ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Oct 22nd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Şair ve Yazar Biyografileri Anarşist Michel Zevaco ve Şövalye de Pardaillan


Anarşist Michel Zevaco ve Şövalye de Pardaillan

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Şövalye de PardaillanAnarşist Michel Zevaco ve Şövalye de Pardaillan 

“Kral sizi görmek istiyor, sizi mükafatlandıracak ve emrinize 10000 kişilik ordu verecek.”

Pardaillan:  - “İyi ama ben Kral’ı görmek istemiyorum.”

 

“Dört kuvvetli atın çektiği araba, Saint-Germain’e doğru yıldırım hızıyla gidiyordu. Burada katoliklerle protestanlar arasında geçici bir mütakere imzalanmış bulunuyordu. İki taraf da kesin bir savaş için kuvvetlerini toplamakla meşguldü.


Papazlar kiliselerde açıktan açığa protestan halkı kılıçtan geçirmeyi öğütlüyorlardı. Protestanların toplandıkları bir ev yakılmıştı. Bunların arasındaki müthiş çarpışmanın sebebi, kiliselerde Latin ve Fransız diliyle ibadet etmekti. Fransa karmakarışıktı. Mütarekenin imzasından sekiz gün sonra bir kilisede bir adam, ihtiyar bir kadına kazaen çarparak onu yere düşürmüş, kadın da hiddetlenerek kendisini tahkir için: ‘Protestan herif!’ diye haykırmıştı. Bunu duyan kilise halkı, adamı bir anda paraçalamıştı. Kendisini kurtarmak isteyen iki kişi de aynı akıbete uğramış bulunuyordu. Yine Paris’te hemen her sokağın başına Hazreti Meryem’in resim ve heykelleri dikilmişti. Bunların yanında tepeden tırnağa kadar silahlı yirmişer kişi nöbet bekliyordu. İki ay içinde, bu heykellere lazım gelen hürmeti göstermemiş oldukları iddiasıyla elli kişi kılıçtan geçirilmişti. Az sonra, gelen geçenlerin bu haydutların sepetlerine bir miktar para bırakmaları emredildi. Bu emre itaat etmeyenlerin hali dumandı.
İşte Paris böyle bir Paris, Fransa böyle bir Fransa idi...”

‘İsyancı’ niteliğiyle ün yapan, Fransız yazar ve gazeteci Michel Zevaco, yarattığı ünlü kahraman Pardaillan’ı, işte böyle bir yeniçağ Fransasında yaşatıyor.
 
Kendisi ise 1860-1918 yılları arasında yaşamıştır.
 Zevaco, Korsika adasının Ajaccio kentinde dünyaya gelmiştir. Edebiyat fakültesinde okurken yıldız bir öğrenci, daha sonra Viyana’daki Isere Koleji’nde retorik ( güzel söz söyleme sanatı ) profesörü olmuştur. Fakat dönemin hükümeti kendisini ilerici düşüncelerinden dolayı görevden uzaklaştırınca Zevaco’nun profesörlük yaşamı çok kısa sürmüştür. Bunun üzerine Paris’e giden Zevaco, Jules Roques tarafından yönetilen, o günlerin anarşist gazetesi L’egalité’nin yazı işleri müdürü olarak devrinin ideolojik mücadelelerine girmiştir. 1890 yılından itibaren daha çok ‘Polemik Adamı’ vasfıyla ismini duyuran Zevaco, zamanın devlet yöneticileri ve idarecileriyle giriştiği mücadeleler sonucunda, ‘Saint-Pelagie’ siyasi mahkumlar hapishanesinde bir süre hapis yatar. Bir seri mahkeme kararı sonucu ‘L’egalité’ kapanınca, Michel Zevaco’yu ‘Courrier Français’in sanat ve edebiyat eleştirmeni olarak görüyoruz. Fakat artık kırk yaşına ulaşan Zevaco, hayatının yeni bir dönüm noktasına gelmiştir. Evli ve beş çocuk babası olan Zevaco’nun artık tek amacı çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmektir. Bunun üzerine Zevaco, tarihi yazılar yazmaya başlar. İlk eseri olan ‘Borgia’, devrinin bir gazetesinde yayımlanmış ve çok büyük bir başarı elde etmiştir.


Bu başarıyla gazetenin tirajı yükselmiştir.
1901 senesinde gazete, Zevaco’nun yeni bir yazısına başlarken, iftiharla: “Okuyucularımız dün, eskiden sadece, Féval, Alexandre Dumas ve Eugene Sue gibi yazarların yazılarını okuyan okuyucuların tattığı bir sevinci tattılar. Evet, okuyucularımız, dün Michel Zevaco’nun yeni bir yazısını okumaya başladılar, ” demekteydi.
Gazetede başladığı yeni yazının adı: ‘Le pont Des Soupirs’ idi. Doç’lar Venedik’inde geçen yeni bir Monte-Cristo hikayesi...
Bir süre sonra, Michel Zevaco’nun yazıları, ‘Le Matin’ isimli meşhur gazetenin en büyük prestiji olmuştur. Bir müddet sonra burada, genç Jean-Paul Sartre, yazılar arasında Şövalye de Pardaillan’ı bulur ve dönemin editörlerinden biri Pardaillan hikayelerini ciltler halinde  toplayarak o günden bu yana ilgi çekmeye başlayan 10 ciltlik Pardaillan serisini yayımlar.

Michel Zevaco’nun olgunluk çağında yazdığı yapıtları 18 yıllık bir döneme yayılmaktadır ve tam 30 adettir. Bunlar arasında en ünlüsü Pardaillan serisidir. ( Pardayanlar, Pardayan’ın aşkı, Pardayan ve Fausta, Pardayan’ın İntikamı, Fausta’nın Entrikaları, Pardayan’ın Zaferi, Pardayan’ın Oğlu, Pardayan’ın Milyonları, Pardayan’ın Kızı, Pardayan’ın Sonu)

Michel Zevaco, en verimli çağında, 8 ağustos 1918 yılında, 58 yaşında ölmüştür.
Ama, düşünceleri Pardaillan’la yaşamaktadır.
Zevaco, Şövalye de Pardaillan’la kendisini yeniden şekillendirmiştir. Devrinin politikacılarıyla yaptığı söz düellolarında kullandığı üslup, Şövalye’nin ağzından yeniden dile gelir.

Engizisyon Başyargıcı: “Majeste Kral’a hakaret ettiniz. Sizi mahkum ettik, öleceksiniz!..”

Pardaillan: “Hah şöyle...Gördünüz mü işte?..Açık, dobra dobra laf diye buna derler...Bunu, başından ne diye söylemediniz? Mahkum edildim ve öleceğim. Bunu anlamayacak kadar ahmak mıyım? Yalnız bilmediğim mesele, beni nasıl öldüreceğiniz...”

Pardaillan serisi son derece heyecanlı bir tarih devresi meydana getiriyor. Krallar, kraliçeler, papazlar ve çevirilen entrikalar; Engizisyon mahkemeleri, San-Pablo Manastırı ve işkenceler...Tabi  bunların yanı sıra aşk, sadakat, dürüstlük ve mertlik kavramları...Cesur şövalye Pardaillan’ın maceralarını okurken bunlar karşımıza çıkıyor. Fransız edebiyatçılar belki biraz küçümsemişler kendisini. Ama Zevaco, sadece aşk, serüven ve entrika üzerine yazmamış, Fransız tarihinin çok önemli ayrıntılarını da incelikle işlemiştir. Örneğin, 20.000 protestanın Saint-Barthelemy yortusundaki katliamı...

Bu, bol karakterli, 10 ciltlik seriyi, Michel Zevaco, kurgusuyla tek solukta okunabilir kılmış. Tempoyu hiç düşürmeden, gerektiği yerlerde bizzat okuyucuyla konuşarak, ona hatırlatmalar yaparak okuyucuyu karmaşıklıktan kurtarmış.

Jean-Paul Sartre’ın ağzından Michel Zevaco:
“ Ben çoğunlukla, Le Matin gazetesini, Michel Zevaco’nun serisini her gün okurdum. Hugo’nun etkisinde kalan bu dahi yazar, pelerinli ve kılıçlı bir cumhuriyetçinin romanını yaratmıştır. Onun halkı temsil eden kahramanları; imparatorluklar kurmuş ve onları bozguna uğratmışlar, Fransız İhtilali’ni tahmin etmişlerdir. Kibar ruhlu kral çocukları veya papazlara karşı olan deli krallar tarafından korunmuşlar ve acımasız kralları tokatlamışlardır. Hepsinden çok daha büyük olan Pardaillan, benim efendim oldu. Onu taklit etmek için, yüz kere, bacaklarımın üstüne sıkıca yerleştirdiğim horozları, Henri III ve Louis XIII’i tokatladım.”  

Bu fantastik kahramanımızın; soğukkanlı, yardımsever, korkusuz, alaycı ve özgür ruhlu kılıç ustasının yaratıcısına teşekkür mü yoksa sitem mi edilmeli? Okuyan herkesin, gerçek hayatta kendi Pardaillan’ını aramasına neden olduğu için...

Kılıcımı tutarak reveransımı yapıyor, huzurlarınızdan çekiliyorum efendim.  

bizokuruzdan alıntıdır...


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy