ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Aug 06th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT



Kaan İnce

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Kısa Yaşam Öyküsü

 

Kaan İnce2 Şubat 1970, Pazartesi, saat 17:45, Ankara.

Ankara İltekin İlkokulu. Sessiz, sakin bir öğrenci.

Ankara Cebeci Ortaokulu. Zeki, çalışkan, başarılı.

Ankara Yenimahalle Endüstri Meslek Lisesi Elektronik Bölümü

1986, Şiire ilk ilgi.

1989-1990 öğretim yılı. Üniversiteye hazırlık kursu.

1990 Güzü. A. Ü. DTCF Sosyoloji Bölümü. Şiirle boğuşması artar.

Ocak 1991, Milliyet Sanat Genç Şairler Köşesi, yayımlanan ilk şiiri.

1991 sonu ve 1992 ilk ayı, Balkan Kıraathanesi, haftalık buluşmalar ve İzlek'in çekirdek kadrosu.

Çağdaş Türk Dili, Yazılı Günler, Damar, Promete, Karşı dergilerinde şiirleri çıkmaya başlar.

Nisan 1992, Yaşar Nabi Nayır (Varlık) Şiir Yarışması, Mektup şiiri yayımlanır.

En son okuduğu ve çok etkilendiği şiir kitabı: 'Sevgilerde', Behçet Necatigil (yaz tatili).

1992 Ağustos'unun ilk haftasında, Gizdüşüm dosyasını ilk yayınevine vermiştir.

11 Ağustos 1992, İstanbul-Kadıköy, Ümit Oteli, saat 05.00 ��

Kaan İnce Kültür ve Sanat Vakfının kuruluşu 20 Ocak 1993 (Resmi Gazete)

İzlek dergisinin çıkışı: Ekim 1993

Ka n'ın çıkışı: Nisan 1997

 

 

KAAN'IN BIRAKTIĞI(*)

"Kuzu da koyun kadar çabuk gider" der Cervantes. Zamansız ölüm yoktur, erken ölüm vardır. Ölüm ölümdür, şu ya da bu biçimde oluşu pek bir şey değiştirmez. Yaşamı savunmak gerekir, ancak ölmeyi bilmek de bir şeydir. Bazen ölüm bizi yakalar, bazen biz ölümü yakalarız elimizle.

Yaşamın varoluşsal değeri, yani yaşamaya değer olup olmaması bir yana, onda her şeyin bazen insanın üstüne üstüne gelip her şeyi anlamsız kılarcasına bulandırdığı kesindir. İnsan ölmek hakkını kullanabilir. Kaan da öyle yaptı, ölmek hakkını kullandı. Her şey insana ölümü düşündürebilir, olumsuz şeyler kadar olumlu şeyler de.

Henüz çocuksu arayışlarla belirgin ama güzel sezgilerle dolu genç şiirinde yoğun bir ölüm duygusu dışlaşıyor. "Asit döktüler içimize" diyebilen genç bir şair hemen sonra "ses oldu ölüm, cesaret" diyebiliyorsa, yaşamakla ölmek arasında gidip gelen bir sarkacın tık tıklarını bütün varlığında duyuyor demektir. Onun genç şiirine pek gitmeyen 'susmak kutsalmış, ölüm de" sözleri yaşamı tartışan bir ruhun seslerini taşıyor.

Kaan İnce'nin ince duyarlılıklarla dolu genç şiiri tepe noktasına ulaşamadan düşmüş her şey gibi uzun uzun gönlümüzü burkacak, bize her zaman şu ya da bu nedenle eksik bıraktığımız, eksik yaşadığımız, göze alamadığımız, göze alsak da bulamadığımız şeyleri düşündürecek. Bunca uyarsızlığın, bunca tutarsızlığın, vurdumduymazlığın, kabasabalığın arasında bir çocuğun ölümü, onurlu bir gidişten başka bir şey değildir.

Bu gidişte bizi uzun uzun düşündürmesi gereken gizler vardır. Bu gizleri sökebilecek miyiz? Kaan bu dünyaya iki satırla da olsa kendini bırakıp gitti. Bizi bize duyurabilmek, bizi kendi üstümüze düşündürebilmek için dizeler bıraktı bize. Taptaze şiiri hiç eskimeden kalsın belleğimizde. Onu bize anımsatırken bizi bize duyurabilmek için, bizim kendimize bazı sorular sorabilmemiz için.

AFŞAR TİMUÇİN

(*) Papirüs Yayınlarında çıkan birinci baskıdan


Cevaplar (1)Add Comment
suveyda

sevgilerde


yazar suveyda, Mayıs 15, 2010
Sevgilerde / Behçet Necatigil

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz.)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.


Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy