ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tarih Genel Eisenhower Doktrini


Eisenhower Doktrini

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Eisenhower Doktrini

Başkan Eisenhower, 5 Ocak 1957 de Kongreye gönderdiği ve Eisenhower Doktrini adını alan mesajda bütün bu hususları açıkladıktan sonra, Kongre’den  şu hususlarda kendisine yetki verilmesini istiyordu. 

           1) Bağımsızlığını korumak için ekonomik kalkınma çabası içine giren Orta Doğu ülkelerine ekonomik yardım yapmak.

           2)  Bunlardan isteyen ülkelere askeri yardım yapmak.

           3) Bu ülkelerin istemeleri şartı ile “milletler arası komünizmin kontrolu altında bulunan  bir ülkeden gelecek açık silahla saldırılar karşısında”, Amerikan silahlı kuvvetlerinin kullanılması.  

 

           Bu amaçlarla Başkan  Eisenhower,  Kongreden, üç yıl süre ile, her yıl 200 milyon Dolar harcama yetkisi istemekteydi.

 

           Eisenhower Doktrini iki bakımdan Amerikan dış politikası için mühim bir gelişmeyi ifade etmekteydi. Birincisi, Amerika’nın  orta doğu ile bağlantı alanını bir hayli genişletmesidir. Her ne kadar Amerika Orta Doğu ile ilgisini ilk defa Truman Doktrini ile göstermiş ise de, Truman Doktrini sadece   Türkiye ve Yunanistan’a ve yine sadece askeri yardım yapılmasını öngörmekteydi. Halbuki Eisenhower Doktrini, bütün bir Orta Doğu bölgesini içine alıyor ve Amerikan askerinin kullanılması sureti ile bölgedeki ülkelerin komünizme karşı savunulmasını da üzerine alıyordu.

 

           Eisenhower Doktrini karşısında Orta Doğu ikiye ayrılmıştır. Bu doktrini kabul ettiğini ilk ilan eden, 6 Ocak’ta Lübnan’a olmuştur. Lübnan bu hareketi ile şimdiye kadar takip ettiği tarafsızlık politikasını terk etmiş oluyordu. Lübnan’ın arkasından Pakistan, Irak, Türkiye ve Yunanistan  Eisenhower Doktrini kabul ettiklerini açıkladılar. Bunlardan sonra Afganistan, Lidya, Tunus ve Fas en sonunda İsrail bu Doktrini kabul ettiklerini bildirdiler. [1]

 

           Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi. Arkasından Suriye bu tepkiye katıldı. Bu iki devleti ise Ürdün ve Suudi Arabistan takip etti ise de birkaç hafta sonrada Suudi Arabistan tutumunu değiştirerek, Eisenhower Doktrini “iyi ve müsbet” bulduğunu bildirdi. Çünkü Suudi Arabistan, İsrail konusunda bu devletlerle beraber gitmeye hazırdı; lâkin Sovyetler konusunda bu devletlerle bir adım bile atmamaya kararlı idi.

 

           Tabiat ile Sovyetlerde büyük tepki gösterdiler. 7 Ocak’ta yayınladıkları resmi bildiride, Eisenhower Doktrini, “Orta Doğu ülkelerini esaret altına alma amacını günden bir tedbir”, “Amerikan tekelci kapitalizminin militarist çevrelerinin Orta Doğu işlerine  kaba bir mücadelesi” olarak nitelemişlerdir. Bunun arkasından 11 Şubatta Amerika, İngiltere ve Fransa’ya verdikleri notlarda, Orta Doğu için bir barış planı ortaya attılar. Buna göre, bölgede  ittifak blokları kurulmayacak, yabancı askerler geri çekilecek, yabancı üsler tasfiye edilecek ve bölgenin içişlerine karışılmayacaktı. Bölge  ülkelerine silah satılmayacaktı.

 

           Sovyetlere verilen cevapta, bu plan reddedildiği gibi bölgeyi silahlandıran ilk devletin kendisi olduğu ve içişlerine karışmadan söz eden Sovyetlerin önce Macaristan’dan elini çekmesi gerektiği bildirildi. [2]                    

KAYNAKÇA 

ARMAOĞLU, Fahir, 20.Yüzyıl Siyasi Tarihi(1914-1995), (14.baskı), İstanbul, Alkım, 2004. Barraclough, Geoffrey, Dünya Tarihi Atlası(çev.Zeki Okar), İstanbul, Karacan, 1980.  McNEİLL, William H., Dünya Tarihi, (Çev.Alâeddin Şenel), (7.baskı), Ankara, İmge, 2003. 

SANDER, Oral, Siyasi Tarih 1918-1994, (11.baskı), Ankara, İmge, 2003.

SÖNMEZOĞLU, Faruk, Uluslararası İlişkilere Giriş, İstanbul, Der, 2002.



[1] Armaoğlu, a.g.e., s. 501-503.

 Armaoğlu, a.g.e., s. 504.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy