ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Saturday, Nov 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tiyatro Kukla Sanatı


Kukla Sanatı

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Kukla SanatıKukla

Geleneksel Türk tiyatrosunun en az bilinen dallarından biri kukladır. Geçmişi çok eskilere dayanmakla birlikte 16. yy.'de Türkler tarafından kullanıldığı öne sürülmektedir. Başka bir deyişle Karagöz'den eski olduğu varsayımı güçlüdür.
Türk kukla oynatıcılığı18. yy.'den başlayarak Batıkuklasının etkisinde kalmışve giderek unutulmuştur.
Sözlü seyirlik oyunlarından olan kukla türlerinden en yaygın olanları ipli kukla, resim kukla, el kuklası, araba kuklası ve iskemle kuklası'dır. Araştırmalarda daha çok el kuklasına ilişkin bilgilere ulaşılmıştır.
Türk kuklasındaki kişiler Karagöz veya Ortaoyunundakiler gibi belirgin özelliklere sahip değildirler. Daha çok doğaçtan konuşmaların (tuluat) yapıldığı kukla oyunlarında, olaylar genellikle birincil kişilerle (İbiş ve İhtiyar), ikincil kişiler (Genç Aşık, Sevgili Kız, Kahya vb.) arasında geçer.
Kukla oyunlarında ya Karagözle Ortaoyunundan alınmış konular ya da halk efsaneleri, aşk hikayeleri vb. işlenir. Tuluat tiyatrosundan etkilenmişolan bu seyirliklere Sahte Esirci, Cinli Yazıcı, Gül ile Fidan, Üvey Anne, İncili Çavuşvb. oyunlar örnek olarak sayılabilir.

Kukla Oyununa Bir Örnek:

REFİK B.
- (Ses) Evlâdım neredesin. İbiişş?.. (Girip dolaşarak) Perdeler açılıp
gösterimiz başlayacak halâ görünürde yok? «Bir yere gitme!» diye de tem-
bih ettim. Biz başlasak bile İbişsiz tadıtuzu olmaz ki... Aaaa, aman, perdeler
açıkmış!... (Seyircilere) Merhaba efendim, hoşgeldiniz, safalar getirdiniz!
Şey, siz de İbiş'i bekliyorsunuz değil mi? Hemen gidip bir daha arayayım!
(Çıkar) İbiişşş!...
YAŞAR B. - (Girip seyircileri selamlar. Mahçuptur. Önce saatine bakınır.
Sonra kukla sahnesine giderek içine bakınır. Seyircilere) Efendim,
ben bu kukla tiyatrosunun sahibiyim de... Şey... Şimdi başlayacak!.. Allah
Allah sanki sözleşmiş gibi evin beyi de, uşak İbiş de yok oldular? (İbiş
görünüp yanaşır) Çok ayıp ettiler! (İbişbaşınısallar) Herhalde oyunla-
rı olduğunu unuttular? (İbiş başını salladıktan sonra nişanlayıp
şakşağı ile onun kafasına birden vurunca) Aaaahh, bu da nesi?.. (O
tarafa) İbiş sen misin?.. (İbiş diğer yandan vurur) Ooofff!..
İBİŞ
- İbiş ben miyim? (Seyircilere) Hani alkış?.. (Yaşar Beye) gördün mü
İbiş benmişim!..
YAŞAR B. - Utanmadan vuracağına hesap ver?
İBİŞ
- İki kere iki, eder üç tane tilki... Al sana hesap!.. (Şakşakla vurur)
YAŞAR B. - Yine yüzüne gözüne bulaştırdın, öyle hesap değil! Neredeydin?
İBİŞ
- Ben sahnenin altındaydım, sen neredeydin. (Vurur)
YAŞAR B. - Seyircilerin önünde şımararak vurup durma, kuklasın demem... (Seyirci-
leri hatırlayarak) şey, neyse, geç kaldım diye zâten nefesim kesildi.
............
YAŞAR B. - (Saate bakarak) Neyse, vakit geçiyor. Bey nerede, oyunu başlatalım?
İBİŞ
- Sen işine git, biz hem haşlarız hem başlarız! Kızdırma yoksa senden baş-
larız! (Vurur ve gider)
YAŞAR B. - Tamam gidiyorum! Haydi Beyefendini bul da hemen başlayın! (Seyircile-
ri selamlayarak, kuklaların alkışlanmasını işaret ederek çekilir)
İBİŞ
- (Sallanarak dolaşır. Sonra sahne gazelini okur)
Of aman aman!
Merhaba pek sevgili, kıymetli büyüklerim!
Merhaba hem kıymetli, sevgili küçüklerim!
Adıma İbiş derler, her işime gülerler,
Her yerde dost bilirler, sevgi ne güzel derim.
Boyalı, tahta başım; kapkara gözüm kaşım,
Ağlasam akmaz yaşım, böyle ömür sürerim.
Bakmayın hiç boyuma, gülüp geçin huyuma,
Kuklalar gitsin suyuma şaka deyip döverim.
Okuma yazma bilmem ama yalancı olmam,
Kötü söze de gelmem, neşeyi çok severim.

Sıra sıra oldunuz karşıma oturdunuz,
Bir güzel kuruldunuz! Görün neler eylerim!
Yaaa, işte böyle! Ben bu evin uşağıyım. Oooo, gençliğimden beri... Ney-
se gidip Beyefendiyi arayayım (Çıkar)
REFİK B.
- (Girer) İbiişşş!.. (Çıkar)
İBİŞ
- (Girer) Bulamıyorum... Beyefendi kaybolursa ne yaparım? Birbirimizi
çok severiz. Aramaktan başka çâre yok.. (Çıkar) Beyefendiii!..
ÇİÇEK
- (Girer, aranır) Bugün bu evde bir tuhaflık var? Beni bulup soruyorlar
da birbirlerini bulamıyorlar. (Seslenerek çıkar) Beyefendiiii, İbiişş, nere-
desiniz?..
REFİK B.
- (Girer) Misafirler gelecek, İbiş halâ yok?.. Sağ bulursam mahallenin fa-
kirlerine ziyâfet vereceğim (Seslenerek çıkar) İbiişş!..
İBİŞ
- (Girer) Herhalde Beyefendi benimle saklambaç oynuyor? Bir de şuralara
bakayım. (İki yandaki sahne perdelerine bakar) Yokk!.. Onu sağbulur-
sam bizim Aşçı Tosun'un kepçe kulaklarını mahallenin kedilerine ataca-
ğım. (Çıkar)
REFİK B.
- (Girer) Acaba sahneden aşağı falan mı düştü? (Eğilip sahnenin diple-
rine bakınır) Yokkk!..
İBİŞ
- (Ses) Kekik Beeyyy!..
REFİK B.
- Aman İbiş, neredesin?.. (Çıkar)
İBİŞ
- (Girer) Buradayııım Kekik Bey! (Çıkar)
REFİK B.
- (Ses) İbişş, salona gel evlâdım!
İBİŞ
- (Ses) Balonla mı geleyim?
REFİK B.
- (Ses) Çabuk salona gel!
İBİŞ
- (Ses) Çabuk salona gel de birbirimizi yine kaybetmeyelim!
REFİK B.
- (Hızla girer) İbiişş!..
İBİŞ
- (Hızla girer) Kekik Beey!..
REFİK B.
- (Çarpışırlar, ses) Aaahh, belim belim!..
İBİŞ
- (Ses) Oy anaamm, yüzüm yüzüm!..
(Kalkarlar)
REFİK B.
- İbiş, sen misin, aç yüzünü!
İBİŞ
- (Yüzü kapalı) Beyefendi burnun gözüme girdi. Kendimi göremiyorum
ki, ben miyim?
REFİK B.
- Hemen saçmalama da aç gözünü! Burnum gözünün içinde kalmadı ya...
İBİŞ
- (Yüzünü açar, bakınır) Aman, benmişim. Şükür buluştuğumuza Be-
yefendi! (Sarılıp sırtına vurur)
REFİK B.
- Şükür ama neredeydin bakayım?..
İBİŞ
- Vallahi çok şükür görüştüğümüze Beyefendi! (Sarılıp vurur)
REFİK B.
- Aaaa, yeter canım, ne vuruyorsun?
İBİŞ
- Sevincimden ne yaptığımı biliyor muyum?
REFİK B.
- Sağ sâlim buluştuk diye bu sefer de vura vura öldüreceksin! (Çıkar)
İBİŞ
- Nasıl istiyorsan öyle öldüreyim?
............
(Oral, 1996)

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy