ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Feb 25th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tarih Genel Avrupa'da Siyasal Birlik Düşüncesi


Avrupa'da Siyasal Birlik Düşüncesi

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Demokratik Avrupa'da Siyasal Birlik Düşüncesi

Siyasal birlik fikri hayli eski tarihlere giden Avrupa'da 20. yüzyılın ilk yarısında iki büyük savaşın yaşanmış olması, bu yaşlı kıtada büyük bir ekonomik ve moral çöküntü yaratmıştı. II. Dünya Savaşının yol açtığı yıkım ve savaş sırasında yapılanlar nedeniyle utanç içindeki Avrupa'da, Avrupa Birliği fikri yeniden canlılık kazandı.
Ne var ki, Soğuk Savaşla birlikte Avrupanın ikiye bölünmüş olması, bu çabaların, SSCB yıkılana kadar, Batı Avrupa ile sınırlı kalmasına yol açtı.

Avrupa'da siyasal birlik oluşturulmasının nedenleri nelerdir?

Avrupa Birliğini gerçekleştirmeye yönelik politikalar Sovyetler'e karşı ortak güvenliğin sağlanması, ekonomik gelişme ve ortak değerler çerçevesinde barış içinde birarada yaşama olmak üzere üç amaca yönelik olarak ele alınabilir.
Ortak güvenlik boyutunun 1949'da ABD öncülüğünde kurulmuşolan NATO aracılığıyla sağlanmış olduğu söylenebilir. Öteki iki amaca yönelik adımlar ise 1949'da kurulan Avrupa Konseyi ve Avrupa Topluluklarının oluşturulmasıyla atılmıştır.

Avrupa Konseyi

Avrupa'nın siyasal bakımdan bütünleşmesi düşüncesinin II. Dünya Savaşından sonra güç kazanmasında Doğu Bloğu ile ortaya çıkan ideolojik farklılık ve soğuk savaşında büyük payı vardır.

Avrupa'nın demokratik anlayışında Avrupa Konseyi'nin konumu nedir?

Sovyet Bloku kendini sosyalizm ve prolere enternasyonalizmi ile tanımlarken, Batı ülkeleri de, Avrupa Konseyi Andlaşmasında yer alan sözlerle, "...kişisel özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin kaynağı bulunan düşünsel ve ahlaki değerlere sarsılmaz biçimde bağlanma" yolunu seçerek, insan haklarına dayalıklasik demokrasiyi Avrupa bütünleşmesinin temel odak noktası yaptılar. Böylece Batı Avrupa, 1949 yılında Avrupa Konseyini yaratarak siyasal birlik yolunda, çimentosu insan hakları ve demokrasi olan, ilk önemli adım ıattı. Demokratik rejimle yönetilen ülkeleri biraraya getiren bir kuruluşolmasınedeniyle, NATO üyesi olmasına karşın Por tekiz ve Franco diktatörlüğü altındaki İspanya Konsey dışıkalmakta, buna karşılık askeri ittifak içinde yer almayan İsveç ve İrlanda gibi ülkeler kurucu üye olmaktadırlar.

Türkiye'nin de 1949'da üye olduğu Avrupa Konseyi, SSCB ve Doğu Avrupa ülkelerindeki siyasal düzen değişikliklerinden sonra, eski sosyalist ülkelerin de bu örgüte katılmaları ile tüm Avrupa'yı içine alan bir biçimde genişlemiştir.

Avrupa'nın demokratik ülkelerinin kurdukları ilk siyasal kuruluş olmakla birlikte, Avrupa'nın siyasal bütünleşmesi bakımından Avrupa Konseyi'nin çok önemli bir işlev yerine getirdiği söylenemez. Bu yöndeki asıl gelişme, başlangıçta daha çok ekonomik amaçlıbir girişim olan Avrupa Topluluklarının oluşturulmasıve giderek Avrupa Birliği biçimini alması sürecinde ortaya çıkacaktır.

Günümüzde Avrupa Konseyi hangi işlevi yerine Getirmektedir?

Günümüzde Avrupa Konseyinin etkinliklerinde, insan haklarının korunmasıbaşta gelmek üzere, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, ulusal yasaların birbirine uyumunun sağlanması, doğal zenginliklerin ve kültürel mirasın korunmasıgibi hususlar ön planda yer almaktadır.

Avrupa Birliği

1952 yılında Batı Avrupa ülkelerinin kömür ve çelik sanayilerini bütünleştirmek amacıyla kurulan Avrupa Kömür ve Çelik topluluğu ile ilk adımı atılan ekonomik bütünleşme süreci, 1957 Roma Andlaşmasıile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu ile gelişti. 1967 yılında bu üç örgütün yönetim organlarının birleştirilmesi ile Avrupa Toplulukları oluştu.

Maastricht Antlaşmasının en önemli özelliği nedir?

1986 yılında üye devletler tarafından imzalanan Avrupa Tek Senedi topluluğun amacının "Avrupa Birliği"ne ulaşmak olduğunu açıklamaktaydı. Bu amaç çerçevesinde, 1993 yılında yürürlüğe giren Maastricht Andlaşmasıile Avrupa Toplulukları Avrupa Birliği adınıaldı. Siyasi birleşme yolunda, bir Avrupa vatandaşlığıve ortak bir Avrupa parasının yürürlüğe girmesini de öngören bu andlaşma, Avrupa Birliği Kurumlarına daha geniş yetki vermeyi de öngörmektedir. Bu organlar arasında 1979'dan bu yana üyeleri doğrudan Birlik üyesi devletlerin halkınca seçilen Avrupa Parlamentosu da yer almaktadır.

Başlangıçta 6 üyeden (Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg) oluşan Avrupa Topluluğunun üye sayısı, daha sonraki yıllarda İngiltere, Danimarka, İrlanda, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Avusturya, Finlandiya ve İsveç'in de katılımıyla 15'e yükselmiştir.

1963'de AET ile ortaklık andlaşması imzalayan Türkiye, 1987 yılında da tam üyelik başvurusu yapmıştır. Ne var ki, Avrupa Birliğini'nin 1990'lı yılların sonunda yeni bir genişleme hazırlığıiçinde olmasına karşın, Türkiye'nin üyeliği siyasal ve ekonomik nedenlerle kısa vadede pek mümkün görünmüyor.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy