ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Thursday, Jul 09th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Sosyal Ağ Gruplar Hergün Bir Kitap Bir Sinema Tartışmalar İnsanlar ikiye ayrılır Pardayanlar'ı Okuyanlar ve okumayanlar
İnsanlar ikiye ayrılır Pardayanlar'ı Okuyanlar ve okumayanlar
Tartışma adım tarafından, 14 Mayıs 03:58 ÖS tarihinde başlatıldı.
Çok uzun yıllar önce Mehmet Güreli gazetecilikten kazandığı birkaç kuruşla Nisan diye harika bir edebiyat dergisi çıkarırdı.

Bir sayısını da Michel Zevaco’nun ünlü şövalye romanı Pardayanlar’a ayırmıştı.

Pardayanlar, on ciltlik bir seriydi.

O zaman ben de o dergiye yazdığım yazıda, “insanlar ikiye ayrılır,” demiştim, “Pardayanlar’ı okuyanlar ve okumayanlar”.

Aradan yıllar geçti ama hâlâ buna inanıyorum.

Çocukluğunda Şövalye Pardayan’ın maceralarını okuyanların “değerleri ve ölçüleri” genellikle diğer insanlardan biraz daha farklıdır.

Onlar, “zor durumda kalan düşmanlarına” yardım ederler, düşene vurmazlar, başkalarının acılarına sevinmezler, güçlülerle dövüşmekten kaçınmazlar, başlarına gelecek belaya razı olup güçsüzü savunurlar, kendi çıkarlarını önde tutmazlar, kalleşlik yapmazlar, düelloyu kazanmak için hileye sapmazlar, bir kadının onurunu korumak için gerektiğinde hayatlarını ortaya koyarlar, dostlarını satmazlar ve onlar için “isimleri” hayatlarından kıymetlidir, isimleri kirleneceğine ölmeyi tercih ederler.

Kendi “değerlerine” aykırı her davranış da onların “ismini” kirletir.

Şövalyeliğin bu “değerleri” aslında her kültürde karşılığını bulur, “kabadayılıkta” da, “delikanlılıkta” da, “beyefendilikte” de, “hanımefendilikte” de bu ölçüler aynen geçerlidir.

Gerçek bir şövalyeye, gerçek bir kabadayıya, gerçek bir delikanlıya, gerçek bir beyefendiye, gerçek bir hanımefendiye her zaman güvenebilirsiniz.

Ahmet Altan
Cevaplar
Cevap yazabilmeniz için ilk olarak bu grubun aktif üyesi olmanız gerekmektedir.
adım, Cuma, 14 Mayıs 2010 15:58
adım
Çok uzun yıllar önce Mehmet Güreli gazetecilikten kazandığı birkaç kuruşla Nisan diye harika bir edebiyat dergisi çıkarırdı.

Bir sayısını da Michel Zevaco’nun ünlü şövalye romanı Pardayanlar’a ayırmıştı.

Pardayanlar, on ciltlik bir seriydi.

O zaman ben de o dergiye yazdığım yazıda, “insanlar ikiye ayrılır,” demiştim, “Pardayanlar’ı okuyanlar ve okumayanlar”.

Aradan yıllar geçti ama hâlâ buna inanıyorum.

Çocukluğunda Şövalye Pardayan’ın maceralarını okuyanların “değerleri ve ölçüleri” genellikle diğer insanlardan biraz daha farklıdır.

Onlar, “zor durumda kalan düşmanlarına” yardım ederler, düşene vurmazlar, başkalarının acılarına sevinmezler, güçlülerle dövüşmekten kaçınmazlar, başlarına gelecek belaya razı olup güçsüzü savunurlar, kendi çıkarlarını önde tutmazlar, kalleşlik yapmazlar, düelloyu kazanmak için hileye sapmazlar, bir kadının onurunu korumak için gerektiğinde hayatlarını ortaya koyarlar, dostlarını satmazlar ve onlar için “isimleri” hayatlarından kıymetlidir, isimleri kirleneceğine ölmeyi tercih ederler.

Kendi “değerlerine” aykırı her davranış da onların “ismini” kirletir.

Şövalyeliğin bu “değerleri” aslında her kültürde karşılığını bulur, “kabadayılıkta” da, “delikanlılıkta” da, “beyefendilikte” de, “hanımefendilikte” de bu ölçüler aynen geçerlidir.

Gerçek bir şövalyeye, gerçek bir kabadayıya, gerçek bir delikanlıya, gerçek bir beyefendiye, gerçek bir hanımefendiye her zaman güvenebilirsiniz.