 ve 5 yaşlar arasında artar, daha sonra kelime haznesi büyümeye devam eder ancak artış o kadar hızlı değildir. 2 yaşındaki çocuk ortalama 50 kelime bilir. Bir sene sonra 3 yaşındaki çocuğun bildiği kelime sayısı 1000 civarındadır. 5 yaşındaki bir çocuk 2000 kelime bilir.

Çocuk önceleri bir kelimeyi tüm bir anlamı ifade etmek için kullanır. Örneğin çocuk, "Baba!" dediği zaman "Ben babamın omzuna binip onunla gezmeye gitmek istiyorum!" düşüncesini belirtmek isteyebilir. "Hav hav" kelimesi "Ben sıkıldım, komşunun köpeğini getirin, oynamak istiyorum!" anlamına gelebilir. Tümcel söz böyle tek kelime ile karmaşık düşünceleri ifade etmeye verilen isimdir ve bu devrede, çocuğun dili anlama yeteneğinin, konuşabilme becerisinden ileri olduğunu gösterir.

3. İki Kelimeden Oluşan Cümleler: 18 ay civarında çocuklar 2 kelimelik cümleler kurmaya başlarlar. Bu cümleler, ilk gramer yapısının belirtileridir. "Anne gel!" "Baba al!" "Atta git!" gibi cümleler, çocuğun dilin gramatik yapısıyla ilgili ilk çabalarını gösterir. Çocuk iki kelimelik cümlelerden üç kelimelik cümlelere geçmeden önce iki kelimelik cümleleri sık sık kullanmaya başlar. Braine (1963) bir çocuğu uzun zaman boyutu içinde gözlediğinde, 19 aylık bir bebeğin 5-10 civarındaki iki kelimelik cümle kullanımının, 20 aylıkken 25, 21 aylıkken 50, 22 aylıkken 75, 23 aylıkken 150, 24 aylıkken 1425, 25 aylıkken 2425 olduğunu bulmuştur. İlk başlarda yavaş yavaş artan iki kelimelik cümle sayısı, 24. ve 25. aylarda birdenbire fırlamıştır. Miller ve Ervin (1964) de buna benzer sonuçlar elde etmişlerdir.

4. Telegrafik Söz: 2-3 kelimelik cümleler telegrafik söz adı verilen bir yapı gösterirler. Çocuk "Baba seninle beraber parka gidelim" düşüncesini "Baba parka git!" telegrafik cümlesiyle ifade eder. Telegrafik cümlede genellikle isim ve fiil yer alır. Diğer bütün ayrıntılar bırakılır. Bu nedenle çocuğun dilini anlamak için çocuğun hangi durumda ve hangi amaçla bu sözü söylediğini bilmek gerekir.

Bu tür konuşmaya bağlama bağımlı (context dependent) söz adı verilir. Çocuğun sürekli çevresinde bulunan anne baba ve kardeşler, onun zihnindeki bağlamı bildikleri için ne demek istediğini hemen anlar ama bir yabancı çocuğun ne demek istediğini anlamakta güçlük çeker. Tümcel söz tek kelimeyle, telegrafik söz iki kelimeyle ifade dilen karmaşık düşünce yapılarını belirtir.

5. Uzun Cümleler: 2 ve 3 yaş arasındaki çocuklar daha uzun cümleler kullanmaya başlarlar. Cümlelerde kullandıkları hece sayısı artmaya başlar. Bu aşamadaki dil sürecinin göz önüne alınması gereken 3 yönü vardır:

a) Çocuklar arasında bu aşamada bireysel farklar belirgin hale gelmeye başlar. Her çocuk göreli olarak süratle karmaşık cümleler kurmaya başlar ama bazı çocuklar diğerlerine göre daha yavaş bir tempoyla gelişirler.

b) Çocuklar arasında görülen bireysel farklılık, öğrenmekte oldukları gramer kurallarının birbirini izleyişindeki sırada kendini göstermez. Başka bir değişle her çocuk, aynı tür gramatik gelişimi benzer bir sıralama içinde yapar.

c) Çocukların cümlelerinin altında yatan gramer kuralları değişik aşamalardan geçerek, yetişkinlerinkine benzer hale gelir. Çocuk, deneme yanılma yoluyla değişik gramer yapılarını dener ve yavaş yavaş yetişkinin gramer yapısın öğrenir.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy