ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Friday, Dec 13th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Resim Resim Akımları Naif Sanat


Naif Sanat

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Yapıtları, Ortaçağ sonu ustalarının perspektif yasalarına pek uymayan primitif anlayışını anımsatan, kendi kendini yetiştirmiş sanatçıların çalış­malarına verilen ad. 

NAİFLER VE PRİMİTİFLER 

Çağdaş naif sanatçılarla Ortaçağ so­nu ustaları olan primitifler arasında kurulmak istenen benzerlik, temelde perspektif yasalarına pek uymayan bir resim tarzının ortaya koyduğu saf­lık üstüne dayanır. Fransız yazarı Andre Breton'a göre "naifler" olarak adlandırılan kendi kendini yetiştirmiş sanatçılar zinciri, Giotto'nun, Avignonlu ustaların, Fouquet'nin "primi­tif görüşü" ile, XIX. yy. sonlarında, öğ­retilen sanatsal yol ve olanakların saçma olduğunu gösteren Gümrükçü Rousseau'nun yapıtlarından geçer. Naiflerle primitifler arasında bir yakınlık arayanlardan olan yazar An­dre Malraux'ya göreyse, naif resmin dirilmesi için Gümrükçü Rousseau'yu beklemek gereksizdir ve bu iş için pri­mitifler yeterlidir. Öte yandan, res­sam ve eleştirmen Andre Lhote naif sanatçıların resmini yadsır; ona göre resimdeki tek ve gerçek saflık, naiflik ressamın kişisel görüşüdür ve bunu yalnızca kendisi görmeyi bilir. 

GÜMRÜKÇÜ ROUSSEAU VE ÖBÜRLERİ 

1895'ten başlayarak Alfred Jarry ve Remy de Gourmont gibi yazarların il­gi duydukları Gümrükçü Rousseau'nun yapıtlarının 1905-1906 yılları arasında yeniden keşfedilmesi, yakla­şık yirmi yıldır Bağımsızlar Sergisi'nde Gümrükçü Rousseau'yla birlikte yapıtlarını sergileyen amatör ressam­ların resmi üstüne dikkatlerin çevril­mesine yol açtı.Gümrükçü Rousseau'ya hayranlık duyanlar arasında yer alan Alman eleştirmen Wilhelm Uh­de, 1912'de kendi evine gündeliğe gelen ve "Seraphine" olarak anılan Se­raphine Louis'nin bu tür resimler yap­tığına dikkati çekti; öte yandan 1925'te kent görünümlerini titizlikle işleyen eski bir posta memuru Louis Vivin'i keşfetti (Notre-Dame de Pa­ris).

Aynı biçimde kendi yaşamından kesit­leri işleyen Camille Bombois da Uhde tarafından fark edildi. 

SERGİLER 

Naif sanatçıların anlatım biçimleri yavaş yavaş alay konusu olmaktan çıktı; aldatılma korkusunun ortadan kalkmasıyla, naif sanatçılarda görülen heyecan ve ciddilik karışımı, bir çe­şit saygıya yol açtı. Naif sanatçılarla ilgili önemli ilk sergi 1927'de Paris'te Bernheim Jeune Galerisi'nde açıldı. Bu tarihten yirmi yıl sonra Paris'te (özellikle 1932 ve 1937'de), Zürih'te (1937), New York'ta (1938) bir dizi karma sergi düzenlendi; Modern Sa­nat Ulusal Müzesi'nde "XX. yy. Primitifleri"ne Wilhelm Uhde Salonu ayrıldı. 

Naif resmin kendini açığa vurması yalnızca Avrupa'ya özgü bir olgu de­ğildir. A.B.D' inde, XVIII. ve XIX. yy.larda kurulmuş olan uzun bir ama­törlük geleneği çok çeşitli yetenekle­rin doğmasına olanak sağladı. Bunlar arasında yer alan Morris Hirshfield'in (1872-1946) Aslan ve Penceredeki Nü'sü," Grandma Moses" olarak ad­landırılan Anna Mary Moses'in (1860-1961) Ev'i, Joseph Pickett'in (1848-1918) Manchester Valley'i, bu yapıtları oluşturanların duyarlık, iç­tenlik ve mizah anlayışıyla, A.B.D 'i kendi kendini yetiştirmiş sanatçıların tartışılmaz özgünlük ve değerlerine tanıklık eden ünlü yapıtlardır. Aşağı yukarı bütün naif sanatçılarda, gerçeği "en sadık" biçimde yansıtma isteğiyle bunu gerçekleştirmenin ola­naksızlığı göze çarpar. Naiflerin yapıtlarının ulaştığı "sanat­sal" değer ne olursa olsun, genel ola­rak, naif resimde duygusallığın önemli bir yeri olduğu herkesçe kabuledilir.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy