ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Jul 07th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Sosyal Ağ Gruplar Can Yücel Tartışmalar bak, ne güzel Akdeniz...
bak, ne güzel Akdeniz...
Tartışma Angelica tarafından, 03 Nisan 02:20 ÖS tarihinde başlatıldı.
DÖRTLÜK

Kaybederken kazanmayı şiirden öğrendim
Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
Mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.
Cevaplar
Cevap yazabilmeniz için ilk olarak bu grubun aktif üyesi olmanız gerekmektedir.
adım, Cumartesi, 04 Eylül 2010 11:23
adım
Bİ Damlaci

Duru bir yeşildi ortalı
Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boy
Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık
Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığ
Pullarını döküyor üstüm
Bir sessizliği anlatmak için yazıldı bu şii
Belki de anmak içi
bi damlacık bir sessizliğ

Can Yücel
 
Angelica, Cuma, 27 Ağustos 2010 00:20
Angelica
Unutma!
Yüreğinde bir ismin imzası var.
Ve sen onu silemezsin, söküp atamazsın,
Ne kadar uğraşsan da seninle beraber büyür içindeki sızı.
İlk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda. .
Unutma!
Bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın.
Sitemler öfkeler birikirken içinde, sen azalırsın.
Dilinde küfür elinde kadeh, eksik olmaz.
Günler böyle geçer alışırsın.
Unutma!
Sabahlar artık gecikir.
İster sağa dön ister sola, gözüne uyku değil gidenin hayali gelir
Kendini şiirlere verirsin
Elin sigaraya gider; her on dakika da bir fena zehirlenirsi
. Unutma
Bir süre güvenmeyeceksin kimseye, kendine sığınacaksın
Aşk konuşulduğunda sen susacaksın
Of'larla, ah'larla başlayacaksın her cümleye
Çevrende senden başka herkes haksız olacak
Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöp
. Unutma
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
Biri seni bulacak.
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin
Ne kadar dirensen de nafile
İnsansın sonuçta seveceks
n. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gâvura kızıp da oruç bozulma
. Sök at kafandan acaba'lar
! Bir kemik aynı yerden iki defa kırılm
z. Artık kararmaz geceleri
. Bir daha yaşlar akmaz gözünde
. Sabahların gecikme
. Kim bilir ağladığın günlere gülersi
. Bir defa öldün ya zamanın
a, Bir daha ölmezsi

Can Yü
el
 
adım, Cumartesi, 10 Temmuz 2010 11:13
adım
KAYIP ÇOCUK

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi

Can YÜCEL
 
adım, Çarşamba, 07 Temmuz 2010 09:08
adım
Hayır

Dinlensin diyedir gözlerimiz
Bu önümüzde açılıp giden manzara;
Bu dünya yoruldu mu kuşlar konsun diyedir
Ve tanrılar boşluktan bıkınca.

Ellerimize malum olur nedense
Suların rengi balıklarıyla çiçekleriyle
Düşünmenin huzuru ayan olur;
Soğuğun sessizliği hakeza.

Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız
Boylarımız büyür usul usul;
Duyulmasın diye gürültüler uykularda
Yağmurlar yağar geceleri.

Can Yücel
 
Angelica, Salı, 06 Temmuz 2010 11:16
Angelica
EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer

Issızlığa teslim olmazdı sahiller
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da
ya canım ellerini tutmak isterse..

Evet Sevgili
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!

can yücel
 
Angelica, Pazartesi, 05 Temmuz 2010 07:36
Angelica
ARKAMDAN KONUŞMASINLAR DİY

Her Donkişotun bir yeldeğirmeni vardır
Benim ki Heybeli’de
Yarı yarıya yıkık
Üstünde
Kırmızı üstüne beyaz beyaz harflerle
Kocaman
TÜRKİYE HALK BANKAS
Yazıl
Vallahi billahi d
Beş kuruş almadım o reklam iç
n
 
adım, Cumartesi, 26 Haziran 2010 08:58
adım
...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar!

Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı...

Ayaklarından yaratılmadı,öyle olsaydı ezilirdi.

Ustün olmasın diye başından da yaratılmadı.

Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye;...

Kolun biraz altından korunsun diye....

Kalp hizasından SEViLSiN diye...................."

CAN YÜCEL
 
adım, Çarşamba, 16 Haziran 2010 10:09
adım
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu

En son teftişine çıkana deği
Koştururken ardından o uçmaktaki devin
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar içi
Açıldı nefesim, fikrim, canevi
Hayatta ben en çok babamı sevdim

Can Yüce
 
Angelica, Salı, 15 Haziran 2010 14:18
Angelica
HERZE

Bir yılan düştü vapurda yanıma
Sarıldım denize

CAN YÜCEL
 
adım, Salı, 15 Haziran 2010 08:05
adım
AKİS

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme...
Dudaklarım öpüşmekten mosmor...
Bir putum sanki ilahilerle
denize fırlatılmış
Ve bir deniz yağıyor üstüme
Bakma sen sevgili Teodorakis
Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!
Avluların o en çakırkeyiflisine
Mısır daneleri gibi serpilmişler ama
Mısır danesi değil ki bu adalar
Ne de biz güverciniz...

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden
Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle
Birbirimize
Ve kendimize
Bilakis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme

Can YÜCE