ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Jun 01st

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Gonca Özmen

e-Posta Yazdır

Reklamlar
GONCA ÖZMEN

Gonca ÖzmenGonca Özmen,şiirin neredeyse  er meydanı olarak algılandığı bir coğrafyada büyümüş ve yaşamını edebiyatla yoğurmuş bir genç kadın şair.Özmen,şu anda Diyarbakır’dan dağıtımı yapılan “Palto” adlı kültür-sanat dergisinin yayın yönetmenliğini yapıyor.”Palto” dergisi,tahmin edildiği üzere Gogol’ün yapıtından ismini alıyor ve “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyen Turgenyev’i anımsatıyor.Şiirlerinde Cemal  Süreya,İlhan Berk,Gülten Akın ve Turgut Uyar etkisi hemen hissedilen bu genç şair,şimdiden şiir yolculuğunda bizi nice yeni durakla karşılaştıracağa benziyor.1982’de Burdur’un Tefenni ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.(2004)Halen aynı bölümde yüksek lisans öğrencisidir.1997 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde “dikkate değer” bulundu.1999 Ali Rıza Ertan ve 2000 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülleri’nde birincilik aldı.2003’te İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Moran Şiir Yarışması’nda birincilik ödülünü;2005 Homeros İnceleme Ödülü’nde “Edip Cansever’in ‘Kaybola’ Şiiri Üzerine” adlı incelemesiyle üçüncülük ödülünü kazandı.Şiirleri ve denemeleri Kitap-lık, Varlık, Adam Sanat, Yasak Meyve, Dize, Le Poete Travaille (Şair Çalışıyor), Akatalpa, Edebiyat ve Eleştiri, Kül, Yom Sanat, Uç, E Dergisi, Düşlem, Bahçe, Morca gibi dergilerde yayımlandı, yayımlanıyor.

Şiir kitapları: Kuytumda ( Hera,2000);Belki Sessiz ( YKY,2008)

Leke
I

Vadi sırrını açtı bana
Seni sonsuz bir düzlükte
buldum
Yaprağın koptuğu anda,
incirin sustuğu

Kavruk bir tarafım vardı
benim
Seni işte oraya koydum

O güzel suları al, o güzel
kokuları da
Uzakta olan yaklaştı
Elbet bir kadın bir ırmak
döktü içine

Sen dokunmanın öbür
ucunda kal
Sarıl dur ben sandığın
yokluğa

- İkimizden esen rüzgâr
yapraklar topluyor
nasılsa

II

Seninle her şey susar
sanırdım
Perdelere anlatır sırrını
zaman
Gövdemde bir patika uzar
durur

Ben o bitmeyen sözlerdim
Bekleyen ahşap

Gök alçalır diye bilirdim
seninle
Bir sincap zıplar kollarında
Alıp bir lekeye götürür beni
Öyle bilirdim

Sen o yorulmaz sulardın
Diri seslerdin

Ben işte durmadan sana
dolardım

III
Sen başladın her şey geçip
gitsin
İçimde açsın sardunya,
öteye çekilsin deniz

Benim de içi çekirdekli bir
rüyam olsun
Irmaklar geçsin
gövdemden, yaban incirler

Telaşlı dudakları var çünkü
sabahın
Kuytular var ah!
Karanlıklar

Zaman durmuşsa susmuş
olalım
Gözlerinden gelen ışıklar
dönmeyi bilmesin

Söz olup çıksın bedenin
sıkıntısı
Eskimesin artık fotoğrafta
yüzüm

Sen başladın her şey geçip
gitsin
Sus dedi karınca zaman
sürsün

 

KÜSKÜN

Aldım denize bıraktım yüzünü sessizce
Suda dalgın bir mitos bir balığın ağzından
Kentleri anlayınca gördüm mahcup serçeleri
Saçaklar küskün ahşabın dilinden
Gürültüsünü emziremez olmuş toprak
Bir ağaç gölgesine uzanıvermiş bir ev
Günler de ölüp gidiyor anılarını yazamadan
Giderek eskiyor akşamın sesi
Ve sen alacakaranlıkta belli belirsiz anımsanan
Uzunca bir yolu gider gelirdi gözlerin
Beni öpersen tüneklerim dağılır zamana
Avlun olurum arsız otun
Ah! Dinsel diyalektik : arzu ve günah
Saklarım tenimde kumaşa batan iğneyi
Ağırlaşır taş plak, kan kesilir gece
Sonrası ürkü, bir çağ yenilgisi
Söz soyunup çıkarken kabuğundan
Saydıkça çoğalıyor saydıkça hamam böcekleri


(Le Poète Travaille  9)


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy