hümanizm nedemek

hümanizm hakkında ansiklopedik bilgi..

Reklamlar
Sonuç : 1 adet ilgili yazı bulundu..

hümanizm nedir ?

hümanizm:
(alm. humanismus): italya'da başlayıp, 15.-16. yüzyıllarda avrupa'da yayılan, antik yunan-roma kültürünün yeniden canlandırılması, yaşama sevinci, akılcılık, insancılık ilkelerini benimsenmesi gibi özelliklerle belirlenen bir edebiyat ve kültür akımı.
insancılık: eski yunan ve latin kültürünü en yüksek öğreti olarak alan ve ortaçağın skolâstik düşünüşüne karşı xıv. yy.da doğan felsefe bilim ve sanat görüşü. insanlık sevgisini en yüksek amaç ve olgunluk sayan öğretidir. böylece insan tarih sahnesine kitle olarak çıkma eşiğine gelmektedir. bundan önce tanrı insanın yerine kurulmuştur. filozoflar ve şefler, krallar tarihte görünmektedir ama ilk defa hem düşünce akımı olarak (individüalizm) hem de kitleselleşen düşünüş olarak insan tarih sahnesine çıkmaktadır. bu dönemde zanaattan ve zanaatın atölye çalışmasından sanata ve sanatçının kişisel imzasına geçilir. fransa’da rönesans devrini harlatan hümanistlerin doktrinidir.

hümanizm ile ilgili diğer yazılar


hümanizm

hümanizm: (alm. humanismus): italya'da başlayıp, 15.-16. yüzyıllarda avrupa'da yayılan, antik yunan-roma kültürünün yeniden canlandırılması, yaşama sevinci, akılcılık, insancılık ilkelerini benimsenmesi gibi özelliklerle belirlenen bir edebiyat ve kültür akımı. insancılık: eski yunan ve latin kültürünü en yüksek öğreti olarak alan ve ortaçağın skolâstik düşünüşüne karşı xıv. yy.da doğan felsefe bilim ve sanat görüşü. insanlık sevgisini en yüksek amaç ve olgunluk sayan öğretidir. böylece insan tarih sahnesine kitle olarak çıkma eşiğine gelmektedir. bundan önce tanrı insanın yerine kurulmuştu  » Devamini Oku

Etiketler: hümanizm nedir hümanizm ödevi , hümanizm ne demek, hümanizm türleri, hümanizm hakkında bilgi, hümanizm örneği, hümanizm tarihi, hümanizm tanımı, hümanizm anlami nedir, hümanizm nerede..
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 15:22:31 02.22.2011  Güncelleme: 15:22:31 02.22.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1337

Cevaben: Hümanizm

Hümanizm Nedir?
Hümanizm, Fransızca humanisme, insancılık, insanları sevme ülküsü, beşeriyetçilik.

Hümanizm ve Din
Hümanizm insani konularda doğaüstü inanışların hocalığını açıkça reddeder; fakat bunun yanında inançların kendisini hedef almaz. Genelde Ateizm ve Agnostisizm ile bütünleşebilir ama hümanist anlayış bunlara içkin değildir. Hümanizm bu tür doğaüstü güçlerin varlığıyla ilgilenmeyen etik tabanlı bir görüştür. Seküler bir hayat duruşu ilkesi ve her otorite karşısında insanı özgürleştirme çabası hümanizmin ırasıdır.

Hümanizme göre doğruyu bulmak insanın bir yetisidir. Fakat doğruyu bulma yönteminde gizemcilik, mistisizm, gelenek ve bunlar gibi genel geçer kanıtlarla ve mantıkla bütünleşmeyen yöntemler izlenemez. Gerçeğe duyulan bu arzu, gözü kapalı kabullenimlerle değil, bilimsel şüphecilik ve bilimsel yöntemle doyurulmalıdır. Otoriteyi ve aşırı şüpheciliği de reddederken, kaderin olaylar üzerindeki etkisini kabul etmez. Doğrunun ve yanlışın bilgisine kişisel ve ortak bilincin en doğru biçimde algılanmasıyla ulaşılabileceğini savunur.

Bunun yanı sıra hümanizm insanın tüm diğer canlı türlerinden daha özel olduğu düşüncesini reddeder. Hümanist filozof Peter Singer “Birçok istisna olmasına rağmen, hümanistlerin çoğu kendilerini en büyük dogmadan özgürleştiremiyor… önyargılı türcülük… Hümanistler diğer canlı türlerine karşı düşüncesizce istismarlara karşı durmalıdır.” diyerek hümanizmin doğalcılığını ve hayvanseverliğini belirtmiştir. Bizim diğer canlıların üzerinde tanrı-vergisi bir hüküm hakkımız olmadığını ekler.

Hümanizm insanın kapasitesine iyimser yaklaşır, bunun yanı sıra insan doğasının tümüyle iyi ya da tüm insanların hümanizmin savunduğu ussalcı ve manevi değerlere ulaşabileceğini savunmaz. Bu hedef birey için azim ve diğerlerinin yardımını gerektirir. İnsanın gelişimidir hümanizmin ereği, bütün insanlar için hayatı daha iyi yapmak. Hümanizm güzel şeyler yapmaya, şimdi ve burada iyi yaşamaya ve geleceğe daha iyi bir dünya bırakmaya yoğunlaşır, sonraki hayatta ödüllendirilmek üzere hayat boyu acı çekmeye değil.

Hümanizmin Tarihi
Hümanizm Rönesans'a, İslamiyet'in altın çağına ve antik Yunan kalıntılarına dayandırılabilir ve hatta hümanist düşünce Buda ve Konfüçyüs'te de görülebilir. Bunun yanında hümanizm terimi daha çok batı felsefesiyle bağlaşıktır. Hümanizm terimi 19. yüzyılın başlarında, 15. yüzyıl İtalya'sında klasik edebiyatla ilgilenen kimseler için söylenen umanista sözcüğünden kökenlenir.

Antik Yunan'da Hümanizm
Milattan önce 6. yüzyılda yaşamış Miletuslu Thales ve Colophonlu Xenophanes kendilerinden sonrakiler için hümanist düşüncenin yolunu hazırlamışlardır. Thales “kendini bilmeyi” dünyasının merkezine oturturken, Xenophanes döneminin tanrılarına inanmayı reddetmiş ve kutluluğu evrene ve evrendeki şeylere yüklemiştir. Sonra gelen ve ilk serbest düşünür olarak görülen Anaksagoras bilimsel yöntemlere katkıda bulunarak evreni anlamanın başka bir yolunu göstermiş oldu. Anaksagoras'ın öğrencisi Perikles de demokrasinin oluşumunu, özgür düşünceyi savunmuş ve etkilemiştir. Yazılarından çok azı bugüne gelebilmişse de Protagoras ve Demokritos da bilinmezciliği benimsemiş ve ruhani var oluşlarının doğaüstü bir varlıktan bağımsız olduğunu savunmuştur.
zeus
Tarih: 15:22:47 02.22.2011  Güncelleme: 15:22:47 02.22.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1337

Cevaben: hümanizm

Hümanizm: Genel olarak akıllı insan varlığını tek ve en yüksek değer kaynağı olarak gören, bireyin yaratıcı ve ahlâki gelişiminin, rasyonel ve anlamlı bir biçim¬de, doğaüstü alana hiç başvurmadan, doğal yoldan gerçekleştirilebileceğini belirten, ve bu çerçeve içinde, insanın doğallığını, öz¬gürlüğünü ve etkinliğini ön plana çıkartan felsefi akım. İnsanın kendisinin ve ilgili çıkarların çok temel bir öneme haiz olduğu¬nu savunan yaklaşım; insan varlıklarına va-rolanların meydana getirdiği genel varlık şe¬ması içinde özel bir konum atfeden öğreti.
Bir yanında insanlığın tanrısal düzene ba¬ğımlı olduğunu söyleyip doğa üstü aşkın varlık alanına özel bir konum izafe eden do¬ğaüstücülüğün veya teizmin, diğer yanında ise insan varlığının diğer canlılarla aynı dü¬zeyde bulunduğunu savunup, onun bilimsel bir tarzda ele alınması gerektiğini savunan doğalcılığın bulunduğu hümanizm, insan varlıklarında geliştirilmesi ve kendi başına ele alınıp kutsanması gereken eşsiz güçler, benzersiz yetenekler bulunduğunu savunur. Özünde, ateizme ya da agnostisizme da¬yanan ve dini ya da dini inancı dışlayan bir ahlâkı savunan yaşam görüşü olarak hüma¬nizm, insan varlıklarının kendi içinde bir değer taşıdıklarını, insanla ilgili tüm diğer hak ve değerlerin temelinde, insanın insan olarak değerine duyulan saygının bulundu¬ğunu öne süren; 1 insandan umudunu kesen, insan yaşamına herhangi bir anlam yüklemeyen, insanı yalnızca Tanrı’nın inayetiyle kurtulabilecek değersiz ve sıra¬dan bir varlık olarak gören, 2 insan bilinciy¬le ilgili görüşünde, determinist ya da indir¬gemeci olan her düşünce sistemine şiddetle karşı çıkan anlayışı veya tavrı ifade etmek durumundadır.
Kökenleri antik Yunan düşüncesine, in¬sanı felsefi düşüncenin merkezine geçiren Sokrates’e, ‘insan her şeyin ölçüsüdür’ diyen Protagoras’a kadar geri giden, ama esas Rönesans döneminde, Tanrı’dan uzak¬laşan dikkatin insana yönelmesiyle ortaya çıkıp, ilerlemeci Aydınlanma ve modernist hareketle gelişen hümanizm, 20. yüzyılda ise, İngilizce konuşan dünyada, ateizm ya da laik bir akılcılıkla eşanlamlı bir terim haline gelmiştir. Buna karşın, kıta Avru¬pa’sında hümanizm, insanla doğanın geri kalanı arasındaki ontolojik farklılığı temele alan ve topluma, tarihe, kültüre ilişkin açık¬lamada, önceliği insana veren felsefeleri gösterir.
Hümanistler, bu çerçeve içinde, insan varlıklarına özgü, onların ürünlerini, bu’ ürün ister tarihsel bir olay, ister ekonomik sistem ya da ister edebi bir eser olsun, stan¬dart bilimsel açıklamayla birleştirilen nes¬nel ve indirgemeci analizler tarafından açık¬lanabilmesini imkansız kılan, birtakım nitelik ve yetiler bulunduğunu savunmuşlar¬dır. İşte a) varoluşçuluğun, insanı ve insan bilincini ön plana çıkartan ve insanın evre¬ni, ya da insanın öznelliğinin meydana ge¬tirdiği evren dışında başka bir evren bulun¬madığını iddia eden felsefeleriyle; b) insanın ezeli-ebedi doğruları temaşa etme ve aşkın bir gerçeklikle doğrudan bir ilişki içine girebilme gücüne sahip olduğuna ina¬nan personalizm; c) insanı her şeyin ölçüsü yapan insan merkezli görüşünden dolayı, pragmatizm; d) Lukacsz’ın genel yabancı-laşma ve şeyleştirme sürecini, insanlığın yi¬tirilmesi olarak değerlendiren görüşü; ya-bancılaşma üzerinde odaklaşan genç Marxla irtibatlandırılan Marksist hüma¬nizm, çağdaş hümanizmlere örnek olarak verilebilir.
Bununla birlikte, yine içinde bulunduğumuz yüzyılda, 1970’lerden başlayarak, yapısalcıların ve yapıbozumcuların eserlerinde güçlü bir hümanizm eleştirisi felsefenin gündemine gelmeye başlamıştır. Kendi ken¬dini belirlemeye, seçimleriyle toplum üze¬rinde veya tarihin akışında ciddi değişim veya farklılıklar yaratabilmeye muktedir özerk insan varlığı konsepsiyonuyla belirle¬nen hümanizm, Levi-Strauss, Althusser ve Foucault gibi düşünürlerin eserleriyle, bu dönemde ağır bir yara almıştır. Zira bu dü¬şünürler toplumsal, ekonomik ve psikolojik yapıların etkileri üzerinde durmuş ve bu et¬kilerin bireylerin eylemlerini nasıl etkileyip belirlediklerini gözler önüne sermiştir. Bi¬linç nedensel ya da yapısal olarak belirlen-miş olup, bireyin kendi kendisini belirleme¬si bir yanılsamadan başka bir şey değildir. Birey bir oyuncu değil, yaşam adı verilen oyunda bir piyondur.
» Son Hareketler


» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Dış Bağlantılar
Bi soru sor
İletişim