ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Jul 13th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Türk Edebiyatı Bilge Karasu - Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı


Bilge Karasu - Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Bilge Karasuİnancını değiştirmeyecekti. Yeni inancı kabul etmeyecekti. Karar, söylentilerin gerçekleşmesi halinde iki gün sonra yürürlüğe girerse, Andronikos’un başına neler geleceği besbelliydi. En azından, zindana atılacaktı. Aklı başına gelinceye değin.
   Aklını başına getirinceye değin.
   Zindana atılışının üzerinden iki gün geçmeden aforoz edilebilirdi. Dahası, ölümüne karar verilebilirdi.
   İmparatorlara, imparator buyruklarına karşı gelenlerin, din konusundaki kararlara, inanç üzerine çıkarılan yarlığlara uymayanların, karşı koyanların, ölmeden önce bu davranışlarından ötürü sonsuz pişmanlık duymaları için hiçbir şeyin esirgenmediğini Andronikos çok iyi biliyordu. Yapılan işkencelerin çeşitlerini, sokakta oynayan çocuklar bile bilirdi. Çocukken, sokakların kuytu uçlarında, arsalarda, mezarlık kıyılarında işkence oyunlarını az mı oynamışlardı?
   Bizans çocukları, savaş oyunu, eşkiya oyunu oynadıkları kadar, işkence oyunu da oynarlardı. Oysa Andronikos, aforoza, işkenceye varmadan, yalnız zindanı düşünmekle yetinmişti.
   Zindana atılacağı muhakkaktı. Hem de iki gün sonra. Kesin, düpedüz bir bilgiydi bu.
   İmdi, demişti o gece, kendi kendine tartışır, konuşurken, zindandan bu kadar korkuyorsam, zindana atılmağı bu kadar korkunç bir şey sayıyorsam, inancımın gücünü duyduğumu, inancımı değiştirmemeğe karar verecek ölçüde inandığımı nasıl söyleyebilir, nasıl düşünebilir mi? Oysa yıllarca, keşiş olarak, din adamı olarak, bu inancı yaşadım, bu inanca bağlılığımı her türlü kuşkunun üzerinde, ötesinde saydım. İnsanlara, yeterince inanmadıkları için ilendim, saldırdım. İnancın, her türlü zenginliğin, her türlü acının üstünde olduğuna, zengini de, yoksulu da, inandırmağa, kandırmağa çalıştım. Yoksa, alıştığım için mi yapıyordum bunu? Alıştığı, öyle düşünüp öyle söylemeğe  alıştığım, gerisini düşünmeği aklıma bile getirmediğim, su içer, yemek yer, yürür, yatıp uyur gibi bu işleri yaptığım, ne yaptığımı tamamıyla unuttuğum, aklıma bile getirmediğim için mi?
   Oysa, bu inancın temsilcisi, insan kılığındaki temsilcisi, din adamı olarak, kimini yerdim insanların, kimini övdüm. Gün oldu, insanların inançlarını ölçüye, tartıya vurup kiminin doğru, kiminin eğri yolda olduğunu söyledim. Kendimi düşünmedim hiç. Kendimi doğru yoldan ayrılamaz görüyordum demek. Demek, yıllarca sevgi sözü ettim, sevgiyi saygıdan, saygıyı el öpmekten, el öpmeyi elimi öptürmekten, resim, haç öptürmekten ayırmadım. Evlerde, insanlar arasında birtakım sevgileri beğedim, birtakım başka sevgileri kınadım; benden istenen kutsamayı esirgediğim oldu. Bütün bunları yaparken de, bunları yapmağa hakkım var mı, yok mu, diye düşünmedim. Bütün bunları yaparken, bana öğretilen, içinde büyüdüğüm, içinde varlık olarak gerçekleştiğim, temsilciliği günün birinde elime teslim edilen bir inancı düşünüyor, o inanç adına yapıyordum yaptığımı.
   Şimdi, bu inancın değil ama inancın uygulanışının önemli, büyük bir parçası yok oluyor, ortadan kaldırılıyor.
   İnanç değilse bile, benim her günkü hareketlerimde , davranışlarımda beliren uygulama, benim yaşayışımın her anı olan, olması gereken uygulama değişirken, ben bu değişikliği gömlek değiştirir gibi kabul edersem yıllarca yalan söylemiş, yalan yaşamış olacağım.
   Andronikos garip bir ikilik içinde duyuyor kendini. Hem bunları hatırlıyor, hem de bunları hatırlayan, düşünen kişi olarak görüyor kendini. Uzaktan, başkasına bakar gibi. Şaşırıyor. Düşünde gördüğü şeyleri bir gece önce mi, geçen hafta mı, yıllarca önce mi gördüğünü bir türlü çıkaramaması, anımsayamaması gibi, bütün bu aklına gelen şeyleri o gece mi düşünmüştü, daha sonra mı, gece karşı kıyıdan gelirken mi, yoksa şimdi mi, kestiremiyor. Silkinmeğe, bu durumdan kurtulmağa uğraşıyor, çabalıyor. Uykusu var. O gece...

 

                                                                      Ada
 


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy