Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: BESTE
Gönderilme Tarihi: Thu, 14-Dec-2006
Okunma: 4700 kez
Yazı Boyutu: 11.95 KB

Neandertarhal'ler

http://www.toplumdusmani.net/resim/pre.jpg

NEANDERTHALLER

Bundan elli-altmış bin yıl kadar evvel,Dördüncü Buz Çağı henüz en had devresine ermeden önce, yeryüzünde yaşıyan bir yaratık okadar insana benziyordu ki;zamanımızda bulunmuş olan kalıntıları daha bundan birkaç ıl önceye kdar insan kalıntıları addediliyordu.Elimizde bu yaratığa ait kafataslarından ve kemiklerinden başka ,yapıp kullandığı bir sürü büyük çapta alet vardır.Bu yaratık ateş yakardı,soğuktan korunmak için mağaralarda otururdu,belik hayvan derilerini kaba saba terbiye edip giyerdi ve insan gibi sağ eliyle iş görürdü.

Neandertarhal yaşam biçimleri

Avcılık-Yemek-Yaşam


Fakat şimdi ırk bilginleri bu yaratıkların hakiki insan olmadıklarını ileri sürüyorlar.Bu mahluklar aynı cinsin başka bir nevine aittirler.Bu yaratıkların ileriye doğdu çıkık iri çene kemikleri vardı,çok dar alınları ve gözlerinin üzerinde iri kaşçıkıntıları vardı.Ellerinin baş parmakaları arasında insanların aksine olarak öteki parmakların karşısına gelemzdi;boyunları o şekildeydi ki başlarını arkaya çevirmezler ve gökyüzüne bakamazlardı.Belki,başları öne ve ileriye doğru eğik olarak ,sallapati bir yürüyüşleri vardı.Bu yaratıkların çenesiz çene kemeikleri Heidelberg'de bulunan çene kemiğine benzer ve insan çene kemiğinden bariz şekilde farklıdır.

Dişleri de insan dişlerinden oldukça farklıdır.Azı dişleri yapılışları bakımından bizimkilerden daha karışıktı.Bu yarı insanlarda hakiki insanlardaki bariz köepk dişleri yoktu.Kafa taslarının hacmi tamamen insanınki gibiydi,fakat beyin arka tarafta daha iri,ön tarafta daha laçaktı.Akli melekeleri insanlardan farklıydı.Bu yaratıklar insanların kökeni değildi.Onlar gerek akıl gerek beden bakımından insan neslinden başka bir nesle mensuptular.

Neanderthallerin Gırtlak yapısı ve Modern İnsanlarla Karşılaştırılması

Nesli tükenmiş bulunan bu neslin kafa tasları ve kemikleri Neanderthal'de bulunmuş olduğu içi bu garip ilk insanlara Neanderthal Adamı denilmiştir.Bu adamlar yüzlerce ve belki binlerce yıl Avrupa'da yaşamışlardır.

O zamanlar dünyanın iklimi ve coğrafyası bugünkünden çok farklıydı.Mesela Avrupa Thames nehri bölgesine ,merkezi Almanya'ta kadar güneye inen buzlarla kaplıydı.;Britanya'yı Fransa'dan ayıran Kanla yoktu;Akdeniz ile Kızıldeniz ,en derin kısımlarında bir sıra göl bulunan derin vadilerden ibaretti ve büyük bir iç denizin bugünkü Karadeniz'den başlıyarak güney Rusya'yı da içine almak suretiyle orta Asya'ya kadar yayılıyordu.Bilfiil buz altında bulunmıyan İspanya ile Avrupa'nın büyük bir kısmı Labrador ikliminden sert iklimi olan soğuk ve kasvetli yüksek araziden ibaretti;mutedil bir iklime kavuşmak için ta kuzey Afrika'ya kadar inmek icap ediyordu.Güney Avrupa'nın seyrek kutup bitkileri serpili soğuk steplerinde postlu mammut ve postlu rhinokeros igib dayanıklı hayvanlar,iri öküzler ve ren geyikleri,şüphesiz yiyecek bitki peşinde ,ilkbaharda kuzeye sonbaharda güneye doğru sürüp gidiyorlardı.

Neanderthallerin Yaşamsal Alanlar

Neanderthal adamının küçük av hayvanları ,böğürtlen ve kök gibi yiyecek tedarik edebilmek üzere dolaşıp durduğu sahne işte böyleydi.Bu yaratığın küçük dal uçları ve kökler çiğneyen bir otobur olmuş olması mümkündür.Yassı ve mükemmel dişleri onun daha ziyade bitki yediğini gösterir.Fakat oturduğu mağaralarda,büyük hayvanlarda, büyük hayvanlara ait ve iliği çıkarılmak üzere çatlatılmış kemikler de buluyoruz.

Geyik Avlama Törenleri-Aile Yaşamı

Kullandığı silahlar büyük hayvanlarla yaptığı açık savaşlarda pek işine yaramamış olsa gerektir; onlara her halde nehirleri geçtikleri güç durumlarında hücum etmiş,hatta onları yakalamak için tuzak çukurları kazmıştır.Belki sürülerin ardından gidiyor ve döğüşmelerde ölen hayvanlardan nasipleniyor,belki kendi zamanında hala mevcut olan kılıç dişli kaplana çakkalık ediyordu. İhtimal,bu yaratık uzun çağlar boyunca otobur olarak yaşadıktan sonra Buz Çağı'nın çetin zorlukları içinde hayvanlara hücum etmeye başlamıştır.

Av Törenleri-Av Tuzakları

Bu neanderthal adamının neye benzediği tahmin edemiyoruz.Belki çok tüylü idi ve tamamiyle insanınkine aykırı bir görünüşü vardı.İki ayağı üzerinde dik durduğu bile şüpheliydi.Ayakta durabilmek için ayaklarını olduğu kadar ellerinin tersini de kullanmış olabilir.İhtimal yalnız başına veya küçük aile grupları halinde gezinirdi.Çene kemiğinin yapısına bakıacak olursa bizim anladığımız manada konuşmasına imkan yoktu.

Binlerce yıl boyunca bu Neanderthal adamları Avrupa sahasında yaşıyan en ileri hayvanlar olmuşlardır;ve sonra ,bundan otuz kırk bin yıl önce iklimin sıcaklaşmasıyla birlikte daha zeki daha çok şey bilen,konuşan ve aralarında işbirliği yapan,aynı aileye mensup yaratıklardan meydana gelmiş bir ırk güneyden gelerek Neanderthal adamlarını mağaralarından ve oturdukları yerlerden sürüp attı;aynı avların peşinden koştu; ihtimal bu insanlar korkunç selefleriyle savaşarak onları yok ettiler.Güneyden veya doğudan(çünkü menşeilerinin neresi olduğu henüz bilinmiyor)gelerek Neanderthal adamlarının kökünü kurutan bu yeni misafirler bizimle aynı kandan olan ilk hakiki insanlardı.Kafa tasları baş parmakları,boyunları ve dişleri anatomi bakımından bizimkilerin aynı idi.Coro-Magnon'daki bibr mağarada ve Grimaldi'deki bir diğerinde,şimdiye kadar bilinen en eski hakiki insan bakiyeleri olan birçok iskelet bulunmuştur.

İskelet Karşılaştırması ve Bulunan İskelet Örneği

Neanderthalller günümü insanlarından daha güçlü anatomik yapıya sahip olduğu bir gerçektir.Bulunan erkek iskeletlerinden en uzunu 180 cm, ağırlığının da 80 kg civarında olduğu varsayılıyor.Neanderthaller iskelet açısından günümüz insanından birkaç noktada ayrılıyorlar.En önemli farklar kafatasında.Kafatasları şekilleri modern insanla uyuşmasa bile, beyin hacimlerinin ortalamaları normal modern insanlarınkine çok yakın.Hatta bazı bireylerin beyin hacmi günümüz ortlamasını(1350 cm3) 400 cm3 kadar geçiyor. Beyin alçakve geriye doğru uzanan bir beyit kutusunun içinde yer alıyor.

Yüzde ise,kaş kemerlerinin çıkıntısı hemen göze çarpıyor.Burunları geniş ve öne doğru fırlak,elmacık kemiklerinin uçları ise geriye çekilmiş durumdadır.Alt çene kemiklerinde günümüz insanında rastlanan çıkıntı ve öne doğru eğim yer almıyor.Neanderthallerin leğen kemiklerinin üst ön kısmında bizden çok farklı bir yapı dikkati çekiyor.Bu bölge uzun,ince ve modern insanlara göre düz.Bu fark kadınların doğum kanalı hacmini %20 arttırmış.Bu noktada üretilen teori ise kadınların daha büyük ve olgun bebekler dünyaya getirmiş olmasıdır.Bebeklerin daha büyük ve olgun olmasının ise;zorlu çevre koşullarına daha iyi uyum sağlamış olmayı beraberinde getirmesi beklenebilir.

Neanderthal bebeklerinin gelişmesi ise bizlerden çok daha uzun süren olgunlaşma süresi.Bu yöntemi ölçmek için ise ağaçlara uygulanan yöntem kullanılıyor.Bu duruma modifiye ettiğimizde ise insanın ön diş minesindeki çizgilerde ,olgunlaşma sırasına oluşan bir artış bulunmakta.

Diş minesindeki çizgilerde artış ,ağaçlardaki yıllık kontolün aksine haftalık olmaktadır.Dişin taç kısmına ek olarak bir de kök gelişmişse kökün gelişim süresi de tahmin edilip değere ekleniyor.Çocukların beyinlerinin bulunduğu tas hacmi 1400cm3.Bu ise günümüz yetişkinlerine yaklaşık bir değer.Azı dişlerindeki yapı da bizlerden çok farklı.Bu bilgiler doğrultusunda Neanderthal bebekleri günümüz çocuklarından daha hızlı bir büyümeleri sözkonusu.

Bildiğiniz gibi insanların genetik şifrelerini tutan DNA'nın bir çok hali mevuttur.Bunlardan biri olan mtDNA 'nın günümüzdeki önemi ise insan evriminin sonucu açısından analiz edilme ve kişisel bilgileri bulundurması.mtDNA'ların vücudumuzdaki diğer kalıtsal maddelerden ayrı olarak ,ebeveynden geçen çekirdeklerinin kromozomlar vasıtasıyla aktarılamaması.mtDNA'nın özelliği ise nerdeyse tümünün anne tarafından yumurtaya aktarılması.Burdan çıkarabileceğimiz sonuç ise mtDNA kökenlerimizin geçmişteki annelerle genetik açıdan bağlantı kurmamızın olanaklı olması. Geçmişteki annelerimiz ise "Mitokondriyal Havva" olarak adlandırılıyor.

Mitokondriyal Havvalar ise köken olarak Afrika'dan geliyor.Evrimsel süzgeçten geçirilem mtDNA'lar modern insanın atalarının 200.000 bin yıl öncelere dayandığını gösterdiği iddia ediliyor.Ancak buna itiraz edenlerde yok değil.

Neanderthaller 'in yokoluşuna ilişkin iki değişik kuram mevcut.Birincisi Nuh tufanı sonucu ortaya çıkan HomoSapiens'lerin ,Neanderthallerin daha gelişmiş olarak yerlerini almaları.Bu kuram sonu Afrika kökenli HomoSapienslerin, Neanderthallerin yerleşim birimlerine el atması ve onları dağlara kaçırması.Bunun sonucu olarak dağlardaki olumsuz şartların etkisinde soylarının tükenmesi ilk kuram olarak beliriyor.

Bir diğer kuram ise modern insanları bağışıklık sahibi oldukları bir hastalık türünün Neanderthallerin sonunu hazırladığı.

Sonuçta genel bir bakış açısıyla baktığımızda ise bizlerin kesinlikle neanderthallerden farklı özelliklerinimizn olması ve bu farkın bilincinde araştırmaların yapıldığı.

İNSANLIK YOLU

Australopithecus


Kimi insanlar,evrimin hayatın gerçeği olduğunu söyleyen bilim adamlarına inanıyor.Kimileri ise,buluntuları kabul etmeyip insanlığı Dünya üzerindeki tüm yaşam biçimlerinden farklı bir dalda değerlendiriliyor.

Aslında bilim adamları arasında tartışma da şiddetli.Onlar,artık maymun benzeri canlılardan insana evrim olup olmadığını değil,bu uzun sürecin hangi şekilde gerçekleştiğini tartışıyorlar.

Afrika’nın doğusunda yaklaşık 2,5 milyon yıl önce ortaya çıkan homo cinsinden önce yine aynı bölgede 4milyon yıl öncesinde austrapithecus yaşamını sürdürüyordu.

İlk olarak 1925 yılında Raymond Dart Güney Afrika’da Taung adlı kiraçtaşı mağarasında ki fosili Austrolopithecus olarak tanımlandı.

Australopithecus kendi içersinde yedi türe ayrılır,içlerinden en narin yapılı olan Australopithecusaferensis’tir.Gerçek maymun benzeri kolları,omurgalı,pelvisli bacakları,iki ayak üzerinde haraket etmeye uygundu.Konik göğüs kafesi,geniş bir karına sahipti.3,9-3 milyon yılları arasında Doğu Afrika'da ortaya çıkmıştır

Lucy

1974 yılında Etiyopya’nın Hadar bölgesinde amerikalı paleontolog Donald Johanson tarafından bulunan fosil “lucy” olarak adlandırılır(3,18milyon yıllık) ve insanoğlunun anası olarak kabul görür.Lucy üzerine bir çok bilim adamının farklı görüşleri olmuştur.

Lucy’nin insanoğlunun anası olduğunu kabul edenlerin dışında örneğin Zürih Ün.Peter Schmid ve Martin Hauster Lucy’nin bir erkek olduğunu ön görür.Buna karşın ise,Lucy’yi bulan Donald Johanson ve anatomist Owe Lovejoy bu duruma şüpheyle bakarlar çünkü;”Lucy erkekse ve bu kadar küçükse,kadınları düşünün”düşüncesini iletirler.

Şartlar ne olursa olsun sonuçta Lucy,Doğu Afrika’da iki ayak üzerinde yürüyebiliyordu.Lucy, şempanze ve insan beyinlerine bakıldığında fark görürsünüz. Australopithecusaferensisler,küçük beyinli yavruları Dünya’ya getiriyorlar olsalar bile,pelvisin dik duruşa uyum sağlamanın sonucu olarak daraldığı için,doğum süreçleri zorluyordu.

Beyin Hacimleri
_________________


Şempanze 128 cc 390 cc

Lucy 182 cc 1350 cc

İnsan 384 cc 1350 cc

4 milyon yıl öncesinin insanımısı,gerçek maymunun ve insanın arasındaki eksik halkayı tamamlıyordu.İnsan olmak için çabalıyordu. Nerede,nasıl barınıyordu,neyi,nasıl yiyordu? İnsan bunların cevabını yıllar sonra alabilecekti..



 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç