ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Aug 06th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Şair ve Yazar Biyografileri Prof. Dr. Mîna Urgan


Prof. Dr. Mîna Urgan

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Prof.Dr. Mîna Urganİngiliz Edebiyatı Profesörü olan yazar ve çevirmen Mîna Urgan, 1 Mayıs 1915'te İstanbulda dünyaya geldi. Tam adı Fatma Mîna Urgan olan yazar, Şefika Hanım ile şair ve oyun yazarı Tahsin Nahit Bey'in kızıdır. Şair ve ressam  Mustafa Irgat oğlu, tiyatro oyuncusu Zeynep Irgat Urgan kızıdır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'ndeki öğreniminden sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi'ni bitirdi ve aynı fakültenin İngiliz Filolojisi Bölümü'nde doktora yaptı. ''Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar'' adlı çalışmasıyla doçent ve 1960'ta profesör oldu. Aynı yıl, Türkiye İşçi Partisi'ne girdi ve İngiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü öğretim üyeliğinden 1977 yılında emekli oldu. Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kurucu üyeliğini yaptı.

Mîna Urgan, gerek İngiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse İngiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle "duayen" kimliğini kazandı. İngiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.

Ancak Mîna Urgan'ın asıl tanınması, görece "ihtisas" gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan'ı, "çok satar" yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan'ın, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki" çekincesiyle kaleme aldığı ''Bir Dinozorun Anıları'' başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir İngiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.

Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan'ı oturmakla birlikte Atatürk'ten Halide Edip'e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir "doküman" niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri'nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, İngiltere, İtalya, Sovyet Rusya ve Amerika'ya "dinozorca" (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. "Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum" diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü İstanbul Nöroloji Servisi'nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.

 

 

Dostlarının Gözünden Mina Urgan

Adalet Ağaoğlu: "Gerçeğin peşindeydi"

Değerli Mina Urgan, son konuşmalarımızdan birinde; "Artık yaşamak istemiyorum," demişti. Sanırım bunu, yakınındaki dostları gibi, ikinci defa kaldırıldığı hastanede, çok sevip saydığı, son yıllarında, her anlamında dayanışmasından huzurlar bulduğu doktoruna da söylemiş. Kendi kendine yetme özgürlüğüne, böyle bir kafa ve ruh karışıklığına sahip aydın bir kişinin fizyolojik 'acze' katlanmak istemeyişini çok iyi anlıyorum. Mina Urgan'ın hep böyle haklı ve doğru isyanları, öfkeleri oldu. Onun araştırmalarından İngiliz edebiyatını öğrenirken, muzip zekasının, gerçek gerçeğin peşine takılışını da öğrendim..ğ

Demir Özlü: "Eşi ve oğlu arkadaşımdı"

Mina Urgan çok değerli bir insandı. Best seller kitapları yıllar sonra okuduğum için de, büyük ilgi gören Bir Dinozorun Anıları ve Bir Dinozorun Gezileri'ni henüz okuyamadım. Ama samimi kitaplar olduklarını biliyorum. Benim için daha önemli olan Mina Hanım'ın İngiliz Edebiyatı üzerine yazdığı kitaplar ve çevirilerinin güzelliğidir. Mina Hanım'ın evlendiği tek insan olan Cahit Irgat ile kaybettiği oğlu Mustafa benim yakın dostumdu. Ölümü kültür dünyamız için büyük kayıp.

Feridun Andaç: "Toplumsal belleğe dönüşü sağladı"

Mina Urgan bence giderek belleksizleşen toplumumuzda bir anlamda belleğe dönüşü sağladı. Onun 'dinozor' nitelemesi tükenenin ne olduğuna dönük hoş bir ironi bence. Oysa dönüp baktığınızda Mina Urgan yıllardır o birikimiyle orada duruyordu. Yani onu bilen biliyor, okuyan okuyordu zaten. Yazdığı anılarının ilgi görmesi ise yıllardır kitaptan uzaklaştırılan insanların, ütopyalarını yitirenlerin belleğe dönüşüydü. Mina Urgan bir dönem varolan, özellikle 12 Eylül 1980 sonrası yitirilen okur potansiyaline kendini gösterdi. Mina Urgan gider ayak bir anda o bellek şokunu yaşattı aydınlar ve okur yazarlar katında.

Vedat Günyol: "50 yıllık dostumdu"

Mina benim 60 yıllık dostumdu. Birlikte bir çok çeviriler yaptım. Onu bana ilk olarak büyük dostum Halet Çambel tanıttı. Tanışıklık o tanışıklık. Şimdi Mina Urgan'ın ölümü tabi çok üzgünüm. Her ölüm erken ölümdür derler ya, ama Mina'nın ölümü bence erkenin erkeni oldu.

Semih Gümüş: "Yeri doldurulamaz"

Mina Urgan'ın ölümünden sonra gene düşündüm. Şimdi onun yerini dolduracak bir başkasını bulabilir miyiz? Yeri doldurulmayacak kimse yoktur denirdi eskiden. Sanırım değerlerimizin bireyliklerini olduğu gibi ortaya koyamadıkları yıllardan kalmadır bu söz. Çünkü ölülerimizin yerini ne yazık ki dolduramıyoruz. Mina Urgan da bireyliğini kıskançlıkla korumuş benzersiz aydınlardındı.

Tahsin Yücel: "Yaptıkları ile övünmedi"

Arkasında zengin bir bilgi birikiminin ürünü olan bir çok değerli yapıt bıraktı. Ama bu değerli yapıtlarla övünmek şöyle dursun, Virginia Woolf'la 1995 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü verdik diye neredeyse kızmıştı bize. Bir Dinozorun Anıları ve Bir Dinozorun Gezileri'nin, bu içten anıların gördüğü büyük ilgiden de bayağı rahatsız oldu, neredeyse kendi kendinden kuşku duymaya kadar götürdü işi. 'Başarı' aramamanın bedeli bu olmalıydı.

Ferit Edgü: "Tartışmalarımızı özleyeceğim"

Sevgili Mina Urgan, Cumhuriyet döneminin ilk gerçek entelektüellerinden biriydi. Bilime ve sanata inanıyordu. Sözcügün en güzel anlamında büyük bir saflıkla insanoğluna ve mutlu yarınlara. Kendi kendisiyle uyum içinde yaşadı. Çevirileriyle, incelemeleriyle kültür yaşamımıza büyük katkıları oldu. Doğru ve dürüst bir aydınımızdı. Sonu gelmeyen tartışmalarımızı özleyeceğim.

 

Eserleri:

Shakespeare ve Hamlet (1984)
İngiliz Edebiyatı Tarihi (1986)
Virginia Woolf (1995)
D.H. Lawrence (1997)
Bir Dinozorun Anıları (1998)
Bir Dinozorun Gezileri (1999)

 

1993 Altın Kitap Ödülü
Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü
1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy