ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Saturday, Jun 06th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Resim Resim Sanatçıları Tiziano Vecellio


Tiziano Vecellio

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Tiziano VecellioGenç yaşta önce Sebastiano Zuccato isimli bir ressam ve mozaikçinin, daha sonra da Gentile ve Giovanni Bellini kardeşlerin atölyesine girdi. ilk yapıtlarından olan Aziz Petrus'a takdim edilen Jacopo Pesaro'da Gentile'nin etkisi görülür. Burada uzun sure etkisinde kalacağı Giorgione ile tanıştı. Beraber 1508'de Alman ticaretinin Venedik'teki merkezi olan Fondaco dei Tedeschi'nin cephesini süslediler. Ancak nemli hava yüzünden bu yapıtlar yok olmuştur. Kısa sürede dengeli kutleler, yaygın ritimler ve yeni bir figür anlayışı getirerek kişiliğini buldu. 1510'da dostu Giorgione ölünce Tiziano Padova'ya gitti. Orada Scuola del Santo (1511) ile Scuola del Carmine fresklerini yaptı.

1513'te Venedik'e döndü. Palazzo Ducale'nin büyük toplantı salonu için kompozisyonu yapti. 1516'da ustası Giovanni Bellini ölünce Venedik Cumhuriyeti'nin başressamı unvanını aldı.

 

Tanrı'ya kafa tutmak
Buradan, Yunan mitologyasındaki Marsyas söylencesine geleceğim. Bu söylencede de, çok farklı bir biçimde de olsa, bir hybris öyküsü anlatılmaz
mı? Tanrıça Athena, çalarken yüzünü buruşturup çirkinleştiriyor diye kavalı bir dere kenarına atar. Marsyas, yerde bulduğu kavalı alır, çalmaya başlar ve sesine bayılır. Kaval çalmada ustalaşınca da, lir ustası Apollon'dan üstün görür kendini; kafa tutar tanrıya. Dünyada kavaldan güzel ses veren çalgı olmadığını ileri sürer ve Apollon'un tanrının liriyle
yarışmayı göze alır. Apollon, bu yarışma için bir koşul koyar: Kim yenerse,
yenilene istediğini yapacaktır. Kaval ustası Marsyas öylesine büyüklenir ki, bu koşulu bile kabul eder. İşte o zaman, tersine döner talihi. Apollon, Marsyas'a, kavalını tersine tutup çalmasını söyler. Kendisi lirini ters tutunca aynı sesleri çıkarmasına karşılık, Marsyas kavalını öttüremez, yarışmada yenik düşer. Kazanan yenilene dilediğini yapacak ya, Apollon da Marsyas'ı bir ağaca bağlayıp derisini yüzer.
Bu trajik söylence kahramanının, sonradan birçok sanat yapıtına konu olduğu biliniyor. Bir zamanlar Roma Forumu'nda Marsyas'ın bir heykelinin bulunduğu söylenir. Roma kolonileri de benzer heykeller yaptırmıştır. Bu heykellerin hemen hemen tümünde, Marsyas kollarından ve bacaklarından bir ağaca bağlanmış olarak betimlenmiştir. Oysa Venedikli 16. yüzyıl ressamı Tiziano'nun (1490-1576) "Marsyas'ın Derisinin Yüzülüşü" (1570-76) adlı resminin ilk ağızda göze çarpan özelliklerinden biri, Marsyas'ın baş aşağı asılmış biçimde resmedilmiş olmasıdır.

 

Londra'daki sergi
Şu sıralar, Londra'daki Ulusal Galeri'de kırk kadar resimden oluşan bir Tiziano sergisi var. Sergide, büyük ustanın "Marsyas..." tablosu da sunuluyor. Adrian Searle, Guardian Weekly'de yayımlanan sergi yazısında, bu yapıta özel bir yer ayırmış. Searle, Tiziano'nun bu yapıtının, 1983'te Kraliyet Sanat Akademisi'nde sergilenişinde olduğu gibi bu sergilenişinde de izleyenleri afallattığını söylüyor:
"Baş aşağı asılmış olan Marsyas'ın diri diri derisi yüzülüyor. Çalgıcılar çalgılarını çalıyorlar; Apollon, elinde bıçak, Marsyas'ın meme başına yakın bir yerden derisini yüzerken, bir başkası da uyluğu üzerinde çalışıyor. Bu sergide resim yükseğe asılmış, Marsyas'ın başıyla nerdeyse aynı hizadayız; yüz yüzeyiz sanki. Onunla aramızda küçük bir köpek var; yere damlayan kanları yalayan bir köpek.
"Tiziano'nun son döneminde yaptığı birçok resimde olduğu gibi bu resimde de tuvalin fiziksel bir dokunumu var; bir anlamda, tuvalin de derisi yüzülüyor gibi. Ressamın üslûbu da, yer yer, konunun kendisi kadar şiddetli. Ressamca içtenlik, burada, tutarlı olmamakla birlikte, nerdeyse yabanıl bir kabalığa dönüşüyor. Kral Midas'ın altın tacı, bıçaklar, köşede soluyan büyük köpeğin gözü mutlak bir keskinlikle resmedilmiş. Asılıp sallandırılmış, kendini işkencecilerinin ellerine bırakmış Marsyas, belki izleyiciden de ayrık bir durumda resimden. Bu resim (özellikle Tiziano kendisini de-sağda, eli çenesinde, olup biteni izleyen kral Midas-resmetmiş olduğundan), insanoğlunun acı çekişi üstüne bir düşünme olarak görülmüştür."


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy