ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Wednesday, May 27th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Vatandaşlık Bilgisi 1921 Anayasası


1921 Anayasası

e-Posta Yazdır

Reklamlar

1921 Anayasası, Müdafaa-i Hukuk fikrinin eseridir. “Ne demektir Müdafaa-i Hukuk? Türklerin millet olarak ve bu topluluğun siyasi şekli olan milli bağımsız bir devlet kurarak yaşama hakkını, içteki (İstanbul Hükümeti ve ondan yana olan çevreler, azınlıklar) ve dıştaki engelleyici kuvvetlere (bu hakkı herhangi bir surette tanımayan devletlere) karşı savunarak meşru bir savaş sonunda elde etmesidir." Müdafaa-i Hukuk akımının yapıcı unsurları, milli hakimiyet prensibine dayanan devletin özelliklerinde aranabilir.

a- Milli devlet tek yapılı (tek hakimiyetli basit) devlettir. Bu bakımdan konfederasyon ve federasyon şekillerini kabul etmez.
b- Osmanlı İmparatorluğu'ndan tamamiyle ayrı ve farklı bir devlettir. Monarşik ve teokratik (saltanatçı-hilafetçi) şekilleri reddeder.
c-Milli devlet, komünist ideoloji ve şekilleri de reddeder.
d-Bağımsızdır, her çeşidiyle sömürgeci ve materyalist şekillerin de kesinlikle karşısındadır. Bu devlet sınırlı bir milliyetçiliğe dayanır.
e- Milli devlet, özü bakımından bir amaçtır, başka şekillere varmak için bir araç değildir. ” Atatürk’ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkması, ulusal egemenliğe dayanan bağımsız bir Türk Devleti kurma çabalarının ilk adımı olmuştur. Erzurum ve Sivas Kongreleriyle başlayan süreç 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’da toplanmasıyla tamamlanmış, Meclisin yaptığı 1921 Anayasası’yla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi, Anayasaya geçirilmiştir.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adını taşıyan 1921 Anayasası, meclis hükümeti sistemini benimsemiştir. Ülkenin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yönetileceği hüküm altına alınmıştır.

Hükümet, Büyük Millet Meclisi Hükümeti olarak adlandırılmıştır. Hükümet üyeleri, Meclis tarafından kendi üyeleri arasından seçilmekteydi. Meclis Başkanı, Hükümetin de başkanlığını yürütmekteydi. 1921 Anayasası’nın önemli bir özelliği, halkın yönetime katılmasını sağlayıcı kurallar içermesidir. Vilayetler (İl) ve nahiyeler (bucak) tüzel kişiliğe sahiptirler ve halkın seçtiği meclisler tarafından yönetilmeleri öngörülmüştür. Günümüzde bile tartışılan yerel yönetim özerkliğinin ileri örneği olan 1921 Anayasası’nın bu kuralları uygulamaya geçirilememiştir.

1921 Anayasası, kurtuluş savaşı koşullarında başka sorunlarla karşılaşılmasını önlemek için, hilafet ve saltanat sorununu çözüme ulaştırmamıştır. Ancak, Birinci maddedeki, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir, idare usulü, halkın kendini yönetmesi esasına dayanır, hükmü, hilafet ve saltanatın akıbetini açıkça göstermektedir.

 


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy