Yazıyı Gönderen: arpia
Gönderilme Tarihi: Mon, 16-Oct-2006
Okunma: 59301 kez
Yazı Boyutu: 8.94 KB

NEOLİTİK ÇAĞ(M.Ö 8000-5500)

Reklamlar

Neolitik Çağ

Son buzul çağının bitişiyle iklimde meydana gelen değişim daha ılıman ortamda yaşayan bitki ve hayvan türlerinin çoğalmasına olanak vermiş, günümüzdekine benzer doğal bir ortam oluşmuştur. Arpa, buğday gibi bitkilerle koyun, keçi ve domuz gibi hayvanların yabani ataları bu ılıman ortamın flora ve faunasının arasına girmiştir.Bu olumlu değişimin sonucunda insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olarak kabul edilen NEOLİTİK DEVRİM yaşanmıştır. Neolitik devrim insan topluluklarının binlerce yıl boyunca geçimini sağladığı avcılık ve toplayıcılık yerine üretime başlaması yani tarım ve hayvancılığı öğrenmesidir. Neolitik devrim elbette ki dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan değişik insan guruplarınca aynı anda yaşanabilmiş değildir.Elde edilen arkeolojik verilere göre, bu devrim ilk kez Ortadoğu’da ve M.Ö. 9000-7000 yılları arasında uzun bir süreç sonunda gerçekleşmiştir.

Bu dönemde Anadolu’nun güney kesimlerinin uygun şartlara sahip olması ve sözü edilen bitki ve hayvan türlerinin doğal yaşama alanı olması nedeniyle Neolitik Çağın ilk kez burada başladığı düşünülmekte ve bu düşünce de arkeolojik verilerle sürekli olarak desteklenmektedir.




İnsan topluluklarının bu dönemde üretime geçmesi bir dizi gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Artık beslenmek için av hayvanlarının peşinde göçetmeye veya tükenen bitkilerin yerine yenilerini aramaya gerek kalmamış, aksine ekilen tohumların yetişmesini, üreyen hayvanların büyümesini uzun süre bir yerde bekleme gereği doğmuştur. Bunun sonucu olarak da insanlar göçebe hayat tarzından yerleşik düzene geçmeye başlamışlar, ilk köy toplumları da böylece yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Güneşte kuruyan çamurun sertleşmesinin öğrenilmesiyle ilk evler, daha sonra da kilin pişirilmesiyle çanak çömlek yapımı gelişmiştir.

Neolitik Çağın ilk evresinde insanoğlu ilk yerleşimleri kurmuş olmasına rağmen henüz topraktan çanak çömlek yapma aşamasına gelememiştir. Bu ihtiyacını ahşap ve taşları oyarak biçimlendirdiği kap kacaklarla sağlamışlardır. Bu nedenle bu döneme ASERAMİK NEOLİTİK DÖNEM adı verilir.Bu dönemin başlıca merkezleri Çayönü, Nevala Çori, Aşıklıhöyük, Caferhöyük olarak sayılabilir.


ÇAYÖNÜ


M.Ö.7300-6750 yılları arasında yerleşmeye sahne olan Çayönü özellikle mimarisiyle dikkat çeker. Aseramik Neolitik döneme ait üç yapı katında ızgara ve hücre planlı iki değişik mimari yapılanmaya rastlanmıştır. Erken döneme ait olan ızgara planlı yapılarda evlerin tabanı taş ızgaralar üzerine oturtulmuş, dallarla örtülen ızgaralar daha sonra çamur ile sıvanmıştır. Bu şekilde yaratılan hava akımı sayesinde nemden korunma olanağı sağlanmıştır. Daha geç dönem tabakalarında rastlanan hücre planlı yapılar ise birbirinden ayrı olarak bir meydan etrafına inşa edilmişlerdir. İçinde dikili taşların bulunduğu böyle bir meydana ilk kez Çayönü’nde rastlanmıştır. Meydanı çevreleyen binalardan ilk sıradakiler diğerlerinden daha büyük ve özel olarak muhtemelen törensel amaçlarla inşa edilmiştir. Bu iki yapı türü arasında bir de ilginç olarak bir Ata Kültünün varlığını gösteren kesik kafataslarının bulunduğu yine dinsel amaçlı bir yapıya rastlanmıştır. Bu yapının avlusunda bulunan sunak niteliğindeki bir taş insan ve hayvanların kurban edildiğini düşündürmektedir.

Çayönü’nde ilk olarak buğdayın tarıma alındığı ve köpeğin evcilleştirildiği bilinmektedir. Avcılık da üretimin yanında önemli bir şekilde yer almıştır. Aletlerini yapmakta obsidyen ve çakmaktaşının yanısıra kemikten de yararlanmışlardır. Ayrıca çevrelerinde buldukları bakırı da basit yöntemlerle işleyip kullanmışlardır.

NEVALA ÇORİ


Üç yapı katına rastlanan yerleşmede 8-10 odalı ve hücre planlı yapılara rastlanmıştır. Üzerinde kol kabartmalarının bulunduğu 3m yüksekliğindeki dikilitaşların ve bir insan yontusunun bulunduğu yuvarlak yapılı ve törensel işlevi olduğu düşünülen yapı dikkat çekicidir.


AŞIKLI HÖYÜK


M.Ö 7. binin ilk yarısına ait yerleşmelerin bulunduğu höyük Aseramik Neolitik Dönemin ilginç yerleşmelerinden biridir. Henüz üretime geçilmediği halde yerleşik düzene planlı bir şekilde geçilmiştir. Bu durum buraya yerleşenlerin daha önce başka bir yerleşim kurduklarını göstermektedir. Ayrıca yapı malzemesi olarak çevrenin özgün malzemesi olan taş yerine yapay olarak elde edilen kerpiçin kullanılması da bu düşünceyi desteklemektedir. Aşıklıhöyük’de evler gruplar halinde tek, iki veya üç gözlü olarak inşa edilmiş olup aralarında sokaklara rastlanmıştır. Yakınlarında bulunan Melendiz Dağı kaynaklı Çiftlik yöresi obsidyenini işlemişler ve önemli ölçüde ticaretini yapmışlardır. Ticaretten elde ettikleri gelir ve çevrelerinde bulunan av hayvanlarının bolluğu nedeniyle üretimle uğraşmadıkları düşünülmektedir.


NEOLİTİK DÖNEM


Aseramik Neolitik dönemden sonra insanlar yavaş yavaş kilin özelliklerini keşfetmeye başladılar. Kilin şekillendirilip ateşte pişirilmesiyle seramikli dönem başlamış oldu. Bu dönem seramikleri monokrom olarak yapılmıştır. Acemice pişirme teknikleri yüzünden genellikle dışları siyah, içleri ise kırmızı kalmaktaydı.Seramikli Neolitik Erken ve Geç Neolitik olmak üzere iki evrede incelenmektedir

ERKEN NEOLİTİK DÖNEM


Bu dönem yerleşmeleri daha çok Anadolu’nun güney yörelerinde yoğunlaşmışlardır. Çatalhöyük binden fazla konut ve 6000’e ulaşan nüfusu ile Yakın Doğunun en büyük Neolitik yerleşmesi olarak kabul edilmektedir. Biri doğuda diğeri batıda olmak üzere iki höyükten oluştuğu için bu adı almıştır. Erken Neolitik tabakaları doğu höyüktedir. M.Ö.6250-5400 yıllarına tarihlenen Çatalhöyük Konya Ovasının en verimli yerine kurulmuştur. Hasan Dağı kaynaklı zengin obsidyen yataklarına da yakın olan Çatalhöyük bu avantajı hem obsidyen işlemede hem de obsidyen ticaretinde iyi kullanmıştır.


Çatalhöyük evleri taş temeller üzerine kerpiçten, tek katlş ve düz damlı olarak inşaa edilmişlerdi.Evler birbirlerine bitişik olarak yapıldıkları için aralarında sokaklar bulunmuyordu. Fakat evler arasında yer yer büyük avlular bulunmaktaydı. Ulaşım düz damlar üzerinden sağlanmaktaydı. Evlerde kapı pencere gibi oluşumlar bulunmamaktadır. Evlere giriş dam üzerindeki bir açıklıktan sağlanmakta ve bu açıklık aynı zamanda baca görevini görmekteydi. Evlerin içlerinde ocak, fırın, küçük depolar ve oturma yatma gibi işlevleri olan sekiler bulunmaktaydı. Ölüler bu sekilerin altına bacaklar karına çekik (hoker) durumda ve sepetler içerisinde gömülmekteydi. 20-25 metrekare genişliğindeki dikdörtgen planlı bu evlerin yanısıra daha büyük ve daha özel yapıldıkları farkedilen binalar bulunmaktaydı. Sayıları 63’ü bulan bu yapıların duvarları beyaz kille sıvanmış daha sonra da av, tapınma ve daha birçok konudaki renkli fresklerle bezenmişlerdir. Tapınak olarak nitelenen bu yapılardan ele geçen pişmiş topraktan yapılmış kadın figürinleri bir Anatanrıça inancının varlığına işaret etmektedir. Yine bu yapılarda Anatanrıçanın doğa üzerindeki egemenliğini simgeleyen arslan, boğa, geyik gibi vahşi hayvan figürin ve kabartmalarına da rastlanmıştır.

Avcılığın önemi sürmesine rağmen tarım ve hayvancılık oldukça ilerlemiştir. Buğday, arpa, mercimek, bezelye gibi ürünler tarıma alınmıştı. Önce büyük baş hayvanlar daha sonra da koyun ve keçi evcilleştirilmiştir. Seramikler elde biçimlendirilip tek renkli olarak, kalın çeperli, ağır ve basit şekillerde yapılmışlardır. Seramiklerin yanında dokumacılık ve sepetçiliğin varlığı mezar buluntularından anlaşılmaktadır.

Bu dönemin diğer önemli merkezleri arasında Köşkhöyük(Niğde), Erbaba (Beyşehir), Kuruçayhöyük (Burdur), Yümüktepe(Mersin), Gözlükule (Tarsus) sayılabilir.


GEÇ NEOLİTİK DÖNEM


Bu dönem ekonomisinde avcılığın yeri oldukça azalmış, bunun yerine kuru tarım yaygınlaşmıştır. Çanak çömlek yapımı da iyice yaygınlaşmış, elde biçimlendirmenin devam etmesine rağmen daha ince çeperli, daha iyi pişirilmiş, kahve, gri, devetüyü renklerinde seramikler yapılmıştır. Oldukça az sayıda krem astar üzerine kımızı bezemeli kaplara da rastlanmıştır. İlk olarak insan başı ve hayvan biçimli kaplara da bu dönemde rastlanır. Yaşama biçiminin değişimiyle birlikte inanç sisteminde de değişiklikler ortaya çıkmıştır. Av ile ilgili sahneler unutulmuş yerine üreme, çoğalma kaygısı ile ilgili olarak Anatanrıça inancı yaygınlaşmıştır. Kadının doğurganlığı ön plana çıkmış, avcılıkla birlikte doğumdaki rolü henüz bilinmeyen erkek ikinci plana itilmiştir. Ortak kutsal alanlarda azalmış, ölüleri yerleşme dışına gömme geleneği başlamıştır.

Çatalhöyük, Hacılar, Can Hasan, Kuruçay, Gözlükule, Yümüktepe, Fikirtepe bu dönemin önemli yerleşmelerindendir. Geç Neolitik dönemin sonlarında Konya Ovası ve Göller Yöresi yerleşmeleri nedeni bilinmeyen birtakım yıkıcı felaketten olumsuz olarak etkilenmişlerdir. Birçok yerleşme yeri büyük yangınlardan sonra terk edilmiş, batıya taşınan Çatalhöyük gibi kimileri de yer değiştirmiştir.


İlkçağ

İlkçağ Nedir (Özet) : Yazının bulunmasıyla (MÖ.3500) başlayıp, 375 yılındaki kavimler göçüne kadar süreye ilkçağ adı verilir. İlk Çağ Nedir (Detay) Tarih Devirleri'nin başlangıcını oluşturur. M.Ö. 3200 yazının bulunuşu ile başlayıp M.S. 375 Kavimler Göçü'ne kadar devam eden dönem olarak ele alınır. Başka bazı tarihçilerde bu bitiş tarihi Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılışıyla belirlenir. Nite  » Devamini Oku

Ortaçağ

Ortaçağ: 375’te kavimler göçüyle başlar,1453 yılında istanbul’un fethine kadar sürer. Ortaçağ (Middleage) Milattan Sonra 5. yüzyıl ve 13. yüzyıllar arasını kapsayan zaman dilimine verilen addır. Bu kelime 17. yüzyıldan beri Avrupa tarihi sözkonusu olduğunda, kullanılmaya başlanmıştır. Bu kavram, genellikle insanların öznel bilincinde biçimlendiği için kesin başlangıç ve bitiş noktal  » Devamini Oku

Tarih Öncesi Çağlar

Tarihin başlangıcı için yazının icat edildiği M.Ö. 3200 yılı esas alınmıştır. Yazının icadından önceki döneme Tarih Öncesi, yazının icadından sonraki döneme de Tarih Çağları denmiştir. Tarih öncesi çağlar olarak adlandırılan devirler: 1. Karanlık Çağ İnsanların o döneme ait bilgilerinin olmadığı için Karanlık Çağ olarak adlandırılmıştır. Ancak, o döneme ait bulunan duvar resimleri, araç-gereçl  » Devamini Oku

Çağdaşlaşma

Çağdaşlaşmanın Tanımı : "Çağ" türkçe bir kelime olup "zaman dilimi" "vakit" anlamına gelir. Çağdaş ise aynı çağda yaşayan, çağcıl, muasır, bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan anlamındadır. Çağdaşlaşmak, çağın yeniliklerini ve özelliklerine ayak uydurmaktır. Çağdaşlaşmak Nedir ? (Detay) Çağdaşlaşma sosyal değişmenin özel bir şek­lidir. Çağdaş, yaşadığımız zamana uygun demek­tir. K  » Devamini Oku

İlk Çağ Buluşları (Keşif-İcad)

İlk çağ, Tarih Devirleri'nin başlangıcını oluşturur. M.Ö. 3200 yazının bulunuşu ile başlayıp M.S. 375 Kavimler Göçü'ne kadar devam eden dönem olarak ele alınır. Başka bazı tarihçilerde bu bitiş tarihi Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılışıyla belirlenir. Nitekim Ortaçağ olarak adlandırılan dönem bu tarihten itibaren ele alınmaktadır. Yazının bulunuşu Mezopotamya'da Sümer şehir devletleri zamanında s  » Devamini Oku

Yakınçağ

Yakın Çağ Nedir ? (Özet) 1789′daki fransız ihtilaliyle başlar, günümüze kadar sürer. Yakın Çağ Nedir ? (Detay) Yakın Çağ, 1789′da yapılan Fransız İhtilâli ile başlayıp günümüze kadar süren dönemdir. Çağın iki önemli olayı Fransız İhtilâli ve Sanayi Devrimidir. Fransa’da, Aydınlanma Çağı ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın etkisiyle ortaya çıkan özgürlükçü düşünceler, so  » Devamini Oku

Karanlık Çağ

İki ayrı karanlık çağ tanımı yapıldığını görüyoruz. Birincisi insanlığın ilk dönemi için kullanılan tanım ikincisi ise ortaçağ için kullanılan tanımdır. Karanlık Çağ Nedir ? (1. Tanım) Yazının icadından önceki çağlara tarih öncesi çağlar denilmiştir. Tarih öncesi çağlarda kendi içinde 3 e ayrılır. 1. Karanlık Çağlar 2. Taş Çağı 3. Maden Çağı. İşte tarih öncesi çağların ilk devrine karanlık çağ de  » Devamini Oku

İlk Çağ Uygarlıkları

ÇİN MEDENİYETİ: Sülalelerce yönetilir. Çin’de iki türlü mimari gelişmiştir. Askeri mimari (Çin Seddi), Dini mimari (Budist tapınakları). Çinicilik, porselen, seramik gibi sanatlar, maden az olduğu için gelişmiştir. Matbaa, kâğıt, barut, pusula, çini mürekkep, ilk kez Çin’de bulunmuştur. Budizm, Taoizm, Konfüçyüs, Maniheizm gibi dinler yaygındır. Çin’de tarih yazıcılığı gelişmişt  » Devamini Oku

Yeniçağ

Yeniçağ: 1453′teki istanbul’un fethiyle başlar, 1789′daki fransız ihtilaline kadar sürer. Yeni Çağ (Erken Çağdaş Dönemi), Tarih Çağlarının üçüncüsüdür. Yeniçağın Genel Özelikleri 1. Feodal yönetimler (derebeylikler) yıkıldı, krallıklar güç kazandı. 2. Avrupa'da Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform gibi önemli gelişmeler yaşanmıştır. 3. Rönesansla birlikte skolastik düşünce sis  » Devamini Oku

Tarihi Çaglar

Tarihi Çaglar : Tarihi çaglara ayirmanin bilimsel bir yönü yoktur, ögrenmeyi ve arastirmayi kolaylastirmak içindir. Önemli toplumsal ve ekonomik olaylar çag baslangici kabul edilmistir. § Ilkçag : (Yazinin bulunmasi M.Ö. 3000 – Kavimler Göçü 375) § Ortaçag : (Kavimler Göçü 375 – Istanbul’un Fethi 1453) § Yeniçag : (Istanbul’un Fethi 1453 – Fransiz Ihtilali 1789)   » Devamini Oku

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık


  Puanı : 6.0 / 10 | Oy : 19 kişi | Toplam : 114

Bu yazıya puan ver..
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar
Sorun Yanıtlayalım
İletişim