ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Friday, Nov 22nd

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Yunan Mitolojisi Hephaistos


Hephaistos

e-Posta Yazdır

Reklamlar

HephaistosHEPHAISTOS

Volkanlara, metallere hükmeden, çok usta bir demirci ve mekanikçiydi. Tanrıların zırh ve silâhlarını o yapardı. Hephaistos Zeus ile Hera'nın oğludur. Athena'nın kardeşidir ama anneleri farklıdır. Athena'nın annesi Zeus'un ilk eşi bir titan olan Metis'tir. Efsaneye göre Hera Hephaistos'u kendi başına doğurmuştur. Zeus'un Athena'yı kafasından çıkararak dünyaya getirmesine kızarak o da Hephaistos'u yaratmış denilir. Hephaistos çirkin, iki ayağı da topal bir ölümsüzdür. Çirkinliğinin bir sebebi de, Zeus'un onu kaldırıp Olympos'tan aşağı atması ve yere çarptığında sakatlanması yüzünden de denilir. Hera oğlunu çirkinliğinden dolayı 9 yıl boyunca Okenanos ırmağının yanında sakladı (İl. XVIII, 394 vd.). Hephaistos'a metalleri işleme sanatını da periler öğretmişlerdi. Hephaistos, büyüyünce, Hera'nın kendisini istememesinin öcünü almak için içine zincirler sakladığı bir taht yapıp anasına gönderir. Hera tahta oturur oturmaz zincirler onu sıkıştırırlar ve bir daha kurtulamayacak hale gelir. Olympos tanrıları Hephaistos'u çağırmak zorunda kalırlar Hera'yı kurtaramayınca. Dionysos'u gönderirler, şarap tanrısı Hephasitos'u bir eşeğe bindirip Olympos'a getirince tanrılar eşeğin üzerindeki haline katıla katıla gülerler. Bu yüzden Olympos tanrılarına hep kızar Hephaistos. Olympos'tan iki defa kovulmuştur.

İki ayağı da topaldı. Bunun için iki farklı efsane vardır. Birgün Zeus, Hera ile kavga etmeye başladı. Çekişirlerken Hephaistos annesi Hera'yı destekledi. Zeus'da buna içerleyerek Hephaistos'u tuttuğu gibi Olympos'tan aşağıya doğru Lemnos adasına fırlattı. Hephaistos bu yüzden topal kalmıştı (İlyada I, 590). İkinci efsane göre Hephaistos doğuştan topaldı. Hera onun çirkin ve topal bir bebek olmasından hoşlanmayınca Olympos'tan aşağı attı. Akhilleus'un annesi ve bir titan olan deniz perisi Thetis ile Eurynome bebeği kurtarıp bakımını üstlenmişlerdi (İlyada XVIII, 394).

Tanrıların tunçtan evlerini, mutlu yaşayan insanları cezalandırmak için Zeus tarafından sipariş edilen, Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a eş olarak yeryüzündeki ilk kadın olarak gönderilen Pandora'yı, Prometheus'u Kafkas dağlarında tutan zincirleri, Eros'un oklarını, Helios'un arabasını, Akhilleus'un zırh, kalkan ve kılıçlarını, Girit adasındaki bekçi olan tunç dev Talos'u, Atina'daki Thesion tapınağını, Zeus'un yıldırımlarını o yapmıştır. Akhilleus'un annesi Thetis'in düğününde Kheiron'un Peleus'a verdiği mızrağın ucundaki hiç aşınmayan sivri mızrak ucunu Hephaistos yapmıştır. Kendisine de iki adet, altından cariye yapmıştır. Hareket eden, konuşan, onun hizmetkarlığını yapan bu kızlara dayanarak yürürdü. Böyle güzel şeyler yaratan sanatçı, çirkin ve sakat olduğu halde en güzel tanrıça olan Aphodite ile evlendi.

Zeus'un titanlarla olan savaşında Zeus Olympos'un tüm tanrılarından kendisine yardım etmelerini istemişti. Hephaistos bu savaşta Zeus' yardım etmiş, erimiş demirle titan Mimas'ı öldürmüştür. Phlegra'daki titanlarla savaş sırasında sıkışan Hephaistos'u Helios göklerden gelip arabasına alarak kurtarmıştır. Bir ara Zeus'u yenmeyi başaran Typhon'u Zeus ne yapıp edip Etna Yanardağına atmıştır. Zeus, Hephaistos'a dağın etrafında gözcülük yapmasını rica etmiştir. Bunun üzerine Hephaistos, örsünü ve diğer demir işleme aletlerini dağdaki bir mağaraya taşımış ve orayı kendine mesken tutmuş, bizzat Typhon'un ensesindeki en sıcak yerde işlerini görmüştür.

Hephaistos, Truva Savaşı'na da katılmıştır. Kendisine çok sadık olan Dares ismindeki rahibin iki oğlu vardı: Phegeus ve İdaios. Yunanlı kahraman Diomedes'in Phegeus'a attığı bronz balta, Phegeus'un göğsündeki zırha geldi ve bu darbe onu atından düşürdü. İki göğsünün ortasına gelen darbe Phegeus'u yaralamadı bile. Kardeşi İdaios onu korumak amacıyla mızrağıyla koşarak geldi ve Phegeus'un önünde, Diomedes'e karşı durdu. Diomedes önünde İdaios'un hiç şansı olmadığından Hephaistos geldi ve oğulları Diomedes'ten kaçırarak sakladı. Savaşın sonlarına doğru ırmak tanrısını kızdıran Akhilleus'u kovalayan Skamandros'un o kolunu ateşle buharlaştırmıştır.

 

Kaynaklar
Mitoloji Sözlüğü. Azra ERHAT. Remzi Kitabevi, 5. Baskı, Eylül 1993. Büyük Fikir Kitapları Dizisi:18
Ortadoğu Mitolojisi, S.H. Hooke. Çeviri: Alaeddin SENEL. İMGE YAYINLARI: 20, Eylül 1993.
Yunan Mitolojisi. Çeviri: M. Tahsin KOZANOĞLU. MİTOLOGYA YAYINLARI: 1, Aralık 1992.
Mitologya, Edith Hamilton. Çeviri: Ülkü TAMER. VARLIK YAYINLARI, Sayı: 326. 1994
Mitoloji Sözlüğü, Pierre Grimal. SOSYAL YAYINLAR, 1997.
Klasik Yunan Mitolojisi, Şefik Can. İnkılâp Yayınları
100 Soruda Mitologya. Behçet NECATİGİL. 1995
Meydan Larousse Ansiklopedisi
Cousteau, Sea and Legends.
Hayat Ansiklopedisi
Theoi Project

  

 

 

 

 

/ / / Başka bir kaynaktan Hephaistos / / / 

 

 

HEPHAISTOS ( VULCAN )

Hephaistos ateş tanrısı idi. Zeus ile Hera'nın oğlu olan bu tanrı topal olarak doğdu, üstelik çokda çirkindi. Hera onu doğurduğunda çirkinliğinden utandı, ve diğer tanrıların kendisiyle alay etmesinden korkarak onu Olympos'tan aşağı fırlattı.

Hephaistos'un Olympos'tan aşağı Lemnos adasına düşüşü tam bir gün sürdü. Bir hocanın yardımıyla burada demir, bronz ve değerli madenler üzerinde çalışma sanatını öğrendi ve ve bir yanardağın içine demir atölyesini kurdu. Bu demirhane de insanı hayrete düşürecek sanat şaheserleri yarattı. Nadide yüzükler, bilezikler kalkanlar yaptı. Fakat annesini ve onun kendisine yaptıklarını hiç unutmadı. Annesinin yanına çağırılması için bir şeyler yapması gerekiyordu. Ve bir gün oturup annesi Hera için altından muhteşem bir that yaptı. Bu öyle bir tahttı ki insanın gözlerini kamaştırıyordu, diğer yandan hiç te göründüğü gibi değildi. Görünmez bağlardan yapılmış kıskaçları vardı ve üzerine biri oturduğunda bir daha açılmamak üzere kilitleniyor oturan kişiyi hapsediyordu.

Tahtı Olympos'a yolladığında Hera tahtın ihtişamına hayran kaldı, fakat üzerine oturur oturmaz kıskaçlar kapandı ve Hera tahta bağlanıp kaldı. Bütün tanrılar el birliği ile onu tahtan kurtarmaya çalıştılar ama başaramadılar. Son çare Hephaistos'u çağırdılar fakat Hephaistos kulak asmadı. Tüm çağrıları duymuyormuş gibi davrandı. Kendisine yaptıklarından dolayı Hera'nın cezasını çekmesini istiyordu.Zeus Hermes'I yolladı ancak Hermes onu Olympos'a çıkmaya razı edemedi. Ardından Ares geldi, onu Olympos'a çıkarmak için zor kullanmaya çalıştı ama, Hephaistos onu kavgada yendi ve gerisin geri geldiği yere yolladı. Bunun üzerine şarap tanrısı Dionysos onu getrimeye talip oldu ama o çok farklı bir yol denedi. İçirdiği şaraplarla Hephaistos'u sarhoş ederek ondan Hera'yı that'tan kurtaracağına dair söz aldı.Fakat Hephaistos bunu tek bir şartla yapmayı kabul edecekti. Bunun için Tanrılar katına kabul edilmesi ve güzeller güzeli Aphrodite'in kendisiyle evlenmesi.

Karısının daha fazla acı çekmesine dayanamayan Zeus oğlunun şartlarını kabul etti. Bunun üzerine Dionysos onu alıp Olympos'a götürdü. Hephaistos Hera'yı kurtardıktan sonra ilk iş olarark kendisine baştan başa tunçtan bir saray yaptı. Saray güneş doğunca parıl parıl parlıyordu, dör tarafına yıldızlar serpiştirilmişti. Görenleri hayran bırakan sarayın bir tarafına da muhteşem demirhanesini yerleştirdi.

Hephaistos her sabah güneş doğduktan sonra atolyesine gidiyor, akşama kadar hiç durmadan çalışıyor, tanrıları ve insanları hayrete düşüren ve hayran bırakan şaheserler yaratıyordu. Zeus için muhteşem bir asa ve altından that imal etti. Demeter içinse parlak bir orak. Apollon ve Artemis içinse sağlam ve hızlı oklarla, ok kılıfları yaptı. Tüm bunların yanında Olympos'u süslemek için elinden geleni yaptı; Apollon için güzel bir saray inşa etti, Zeus'un sarayını güçlendirip süsledi. Ve tanrılar için onların arzularına gör hareket edecek koltuklar imal etti.

Hephaistos sadece tanrılar için değil insanlar içinde bir çok iyilik yaptı. Çirkin ve topal olmasına rağmen iyi kalpli oluşu ile gerek tanrılar gerekse insanlar tarafından sevildi ve sayıldı. Ama arzu ettiği ve hak ettiği mutluluğa hiç bir zaman tam olarak ulaşamadı. Onu sevmeyen ve sürekli aldatan Aphrodite ile olan evliliği ona mutluluktan çok acı ve utanç getirdi.

Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy