ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Jun 02nd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tarih Genel İnsan Hakları Düşüncesinin Yükselişi


İnsan Hakları Düşüncesinin Yükselişi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

İnsan Hakları Düşüncesinin Yükselişi

İkinci Dünya Savaşının, demokrasi ve insan haklarını temelden reddeden totaliter rejimlere karşı yürütülmüş bir savaş olmasına bağlı olarak, gelecekte bu değerleri daha etkili bir biçimde korumak için ön hazırlıklar daha savaşbitmeden başlatılmıştı. Faşizme karşıittifak içine girmişolan ülkeler, insan haklarının gerçekleştirilmesinin önde gelen hedefleri olduğunu, ilan etmişlerdi. Öte yandan, Batıülkelerinde gelecekte barışın korunabilmesinin, ancak insan haklarının uluslararasıdüzeyde etkili bir korumaya kavuşturulmasıyla mümkün olabileceği yönünde genişbir kamuoyu da oluşmuştu. Böylece "barış" ile "insan hakları" ve "demokrasi" arasındaki bağlantı bir daha kopmamak üzere kurulmuştu.
Tarihte insan haklarını güvence altına alan siyasal belgeler var mıdır? Varsa bunlar nelerdir? Tartışınız.
İnsan haklarının uluslararası düzeyde korunması bakımından ilk adım 1945 tarihli Birleşmiş Milletler Andlaşması ile atılmıştır.
İnsan haklarına saygıyıdünya barışının başlıca koşullarından biri sayan bu andlaşma, böylece insan hak ve özgürlüklerine uluslararasıgeçerliği olan bir değer, anlam vermiş olmaktaydı.
Bu adımı1948 yılında BM Genel Kurulunda kabul edilen ve insan hak ve özgürlüklerini tek tek sayarak açıklayan bir belge olan İnsan Hakları Evrensel Bildirisi izledi. Bu belge devletleri bağlayıcı olmamakla birlikte, büyük bir tarihi önem taşır. Daha sonraki yıllarda BM'ye üye olan devletlerinde katıldığı bildiri, dünya devletlerinin İnsan Haklarının gerçekleştirilmesi ve korunması gereken bir değer olarak kabullendikleri anlamına gelmekteydi.
İnsan Haklarının uluslararası düzeyde korunması bakımından asıl güç iş, yalnızca bir haklar bildirisi ile sınırlıolmayan, katılan devletlere hukuki sorumluluklar yükleyen ve insan hak ve özgürlüklerine saygı gösterilip gösterilmediğinin denetimini de içeren bağlayıcınitelikte sözleşmelerin yürürlüğe konulmasıidi. BM bünyesinde bu nitelikte yapılmış kısmi sözleşme olmakla birlikte, "ikiz" sözleşmeler olarak anılan iki kapsamlısözleşme bunların en önemlileridir. "Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme" ile "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme" adlarını taşıyan ve 1976'da yürürlüğe giren bu iki sözleşme Türkiye tarafından henüz onaylanmış değildir.
İnsan haklarına saygıyı uluslararası denetime almak için yapılan bölgesel çalışmalar nelerdir?
İnsan Haklarına saygıyı uluslararası denetime almak için asıl büyük adım ise, bölgesel nitelikli olmakla birlikte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile atılmıştır. 1949'da kurulan Avrupa Konseyinin 1950 yılında kabul ettiği ve daha sonra hazırlanan protokollarla birlikte 1953'te yürürlüğe giren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Türkiye tarafından da 1954 yılında onaylanmıştır.
Sözleşmenin en önemli özelliği, kapsadığıhakların korunmasıyla ilgili çok kapsamlı bir denetim mekanizması öngörmesidir. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Bakanlak Konseyi aracılığıyla gerçekleştirilmesi öngörülen bu denetimi devletler harekete geçirebileceği gibi, ilgili devletin kabul etmiş olması durumunda, bireyler de başlatabilmektedirler.
İnsan haklarının bölgesel sözleşmeler yoluyla korunmasıçabası, Avrupa ülkeleriyle sınırlı kalmadı. 1969'da imzalanan ve 1978'de yürürlüğe giren Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi ile 1981'de kabul elidip 1986'da yürürlüğe giren Afrika Halk ve İnsan Hakları Sözleşmesi bu yönde atılan iki önemli adım oldu.
1975 yılında Doğu ve Batı Bloklarını bir araya getiren Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansında kabul edilen Helsinki Nihai Senedi ile, 1990 AGİK zirvesinde kabul edilen Paris Şartı, demokrasiyi Avrupa'nın tek yönetim tarzı olarak benimsemiş ve insan haklarına dayalıdemokrasinin barışve güvenliğin de güvencesi olduğunu bir
kez daha vurgulamıştır. Her iki belgeyi imzalayan Türkiye de, böylece, uluslararası topluluğun bir üyesi olarak insan haklarına saygıgöstereceğini bir kez daha taahhüt etmiştir.
Sivil kitle örgütlerinin insan haklarının korunmasındaki rolünü tartışınız.
İnsan haklarının korunması bakımından günümüzde "devlet dışı uluslararası kuruluşlar"ın giderek önem kazandığı görülüyor. Özel kişi ve gruplarca oluşturulan bu gönüllü kuruluşlar, dünya ölçüsünde insan haklarına saygı gösterilmesi bakımından hayli etkili oluyorlar. Herkesin adını duymuşolduğu Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Hukukçular Komisyonu, Helsinki İzleme Komitesi.

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy