ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Mar 31st

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tarih Genel Kristal Gece


Kristal Gece

e-Posta Yazdır

Reklamlar
{mosimage}

TARİHİNİN YAZDIĞI EN BÜYÜK KATLİAM: KRİSTAL GECE

 

Her şey o uğursuz gece ile başladı. Dünyayı utanca boğacak olan yıllar, o geceden sonra geldi. Tarihçi Max Rein'in; "Kristal Gece geldi... ve her şey değişti" dediği geceden söz ediyoruz... Almanya, Avusturya, Polonya, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde kurulan; Auschwitz, Buc-henwald, Treblinka, Mauthausen, Theresiens-tadt, Riga, Dachau, Drancy, Dachau gibi toplama kamplarında 6 milyon insanın öldürüldüğü yılların başladığı "cinnet gecesi"nden söz ediyoruz... Gelin, çoğunluğu Yahudiler olmak üzere, Çingenelerin, homoseksüellerin ve komünistlerin gaz odalarında boğularak, fırınlarda yakılarak katledildiği günlerin başlangıcı olan 9 Kasım 1938 gecesinde yaşananları bir kez daha hatırlayalım. Hatırlayalım ve unutmayalım!..

 

 

9 ile 10 Kasım 1938'de Almanya ve Avusturya'da yaşanan olaylarda, Yahudilere ait işyerlerine, evlere ve sinagoglara saldırılır. İki gün süren olaylarda; 91 Yahudi öldürülür, 7500 işyeri yağmalanır, 267 sinagog yakılır. 

 

ERNST VOM RATH'A SUİKAST


Almanya'da yaşayan Yahudiler üzerindeki baskılar, 1935 yılından başlayarak giderek artacak ve 9 Kasım 1938 gecesi artık bu baskının doruğa çıktığı gün olacaktır. 1933 yılında iktidarı eline geçiren Hitler, "Alman Ari Irkı" konusundaki sapkın düşüncelerini, düşünce olmaktan çıkarıp gerçekleştirmeye başlamıştır. 

 

 

Ekonomik koşullardan dolayı Almanya'ya göç etmiş bulunan 17.000 Polonyalı Yahudi, 1938 yılının ortalarında sınır dışı edilir. Yahudiler vagonlara doldurularak, Polonya sınırına doğru yola çıkarılırlar. Ancak Polonya, Yahudileri vatandaşları olarak kabul etmeyecek ve Yahudiler iki sınır arasına sıkışıp kalacaklardır.

 

 

Paris'te bulunan 17 yaşındaki genç bir Yahudi'nin, Herschel Grynszpan'ın ailesi de sıkışıp kalanların arasındadır. Annesinin Herschel'e yolladığı mektup üzerine genç Herschel, "Alman İm-paratorluğu"nu cezalandırmaya karar verir. 7 Kasım 1938'de Almanya'nın Paris Büyükelçili-ği'nden içeri girer. Amacı Büyükelçi Kont Johannes von Welczeck'i öldürmektir. Kendisini üçüncü sekreter Ernst vom Rath karşılar. Herschel, silahını ateşleyerek Raht'ı ağır yaralar...

O gün tarihin garip rastlantılarından biri yaşanır. Herscel'in vurduğu ve kurtulamayarak ölen Ernst vom Rath aslında Nazi'lere karşı, Gesto-po'nun sürekli takibi altında yaşayan birisidir. Rath'ın ölümü, Yahudilerden kurtulmak isteyen Hitler için iyi bir bahane olur. 9 Kasım gecesi Almanya ve Avusturya'da Yahudilere ait işyerlerine, evlere ve sinagoglara saldırılır. Propaganda Bakanı Dr. Goebbels, yaşananları: "Alman halkının Paris'teki cinayete kendiliğinden tepkisi" olarak yorumlar. Bu saldırının halkın "kendiliğinden" tepkisi olmadığı, daha sonra ele geçen belgelerden anlaşılır.

 

 

Burada küçük bir parantez açalım ve hatırlayalım... 6-7 Eylül 1955'te İstanbul'da Rumlara karşı düzenlenen "cinnet gecesi"nin ardından İçişleri Bakanı Namık Gedik: "Bu Bir Galeyanı Millîdir!" demişti. Goebbels'in sözlerine ne kadar da benziyor!..

 

 

O gece Almanya'da ve Avusturya'da caddeler, kırılan vitrinlerin camları ile dolmuştur. Yanan işyerlerinin, sinagogların ateşinde parıldayan cam parçalarından dolayı o unutulmaz gece tarihe; "Kristallnacht" yani "Kristal Gece" olarak geçecektir. 

 

KRİSTAL GECE'NİN ARDINDAN

 

Yahudiler "cezalandırıldığı" terör gecesinin bilançosu 11 Kasım günü, açıklanır. Yalnız bir başka bir bilonço daha vardı ki, Hitler ve yardakçıları bunu hesaba katmamışlardır. Yağmalanan, yakılıp yıkılan işyerleri Alman sigorta şirketleri tarafından sigortalanmıştır. Zarar çok büyüktür. Yalnızca kırılmış camların tutarı 5 milyon mark (1.250.000 dolar) tutmaktadır. Hükümet, 12 Kasım günü Alman sigorta şirketlerini iflastan kurtaracak bir karar alır: "Kristal gece"nin sorumlusu Yahudilerdir. Ernst vom Rath'ın öldürülmesine karşılık Yahudilerin 1 milyon mark "kan parası", kırılan camlar içinse 6 milyon mark ödemesine karar verilir. Hitler'in isteğiyle "Yahudileri, Alman ekonomisinden silecek" plan hazırdır. Yahudilerin ekonomik olarak yaşamına son verecek kararlar arasında: Yahudilerin emekli maaşı, sigorta gibi hizmetlerden yararlanamayacak olmaları; sanat eseri, mücevher gibi değerli eşyalarını devlete vermek zorunda olmaları gibi kararlar vardır. Bunlar Yahudileri "ekonomik" olarak bitirmek üzere hazırlanmıştı. Bunların yanı sıra Yahudilerin Almanya'da yaşamalarını mümkün kılmayacak bir dizi karar daha alınır. Buna göre: Yahudiler Almanlardan ayrı yerlerde yaşayacak; ehliyetlerine el konulacak; yazın akşam dokuzla sabah beş arası, kışın ise akşam saat sekizle sabah altı arası sokağa çıkamayacaklardır...

 

 

1942 VARLIK VERGİSİ...

Burada bir parantez daha açmama izin verin... 6-7 Eylül'den yıllar önce gayrimüslimlerin belini kıracak, 1950'lere kadar 30.000 Yahudi'nin İsrail'e göç etmesine neden olacak 11 Kasım 1942 tarihinde kabul edilen "Varlık Vergisi"nden söz etmeliyim.

 

 

11 Kasım 1942'de kabul edilen Varlık Vergisi Kanunu'nun gerekçesi: "olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek" olarak açıklanmışsa da asıl nedenin, "Türk sermayesinin yaratılması olduğu bilinmektedir. Dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu'nun kanunun gündeme geldiği günlerde yapılan CHP grup toplantısındaki konuşması bu iddiayı doğrulamaktadır: "Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz." Saraçoğlu'nun "Yabancı" olarak işaret ettiği gayrimüslimlerdir. Dediklerini yaparlar ve sermaye el değiştirir...

 

 

"Türkleştirme politikaları"nın bir sonucu olarak gayrimüslimlere getirilen vergiler sonucu, iki ay içinde büyük bir çoğunluğu İstanbul'da olmak üzere binlerce taşınmaz mülk el değiştirecektir Vergisini ödeyemeyen gayrimüslim vatandaşlara ait ev ve işyerleri haczedilerek satışa çıkarılır. Sonuçta borçlu kalan 1229 kişi çalışmak üzere zorla Aşkale'ye gönderilir. 1938 Nazi Almanya'sında saf Alman ırkından olmayan Yahudileri, ekonomik olarak yok etmek için çıkarılan kanunlara ne kadar da benziyor!..

 

 

Yahudileri tarihin yazdığı en sistematik soykırıma götürecek olan günlerin başladığı 9 Kasım 1938'e geri dönelim. "Kristal Gece'nin ardından "sorun çıkaran" Yahudiler tutuklandı. Tutuklanan 20 bin Yahudi, 1936 yılında açılan Sachsenhausen kampı ile Buchemvald ve Dachau toplama kamplarına gönderildi. 1939'dan başlayarak "toplama kampları" artık "ölüm kampları" olmuştu...

 

 

Bir gecede her şeyin nasıl değiştiğini gösteren "Kristal Gece"yi, öldürülen Yahudileri bir kez daha hatırladık. Irkçılığın kontrolden nasıl bir gecede çıktığını ve bunu yapanların tarihin utanç sayfalarına bir daha silinmemek üzere nasıl yazıldığını unutmuyoruz!..

 

* * *
 

Berlin Günlüğü...
AMERİKALI
bir gazeteci olan William L. Shi-rer, Paris, Londra, Berlin, Viyana ve Roma'da uzun yıllar çalıştı. 1926-1940 yılları arasında Columbia Radyosu'nun Almanya'da ajans muhabirliğini yapan William Shirer, bu yıllardaki anılarını "Berlin Günlüğü" isimli bir kitapta topladı. İşte, Shirer'in II. Dünya Savaşı'nın ardından yazdığı "Nazi İmparatorluğu" isimli kitabında "Kristal Gece"yi anlattığı satırlar...

 

KIRIK CAM HAFTASI
9-10 Kasım gecesi, başlarında Hitler'le Goering olmak üzere parti kodamanları, Münih'teki Birahane Darbesi'nin yıldönümünü kutladıktan hemen sonra, Nazi Almanya'sında o güne kadar yapılan kıyımların (katliamların) en korkuncu başladı. Dr. Goebbels'e ve denetimi altındaki basına göre bu kıyım, Paris'teki cinayet haberi üzerine Alman halkının "kendiliğinden" giriştiği bir gösteriden ibaretti. Ama savaştan sonra ele geçen belgelerden bunun ne kadar "kendiliğinden" olduğu anlaşıldı. Savaş - öncesi Nazi dönemiyle ilgili gizli evrakın en aydınlatıcı ve en korkunç - belgeleridir bunlar.

 

Parti başyargıcı Binbaşı Walther Buch'un verdiği gizli rapora göre Dr. Goebbels, 9 Kasım günü akşamüstü, geceleyin "kendiliğinden gösteriler... örgütlenmesi ve uygulanması" için emirler verdi. Ancak kıyımı asıl örgütleyen, S.S'de Himmler'den sonra gelen Gizli Servis (S.D) ile Gestapo'nun yöneticisi otuz dört yaşındaki fesatçı Reinhard Heydrich'di. O gece teleksle verdiği emirler, ele geçen Alman belgeleri arasındadır. (...)

 

Önce bütün Almanya'yı bir dehşet kapladı. Sinagoglarla Yahudilerin evleri ve dükkânları alevler içinde yanıyor, yangından kaçıp canını kurtarmak isteyen çoluk - çocuk, kadın - erkek Yahudilerin bir kısmı tabancayla ya da başka yollarla öldürülüyorlardı. Ertesi gün, 11

Kasım'da Heydrich, Goering'e ilk gizli raporunu verdi:

"Yahudilerin dükkânlarının ve evlerinin ne dereceye kadar tahrip edilmiş olduğu henüz sayı ile tesbit edilemez... 815 dükkânın yağma edilmiş, 171 evin de ateşe verilmiş ya da tahrip edilmiş olması yalnızca kundak konulan yerlerden elde edilen fiilî hasarın bir kısmını gösterir... 119 sinagog ateşe verilmiş ve ayrıca 79'u tamamiyle tahrip olunmuştur... 20.000 Yahudi yakalanmıştır... 36 ölüm olayı bildirilmiştir; ağır yaralılar da 36 kişidir. Öldürülenler ya da yakalananlar Yahudi'dir..."

 

O gece öldürülen Yahudilerin, ilk verilen sayılardan birkaç kat fazla olduğu sonradan anlaşıldı. Heydrich ilk raporundan birkaç gün sonra, yağma edilen dükkân sayısının 7.500 olduğunu bildirdi.

William L. Shirer, Nazi İmparatorluğu Cilt II, Ağaoğlu Yayınları, 1968.

 

FEZA KURKÇUOGLU


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy