ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Saturday, Oct 24th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Sosyal Ağ Gruplar Franz Kafka Tartışmalar Franz Kafka'dan Aforizmalar
Franz Kafka'dan Aforizmalar
Tartışma beste tarafından, 26 Mart 02:03 ÖS tarihinde başlatıldı.
Bir elmanın birbirinden farklı görünüşleri olabilir: Masanın üstündeki elmayı bir an olasun görebilmek için boynunu uzatan çocuğun görüşü ve bir de, elmayı alıp yanındaki arkadaşına rahatça veren evin efendisinin görüşü.
Cevaplar
Cevap yazabilmeniz için ilk olarak bu grubun aktif üyesi olmanız gerekmektedir.
LiberterKedi, Cumartesi, 12 Kasım 2011 13:10
LiberterKedi
sevgili bayan milena,

evet, bu başlık sıkıyor artık; ama neylersiniz, böylesine güvensiz bir dünyada hasta kişilerin dayandıkları desteklerden biri de bu, dayanaklar sıksa bile bizi, güçsüzlüğümüzün geçtiğini göstermez. almanların arasında yaşamadım, ama anadilim almanca, onun için de bu dili kullanıyorum; gelgelelim çekçe daha cana yakın, böyle olunca da çekçe yazdığınız mektuplar birtakım karanlık şeyleri aydınlatıyor... daha belirli görüyorum sizi, kımıldıyorsunuz, elleriniz yaşarlı, öylesine oynak, istediğini bilen... karşılaşmış gibiyim sizinle; ama sonra gözlerimi yüzünüze kaldırmak isteyince bir yangındır başlıyor, mektup süresince yalnız - neler anlatıyorum! - ateş görüyorum.

sizi alev alev yanan bir sobanın içinde bilmek -yaşayısınız bu-, ölümlü usunun alamayacağı bir şey. bana olan davranışınızı ele alalım, bir okul ödevi gibi gözden geçirirsek görürüz ki, bana karşı üç türlü davranabilirdiniz: susardınız, kendinizden hiç söz etmezdiniz, ama o zaman sizi tanımak mutluluğundan alıkoymuş olurdunuz beni, belki bu mutluluktan daha önemli bir şeyi, kendimi denemekten yoksun kılardınız. demek iyi olmuş saklamadığınız. susmaz anlatırdınız, ama her şeyi değil, ya da güzeli göstermeye çalışarak anlatırdınız -bunu bugün de yapabilirsiniz, ama bugün hemen anlarım artık-, sezdirmem belki anladığımı, yalnız üzüntüm iki kat olur.

demek bu türlüsünü de yapmamalısınız. kalıyor üçüncü yol: kendi kendinizi kurtarmaya çabalamak. bu yoldasınız, mektuplarınızdan sezinliyorum bunu. çoğun erinç ve güven çarpıyor gözüme yazılarınızda, kimi vakit de -şimdilik tabii- başka şeyler çarpıyor, ama sonunda "tüyleriniz ürperiyor."

sağlığınız için yazdıklarınızla yetinemiyorum. (benim için üzülmeyin, iyiyim; yalnız bu dağ havası uykularımı bozuyor.)
 
feylesof, Pazartesi, 19 Temmuz 2010 19:08
feylesof

Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay.Herkes sürüye katıldığından ötürü güvenlik içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor.Tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldudurulacak başvuru formları ve kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor.O nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar.
 
feylesof, Salı, 11 Mayıs 2010 18:14
feylesof

Bir gün bir kafes kuş aramaya çıkar..

 
adım, Çarşamba, 31 Mart 2010 08:51
adım
Tanrı'nın Azrail'i yanına çağırmasıyla başlar hikaye ve Tanrı Azrail'den Kafka adında bir adamı öldürüp kendine getirmesini ister. Azrail elindeki öldürülecekler listesinde küçük bir oynama yaparak Kafka'nın adını ilk sıraya alır ve canını almak için dünyaya iner. Prag'dan başlar aramaya ve tüm Avrupa'yı dolaşır, ama bulamaz. Tanrıya karşı mahcup olmak istemediğinden hiç ara vermeden devam eder yolculuğuna ve tüm mevsimlerde, tüm kentleri dolaşır...
Tanrı'nın huzuruna çıktığında eli boştur. Tanrı Kafka'yı sorar kendisine, Azrail boyun büküp cevap verir, "Yok" der önce... "Sizin yarattığınız evrende Kafka adında bir adam yaşamıyor." Tanrı öfkelenir bu sözün karşısında, belki de ilk defa istediği bir şey yerine gelmemiştir. Gür sesiyle bağırır Azrail'e "Git o zaman onu kendi yarattığı dünyada bul ve getir."
 
adım, Cuma, 26 Mart 2010 14:56
adım
Yalnız kendi kendisini kanıtlayabiliyor, tek kanıtı kendisi, tüm düşmanları anında alt ediyor onu, ama onu yalanlayarak değil (o yalanlanamaz!) kendilerini kanıtlayarak.
 
Zeus, Cuma, 26 Mart 2010 14:14
Zeus
Ev halkını koruyan tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir!