ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Sep 23rd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Yunan Mitolojisi Türk - Yunan Mitolojileri ve Farkları


Türk - Yunan Mitolojileri ve Farkları

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Türk MitolojisiTürk - Yunan Mitolojileri ve Farkları


Geçmişten gelen iki büyük toplumun mitlerini, yani Türk-Yunan mitolojilerini ve farklarını incelemek kesinlikle isabetli olacaktır.

Yunan Mitoloji Özellikleri
Yunan mitolojisinde, soylular hep ön plandadır. Halk savaşta sadece savaşan araçlardan değildir.
Kahramanlar hep soylulardan gelir.
Savaşçı kahraman soylular, tanrı gibi gözükür.
Yunan mitolojisi motiflerinde kralların savaş arabaları ve savaş giysileri çok fazla yer alır.
Halkın ekonomik durumu iyi değildir ve tek geçim kaynağı topraktan gelen ürünlerdir. Soylular ise madenlere sahip çıkmıştır. Alışveriş değiş-tokuşla yapılmaktadır.

Türk Mitolojisinin Özellikleri
Türk mitolojisinin genel motifleri türeyiş, ışık ve ışıkla gelen iyilik, kutsal ağaç ve ağaç kökündeki ana-tanrıdır.
Kut anlayışı yaygındır.
Türkler’de özellikle Oğuzlar çok geniş bir coğrafyayı gezdikleri için kültürel ve ticari olarak diğer halklarla alışverişte bulunmuşlardır. Bu yüzden halkın durumu mitlerde genellikle iyi gözükmektedir.
Daha çok mitlerin konusu tanrısal, dinsel ve mistik olaylar çerçevesinde gelişmiştir.

Türk-Yunan Mitolojileri ve Farkları

Görüldüğü gibi;

* Yunan mitlerinde önde tutulan kral ve soylular, Türk mitlerin de ise tanrısal olgular ve daha çok türeyişle ilgilidir.
* Motifler farklıdır: Yunan mitlerinde savaş kıyafetleri ve araçları; Türk mitlerinde ise kutsal öğeler motiflerin başında gelir.
* Sınıfsal özellikler mitlerin içinde farklıdır: Türklerde halk daha özgür ve rahat, Yunanlılar da ise baskı gören yönetilen halktır.
* Ekonomik ve toplumsal yaşamlar ticari ve yaşam stili bakımından(göçebe-yerleşik yaşam) farklıdır.

Mit ve Mitoloji Nedir?

Mit (söylence) sözlüksel anlamı dinle yada kahramanlıklarla ilgili olan toplumun gelenek ve göreneklerine göre ağızdan ağıza ulaştırılan ve zaman içinde değişiklik gösteren söylenceler anlamındadır. Mit kelimesi Yunanca mythos kelimesinden gelmektedir.

Mitler genel olarak çok tanrılı dönemleri,olağan üstü kahramanlıkları ve olayları konu alır. İmgelem ürünü olan mitler estetiksel şekilde anlatan öykülerdir.

Mitoloji (söylencebilim, söylenbilim) kavramınında sözlük anlamı, mitlerin yer, zaman yada konu bakımdan toplandığı gruplardann herbiri. İkinci anlamı ise mitleri inceleyen bilim dalıdır. Mitoloji kelimesi Yunanca ‘Mythos’ (mit) ve ‘Logos’ (konuşma, anlatma) kelimelerinin birleşmesi ‘Mythologia’ kelimesinden gelmektedir.

Belirli kurgu ve fanzinlerin mit yada mitoloji olarak tanımlanabilmesinin koşulu hâlâ yaşayan veya yaşamış olan insanlar tarafından inanılması, psikolojik, ruhani bir bağlantı kurulmuş olmasıdır. Bunları içermeyen kurgulara mitoloji kavramının kullanılması yanlıştır.

Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin yada halkların oluşumu (yaratılış ve kuruluş mitleri) gibi genel temalar içirir. Genel olarak eski toplumların dinlerinin mitoloji kavramı ile kullanılması gibi bir yanlış anlaşılma vardır. Mitolojiler dinsel, dinler mitolojik öğeler içerir ama bu aynı kavram anlamına geldikleri anlamına gelmez.

Günümüz yaygın dinlerinin tarihlerinin o kadar da eski olmamasından ötürü mitolojik öğeler içermediklerinin katı bir şekilde savunulmasıda yanlıştır. Birinin çıkıp dinlerle ilgili mitolojik çalışmalar yapması veya mitler ortaya koyması bilimsel çalışmalar olabilir. Bu konudaki önyargıların yıkılması gerekir.

Günlük hayatımızda mit kavramı yanlış, doğru olmayan hikâye yada metafor anlamında da kullanılmaktadır. Ve bu kullanımda anlatıcının asıl vurgulanmak istediği nokta doğru olmayan bir olgunun yada kısmın hikaye içerisinde barındığıdır. Mitoloji kavramıda eski kültürleri anlatırken; yeni bir akımı, modayı mecazi bir şekilde vurgularken kullanılmaya başlanmıştır.

Yunan Mitolojisinde Aşk

İlk olarak, platonik aşk... Bu terim, Platon’dan gelmektedir. (Bu kısım mitoloji değil gerçektir, tabii ki). Kendisi okulunda bir öğrencisine aşık olmuştur ve o zamanlar kızlarla erkekler ayrı ayrı eğitim görmektedirler. Burdan anlıyoruz ki Platon bir erkek öğrencisine aşık olmuştur ve karşılık alamamıştır, bu tür aşka da adını vermiştir (ama platonik aşkın homoseksüellikle bir alakası yoktur).

Karşılıksız aşkın yansıması olarak Echo’nun hikayesi bir örnektir... Echo’nun da kitaptan kitaba değişen hikayeleri bulunmaktadır.

Pan, mitolojide çoban ve sürülerin yarı insan-yarı keçi tanrısıdır; flüt çalmaktadır ve yaptığı müzik, “panik” kelimesinin de kökenidir ve hareketli, neşeli, hatta gürültücüdür.

Pan, bir gün küçük bir vadiden geçerken bir nenfin (nymph) şarkı söylediğini işitir. Bu bir orman perisi olan Echo’dur. Yalnızlığı seven, Zeus’un perileri olan "muse"lerden flüt çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrenen bu genç kız Echo, insan topluluğundan ve tanrılardan kaçar, evlenmek istemezdi. Onun ahenkli ve berrak sesini duyan Pan, ona karşı vahşi bir sevgi duydu. Onun yeteneğini kıskanan ve onun güzelliğinden istifade edemeyen bu keçi sakallı mabut, etraftaki bütün çobanların yollarını şaşırttı. Bu şaşkınlıkla bir gün nenfe hücum ettiler, onu öldürdüler ve vücudunun parçalarını dağıttılar. O günden beri, her tarafa dağılmış olan Echo'nun kendine özel bir yeri yoktur. Gürültüyü duyduğu her yerdedir. Ölümden sonra da müzik hafızasını kaybetmemiştir. Kulağına çarpan sesleri tekrarlar.

Diğer bir masala göre de Echo'nun felaketine sebep olan Pan değil, baş tanrı Zeus’tur. Bir gün Çapkın Zeus arza inerek bazı güzel nenfleri ziyaret etmişti. Evlilik tanrışası olan kıskanç karısı Hera onu yakalamak istediği zaman Echo onun dikkatini başka tarafa çekti ve uzun tutarak nenflerin saklanmaları için vakit kazandırdı; fakat Hera bu hileyi anlamıştı. Sözleriyle kendisini aldatmış olduğundan, ona ceza olarak söz söylemesini kısıtlayacağını bildirdi. Hera'nın emri yerine geldi. O zamandan beri Echo, hiçbir zaman ilk defa söze başlayamaz ve ona söz söylendiği zaman susamaz. Ancak durmadan işittiği seslerin son kısmını tekrar eder.

Başka bir masala göre de (ki bu bence en güzelidir), Echo, geyikleri kovalıyan bir avcı gördü. Adı Narcisse olan bu genç avcıdan daha yakışıklı bir delikanlı az bulunurdu. Onu görür görmez Echo şiddetli bir aşka tutuldu. Gizlice onu takip ediyor, günden güne aşkı alevleniyordu. Derdini açığa vuramıyordu. Delikanlı da izlendiğini hissediyor ve rahatsız olup ormanlara kaçarak gizleniyordu. Ümitsizliğe kapılan Echo başarısızlığını saklamak için derin bir mağaraya kapandı. Artık dağlarda görünmez olmuştu. Beslediği aşk onu günden güne eritti. Bütün vücudu tükendi, kanı çekildi. Ondan geriye yalnız kemikleriyle sesi kaldı. Kemikleri kaya şeklini aldılar, sesi de her tarafta dolaşarak seslenenlere cevap verir oldu.

Diğer taraftan Narcisse'in “narsist kişilik bozukluğu”na da isim veren yersiz gururu tanrıları kızdırmıştı. Onun bu anlamsız gururunu ve katı kalbini cezalandırmak için, ona garip bir heves verdiler. Bir gün av ve yaz sıcağının yorgunluğu ile sakin ve şeffaf bir pınarın başına geldi. Su ayna gibi parlaktı. Narcisse su içmek için eğildi ve berrak suya yansıyan yüzünü gördü. Suda aksini görüp büyülenen Narcisse hareketsiz kalmıştı.
Adeta aşkla aksine bakıyordu, hiçbir kuvvet onu ordan ayıramıyordu. Yavaş yavaş, güneşin altındaki buz gibi, renginin solduğunu ve eridiğini gördü. Güneş onu yakarak bitirdiği zaman kızkardeşleri onun için ağladılar ve mezarının üstüne koymak için saçlarını kestiler. Cesedi götürmek için hazırlandıkları vakit, onun yerinde sarı ve beyaz bir çiçek buldular ki bu çiçek onun adını taşıyan nergistir.
The 9 MUSES Mitolojide 9 İlham Perisi
Calliope Epic Poetry, Clio History, Erato Lyric Poetry, Euterpe Music, Melpomene Trajedy, Polyhymnia Coral, Poetry,Terpsiehone Dance,Thalia Comedy,Urania,Astronomy

Prometheus

“İleri görüşlü” anlamına gelir Prometheus, Helen mitolojisinin Titan adlı soyundan gelen ve İapethos’un oğludur Prometheus.Prometheus tüm titanların aksine çok akıllı ve,duygulu ve özverili bir Helen mitolojisi tarısıdır.Fakat eline yıldırım ve şimşeğin gücünü geçiren Zeus, evrenin başına tam bir despot kesilmiştir.Olimpos’ta bulunan tanrılar çıkarları için Zeus’un tüm despotluklarına,bencilliklerine ses çıkarmayıp ona göz yummaktadırlar. Prometheus tüm bu olanlara karşı sinirlenir ve Zeus’ un bu yaptıklarına karşı ona gözyuman Olimpos’ taki tüm tanrılara kızgınlık duyar. Ona göre bir gün Olimpos’taki tanrıların egemenliği sona erecek ve yerine insan oğlunun egemenliği gelecektir.

İnsanlar için bunları düşünen ve onlar için yeni bir düzenin hazırlayıcısı olan Prometheus,Olimpos tanrılarına karşı direniş başlatır ve Zeus’u insanlar önünde mahkum eder.Düşündüğü düzen tanrıları küçük düşürücüdür.ProMETheuS’a kızan Zeus,insanları cezalandırmak için onların en önemli gereksinimleri olan ateşi vermemektedir.

ProMETheuS bir fırsatını bulur ve tanrıların evi Olimpos’tan ateşi alıp yeryüzüne indirir;ateş ile birlikte insanlara aklı ve bilimle birlikte yaratıcılığıda verir.Akıl verdiği insanoğlu,artık gerçeği sorgulamaya başlıyacak ve gerçek yaratıcının kendisi olduğunu görerek düzeni değiştirmeye çalişacaktır. Fakat buna kızan despot Zeus çok sinirlenerek Prometheus’ u Kafkas Dağlarında bir kayaya zincirler ve bunun ilede yetinmeyerek bide görevlendirdiği bir kartal ile, hergün ProMETheuS’un ciğerlerini yemesini sağlar. Zeus geceleri ciğerlerin yerine yenilerini koyarak bu işkencenin sürmesini yıllarca sağlar.Akıldan yana üstün olan ProMETheuS’un çektiği işkencenin sonu birgün gelir ve enzor koşullarda bile despot tanrılara karşı çıkan ProMETheuS kurtulur.

İşte ProMETheuS,insanoğluna aklın gücünün herzaman kaba gücü yeneceğini gösteren mitolojik bir simgede olsa bu olay bize yeryüzü tanrılarına karşı çıkabileceğimizi ve onlara boyun eğmemizi göstermektedir.


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy