Yazıyı Gönderen: xane
Gönderilme Tarihi: Mon, 19-Feb-2007
Okunma: 12994 kez
Yazı Boyutu: 4.78 KB

Reklamlar
Sonuç : Hiçbir ilgili yazı bulunamadi..

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Dünya Emekçi Kadınlar Günü

1909’da ilk belgelenen kadın hareketi yaşanmış, New York’ta. New York’un göbeğinde yirmi bin kadın işçi, çalışma koşullarından ve az ödenen maaştan yakınarak greve girmişler. Şubat 1910’a kadar süregelen grev sırasında, her ülkede olduğu gibi bu ülkede de yamuk olan polis 700 kadını tutuklamış, binlerce kadını tartaklamış, dövmüş. Bu uluslararası günün gerçek manası Alman sosyalist Clara Zetkin… 1907’de Uluslararası Sosyalist Kadınlar gününü organize eden Clara Zetkin, tüm sosyalist partileri kadınların oy hakkı için savaşmaya davet edip konferanslar hazırladığında 1908 yılında New York Sosyal Demokrat Kadınlar birliği bu çağrıya uyarak büyük bir gösteri düzenlemiş. 1909’da Amerikan Sosyalist Partisi Şubat ayının son Pazar gününü Ulusal Kadınlar Günü ilan ediyor. 1910’da, Kopenhag’daki Sosyalist kadınlar 2.Enternasyonal Konferansında Clara Zetkin, uluslararası bir kadınlar günü olmasının gereğini vurgulayıp kabul ettiriyor. 1911 yılı 19 Mart’ında, Avrupalı sosyalistler, ilk kez bir uluslararası kadınlar gününü kutluyorlar. İsviçre, Avusturya, Danimarka ve Almanya’da bir milyondan fazla kadın coşkuyla eşit haklar istemlerini dile getiriyorlar.

Rus sosyalist kadınları, 1913’ten itibaren Amerikalılar gibi her Şubat ayının son pazarını bu kutlamaya ayırıyorlar. 23 Şubat 1917’de Petrograd’da yapılan bir kadın hakları protestosu savaş aleyhtarı bir ayaklanmaya dönüşüyor, kadınlar “ekmek ve barış” sloganlarıyla polisle çatışıyorlar. Eski Rus takvimindeki 23 Şubat günü, Sovyet Devrimi’nden sonra kabul edilen Bati takvimlerindeki 8 Mart’a rastladığından, 1918’den itibaren Kadınlar Günü, Rusya’da 8 Mart’ta kutlanmaya başlanıyor. 1922’de de Clara Zetkin’in yardımıyla Lenin, Uluslararası Kadınlar Günü’nü bir komünist bayramı olarak ilan ediyor.

2. Dünya Savaşı ve ardından başlayan Soğuk Savaş yıllarının büyük bir bölümünde ise ne yazık ki kadın hareketi ilgi çekmiyor.

Ama 1960’ların sonunda hareket tekrar ateşleniyor. 1975’in BM tarafından kadın yılı olarak ilanı, 1975-1985 arasının kadınların on yılı olarak açıklanması, ardından Mexico-City’ deki ilk global konferans bunun somut sonuçlarından birkaçı...

Ve 1977’de UNESCO 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak açıklanışı...1980 Kopenhag Konferansı, 1985, Nairobi konferansı ve son olarak da Beijing Platformu...

Clara Zetkin ve onun gibi emek veren tüm kadınların bıkmadan usanmadan kabul ettirdikleri bu gün, ilk belgelenen hareketin başladığı ülke, Amerika’da değil kutlanmak bilinmiyor bile artık. Amerika’da kadın, erkek, çoluk çocuk günün öneminden habersizler. Okul sonrası oğlumu götürdüğüm çocuk yuvasında, oğlum yuva ögretmeninin Dünya Kadınlar Gününü kutlayıp bir kırmızı karanfil verdiğinde, ögretmen gülümseyerek çikolata da olup olmadığını sordu.

Brooklyn, NY’ta genellikle Rusların yaşadığı bir semtte de görüntü içler acısı idi. Bir zamanların emekçi Rus kadınları, şimdi yaşadıkları Amerika’da bu gün için kuaförlerde yeniden yaratılıyorlar, Rus erkekleri de çiçekçilerin önünde sıraya girmiş, düzinelerle güller yaptırıyorlardı. Her yıl Dünya Kadınlar Gününde yaptığım gibi kırmızı karanfiller alıp tanıdığım emekçi kadınların yakalarına taktım. Emekçi kadınların…

Dünya Kadınlar Günü, artık Türkiye’de de kutlanan Sevgililer Günü gibi, kadınlara narin bir çiçek gibi, kırılmaması gereken bir biblo gibi davranılan,(zaten bu da sadece bir gün için ya!) çiçek çikolata hediye edilen bir gün değil

Dünya Kadınlar Günü, pembe patiklerle doğan her varlık için değil, emekçi, amaçlarına ulaşmak için çaba veren, çalışan kadınlar için bir gün.

Günümüzde , 8 Mart'ı tüm kadınlara mal etmek prensipte yanlış olmasa da bu bakış, 8 Mart'ın anlamını zedeleyen bir zihniyeti doğurmuş, varolma amacının önüne geçmiştir. Lakin; anne karnından dışarı dışı olarak fırlamışlığın meziyeti sayılmamıştır bu gün.

Bu gün, tüm dünyada sırf kadın olduğu için sömürülen, tarlalarda, fabrikalarda bir kadın işçi olmanın , emeğin ve alınterinin damla damla süzüldügü, annelerimizin, kardeşlerimizin günüdür.

Bu gün, dişiliğini şefkat ve emeğiyle yüceltmiş, yoz ve hoyrat ellerin, dillerin altında yaşama direnmiş ve direnmekte olan kadınlarımızın günüdür.

Bu gün, dişi doğmuş olmanın meziyet sayıldığı küflü bilinçlerden ve onların yaptıklarından apayrı, onların düşlerinde bile görülemeyecek bir yaşam sevincini simgeler. bu gün bahardır. mutfağında evlatlarına yemek pişiren annelerimizin, tarlasında orak sallayan, fabrikada tütün saran kadınlarımızın sevinçli günüdür...

Solmaz Kamuran


 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..

Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:35:01 03.08.2011  Güncelleme: 11:35:01 03.08.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

 Kadınlar Günü'nün Tarihçesi...

8 Mart Türkiye'de ve dünyanın pek çok ülkesinde, kadınların hak ve eşitlik
isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına
dikkat çektikleri, biraraya geldikleri bir gündür. Bu tarihin uluslararası
düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe
kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin
gündeme gelişi 1800'lerin ortasına rastlar.

ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi
kadınlar, 1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları,
emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele
vermektedirler. Ama, bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek
bir hak yoktur. En sonunda, haklarını alabilmek için son çarelerden biri
olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler. Patronların buna verdiği cevap
ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş birliği yapan
"gardiyan"lar işçi kadınları fabrika binasına kilitler. Patronlar, bu yolla
işçi kadınlara destek veren sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla
dayanışmaya girmelerini önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu,
işçi kadınların verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara
sıçramasıdır.

Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir, kısa bir
süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur. İçerde bulunan
kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını kurtarabilir. Fabrikanın
çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı grevcilerin çemberini yarıp dışarı
çıkabilmeyi ne yazık ki pek az emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı
kalan yüzün üzerinde işçi kadın alevler içinde can verir.

Aynı yıl yine tekstil, tütün ve diğer endüstri kollarında kadın işçiler
mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını sürdürürler.

Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan'da tekstilde çalışan 20. 000
kadın işçinin ilan ettiği grevde, binlercesi tutuklanır. Buna rağmen, grev
önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler kavgasını verdikleri
hakları elde ederler;patronlar kadın işçilerin taleplerini kabul etmek
zorunda kalırlar.

Amerikalı sosyalist kadınların inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme
hakkı, sosyalizm mücadelesi çerçevesinde "enternasyonal kadın mücadele günü"
fikri doğar. Her şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme
hakkı konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır. 20
Şubat1909 günü Amerika'nın hemen hemen bütün kentlerinde "Kadınlar Günü"
kutlamaları yapılır.

1910 yılında sosyal demokrat partilerin Kopenhag'da düzenlediği ve 17
ülkeden 100'e yakın kadın delegenin katıldığı II. Enternasyonal Kadın
Konferansı'nda Clara Zetkin' in girişimleriyle "II. Enternasyonal Kadın
Mücadele Günü" resmen kabul edilir. Bu günün anlamı, dünyanın neresinde
olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele
yürütülmesi zorunluluğudur. Kadınların seçme/seçilme hakkını alması,
kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele
bütün dünya kadınlarının ortak mücadele prensiplerinin başında yer
almaktadır.

19 Mart 1911 günü, milyonlarca kadının katıldığı ilk "Enternasyonal Kadınlar
Günü"Danimarka, Almanya Avusturya, İsviçre ve ABD'de gerçekleştirilir. 1912
yılında, düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar
da katılırlar Kadınlar Günü'ne. Kadınların seçme/seçilme hakkı ve günlük
çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma koşulları ve daha
yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele, kadınların
yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadınlar Günü' nün büyük
toplantılar ve yürüyüşlerle kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki
talepler yinelenir ve "savaşa karşı savaş" sloganıyla, başlayan Birinci
Dünya Savaşı'na karşıt tavır alınır.

Birinci Dünya Savaşı'nın beraberinde getirdiği acılar ve dertler nedeniyle
1917'ye kadar Kadınlar Günü yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca
yapılamaz. Tâ ki, 8 Mart 1917 günü Petrograd'da greve gitmelerine kadar.
Kadın işçiler, bu grevi Kadınlar Günü'nde başlatarak bu güne özel bir anlam
kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların da
greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir süre içinde tüm
kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120. 000 işçi bu grevde
yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal Konferansı'nda 8
Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

İki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart
Kadınlar Günü'nde yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal
kürtaj hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma
altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret, günlük
çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması gibi konularda
kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal Kadınlar Günü olarak dünya çapında
yayılmıştır. Kadınlar Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi,
haksızlıklara, savaşa karşı; daha iyi yaşam ve çalışma koşulları, bağımsız
ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların ortadan kalktığı eşit bir
toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.

TÜRKİYE'DE 8 MART


İlk kez 1921 yılında sosyalist kadınlar tarafından "Emekçi Kadınlar Günü"
olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında İlerici Kadınlar Derneği
(İKD) tarafından daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş
Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında
"Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden
sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın
örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle
kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler.
1990'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile
beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.
Cevapla

Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:38:01 03.08.2011  Güncelleme: 11:38:01 03.08.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Türkiye'deki sosyalist çevreler bu günü "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" adıyla kutlama taraftarıdırlar.

Tarihçe
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır[1].

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Emekçi Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

İstastikî veriler
"Kadınlara ve kız çocuklara karşı şiddetin dokunulmazlığına son"
BM'nin güne özel logosu.Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünya geneli veriler şöyledir:

Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir . Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynaklar
8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.1.^ un.org
Genel Sekreterlik (BM) kadına karşı şiddetin ayrıntılı araştırması (2006) (A/61/122/Add.1)Vlachova, Marie and Biason, Lea, Eds. (2004) Women in an Insecure World: Violence Against Women – Facts, Figures and Analysis. Geneva Centre for the Democratic Control of Armed Forces (BM sitesinden tercümedir, kullanım koşulları http://www.un.org/terms.htm 'dedir.)
Cevapla

Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 11:39:45 03.08.2011  Güncelleme: 11:39:45 03.08.2011
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

 Dünya Kadınlar Günü

Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.

Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.

İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.

Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN


İLGİNÇ BİLGİLER



Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.

Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.


DÜNDEN BUGÜNE "KADINLAR GÜNÜ"



Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.

8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.

Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.



TÜRKİYE'DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ



İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.

"Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.
Cevapla


  Puanı : 5.3 / 10 | Oy : 91 kişi | Toplam : 480

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
Sorun Yanıtlayalım İletişim