ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Türkiye Coğrafyası Türkiye'nin Hidrografik Özellikleri


Türkiye'nin Hidrografik Özellikleri

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Türkiye'nin Hidrografik Özellikleri 

Yerüstü suları olarak adlandırdığımız akarsular, göller ve denizler yanında yeraltı sularını da inceleyen bilim dalı Hidrografyadır. Yeraltı ve yerüstü suları bir ülkenin sosyo-ekonomik yapısında önemli yer tutar. Akarsular bir enerji kaynağı olması yanında içme ve sulama suyu olarak günümüzde çok büyük değer taşırlar. Denizler ve göller sağladıkları ürünler ile ulaşım açısından önemlidirler. Bu bakımdan ülkemiz üç taraftan denizlerle çevrili olması yanında akarsular açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Türkiye akarsu ağı, hidrografya bakımından gelişmiş bir yapı gösterir. Akarsularımızın büyük çoğunluğu sularını denizlere ulaştırırlar. Ülkemizde Van Gölü ve İç Anadolu'daki Tuz Gölü ile Göller Yöresi kapalı havzalar olarak dikkat çeker. Ülkemiz akarsuları çoğunlukla yüksek dağ ve platolardan doğar ve bu nedenle plato nehri karakteri taşır. Buna göre litolojik yapının uygun olduğu yerlerde büyük barajların yapılması mümkün olur. Akarsularımızın yataklarında genelde en fazla su ilkbahar ve kış aylarındadır. Ülkemizdeki göller ise belli yörelerde toplanmıştır, bunlar farklı şekillerde teşekkül etmişlerdir. En büyüğü 3713 km2. alan ile Van Gölü'dür. Ayrıca son yıllarda inşa edilen barajların meydana getirdikleri göllerde geniş sahalar kaplar. Bunlar içinde 817 km2. alan ile Atatürk Barajı baş sırayı alır.

Diğer taraftan Anadolu yarımadasını çevreleyen denizlerden Karadeniz ve Akdeniz Tetis Jeosenklinalinin eseri olarak karşımıza çıkarken Marmara Denizi ise jeolojik devirler içinde Miyosen Denizi'nin bir kalıntısı olup bugünkü şeklini Neojen sonunda almıştır. Ege Denizi genelde kuaternerde meydana gelen yer hareketleri faylanmalar sonucunda bugünkü görünümünü almıştır.

Özet

Zengin ve gelişmiş bir hidrografik yapıya sahip olan ülkemizde iklim, reliyef ve yapı özelliklerine bağlı olarak yerüstü ve yeraltı sularımız farklı coğrafi bölgelerimizde farklı şekilde karşımıza çıkar. Ülkemizde çeşitli kaynaklardan beslenen ve dikkati çeken akarsuların başlıcaları; Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Seyhan, Ceyhan, Aksu, Göksu, Manavgat, Gediz, Büyük ve Küçük Menderes, Ergene olmak üzere sayılabilir. Bu akarsular dışında ülkemiz topraklarından doğan başka ülkelerde denize dökülen önemli akarsularımız ise Dicle, Fırat, Aras, Kura ve Çoruh'tur.

Ülkemizde yer alan akarsuların beslenme şartlarına bağlı olarak yataklarında taşıdıkları su  ile debileri yıl boyunca değişiklikler gösterir. Böylece farklı rejimler ortaya çıkar. Buna göre özellikle Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu bölgemizden kaynaklanan akarsularımız karlı dağ rejimli akarsular olurken Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerindekiler yağmurlu, Doğu Anadolu bölgelerimizdekilerde karlı-yağmurlu rejime tabi akarsular olurlar.

Yurdumuzun çeşitli bölgelerine dağılmış olan akarsularımıza karşılık göllerimiz ise belli bölüm ve yörelerimizde toplanmış olup toplam yüzölçümümüzün %12'sini kaplar.Üç taraftan denizlerle çevrili olan ülkemizin k

ıyılarının uzunluğu 8300 km.'yi geçer. Bu değer kara sınırlarımızın uzunluğundan iki kat daha fazladır. Çevremizde yer alan denizler ile kıyılarımızın bugünkü görünümünü alması mesozoikte başlayıp kuaternere kadar devam eden hareketler sonucu olmuştur. Kıyılarımızda Ege kıyıları hariç kıta sahanlığı çok dardır.

Diğer taraftan konuya işletmecilik ve ekonomi açısından baktığımızda gerek zengin bir yapı gösteren hidrografyamızdan gerekse denizlerimizden tam anlamı ile faydalandığımız söylenemez.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy