Toplumdusmani.Net *
Yeni

Yazıyı Gönderen: apollon
Gönderilme Tarihi: Sat, 02-Dec-2006
Okunma: 10041 kez
Yazı Boyutu: 6.44 KB

Mitlerin Yapısı

Mitlerin Yapısı




YAŞAYAN MİT'İN ÖNEMİ:


Yarım yüzyıldan daha uzun bir süredir, Batılı bilginler mitlerin incelemesini, sözgelimi XIX.yy'inkiyle açıkça çelişen bir bakış açısı içine yerleştirmişlerdir. Tıpkı kendilerinden öncekilerin yaptığı gibi, terimin yaygın anlamıyla miti "fabl"(1), "uydurmaca", "kurmaca" olarak ele almak yerine, onu arkaik toplumlarda anlaşıldığı biçimiyle benimsemişlerdir;gerçekten de bu gibi toplumlarda mit, tersine, "gerçek bir öykü" yü belirtir, üstelik de kutsal sayıldığı, örnek oluşturduğu ve anlamlı olduğu için son derece değerlidir. Ancak "mit" sözcüğüne yüklenen bu yeni anlamsal değer, onun gündelik dildeki kullanımını oldukça anlaşılmaz kılar. Nitekim bu sözcük günümüzde "kurmaca" ya da "hayal" anlamında olduğu kadar, özellikle etnologlar, toplumbilimciler ve din tarihçileri arasında yaygın olan "kutsal gelenek, en eski vahiy, örnek gösterilecek model" anlamında da kullanılır.
Ksenophanes'ten bu yana, Yunanlıların, mythos'u yavaş yavaş, metafiziğe ilişkin ve dinsel her türlü değerden arındırdıkları herkesçe bilinir. Homeros ve Hesiodos'un Tanrı ile ilgili olarak kullandığı mitsel anlatımları ilk eleştiren ve reddeden Ksenophanes'tir. Logos'a karşıt olduğu kadar zamanla historia'ya da ters düşen mythos en sonunda "gerçek olarak varolmayan" herşeyi belirtmeye başlamıştır. Öte yandan, Yahudi-Hristiyan anlayışı da, iki Ahit'ten biri tarafından doğrulanmayan ya da geçerli sayılmayan herşeyi "yalan" ya da" hayal" alanına itmiştir.
Oysa biz "mit" i bu anlamda ele almıyoruz(zaten bu anlam gündelik dildeki en yaygın olanıdır). Daha kesin konuşmak gerekirse, mitin bir "kurmaca" durumuna geldiği akıl evresi ya da tarihsel an bizi ilgilendirmiyor. Bizim araştırmamız, öncelikle mitin "yaşayan" mit olduğu-ya da son zamana kadar bu özelliğini koruduğu- toplumlarla ilgili olacak; yaşayan mit deyişinden insan davranışı için model oluşturması ve bu yolla yaşama anlam ve değer kazandırması olgusunu anlıyoruz. Söz konusu geleneksel toplumlarda mitlerin yapısını ve işlevini anlamak, insanın düşünce tarihinin bir evresine yalnızca ışık tutmak değil ama aynı zamanda çağdaşlarımız arasından bir kategoriyi de daha iyi anlamaktır.
Burada bir örnek vermekle yetinip sözgelimi Okyanusya'daki "kargo kült"leri(2) ele alalım; bütün bir dizi garip davranışı, mit içindeki doğrulamalarına başvurmadan açıklamak güçtür. Kehanete inanan ve binyılcılığı(3) benimsemiş olan bu kültler, masallara özgü bir bolluk ve sonsuz mutluluk çağının pek yakın olduğunu açıkça söylerler. İnanışa göre yerliler, yeniden adalarının efendisi olacak ve artıkhiç çalışmayacaklardır; çünkü, ölüler, tıpkı Beyazların kendi limanlarında karşıladıkları yük gemilerine benzer, mal dolu görkemli gemilerde geri döneceklerdir. İşte bu nedenle de söz konusu "kargo kültler" in pek çoğu, bir yandan evcil hayvanlarla alet edavatın yokedilmesini buyururken öte yandan da ölülerin getirdiği yiyecek ve araç gerecin konacağı geniş ambarların yapılmasını ister.
Anlayışın biri İsa'nın bir yük gemisi ile gelişini vahiy yolu ile bilir; bir başkası"Amerika"nın gelişini bekler. Cennettekini andıran yeni bir çağ başlıyacak, kültün de üyeleri ölümsüzlüğe kavuşacaklardır.
Bazı kültlerde cinsel zevk ve eğlenceye dayalı eylemlerin de yeri vardır; çünkü geleneğin benimsediği yasak ve adetler , varoluş nedenlerini yitirecekler ve yerlerini mutlak özgürlüğe bırakacaklardır.
Oysa, bütün bu eylem ve davranışlar;
" Dünyanın yok olması, bunu yeni bir Yaratılış'ın izlemesi ve ardından Altın Çağ'ın kuruluşunun gelmesini anlatan mitle açıklanır."
Bizim için önemli olan, herşeyden önce, bu garip davranışların anlamını kavramak, bu aşırılıkların nedenini ve açıklamasını anlamaktır. Çünkü bunların anlaşılması, yine bunların-içgüdülerin patolojik bir yoğunlaşması, hayvanlara özgü ya da çocuksu davranışlar olarak değil de-insana özgü olgular , kültür olguları, düşünceden doğan yaratı olarak kabul edilmesi gerekir.
Bir anlamda da kültürün bilinçaltına, tarihe bakmak demektir. Tarihte bütün bu akıl, bilim, inanç, sanat gibi kültür elemanlarıyla bize aktarılan mistik ve mistik öncesi efsanevi, yani mit, "mithos'larla ilgili bazı bilgiler var. Bu bilgiler daha çok insanın varoluş ve eğitimleri ile ilgilidir.
Mithos, bireyde, algı simgeleriyle, tarihte de fetişler yani eşyaya yansıtılmış simgeler ve daha sonra da sanat temelli bazı anlatımlarla kendini ifade eder. Mithosa indirilmemiş ve mithosdan kendini yeniden türetmemiş bir bilinç, kendi üzerine katlanıp, kendinin farkında olamaz. Bu tür bir bilinç ancak kendisine sunulanla yetinen, kendi kendinin bilincine , özbilincine varamamış bir bilinç türüdür.
Biz, tarihe baktığımızda; bilimin kavramlarını geriye doğru götürdüğümüzde felsefenin kavramlarını;felsefenin kavramlarını geriye götürdüğümüzde dinin kavramlarını, dinin kavramlarını geriye götürdüğümüzde Efsanelerin kavramlarını ya da Mithos dediğimiz kavramları buluyoruz.
Mithos alanlarının, mitolojinin önemi burda açıkça ortaya çıkmaktadır.
"Bizler şimdi ölüye eşlik edeceğiz ve acıyı yeniden tadacağız.
Bizler yeniden dans edeceğiz ve iblisleri alt edeceğiz.
Sözünü bile etmemeliyiz,
Bilmiyorsak eğer dansın kökenini dans edemeyiz".
(Na-khi şamanı dto-mba'nın ölü için dua ederken söylediği şiirden alıntı.)
"Bir ritüel, eğer "köken" i, yani ilk olarak nasıl gerçekleştiği bilinmiyorsa, yerine getirilemez."..
1-Fabl:Bu terim burada hayvan masalı anlamında değil de "masal türünden anlatı" anlamında kullanılmıştır.
2-Kargokültler: Fransızca metin içinde İngilizce cargo cults olarak verilen bu terim, özellikle Yeni Gine'de ve Melanezya'nın büyük bir kesiminde rastlanan bir kültür olgusunu belirtir.İkinci Dünya savaşı sırasında ve daha sonra pek çok biçimi ortaya çıkmış olan bü kültlere göre, genel olarak Avrupa kökenlilerin ortadan kalkacağı ve onlara ait kargoların yani zenginliklerin yerli halkın eline geçeceği bir öngerçek olarak kabul edilir.
3-Binyılcılık: Mesihin Son Yargı gününden önce yeryüzüne inip bin yıl hüküm süreceğini savunan öğreti.


Neşe ÜLKÜ
-----------------------------------------------------------------------------------
Kaynakça:
* Kelimelerin Büyülü Dünyası - Condon, John C. - İnsan Yayınları
* Mitlerin Özellikleri - Mircea Eliade-Simavi/İnceleme Yayınları
Anadolu Aydınlanma Vakfı çalışma notları




Yapısına Göre Cümleler

Yapılarına göre basit, bileşik, bağlı ve sıralı cümleler olmak üzere dört cümle çeşidi vardır. a) Basit Cümle: Tek yüklemi bulunan, tek yargı bildiren cümleler yapı bakımından basit cümledir. Basit cümleyi belirleyen tek yüklemin, tek yargının bulunmasıdır. Yüklem dışındaki diğer ögelerin sayısı önemli değildir. Basit cümleler hem isim hem fiil cümlesi olabilir. Türkçede cümleler genellikle   » Devamini Oku

Çalıkuşu Romanı İncelemesi Konusu Yapısı Anafikri Kişileri

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır. Reşa  » Devamini Oku

Türkiye'nin Jeolojik Yapısı ve Jeomorfolojik Özellikleri

Türkiye'nin Jeolojik Yapısı ve Jeomorfolojik Özellikleri Türkiye genel olarak yer şekilleri ve jeolojik bakımdan çeşitlilik gösteren bir ülke olması yanında ortalama yükseltisi (1131 m.) fazla olan bir ülkedir. Yerküre üzerinde Türkiye'nin bulunduğu alan bütün jeolojik devirler içinde en hareketli olan sahadır. Palezoikden (birinci zaman) kuaternere kadar geçen süre içinde Anadolu yarımadası  » Devamini Oku

Beden Yapısına Göre Kişilik

Beden yapısının mizaç, karakter ve kişilikle ilişkisi üzerinde Hippocrates’le başlayan görüşler, yeni çağlarda bilimsel nitelik kazanmaya başlamıştır. Kısalık, uzunluk, zayıflık, şişmanlık, güzellik, çirkinlik gibi nitelikler, saç, göz, ten rengi gibi özellikler, yürüyüş, oturuş, mimik, jest gibi hareketler, insanın beden yapısına bağlıdır. Bunların hepsi, başkalarının insana karşı gösterdiğ  » Devamini Oku

Güneş İç Yapısı

Güneş İç Yapısı Güneş’in bölümleri merkezden dışa doğru olacak şekilde sıralanmıştır. a) Çekirdek Çekirdek, Güneş kütlesinin en içteki %10’luk kısmını oluşturmaktadır. Nükleer füzyon enerjisinin oluştuğu yerdir. Üstündeki katmanlar ve oluşan yerçekimi basıncının büyüklüğü nedeniyle çekirdek çok sıcak ve yoğundur. Nükleer füzyon aşırı sıcak ve yoğunluk gerektirir. Güneşin çekirdek   » Devamini Oku

Grek Tragedyasının Yapısı

GREK TRAGEDYASININ YAPISI Konuşmalı ve şarkılı bölümlerle kuruludur. Konuşmalı bölümler üçe ayrılır: Prolog, yani başlangıç. Koronun ortaya çıkmasından önce söylenen bölümdü. Oyun üzerinde bazı açıklamaların yapıldığı yerdi. Bu bölüm yalnız bir kişi tarafından seyirciye doğru söylenirdi. Bir çeşit anlatıcının bölümü. Bu başlangıç bitince koro oyun alanına girer ve oyun bitinceye kadar kalırdı.  » Devamini Oku

Komedyalarının Yapısı

KOMEDYALARIN YAPISI Prologos: Oyunun genel görüntüsünü özetleyen bir sahne vardı, iki oyuncu arasında geçerdi;oyuncular burada oyun başlamadan önceki durumu ve olayların geçeceği çevreyi seyirciye tanıtırlardı. Parodos: Giriş şarkısını söyleyen koro oyun alanına çıkardı. Bu koro 24 kişiydi ve tiyatroya her iki yandan on ikişer kişiyle girerlerdi. Tragedya korosundan çok değişikti; giyinişleri   » Devamini Oku

Gelişmiş bir ülkenin nüfus yapısı

◦ Genç nüfus oranı azdır. ◦ Ortalama insan ömrü uzun olduğundan yaşlı nüfus oranı fazladır. ◦ Çalışan nüfus oranı fazladır. ◦ Bağımlı nüfus oranı azdır.

Islahat Fermanının Yapısı

Gülhane hattındaki prensibleri yeniledikten başka onlara yenilerini de ekleyen ıslahat fermanı şu yirmi maddeden kurulmuştur: 1-Tebaanın can ve mal, ırz ve namus masunluğu, 2-Kanun önünde eşitlik, 3-Şahsın ve topluluğun tasarruf hukuklarına saygı, 4-Devlet hizmetlerine ve askerlik ödevine bütün tebaanın kabulü, 5-Bazı sınırlar içinde mezhep ve eğitim hareketi, 6-Vergiler hususunda eşitlik, 7-İltiz  » Devamini Oku

İlk Türk devletlerinde Türk toplumunun yapısı

İlk Türk devletlerinde Türk toplumunun yapısını açıklayınız. Halk hürdü. Atlı göçebe hayatı yaşamaışlar. Bu yüzden dinamik savaşçıları olmuştur. Hayvancılık ve ticaretle uğraşmışlar. Halk hürdü. Köle sınıfı yoktur.

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık

Resimleri

Sunumları

Henüz bu yazıya eklenmiş dosya (powerpoint,pdf,word) bulunmamaktadır.

Videoları

Henüz bu yazıya eklenmiş video bulunmamaktadır.
» Üstadlar Özel Bölümü
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
» Alt-Kültür Başlıklar

Çıkış yapmak istediğine emin misin?

Evet Vazgeç