ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Jun 04th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Jean Genet

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Jean GenetFransız edebiyatının lanetli yazarı olarak bilinen JEAN GENET,romanları ve avangart tiyatronun öncü isimlerinden olmasını sağlayan oyunları kadar yaşamıyla da sınırları zorladı ''Alçak,hain,hırsız,ibne!''Bitirdiğimiz son yüzyılın en çetrefilli yazarlarından biri olan JEAN GENET,aynadaki suretine baktığı zamanlarda aklına bu acımasız ve sert kelimeler gelirdi,kendisi hakkında bunları yazmaktan çekinmezdi.


Sosyal yardım yetkilileri tarafından işletilen bir klinikte,baba hanesine 'meçhul' yazan bir bebek olarak doğmuştu o.Annesi tarafından yetimhaneye verildiğinde sadece yedi aylıktı. İşlemleri kısa sürede tamamlanan bebek,Paris'in dıdşındaki köylerden birinde yaşayan Renier Ailesi'ne verildi.
 

Annesi hakkında,adının Camille olduğundan başka hiçbir şey öğrenemeyen JEAN,uzun boş günlerinde annesinin terk etmesinin nedenini saplantılı bir aşık gibi düşünüp durdu.''Birgün onla karşılaşırsam yüzünün üzerine sevgi gözyaşları dökeceğim''dedi.çoğu zaman ama hemen gözyaşları ya da çiçekler kadar anlamlı bulduğu bir başka'kutsama'geldi aklına,onun yüzüne tükürecekti,'sevgiyle'...
 

Onyaşındayken sadece 'canı sıkılıyor!diye bir şeyler çalmaya başladı.Bu utanç verici durumu ilk farkeden üvey ablası oldu.hırsızlığı,üvey ablasının sandığı kadar basit bie sorun değildi.
 

JEAN ahlak kavramından yoksun doğmuştu ve hırsızlığı da diğer suçlarının üzerinde bir kralın ihtişamlı tacı gibi gururla taşıyordu çünkü.
 

Okuldan mezun olmasını sağlayan sertifika sınavında müthiş bir başarı kazanması,koruyucu ailesi kadar,durumunu takip eden sosyal hizmetler yetkililerini de şaşırtmıştı.Ve JEAN yaşını bile doldurmadan uzaklaştığı Paris'e,tipografi öğrenmesi için yazdırıldığı l'Ecole d!Alambert adlı zanaat okulunun öğrencisi olarak dönmüştü.
Sürekli okuldan kaçma girişimlerinde bulunmuştu.Ve sonunda kendini Paris'in karanlık sokaklarında başıboş,parasız ve evsiz olarak dolaşan on dört yaşında bir çocuk olarak bulmuştu.Tek amacı vardı:Amerika yada Mısırda film çekmek...
 

Artı gerçekten de ihtiyacı olduğu içinhırsızlık yapan JEAN,garip bir içgüdüye uyar gibi tüm zenginliğiyle kendisini beklediğini düşündüğü güneye doğru yola çıktı ama çok geçmeden kaçak yolculuk yaptığı trende,Nice civarlarında yakalanarak tekrar 'sevigili' sosyal hizmetler görevlilerine teslim edildi.Sosyal hizmet görevlileri psikiyatrik bir muayeneden geçirilmesini istedi ve klinikten çıktığında akli melekelerinin yetersiz olduğunu öğrendi.
 

Sürekli durmak bilmeyen hırsızlıkları kaçak yolculukları onu sonunda çocuk suçlular için özel bir cezaevine düşürdü.3 ay sonra salındığında yine devam etti hırsızlığa...
 

Birkaç ay süren bu dönem,mahkumların tarım işlerinde çalıştırıldığı Mettray Islahevi'ne kapatılmasıyla sona erdi.Burası bir tür 'seks cenneti'ydi'.Büyük ağabeylerin reisliğindeki küçük ailelere bölünen mahkumlar,gece olup da her günahı saklayan o yoğun kara perde indiğinde,ışıklar söndürülüp sesler kısıldığında,bu büyük ağabeylere yeni yetme çocuklar arasında olup bitenler,JEAN'İN haytına yeni bir yön verdi.İlk cinsel deneyimlerini bu ıslahevinin duvarları arasında yaşayan JEAN ,sert tavırlı ağabeylerinin 'kaslı ve dayanıklı'bedenleri'ne aşık bir eşcinsel olarak defalarca hücre cezası aldı.oaradan da kurtulma çabalarına girişti.bunun için orduya yazıldı.'kaslı ve dayanıklı erkek bedenleriin arasında geçirdiği yedi yıl boyunca kışlalarda ya da sömürge ülkelerinde,askeri disiplinden bunladığında gece partileriyle avunmaya çalıştı.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy