ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Nov 30th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tiyatro Tiradlar August Strindberg - Matmazel Julie


August Strindberg - Matmazel Julie

e-Posta Yazdır

Reklamlar

August StrindbergJulie: Hayır, gitmiyorum daha. Gidemem… bakacağım. Dinle! Bir araba sesi. Demek kan görünce dayanamıyorum sence. O kadar güçsüz sanıyorsun beni. Ah, senin kanını, beynini bir satır tahtası üstünde görmeyi ne kadar isterdim! Ne çok isterdim bütün o cinselliğin bir kan denizinde yüzsün. Tutup kafatasından içerdim, sonra ayaklarımı göğsünün içinde yıkar, yüreğini olduğu gibi kızartıp yerdim. Demek güçsüzmüşüm ben. Demek seni sevdiğimi sanıyorsun, sanki benim rahmim senin tohumların için yanıp tutuşuyor; kalkıp senin dölünü bağrıma basıp onu kendi kanımla besleyeceğim demek. Aklınca sana çocuk doğuracağım ve senin adını taşıyacağım. Bu arada sorayım bari, adın ne senin? Soyadını duymadım hiç. Olduğunu da hiç sanmam. Olsaydı, ‘Bayan Hovel’ ya da ‘Bayan Dunghill’ filan olurdum şimdi. Seni gidi köpek, boynuna taktığın o tasma, ceketinin üstündeki arma benim, uşak bozuntusu! Seni kendi aşçımla paylaşıp kendi hizmetçimin rakibesi oldum bir de! Of, ooff!.. Aklınca korkağın biriyim, hemen kaçıp gideceğim. Yo, kalıyorum işte, çıngar çıksın bakalım. Babam nasılsa dönecek… Bakacak masanın çekmecesi kırılmış… Paralar gitmiş. Çalacak zili, uşağını çağıracak, sonra polise başvuracak… Ben de her şeyi anlatacağım… Her şeyi. Ah, ne güzel olurdu bütün bunlara bir son vermek… Gerçek bir son!.. Babamın kalbi tutar ve ölür; bu da hepimizin sonu olur. Yalnızca sessizlik ve dinginlik… Sonsuz dinleniş. Soyumun arması tabutla birlikte göçüp gider. Kont’un soyu da … Uşağın soyu ise yetimevine düşer; köprü altlarında başına defne dalları konur ve sonunda hapishaneyi boylar. Soylu bir kişi olan Matmazel Julie, uşağı Jean’a aşık olur ve onunla ilişkiye girer. Fakat aradaki sınıf farkı ve Jean’ın Julie’ye beklediği değeri vermiyor olması Matmazel Julie’de derin bir hayalkırıklığı yaratır. Fakat yaradılışı itibariyle bu kırgınlığı bir kadının mutsuzluğu olarak görmeyiz Matmazel Julie’de. Jean’ı sevdiğini anlayacak kadarını görebiliriz sadece. Kaldı ki bu olaydan sonra Jean yaşar gider ama Matmazel Julie onursuz yaşayamaz. Köle, soylu August Strindberg - Matmazel Juliekişi karşısında üstün konuma geçmiştir çünkü. Matamazel Julie soyluluğa yaraşmayan bir iş yaptığı için onurunu yitirip kendine kıyar. Strindberg kendi yazdığı önsözünde Matmazel Julie’nin trajik alınyazısının annesinin kişiliği, babasının kızını yanlış yetiştirmesi, kendi yaradılışı, nişanlısının güçsüz, yozlaşmış bir kafa üzerindeki etkisi, yazdönümü gecesinin şenlik havası, regl döneminde olması, babasının yokluğu, hayvanlara olan düşkünlüğü, dansın coşkusu, alacakaranlığın büyüsü ve belki de en fazla tetikleyen olarak iki kişinin bir odada yalnız kalmalarını hazırlayan olay ve duyguları uyanmış bir adamın işini çabuk tutmak isteyişi gibi nedenlere bağlamaktadır. Yazdığı oyunca yeni bir şey yapmaya kalkışmadığını, oyunun sadece biçimini çağdaş kılmaya çalışan ve tartışmalı konuların dışında kalan bir tema seçtiğini söyleyen Strindberg, Matmazel Julie’yi modern bir kişilik ve yarı-kadın olarak çizmiştir; ‘ Yarı-kadın bir tip, kendini öne süren, eskiden para için olduğu gibi, bugün de kendini iktidar, gözboyama, ayrıcalıklılık için satan biridir. Bu tip, soysuzlaşmayı içerir; iyi bir tip değildir, kalıcı değildir; ama ne yazık ki kendi çaresizliğini başkalarına geçirebilir. Soysuz erkekler de, her nedense içgüdüsel olarak eşlerini bu tür kadınların arasından seçerler. O kadınlar da doğum yaparlar, yaşamın kendilerine bir işkence olacağı cinsiyeti belirsiz yavrular ortaya çıkarırlar. Neyse ki yok olur gider bunlar; ya gerçeklikle uyuşamadıkları için, ya bastırılmış içgüdüleri birdenbire patladığı için, ya da erkeklere yetişme umutları suya düştüğü için. Bu tip, doğayla umutsuz bir kavgaya tutuştuğundan trajiktir. … Öte yandan Matmazel Julie aynı zamanda artık yerini akıl-beyin soyluluğuna terk etmekte olan, savaşçı soyluluğun da bir kalıntısıdır. Kendisi, hem bir annenin aile içinde neden olduğu “suç”tan doğan uyumsuzluğun kurbanıdır, hem de kendi gününün genel kabullerinin, koşullarının, kendi sakat konumunun kurbanıdır.’


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy