birdik ve koptuk, tanrının laneti üstümüze yağdı ve cezamız aslında cennetten kovulmak değil eşimizden ayrılmaktı.. ve onu aramak ömür boyu. çoğu insan gözünü onsuz kapatır, onu bulamadan, bize bahşedilen bu bedenin tadına onunla varamadan. çünkü ancak onunla sevişirsek, ruhumuzu da katıp sevişebiliriz. bir doğa hizmetinin, binbir hata ve yanılgının ötesine geçebiliriz..
Sahne 1 - başarısızlıklar.. yaşanmışlıklar.. vuruyorum yollara yollar bana vuruyor anıların elleri boğuyor, o eller ki öpülesi..
Sahne 2 - onlar ayni seylere delirip gelisen iki insan sadece kapisinda duruyolar biri birini geciriyo olabilir, elele atlayabilirler, ayri ayri atlayabilirler, zaten ayri ayri yollardan gelmisler..
Sahne 3 - hem benim herseyin tadina bakip kacayim diyen bi kelebek ruhumda yok.. peki ya neden, neden bu güvensizlik
Sahne 4 - insan anlasilmayi paylastigi bir tene dokundugunda tanrilasiyor.. kontrol hevesi gereksiz.
Sahne 5 - ah bu aklim... yasadiklarimi yasamadiklarima carpip duruyor.. kazan dairesinde kaçisan fareler gibi korkularım.. onlarda olmasa coktan kacmisti ruhum bu tenden.. umut ne kadar yoksa hersey o kadar gercek.
Sahne 6 - uzak..
Sahne 7 - ve aşk.. bir sokak kedisi gibi pervaza tırmanıp gizlice içime bakıyorum, kapıdan girsem.. karşılaşmamızdan ödüm kopuyor. çünkü cesaret ister, yanılgısız, saf (katıksız) bir aşk.. Mehmet Genç (24.04.2003) |