ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Sunday, Jul 12th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Shakespeare Shakespeare’in Othello Trajedisi


Shakespeare’in Othello Trajedisi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

William Shakespeare’in Othello Trajedisi

Kıskançlık nedir?.. Bir düşünün…
Kıskançlık duygusu, seven bir insana neler yaptırabilir?
Sevgiliye hediye edilen küçük bir mendil, namus simgesi olabilir mi?
Kıskançlık duygusu, aşk ve sevgiyi yok edecek kadar güçlü müdür?
Kıskançlık duygusu, âşığın gözlerini kör edip ona her türlü kötülüğü yaptırabilir mi?
Kıskançlık duygusu, sevdiğiniz insanı boğarak öldürecek kadar sizi vahşileştirebilir mi?
Sevdiğiniz bir insanın ihanet ettiği kuşkusu sizi ne kadar derinden yaralar?


Gelin isterseniz bu soruların yanıtlarını Othello adlı oyunu izledikten yahut okuduktan sonra verelim. Kıskançlık duygusunun ne derece güçlü ve tehlikeli olduğunu, Shakespeare’in Othello adlı trajedisini izledikten yahut okuduktan sonra daha iyi anlıyor insan.

Othello Oyununun Konusu

Othelloİngilizlerin en ünlü tiyatro yazarı William Shakespeare’in 1604 yılında trajedi türünde yazdığı Othello adlı oyununun konusu, yıllarca Venedik devletinin hizmetinde savaşmış, türlü kahramanlıklar göstermiş Mağripli zenci bir komutan ile Venedikli beyaz bir kızın engel tanımayan aşkları, karısını delicesine seven bu komutanın emrindeki bir subayın kara çalmaları yüzünden karısından soğuması, karısına hediye ettiği ve namus simgesi olarak gördüğü küçük bir mendili başka bir erkeğin elinde görünce aldatıldığı kuşkusuna kapılıp çok sevdiği karısını boğarak vahşice öldürmesidir.

“Venedik’te olup bitenleri anlatan birinci perdeden sonra, oyunun tümü Kıbrıs’ta geçer. Osmanlı donanmasının Kıbrıs’a yaklaştığı haberi alınınca, Venedikli bir senatörün dediği gibi, ‘Türkler için Kıbrıs’ın önemi’ bilindiğinden, Desdemona ile yeni evlenen Othello, adayı savunmak üzere hemen oraya gönderilir. Ne var ki, Shakespeare’in amacı, 1570’te İkinci Selim’in Kıbrıs’ı Venediklilerin elinden almasıyla sonuçlanan tarihsel olayı anlatmak değil, Othello’nun böylesi önemli bir göreve atanacak kadar büyük bir komutan olduğunu belirtmektir. Onun için, korkunç bir fırtınada Osmanlı gemilerinin battığını bildirdikten sonra, Kıbrıs durumuna bir daha değinmez.

Shakespeare bu oyunun konusunun anahtarlarını, Giraldi Cinthio’nun 1565’de İtalya’da yayınlanan Hecatommithi adlı derlemesinden almış, gereken değişiklikleri yapmış ve aslında metelik etmeyen bir İtalyan öyküsünü bir başyapıta dönüştürmüştür.” (Mina Urgan, s.202-203)

Othello trajedisinin en güçlü teması “kıskançlık”tır. Orta yaşlı, iri yarı, zenci bir komutan olan Othello, genç ve güzel karısı Desdemona’yı, emrindeki yakışıklı bir subaydan kıskanır. Othello aslında hiç de kıskanç biri değildir. Aksine, son derece soğukkanlı, öfkesini kontrol edebilen, sakin bir adamdır. Çavuş Iago’nun kara çalmalarıyla bu sakin adam, yavaş yavaş bir canavara dönüşür. “Othello kıskanç doğmamış, kıskanç edilmiştir. Eğer akıllara sığmayacak kadar kötü ve kötü olduğu kadar da zeki bir hain olan Iago’nun eline düşmese, kıskançlığın ne olduğunu bilmeyecektir Othello. Ama Iago’nun Othello’yu mahvetmeye kararlı olduğu, oyunun daha ilk sahnesinden anlaşılır. Ve Iago bu kararı uygulamaya koyunca, Othello onun elinde istediği gibi oynattığı bir kuklaya dönüşür.” (Mina Urgan, s.206)

Ömrü savaşlarda geçmiş, ölümcül tehlikeler atlatmış cesur ve güçlü komutan, karısı hakkında kulağına fısıldanan bir iki yalan sözle bir anda perişan olur. İçine kuşku ve kıskançlık ateşi girdikten sonra Othello, çok acı çeker. Çektiği acının şiddetli olması, karısına duyduğu sevginin büyüklüğünü gösterir. Sevdiği kadını başka bir erkeğin koynunda hayal etmek, Othello’yu çileden çıkarır, bu acıya dayanamaz. Önceleri karısına bir melek gibi yumuşak ve nazik davranırken, kıskançlık duygusu içine girdikten sonra her geçen gün insanlıktan uzaklaşır, vahşileşir. Othello’nun gönlünde sevgi ile kıskançlık duyguları sürekli olarak savaşır. Bu savaşın galibi kıskançlık olur. Othello çok sevdiği karısını boğarak öldürür. Karısını boğmadan önce, boğarken ve boğduktan sonra da sevmektedir, ancak içindeki kıskançlık duygusuna yenik düşer.

Shakespeare bu oyununda Othello’nun kişiliğinde kıskançlık duygusunun aşk ve sevgiden daha güçlü bir duygu olduğunu, basite alınmaması gerektiğini vurgulamaya çalışır. Kıskançlık öyle pis bir hastalıktır ki, en güçlü aşkları bile bir anda ezip geçebilir. Bu hastalığa yakalandığımız anda gözlerimiz görmez, kulaklarımız işitmez olur. Sevdiğimiz kişi hakkında kulağımıza kötü bir söz geldiğinde, soğukkanlı bir şekilde işin aslını araştırıp öğrenmeli, ne olursa olsun sevdiğimiz insana da kendini savunma hakkını vermeliyiz.

Othello’nun, her ne kadar karısını çok seven bir koca ve güçlü, tecrübeli bir komutan olsa da, kurnazlık ve hainlikte şeytana bile pabucunu ters giydirecek biri olan Iago karşısında hiç şansı yoktur. Othello saflığı, dürüstlüğü, iyiliği temsil eder; Iago ise yalanı, ikiyüzlülüğü, hainliği, kötülüğü temsil eder. Iago, doğuştan kötü bir insandır. İnsandan çok bir şeytandır. Yaptığı kötülüklerden, insanlara zarar vermekten, onların acı çekmelerinden beslenir, keyif alır. Çok zeki ve kurnaz biridir. Konu, karşısındaki insana zarar vermek, acı çektirmek olduğunda en küçük bir fırsatı bile kaçırmaz. Othello’nun biraz yaşlı ve zenci olması, yaveri Cassio’nun ise genç, yakışıklı ve beyaz olması Iago’nun işini kolaylaştırır. Çavuş Iago’nun komutanı Othello’ya olan düşmanlığının sebebi, karısı Emilia ile Othello’nun yattığı söylentisidir. “Nasıl nefret ediyorsam cehennem azabından / O kadar nefret ediyorum ondan.” (s.32) “Nefret ediyorum Mağripli’den; / Yatağıma benim yerime onun girdiği herkesin dilinde, / Yalan mı doğru mu bilemem; / Ama doğruymuş gibi davranacağım ben. / Bana güveniyor ya yeter; / Tasarladıklarımı başarıyla yürüteceğim böylece.” (s.56) Bu söylentinin aslı olup olmadığını bilmez, fakat aslı varmış gibi düşünür ve bunun intikamını almak ister. Iago’nun komutanına olan düşmanlığının diğer bir sebebi de kendisine verilmesinin daha uygun olduğunu düşündüğü yaverlik görevinin Cassio’ya verilmesidir. Iago bu iki gerekçeyle intikam yolculuğuna çıkar. Önce yalandan bir kargaşa çıkartarak Cassio’yu yaverlikten attırır. Cassio’yu, bağışlanması için Desdemona’nın yanına gönderir. Bu arada Iago, Othello’nun kulağına kuşku zehrini akıtır. Othello, karısını sık sık Cassio’yla görür. Kendisine kurulan tuzağın hiç mi hiç farkında olmayan Desdemona, saf bir şekilde Cassio’yu bağışlaması için sürekli olarak kocasına yalvarır. Bu durum Othello’yu iyice çileden çıkarır. Othello, Iago’dan karısının ihanetini gösteren elle tutulur kanıtlar ister. Iago yalanlarını sıralar. Bir gece Cassio’nun yanında kaldığını, Cassio’nun rüyasında Desdemona’yı sayıkladığını, Othello’nun karısına hediye ettiği çilek işlemeli mendili Cassio’nun elinde gördüğünü, o mendille sakalını sildiğini söyler. Gerçekte bu mendili çalması için Iago, karısı Emilia’ya belki yüz kez yalvarmış, bir gün Desdemona bu mendili farkında olmadan düşürmüş, Emilia da kocasını mutlu etmek için bu mendili alıp Iago’ya getirmiştir. Iago, bu mendili çok etkili bir silah olarak kullanır. Mendil, sevgiliye verilen küçük bir hediyedir. Pek değerli bir şey değildir.  Fakat yüreği kuşku ve kıskançlık ateşiyle yanan bir insan için bu küçük mendilin taşıdığı önem tabi ki sanılandan büyüktür. Sinyor Brabantio’nun sözleri de Othello’nun karısı hakkındaki kuşkularını güçlendirir. “Aklın varsa gözünü dört aç Mağripli. / Babasını aldattı o, seni de aldatabilir.” (s.52) Othello’nun karısından kuşku duymasına yol açan diğer bir sebep de Iago’nun şeytanca sözleridir. Othello’nun ömrü savaşlarda geçmiştir. Venedikli kadınların nasıl yaşadıklarını, nelerden hoşlandıklarını hiç bilmez. Tabi bir de zenci olmasının verdiği eziklik duygusunu unutmamak gerekir. “Kendi ülkesinden, kendi huyundan, kendi seviyesinden / Birçok evlenme teklifini geri çevirdi. / Oysa doğada her şey dengi denginedir – / Böyle davranan kadınlarda cinsel istekler, / Sapıkça anormallikler, doğaya aykırı düşüncelerden gelir – / Ama bağışlayın beni – bu sözlerim, / Özellikle karınız için söylenmiş değil; / Olur a, bir gün eskiye döner de, / Kendi soyundan erkekleri canı çeker belki, / Sizi, kendi ülkesinin erkekleriyle / Karşılaştırır diye kaygılıyım hani.” (s.112)

Othello oyununda “aşk” teması da önemlidir. Mağripli zenci bir komutan olan Othello ile Venedikli bir soylunun kızı olan Desdemona arasında yaşanan, ihanet kuşkusu yüzünden cinayet ve intiharla sonuçlanan acı, hüzünlü, trajik bir aşktır bu. Desdemona melek kadar saf, iyi kalpli bir kızdır. Venedik’in soylularından Sinyor Brabantio’nun kızıdır. Barabantio, sık sık evine çağırır Mağripli zenci komutan Othello’yu. Katıldığı savaşları, başından geçen tehlikeli olayları anlatmasını ister ondan. Genç bir kız olan Desdemona da büyük bir heyecanla dinler Othello’yu, başından geçenler yüzünden ona acır. Othello, genç kızın hayallerinin kahramanı oluverir. Desdemona, maceralarını dinlediği, başına gelenlerden dolayı acıdığı bu komutana gönlünü kaptırır. Bir gece Desdemona gizlice evden kaçar, Othello ile evlenir.

Desdemona Venedikli beyaz bir kızdır. Soylu bir ailesi vardır. Desdemona’yı Venedik’in soylularından, zenginlerinden pek çok kişi istemiş, fakat o hiçbiriyle evlenmeyi kabul etmemiştir. Yüreğinin sesini dinlemiş, her türlü zorluğu göze almış, kendi soyundan olmayan, kendinden yaşlı, zenci bir komutanla evlenmiştir. İnsan birine gerçekten âşık olursa, tutulursa, hiçbir şeyi umursamaz, hiçbir şeyden korkmaz. Âşığın gözü karadır. Tek bir arzusu vardır: Sevdiğine kavuşmak. Desdemona da öyle yapar, ne toplumun baskısına ne de babasının karşı çıkmasına boyun eğer. Kalbinin sesini dinler, sevgisine güvenir. Senato salonunda babasını sevip saydığını ancak, bundan böyle kocasını daha üstün tutacağını söyler. Othello, Düka tarafından Osmanlı saldırısına karşı Kıbrıs’ı korumakla görevlendirilir. Desdemona bu ayrılığı göze alamaz, kocasının yanında Kıbrıs’a gitmek için Düka’dan izin ister. Düka’nın karşısında Desdemona’yı konuşturan güç, aşktır elbette. Gerçekte Kıbrıs’a gitmek demek, Venedik’teki rahat yaşantıyı geride bırakmak, savaşa gitmek, ölüme koşmak, kısaca canından geçmek demektir. Desdemona için sevdiğinden ayrı rahat ve huzur içinde yaşamaktansa, sevdiği insanın yanı başında can vermek daha üstündür.

Shakespeare bu oyununda “ırkçılık” teması üzerinde de önemle durmuş, dört asır önce Venedik toplumunda zenci insanların sırf renklerinden dolayı aşağılanmasını eleştirel bir yaklaşımla yansıtmıştır. Bir insandan sırf derisinin renginden dolayı nefret etmek, büyük bir saçmalıktır. İnsanlar yaptıklarıyla, davranışlarıyla, kişilikleriyle değer kazanırlar. Venedikli bir soylu olan Sinyor Brabantio, kızıyla evleninceye kadar yiğit komutan Othello’yu çok sever, ona saygı gösterir. Ancak iş kızını vermeye gelince, sevginin yerini nefretle karışık bir aşağılama duygusu alır. Komutan Othello’nun tek suçu zenci olmasıdır. Eğer bir zenci değil de beyaz bir Venedikli olsaydı, Brabantio’nun çok sevdiği, saygı gösterdiği bir damat olması işten bile değildi. Othello, kendisini Venedik halkına adamış, yıllarca Venedik devleti için savaşmış, canını hiçe saymış, kahraman bir komutan olmasına rağmen Brabantio’dan çok ağır, çok aşağılayıcı, kin ve nefret dolu laflar duyar. Bir zenci olduğu için beyaz bir kadınla evlenmeye hakkı yoktur. Bu durum, yiğit Othello’nun çok ağırına gider. Oyunun en kötü kişisi olan Iago, Othello’nun zenciliğini kötü yönde kullanır. Desdemona gibi beyaz, genç ve güzel bir kızın kendi soyundan bir erkekle değil de Othello gibi zenci biriyle evlenmesinin insan doğasına aykırı olduğunu, bir süre sonra kendi ırkından beyaz bir erkeği canının çekeceğini söyleyerek komutanını huzursuz eder.

“Venedik’in en soylu ailelerinden Senatör Brabantio’nun güzeller güzeli, melek huylu, gencecik kızı Desdemona ile Othello’yu birbirine bağlayan sevdanın bir felaketle sonuçlanmasının tek nedeni, Othello’nun, Iago’nun kara çalmalarına inanacak kadar saf olması değildir sadece. Gizlice kıyılan nikah açığa çıkınca, çevredekilerin gösterdikleri tepki, Othello’yu sarsmış, yaralamıştır mutlaka. Çünkü Othello, Venedik’in hizmetinde çalışan bir yabancıdır, Desdemona’dan çok daha yaşlıdır ve en önemlisi, bir zencidir. Beyaz ırktan bir kadınla bir zencinin ilişkisi, yalnız XVII. yüzyılın başlangıcında değil, ne yazık ki çok daha sonraları da tiyatro seyircilerini tedirgin eden bir nitelik taşır. O kadar ki, XIX. yüzyılın en ilginç deneme yazarlarından Charles Lamb, bu oyunu okurken rahatsız olmadığını, ama Othello’nun renginden ötürü aynı oyunu sahnede görmeye dayanamadığını söylemişti. Amerikalı yazar John Quincy Adams ise, duyduğu ‘doğaya aykırı çirkin tutkuya’ karşı koymayıp, gece yarısı evinden kaçıp bir zenciyle evlenerek ailesini rezil eden Desdemona’yı fena halde ayıplamıştı. Eskiden Edmund Kean gibi birçok oyuncu, tenlerini biraz esmerleştirerek bu role çıkmayı yeğ tutmuşlar ve Romantik çağın en büyük şairlerinden Coleridge bile, Othello’nun zenciliğini hazmedememiş, onu bir beyaz Arap olarak düşünmek istemiştir…

Othello kara olmasına karadır ama aynı zamanda yiğittir, soyludur. Ataları arasında krallar olan ünlü bir askerdir. Devlet tehlikeye düşünce, Venedikli bir komutan değil, Othello gönderilir Kıbrıs’a.” (Mina Urgan, s.203-204)

Oyunda üzerinde durulan diğer bir tema ise “aşırı güven duygusunun zararları”dır. Othello, çavuşu Iago’ya aşırı derecede güvenir, onun namuslu ve dürüst bir insan olduğuna inanır. Iago, Othello’ya karısıyla ilgili iğrenç yalanlar söyler. Iago’nun yalan söyleyeceği, Othello’nun aklının ucundan geçmez. Söylediklerinin doğru olup olmadığını araştırmaz. Othello, Iago’ya duyduğu aşırı güvenin bedelini çok ağır öder: Çok sevdiği karısını boğarak öldürür, sonra da intihar eder.

Yazar bu oyununda, güven duygusunun bazen gözleri kör edebileceğini, insanın sürekli uyanık olması gerektiğini anlatmaya çalışır. Olmadık kişilere körü körüne güven duygusu beslerseniz, sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırsınız. Nitekim bu oyunda Othello’nun başına gelen acı olayların tek sebebi, çavuşu Iago’ya aşırı güven duymasıdır. Onun her söylediğine inanmasaydı ya da söylediklerinin gerçek olup olmadığını araştırsaydı sonuç bu kadar trajik olmazdı.

Othello oyununun diğer bir önemli teması “insanoğlunun kaderi (alın yazısı) karşısındaki acizliği”dir. Othello gibi güçlü bir komutanın kıskançlık duygusu karşısında nasıl çaresiz kaldığını, yenik düştüğünü görürüz. İnsanoğlu ne kadar güçlü olursa olsun, ne kadar çırpınırsa çırpınsın sonunda alın yazısına yenik düşer. Sevgimiz, aşkımız ne kadar güçlü olursa olsun, kader rüzgârı şöyle hafiften estiğinde uçurup götürür dillere destan sevdaları. Othello, Desdemona’yı deliler gibi sever, ancak kader onunla tıpkı bir oyuncak gibi oynar.

Othello oyununda “intikam”, “kötülük”, “ikiyüzlülük” temaları da dikkati çeker. İntikam teması oyunun başından sonuna dek hissedilir. Iago iliklerine kadar kötü olan bir insandır. Sanki dünyaya kötülük yapmak için gelmiştir. İnsanlara zarar vermekten, acı çektirmekten büyük bir zevk alır. Iago’nun hemen herkesle görülecek bir hesabı vardır. Komutanı Othello’dan nefret eder; çünkü kendisinin hakkı olduğunu düşündüğü yaverlik görevine Cassio’yu seçmiş, kendisine ise daha düşük bir rütbeyi -sancak çavuşu- uygun görmüştür. Iago’nun Othello’ya duyduğu nefretin asıl nedeni ise, karısı Emilia’nın kendisini Othello ile aldattığına dair kulağına gelen söylentilerdir. Bu söylentinin gerçek olup olmadığı Iago için pek de önemli değildir. Küçük bir söylenti, aslı olsun ya da olmasın- Iago’nun karşısındaki insana düşman olması için yeterlidir. Iago, oyun bitene kadar intikam ateşiyle yanar. Bir kargaşa çıkartır, Iago’yu yaverlik görevinden attırır. Othello’ya karısı Desdemona’nın kendisini Cassio ile aldattığına inandırır. Othello, güzel karısı Desdemona’yı kendisine ihanet ettiğini sandığı için boğarak öldürür. Iago, asılsız bir söylenti yüzünden karısına karşı soğuk ve ilgisiz davranır. Saf ve salak bir adam olan Roderigo’yu da aldatır, yardım ediyor görüntüsü altında onu soyup soğana çevirir. “Bana keselik edecek bir sersem buldum yine; / Eğlence ve kazanç olmasaydı işin içinde / Hiç vakit harcar mıydım böyle bir salağa.” (s.56) Roderigo’nun saflığından, Desdemona’ya duyduğu hastalık derecesindeki aşkından faydalanır. Çevirdiği dolaplar ortaya çıkar endişesiyle de oyunun sonunda Roderigo’yu öldürür. Iago, çevresine kötülük saçan, dokunduğu her şeyi öldüren bir canidir. Kendisi mutsuzdur; insanları da mutsuz etmek, onları acı içinde kıvrandırmak için elinden geleni yapar.

Shakespeare bu oyununda Iago’nun kişiliğinde, bu dünyaya sadece kötülük yapmak için gelmiş ruh hastası insanların da olabileceğini, karşımıza çıkan her insanı kendimiz gibi görmememiz gerektiğini, insan doğasının çeşit çeşit olduğunu, arkadaşlarımızı tanıma, onlara güvenme noktasında daha dikkatli olmamız gerektiğini anlatmaya çalışır.

Othello Oyununun Kişileri

Othello: Oyunun başkahramanıdır. Ömrü savaşlarda geçmiş, kahraman bir komutandır. Mağripli bir zenci olmasına rağmen, kendisini Venedik devletine adamış, senatörlerin ve halkın sevgisini, güvenini kazanmış bir komutandır. Sinyor Brabantio’nun kızı Desdemona ile gizlice evlenir. Önceleri karısına karşı uysal ve nazikken, emrindeki bir askerin kara çalmaları yüzünden karısının kendisine ihanet ettiğini düşünür, günden güne vahşileşir. En sonunda, melek kadar saf karısını, kendisine ihanet ettiği kuşkusuyla boğarak öldürür. Karısının masum olduğu ortaya çıkınca, yaptığına pişman olur. Çok sevdiği karısı olmadan bu dünyada yaşayamayacağını anlar, hançerle kendisini öldürür.

Desdemona: Sinyor Brabantio’nun kızıdır. Gönlünü Mağripli zenci bir komutan olan Othello’ya kaptırır. Her türlü engeli göze alarak gizlice Othello ile evlenir.  “Desdemona, sıcak, dışadönük, insancıl bir kadındır. Onda Mağripli’nin sevgili karısı olmaktan başka, evine bağlı kadınsı bir yan da vardır. Ürkek ve mahcuptur. Yumuşak ve çabuk kırılacak bir karaktere sahiptir. Othello’ya hayran olduğu kadar, ona karşı sevecen ve anaçtır. Onun üşümemesine, hasta olmamasına özen gösterir, başı ağrıdığı zaman mendiliyle onun başını sardığı gibi (ki, mendil sonradan Othello’nun kıskançlığını alevlendiren korkunç bir simge durumuna girer). Elişleriyle uğraşan, aslında başka ev kadınlarından pek de farklı olmayan bir kişiliği vardır. Onun en belirgin yanı Othello’yu çok sevmesidir.” (Özdemir Nutku, s.16-17)
 
Kocasının hediye ettiği mendili farkında olmadan kaybeder. Kocası tarafından haksız yere azarlanır, fakat yine de sesini çıkarmaz, kocasına karşı en ufak bir saygısızlık yapmaz. Gördüğü onca haksız ve çirkin muamelelere rağmen yine de kocasını çok sever, kalbinde ona karşı en ufak bir kırgınlık duymaz. Oyunun sonunda kocası tarafından boğularak öldürülür. Bahtsız bir kadındır.

Brabantio: Venedikli bir soyludur. Desdemona’nın babasıdır. Irkçı bir insandır. Kızının zenci bir adamla evlenmesini kabullenemez. Kızıyla gizlice evlenen Othello’dan sırf zenci olduğu için nefret eder. Kızı Desdemona’yı da böyle bir yanlış yaptığı için yok sayar. Hem kızına hem de damadına ağzına geleni söyler.

Iago: Othello’nun sancak çavuşudur. Emilia’nın kocasıdır. Oyunun en kötü kişisidir. Hemen herkese kötülüğü dokunan, acımasız, ikiyüzlü, kalbi kin ve nefret dolu biridir.

“Iago, renkli ve uyumlu bir dünyadaki renksiz ve çirkin olan şeydir. Iago bir siniktir; her şeyi kötü gözle gören, alaycı, olumsuz ve bunun için de tehlikeli bir karakterdir. İnsanların zayıf taraflarını hemen algılayabilecek bir yetiye sahiptir. O hep çevresindekilerin zayıf tarafını yakalamaya çalışan bir avcıdır. Güzeli, doğruyu, iyiyi bilir, ama bunları kullanarak çirkini, yanlışı ve kötüyü getirir.” (Özdemir Nutku, s.16) Komutanı Othello’ya düşmanca duygular besler. Bunun bir sebebi, Othello’nun karısıyla yattığı söylentisinin kulağına gelmesi, diğer sebebi ise yaver olarak kendisini değil de Cassio’yu seçmiş olmasıdır. Iago, Othello’yu karısından soğutabilmek için Desdemona hakkında iğrenç yalanlar söyler. Othello’nun kalbindeki sevgiyi, aşkı; kin ve nefrete dönüştürür. Othello, çok güvendiği Iago’nun kara çalmaları yüzünden karısı Desdemona’yı boğarak öldürür.

Emilia: Sancak Çavuşu Iago’nun karısıdır. Desdemona’nın hizmetinde bulunur. Hakkında çıkan asılsız bir söylenti yüzünden kocasıyla arasına bir soğukluk girmiştir. Desdemona’nın düşürdüğü mendili kocasına getirir. Ancak farkında olmadan Desdemona’nın kocası tarafından suçsuz yere öldürülmesine hizmet etmiş olur. Sonradan kocasının ne kadar kötü bir insan olduğunu anlar, fakat iş işten geçer. Oyunun sonunda, her şeyi göze alarak asıl suçlunun kocası olduğunu anlatır. Kocası Iago tarafından öldürülür.

Cassio: Othello’nun yaveridir. Genç ve yakışıklı bir subaydır. Oldukça kibardır. Sancak Çavuşu Iago’nun kurduğu tuzağa düşer, sarhoşken taşkınlık yapar, bu yüzden yaverlikten atılır. Kaybettiği itibarını yeniden kazanabilmek için Desdemona’dan yardım ister. Othello, bu görüşmeleri yanlış anlar. Iago, Desdemona’ya kocası tarafından hediye edilen mendili, gizlice Cassio’nun odasına bırakır. Othello, karısına hediye ettiği mendili Cassio’nun elinde görünce, karısının kendisini aldattığını düşünür. Cassio güvenilir, dürüst, namuslu bir insandır. Desdemona’ya ve komutanı Othello’ya karşı içinden en ufak bir kötülük geçmez. Othello, Cassio’yu genç olduğu, beyaz olduğu, yakışıklı olduğu, kibar olduğu, hepsinden önemlisi Iago kışkırttığı için kıskanır. Othello, Iago’dan Cassio’yu öldürmesini ister. Cassio, Iago tarafından yaralanır. Bianca adında düşkün bir kadınla gönül eğlendirir.

Bianca: Cassio’nun ara sıra görüştüğü, birlikte olduğu, gönül eğlendirdiği düşkün bir kadındır.

Roderigo: Desdemona’ya tek taraflı olarak âşık olan, saf bir adamdır. Iago, bu saf âşığı, Desdemona’ya kavuşturma vaatleriyle kandırır, onun paralarını bir güzel yer. Roderigo, Iago’nun para kaynağıdır.
 
 
 
 
KAYNAKÇA

William Shakespeare, Othello, Türkçesi: Özdemir Nutku, 8. Basım, Remzi Kitabevi, İstanbul 2004. (Metin alıntıları bu kitaptan yapılmıştır.)

Özdemir Nutku, Othello Üzerine, 1985 (William Shakespeare, Othello, 8. Basım, Remzi Kitabevi, İstanbul 2004).

Mina Urgan, Shakespeare ve Hamlet, 1. Baskı, Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul 1984.

Cevaplar (1)Add Comment
Zeus

Paranoy-a


yazar Zeus, Temmuz 29, 2010
/paranoy-a
othello bi sahnede çoşar ve atılır: "öpmüştüm seni öldürmeden önce, öylede olacak yine.. öldürüyorum kendimi can vermek için öpüşünde."


Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy