ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Tuesday, Jul 07th

Son Guncelleme09:38:41 AM GMT

Nerdesin: Yunan Mitolojisi Tanrılar Tablosunda Değişim


Tanrılar Tablosunda Değişim

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Tanrılar Tablosunda Değişim

Yunan tanrıları insan biçiminde olmakla ve insana özgü yetkinliklerin ve hatta eksikliklerin en abartılmış biçimleriyle donatılmış bulunmakla birer insan azmanı gibidirler. Yaşamları insan yaşamını, insanın toplumsal, ailevi, bireysel yaşamını andırır ya da yansıtır. Mısır’da olduğu gibi burada da her tanrı bir kentin koruyucusudur: Athena Atina’yı, Artemis Ephesos’u korur. Dinsel yaşam toplumsal yaşama sıkı sıkıya bağlıdır: tanrılara saygı göstermeyenler topluma karşı suç işlemiş olurlar. Çok karmaşık tanrılar tablosu başlangıçta yalındı, yeni ögeler kazanarak gelişti. Bu gelişimde Yunanlıların başka ülkelerle ilişkilerine girmesi de belirleyici olmuştur. Akalar zamanında tanılar tablosu iki kişilikti, Zeus’un yanında Hera’nın ilk biçimi olsa da Hera’yı andırmayan bir tanrıça yer alıyordu. Zeus çok zaman baba olarak, ışıklı göklerin tanrısı olarak, tanrıça da toprak ve ana olarak düşünülüyordu. Zamanla pekçok değişiklik oldu. Yunan toplumu bir erkekler toplumuydu, bu durum seviciliğin ve oğlancılığın yayılmasını getirdi ve tanrılar düzeninin yapısını da etkiledi. Yunanistan’da dor egemenliği geliştikçe tanrıçalar önemlerini yitirmeye başladılar. Eski Yunanlılar iyi tanrıçaların tümünü Giritlilerden almışlardı. Bu iyi tanrıçaların başında Demeter gelir. Bazı tanrıçalar da Mikenai kaynaklıdır, Hera, Athena, Artemis bunlardandır. Bazı tanrıçalar daha yenidir: Akalar zamanında, yalnız yaşayan Aphrodite de, “bekar” tanrı Apollon da yoktur.

DÜŞÜNCE TARİHİ
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
3. Basım, 2000

Sf. 155-179

 

{mospagebreak title=Tanrıların Gelişi}

 

Tanrıların Gelişi



Tanrılar Titan’lardan sonra Zeus’un başkanlığında dünyaya egemen oldular. Bunu bir kuşak değişimi olarak değerlendirmek gerekir. Yeni yönetici on iki tanrı Olympos dağında bir aile yaşamı sürüyordu. Tanrıların bir dağda bir araya gelmeleri kutsalın yükseklere eğimli olmasıyla açıklanabilir. Ancak Olympos’un nerede olduğu belli değildir. İliada’da Olympos yeryüzünün tüm dağlarından yüksek düşsel bir dağdır. İnsanlar bu dağa giremeyeceklerine göre onun bulunduğu yer önemli değildir. Olympos bulutlardan yapılmış o koca ızgaraya korundukça hiçbir insan ona adım atamayacaktır. İnsanlar göremeyecekleri bu yeri kendilerince tanıtlamak istemişlerdir. Hamilton bu tanrı katını şöyle özetler: “Tanrıların kaldığı yerler içteydi, onlar orada yaşar, orada uyur, orada şölen verirlerdi, özel içkilerini orada içer, özel yemeklerini orada yerlerdi, bu arada Apollon’un lir’ini dinlerlerdi. Burası eksiksiz bir mutluluk ülkesiydi. Hiçbir rüzgar Olympos’un dinginliğini bozamaz der Homeros. Oraya ne kar yağar ne yağmur. Bulutsuzbir gök dört bir yanı çevreler, duvarları güneşin yoğun beyazlığını yayar.” Tanrılar ailesini oluşturan on iki tanrının ve tanrıçanın adları Zeus, Hera, Poseidon, Hades, Hestia, Ares, Athena, Apollon, Aphrodite, Hermes, Artemis, Hephaistos’tur. Titanlar döneminde tanrıçalar dönemine geçişte Zeus ve kardeşleri evreni paylaştılar. Deniz ülkesi Poseidon’a, yer altı ülkesi Hades’e, gökler ülkesi Zeus’a düştü.

DÜŞÜNCE TARİHİ
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
3. Basım, 2000

Sf. 155-179


Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy