ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Tiyatro Tiyatro Yazar ve Sanatçıları Jerry İle Köpeğin Öyküsü


Jerry İle Köpeğin Öyküsü

e-Posta Yazdır

Reklamlar
Edward Albee'nin Hayvanat Bahçesi Masalı oyununu ilk izlediğimde, aşağıdaki bölüm beni... beni... Yok. Bana ne yaptığını anlatamayacağım... Okuduğunuzda anlayacaksınız. Şimdi üzerine bir kez daha çalışırken.. Yine..
Her ne ise... Okuyun istedim.

Jerry, bir intihar eylemcisi gibi, kendini Peter'ın anlamsız varoluşu içinde patlatır. Ve aşağıdaki bölüm, oyunun en provakatif yerlerinden biridir.

“Mesele şu ki… Mesele şu ki… Mesele şu ki eğer insanlarla iletişim kuramıyorsan bir yerden başlamak zorundasın. Hayvanlarla! Anlamıyor musun? İnsan bir şeyle iletişim kurmak zorundadır. İnsanlarla kuramıyorsa eğer… bir şeyle. Bir yatakla, bir karafatmayla, bir aynayla… yo, bu çok güç, bu en son adımlardan biri. Bir karafatmayla, bir… bir… bir halıyla, tuvalet kağıdıyla… yo, yo bu da olmaz… o da ayna sayılır; kanayip kanamadığını gösterir sana. Gördün mü bir şey bulmak ne kadar zor? Bir sokak köşesiyle, yüzlerce ışıkla, ıslak caddelere yansıyan tüm renklerle… bir fiske dumanla, bir… fiske… dumanla… pornografik oyun kağıtlarıyla, bir çelik kutuyla… kilitsiz… sevgiyle, kusmakla, ağlamakla, küçük tatlı hanımlarla, küçük ve tatlı olmadıkları için duyduğun öfkeyle, bedeninle para kazanmakla, ki bu bir sevgi ifadesidir ve ben bunu kanıtlayabilirim, hayatta olduğun için haykırmakla, tanrıyla. Buna ne dersin? Bir zenci nonoş olan ve kimono giyen ve kaşlarını alan tanrıyla. Kapalı kapısının ardında kararlı bir biçimde ağlayan bir kadın olan tanrıyla… duyduğuma göre bir süre önce her şeye sırtını dönmüş olan tanrıyla… ve bir gün insanlarla. İnsanlar. Bir düşünceyle, bir kavramla. Şu zindanı andıran aşağılık dünyada tek ve basit bir fikri birisiyle paylaşmak için bir binanın girişindeki holden daha iyi bir yer olabilir mi? Ha? Bir başlangıç olabilirdi. Anlamak ve belki de anlaşılmak için bir başlangıç yapmak… bir anlayışı başlatmak için bir kö pekten daha iyi bir şey düşünebiliyor musun? Yalnızca o kadar; bir kö pek. Bir kö pek. Son derece mantıklı bir fikir gibi görünmüştü bana. Unutma ki insan kö peğin en yi dostudur. İşte. Kö pekle birbirimize baktık. Ben ondan daha uzun süre. Ve o zaman gördüğüm şey şu ana kadar değişmedi. Ne zaman karşılaşsak olduğumuz yerde duruyoruz. Birbirimizi hüzün ve kuşkuyla karışık bakışlarla süzüyoruz, sonra da kayıtsızmışız gibi yapıyoruz. Birbirimize hiç aldırmadan geçip gidiyoruz; birbirimizi anlıyoruz. Çok hüzünlü bir şey bu, ama kabul etmelisin ki birbirimizi anladığımızı gösteriyor. Birbirimize ulaşmayı birçok kez denedik ve başarısız olduk. Kö pek kendi çö plüğüne döndü, ben de kendi yalnız ve güvenli yoluma. Aslında benimkine dönmek denmez. Demek istediğim ben yalnız ve güvenli geçiş hakkımı kazandım, tabii eğer yitirdiğim başka şeylere eklenen bir başka şey olan buna kazanç denebilirse. Ne iyiliğin ne de zalimliğin tek başına bir işe yaramadığını öğrendim. Ve şunu da öğrendim: ikisi bir arada ve aynı zamanda olursa öğretici bir duygu çıkıyor ortaya. Ve kazanılan şey aslında yitirilmiş oluyor. Bunun sonucu ne oldu: kö pekle bir anlaşma noktasına vardık; daha çok bir pazarlık aslında. Birbirimizi ne seviyor ne de incitiyoruz çünkü birbirimize ulaşmaya çalışmıyoruz. Benim kö peğe yiyecek vermem bir sevgi göstergesi miydi? Ve acaba kö peğin beni ısırmaya çalışması sevgi göstergesi değil miydi? Eğer bu kadar yanlış anlıyorsak sevgi diye bir sözcüğü neden yarattık ki?”

Hayvanat Bahçesi Masalı- Edward Albee
Çeviri: Sevda Çalışkan

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy