Anasayfa > Sözlük > N > Nüfus


Nüfus, belirli bir zamanda sınırları tanımlı bir bölgede yaşayan insan sayısıdır. Sözcük çoğunlukla insan sayısını belirleyen bir kavram olarak kullanılır. Nüfus bir ülkede, bir bölgede,bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayıdır.

Nüfus, sayımlar yoluyla belirlenir. Nüfus sayımları seçmenlerin belirlenmesinin yanı sıra başka pek çok amaç için de yapılmaktadır. İlk nüfus sayımlarının temel amacı askeri gücü belirlemek, vergilendirme için kolaylık sağlamaktı ve yalnızca erkekler dikkate alınıyor, kadınlar ve çocuklar göz ardı ediliyordu. Nüfus sayımlarındaki diğer amaçlar da şunlardır: Erkek-kadın nüfusu belirlemek, kırsal-kentsel nüfusu belirlemek, nüfus yerleşim yerlerine göre dağılımını belirlemek, okuma-yazma oranını belirlemek, eğitim durumunu belirlemek, nüfusu belirlemek, nüfusun yaşlara göre dağılımını belirlemek ve daha birçok amaçtan dolayı yapılır.

Düzenli sayımlar yakın tarihlidir. 14. yüzyılda İskandinav ülkelerinin uygulamaları ile başlamıştır. Nüfus sayımları yoluyla bir yerleşim birimindeki insan grubunun demografik özellikleri ortaya konur. Yaş ve vücut yapısı, ekonomik ve sosyal durum gibi. Düzenli sayımlar, nüfusun artış hızı, ölümler, doğumlar ve göçler gibi demografik göstergelerin gidişatını belirlenmesine olanak tanır ancak tüm dünyada, her ülkenin farklı nüfus sayım uygulamaları (yineleme süresi, güvenirlik vb.) nedeniyle tüm dünya nüfusu hakkında sağlıklı verilere ulaşmak güçtür.

Dünya 6,6 milyarı geçmiştir ve önemli toplanma alanları Çin'in doğusu ve Japonya; Hindistan, Kuzey Amerika'nın doğusu ve Batı Avrupa'dır. Dünya Nüfusu, Birleşmiş Milletler tarafından nüfus saati ile izlenmektedir.

Türkiye ve Dünya Nüfusunu Etkiyen Etkenler
Nüfus bir ülke, bölge veya bir şehirde yaşayan insanların toplamı. Toplum hâlinde yaşayan insanlar, miktarları ile ilgilenip zaman zaman sayımlar yapmışlardır. Eski Çin ve Roma’da yapıldığı bilinen ilk sayımın, askerlik ve vergi toplamak için olduğu belirtilmektedir. Vergi vermemek askere gitmemek isteyen halk, bu sayımları hiç hoş karşılamazdı.

Doğum oranı ile ölüm oranı arasındaki fark nüfus artışını gösterir. Bir ülkede doğum oranı fazla, ölüm oranı az ise nüfus artışı meydana gelir. Ölüm oranı doğum oranından fazla olursa, nüfusta azalma meydana gelir. Genellikle az gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızı fazla, gelişmiş ülkelerde ise nüfus artış hızı azdır.

Nüfus artış hızı ile kalkınma hızı arasında bir ilişki bulunmaktadır.

Buna göre;
•Nüfus artış hızı kalkınma hızından yüksek ise, ülkenin gelişimi yavaşlar veya geriler.
•Nüfus artış hızı kalkınma hızından düşük ise, ülkenin gelişimi artar.

Nüfus artışının olumlu sonuçları olduğu gibi, olumsuz sonuçları da olabilmektedir.

a. Nüfus artışının olumlu sonuçları
•Üretim artar.
•Vergi gelirleri artar.
•Mal ve hizmetlere talep artar.
•Yeni endüstri dalları doğar.
•İşçi ücretleri ucuzlar.
•İhracatta rekabet kolaylaşır.

b. Nüfus artışının olumsuz sonuçları
•İşsizlik artar.
•Kalkınma hızı düşer.
•Kişi başına düşen milli gelir azalır.
•Tasarruflar azalır.
•Tüketim artar.
•İç ve dış göçler artar.
•İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması zorlaşır.
•İhracat azalır.
•Demografik (nüfusa bağlı) yatırımlar artar.
•Çevre kirlenmesi artar.
•Belediye hizmetleri zorlaşır.

Nüfus ve nüfus hareketlerinin ilmî olarak incelenmesi, güvenilir istatistiklerin yapılmağa başlamasından sonra mümkün olabilmiştir. Bu bakımdan 18. yüzyıl öncesine âit güvenilebilir nüfus rakamları azdır.

Osmanlılarda ilk sayım, İkinci Sultan Selim (1566-1574) döneminde, Amerika’da 1790’da, İngiltere’de 1801’de yapılmıştır. Osmanlılarda daha sonraki yıllarda, Sultan İkinci Mahmûd Han döneminde, 1826-1828 yıllarında nüfus sayımı yapılmak istenmiş fakat netice alınamamıştır. 1844 yılında askerî gâye ile 1854’te vergi tesbiti için sayım yapılmışsa da çalışmalar yarıda kalmıştır. 1856’da Anadolu ve Suriye’de, 1874’te Tuna vilayetlerinde sayım yapılmıştır. 1878’de Nüfus Sicili Nizamnâmesiyle nüfus müdürlükleri kurulmuş böylece ölüm, doğum ve yer değiştirmelerin kaydı yapılmağa başlanmıştır.

Cumhûriyet döneminde ilk sayım 1927’de, ikincisi 1935’te yapıldı. Bundan sonra her beş yılda bir, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünce nüfus sayımları hazırlanır, yönetilir ve değerlendirilir. Askerî, sosyal, ekonomik meselelerin her hususta açığa çıkmasında çok faydalı olan sayımlar, daha önceden îlân edilen belli günlerde, sokağa çıkma yasağı konularak yapılmaktadır. Birinci Dünyâ Harbi veİstiklâl Savaşından sonra 12.500.000 olan nüfus, 1990 sayımına göre 56.473.035’e yükselmiştir. Doğum sayısının ölüme göre fazla olması Romanya, Yugoslavya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye katılması, nüfus artışının sebepleridir.

Memleketimizde nüfus dağılışı, yüzey şekillerine ve iklim şartlarına bağlıdır. En kalabalık yerler, bol yağış alan ılık kıyı bölgeleriyle verimli ovalardır. Nüfus yoğunluğu olarak, Karadeniz kıyıları çok kalabalıktır. Bu kıyıların doğusunda, kilometrekareye düşen kır nüfusu 100’ü geçer. Kuzey Anadolu’nun diğer yerleşme alanları; akarsu havzaları (Kızılırmak, Yeşilırmak), verimli ovalar (Kastamonu, Bolu, Düzce ovaları) ve Zonguldak kömür havzasıdır.

Batı Anadolu’da nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının üstündedir. Ovalardaki yoğunluk, dağlık alanlara oranla daha fazladır. Batının en önemli yerleşme alanları Gediz, Menderes, Adapazarı, Bursa ovalarıyla İzmit ve Edremit körfezi kıyılarıdır.

Güney Anadolu, Kuzey ve Batı Anadolu’ya oranla daha tenhadır. Burada en kalabalık yerler Adana ve Antalya ovalarıyla, Hatay ve Gaziantep yöresidir. Step alanlarla kaplı İç Anadolu’da; nüfus yoğunluğu düşüktür. Yüzey şekillerinin tesir ettiği nüfus yoğunluğu, geniş alanlarda kilometrekarede 10’un altına düşer. Böyle olmakla birlikte, Sultan ve Erciyes dağlarının eteklerinde önemli bir artış gösterir.

Doğu Anadolu’nun Iğdır, Erzincan, Elazığ ve Malatya ovaları nispeten daha kalabalık olmakla birlikte, dağlık alanlarda yoğunluk azalır.

Güneydoğu Anadolu’da, özellikle yeterli yağışlar alan Güneydoğu Torosların eteğinde, Mardin-Siirt dağ eşiğinde nüfus yoğunluğu yüksektir; ancak, güneye doğru inildikçe, fazla kuraklık sebebiyle tenhalaşmağa başlar. Şehirleşme hareketi, sınırlı olmakla beraber, özellikle İkinci Dünyâ Savaşından sonra gelişmeye başlamıştır. Şehrin bir ölçüde çekiciliği, teknolojik gelişme, yeterli tarım topraklarının sınırlı olması bu akımın belli başlı sebepleridir.

Türkiye nüfûsunun 33.326.351’i (% 59’u) şehirlerde, 23.146.684’ü (% 41’i) köylerde yaşar. Şehirleşme hızı fazla olup, 1927’de % 22,3 olan şehir nüfusu 1955’te% 30’a, 1965’te % 37,9’a 1980’de % 43,9’a 1990’da % 59’a yükselmiştir. 1990 nüfus sayımına göre nüfusu 500 bini geçen illerin sayısı 39’dur. Nüfusu en fazla olan il (7.309.190), İstanbul en az olan ise Bayburt’tur (107.330).

Dünyâda, kaç milyar insanın nerelerde yaşadığı merak konusudur. Fakat bugüne kadar bâzı yerlerde nüfus sayımlarının yapılmaması, bâzılarında (demir perde devletleri) kesin neticelerin bilinmemesi, bu işle uğraşan kurumları kat’î neticeye vardıramamaktadır. Amerika Birleşik Devletlerindeki Census-Bureau (nüfus sayımı) kurumunun verdiği bilgiye göre, dünyâdaki nüfus artış oranında, son yıllarda, eskiye göre bir gerileme vardır. Birleşmiş Milletlerin dünyâ çapında aldıkları nüfus sayım neticelerine göre, 1990 dünyâ nüfûsu 5.352.000.000. ABD’nin Washington şehrinde Environmental Fund (Çevre Fonu) Enstitüsünde yapılan hesaplara göre, dünyâda her sâniyede 2,5 kişi doğuyor.

Nüfus yoğunluğu: Bir ülkenin nüfûsunun yüz ölçümüne bölünmesiyle elde edilen ortalama rakam. Bu yoğunluk, kilometre kareye düşen kişi sayısı olarak hesaplanır. Türkiye’nin 1990 yılı sayımına göre nüfusu 56.473.035’tir. Buna göre, gerçek alanı (göller dışında) esas alındığında kilometrekareye 73 kişi düşmektedir. Yalnız birçok yerleşme merkezinde yoğunluk, ortalamadan yüksek, yerleşmeye elverişsiz yerlerde(Tuz Gölünün güneyinde olduğu gibi) kilometrekareye beş kişi düşer.

Ülkelerin yüzölçümleri umûmiyetle sâbit fakat nüfus toplamları her yıl değişip, belli zamanlarda yapılan sayımlarla tesbit edildiğinden, nüfus yoğunluğu devamlı değişir. Bütün dünyâ devletlerinde, yerleşim yerlerinin durumuna göre nüfus yoğunlukları, farklılık gösterir. Çöller, verimi olmayan arâziler, nüfus yoğunluğu bakımından düşük yerlerdir.

Yıllara Göre Toplam Dünyâ Nüfûsu
1650545.000.000
1750728.000.000
1800906.000.000
19001.608.000.000
19201.681.000.000
19302.015.000.000
19402.249.000.000
19502.509.000.000
19603.010.000.000
19653.295.000.000
19703.610.000.000
19753.967.000.000
19814.437.000.000
19864.917.000.000
19905.325.000.000
2000 (Tahminen)6.214.000.000

Türkiye nüfusu
Nüfusla ilgili bilgiler, genellikle nüfus sayımı sonuçlarından elde edilir. Bu sayımlarla nüfusun sayısı, meslek grupları, yaş durumu, eğitim, ailedeki nüfus sayısı, kadın - erkek nüfusu, nüfus artış hızı gibi bilgiler elde edilebilir.

Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılında, en son nüfus sayımı ise, 22 Ekim 2000 tarihinde yapılmıştır.

•1927 – 2000 yılları arasında nüfus yoğunluğu ve miktarı sürekli artmıştır.
•1927 yılında 13,6 milyon olan nüfus, 1997 yılında 62,8 milyona yükselmiş, 2000 yılındaki son sayımda 70 milyon civarında olmuştur.
•Nüfus artış hızı en az 1940 – 1945 yılları arasında, en fazla 1955 – 1960 yılları arasında gerçekleşmiştir.

Cumhûriyetin îlânından sonra, Türkiye genelinde yapılan nüfus sayımları ve artış oranları:

Yıl Nüfus Artış oranı (binde)
1927 13.648.270 21,10
1935 16.258.018 21,10
1940 17.820.950 18,01
194518.790.174 10,59
1950 20.947.188 21,73
1955 24.064.763 27,75
1960 27.754.820 28,53
1965 31.391.421 24,62
1970 35.605.176 25,19
1975 40.347.719 25,00
1980 44.736.957 20,65
1985 50.664.458 24,88
1990 56.473.035 21,71
Referans: Nufüs Nedir ? Türkiye Nüfusu ? Nüfus artışının olumlu sonuçları? Nüfus artışının olumsuz sonuçları? Nüfus yoğunluğu nedir ?

Nüfus | Ekleyen: | Tarih: 29-Mar-2011 17:43. | Bu yazı 47165 kez okundu..

Nüfus ile ilgili diğer yazılar..


İlgili Yazilar

Türkiye Nüfus Özellikleri

Devamini Oku
—Nüfus artışı yüksektir —Genç nüfus fazladır. —Aktif nüfus fazladır.(çalışabilecek nüfus). Çalışma çağındaki nüfustur. Çalışan nüfus ya da faal nüfus da denir. —İşsizlik oranı fazladır. —Sağlık, eğitim ulaşım sorunları yaşanmaktadır. —Nüfusun büyük bir kısmı tarım sektöründe çalışmaktadır. —Bağımlı nüfus fazladır. —Ortalama yaşam süresi azdır. —Kırsal kesimde kadın nüfusu fazladır.(göç nedeniyle) —Kentsel nüfus en fazla Marmara bölgesinde, kırsal nüfus en fazla Karadeniz bölgesindedir. —Kentsel nüfus fazladır(göç sonucu) —Tabanı geni...

En seyrek nüfuslu il hangisidir

Devamini Oku
Nüfusu ve metrekareye düşen insan yoğunluğu en az olan ilimiz Tunceli'dir. Tunceli'de bir kilometrekareye 11 kişi düşüyor. En seyrek nüfuslu diğer illerimiz; (Yandaki nufüs yoğunlu haritamızdan da tespit edebilceğiniz üzere) Hakkari, Kars, Bayburt ,Sinop, Kastamonu, Artvin, Gümüşhane, Burdur, Sivas'tır. Türkiyedeki Nüfus Yoğunluğu: Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekareye düşen kişi sayısı, Türkiye genelinde 92 iken illere göre 11 ile 2 bin 420 kişi arasında değişmektedir. İstanbul 2 bin 420 kişi ile nüfus yoğunluğunun ...

Aritmetik Nüfus Yoğunluğu

Devamini Oku
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu Bir ülke veya bölgedeki toplam nüfusun, o ülke veya bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen sayıya, aritmetik nüfus yoğunluğu denir. Türkiye’nin yüzölçümü (izdüşüm alanı olarak) 779.452 km2, toplam nüfusu da 62.865.574 (1997) dir. Buna göre, Türkiye’nin aritmetik nüfus yoğunluğu, 1997 yılına göre yaklaşık olarak 81'dir. Ancak, bu yoğunluk çok kaba olarak nüfusun dağılışını gösterir ve sadece ülkelerin nüfus yoğunluklarını kıyaslamak için kullanılır. Oysa il ve ilçelerin nüfusları ve yüzölçümleri...

Nüfus Artışının Sonuçları

Devamini Oku
Doğum oranı ile ölüm oranı arasındaki fark nüfus artışını gösterir. Bir ülkede doğum oranı fazla, ölüm oranı az ise nüfus artışı meydana gelir. Ölüm oranı doğum oranından fazla olursa, nüfusta azalma meydana gelir. Genellikle az gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızı fazla, gelişmiş ülkelerde ise nüfus artış hızı azdır. Nüfus artış hızı ile kalkınma hızı arasında bir ilişki bulunmaktadır. Buna göre; Nüfus artış hızı kalkınma hızından yüksek ise, ülkenin gelişimi yavaşlar veya geriler. Nüfus artış hızı kalkınma hızından düşük ise, ülkenin ...

Nüfusun Coğrafi Dağılışını Etkileyen Faktörler

Devamini Oku
Nüfusun Coğrafi Dağılışını Etkileyen Faktörler Nelerdir ? Türkiye’deki coğrafi bölgeler, bölümler ve yöreler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır. Türkiye’de nüfusun farklı dağılışında etkili olan faktörler şunlardır: 1. Fiziki Faktörler a. İklim özellikleri: Ülkemizde nüfusun yoğun olduğu yerlerin, genelde kıyı bölgeler olmasında ılıman iklimin büyük etkisi vardır. Kurak ve kışları aşırı soğuk geçen yerlerde nüfus fazla yoğun değildir. b. Yer şekilleri: Ülkemizde yüksek ve engebeli yer...

Nüfus Yoğunluğu En Fazla Olan İl

Devamini Oku
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekareye düşen kişi sayısı, Türkiye genelinde 92 iken illere göre 11 ile 2 bin 420 kişi arasında değişmektedir. İstanbul 2 bin 420 kişi ile nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ildir. Bunu sırasıyla 398 kişi ile Kocaeli, 311 kişi ile İzmir, 238 kişi ile Hatay ve 234 kişi ile Bursa illeri izlemektedir. Nüfusu ve metrekareye düşen insan yoğunluğu en az olan ilimiz Tunceli'dir. Tunceli'de bir kilometrekareye 11 kişi düşüyor. En seyrek nüfuslu diğer illerimiz; (Yandaki nufüs yoğunlu haritamızdan da...

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu

Devamini Oku
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu Bir ülkede veya herhangi bir sahada, tarım ve hayvancılıkla geçinen nüfusun, tarımsal alana bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğuna tarımsal nüfus yoğunluğu denir. Bu yöntem, aritmetik nüfus yoğunluğuna göre, daha gerçekçidir. Türkiye’de tarımsal nüfus yoğunluğu bölge ve iller arasında farklılık gösterir. Bunda yerşekillerinin dağlık ve ovalık olmasıyla, tarımda çalışan nüfusun miktarı etkili olmaktadır. Genel olarak, tarımsal nüfus yoğunluğu, dağlık alanlarımızda fazla, geniş tarımsal ovalarımızda ise...

Türkiye'nin En Az Nüfuslu 10 İli

Devamini Oku
Türkiye'nin En Az Nüfuslu 10 İli: Bayburt 76.609 Tunceli 84.022 Ardahan 112.721 Kilis 118.457 Gümüşhane 130.825 Artvin 168.092 Çankırı 174.012 Yalova 181.758 Iğdır 181.866 Bartın 182.131 ...

Türkiyenin en az nüfuslu illeri

Devamini Oku
En Az Nüfuslu İller Sırası İl Nüfus ( il - 2008 yılı ) 1 Bayburt 75.675 2 Tunceli 86.449 3 Ardahan 112.242 4 Kilis 120.991 5 Gümüşhane 131.367 6 Artvin 166.584 7 Çankırı 176.093 8 Iğdır 184.025 9 Bartın 185.368 10 Bilecik 193.169 ...

Nüfus Haritaları

Devamini Oku
Dünya'nın bütününde ya da bir bölümündeki nüfusun dağılışı ve özellikleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda nüfus dağılışı noktalama ile gösterilir. Nüfus yoğunluğu haritaları ise renklendirilir....

 
Yorumlardan Yazarları Sorumludur. Yorumunuz Site Yönetimi Uygun Görürse Yayınlanır..!!..
Gönderen Başlık
zeus
Tarih: 16:53:31 05.26.2010  Güncelleme: 16:53:31 05.26.2010
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Nüfus Nedir ? Nüfusun Özellikleri Nelerdir ?

Nüfus, belirli bir zamanda sınırları tanımlı bir bölgede yaşayan insan sayısıdır. Sözcük çoğunlukla insan sayısını belirleyen bir kavram olarak kullanılır. Nüfus bir ülkede, bir bölgede,bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayıdır.

Nüfus, sayımlar yoluyla belirlenir. Nüfus sayımları seçmenlerin belirlenmesinin yanı sıra başka pek çok amaç için de yapılmaktadır. İlk nüfus sayımlarının temel amacı askeri gücü belirlemek, vergilendirme için kolaylık sağlamaktı ve yalnızca erkekler dikkate alınıyor, kadınlar ve çocuklar göz ardı ediliyordu. Nüfus sayımlarındaki diğer amaçlar da şunlardır: Erkek-kadın nüfusu belirlemek, kırsal-kentsel nüfusu belirlemek, nüfus yerleşim yerlerine göre dağılımını belirlemek, okuma-yazma oranını belirlemek, eğitim durumunu belirlemek, nüfusu belirlemek, nüfusun yaşlara göre dağılımını belirlemek ve daha birçok amaçtan dolayı yapılır.

Düzenli sayımlar yakın tarihlidir. 14. yüzyılda İskandinav ülkelerinin uygulamaları ile başlamıştır. Nüfus sayımları yoluyla bir yerleşim birimindeki insan grubunun demografik özellikleri ortaya konur. Yaş ve vücut yapısı, ekonomik ve sosyal durum gibi. Düzenli sayımlar, nüfusun artış hızı, ölümler, doğumlar ve göçler gibi demografik göstergelerin gidişatını belirlenmesine olanak tanır ancak tüm dünyada, her ülkenin farklı nüfus sayım uygulamaları (yineleme süresi, güvenirlik vb.) nedeniyle tüm dünya nüfusu hakkında sağlıklı verilere ulaşmak güçtür.

Dünya 6,6 milyarı geçmiştir ve önemli toplanma alanları Çin'in doğusu ve Japonya; Hindistan, Kuzey Amerika'nın doğusu ve Batı Avrupa'dır. Dünya Nüfusu, Birleşmiş Milletler tarafından nüfus saati ile izlenmektedir.
Cevapla
zeus
Tarih: 16:58:17 05.26.2010  Güncelleme: 16:58:17 05.26.2010
Webmaster
Tarih: 02.24.2005
Nereden: antalya
Gönderiler: 1338

Türkiye ve Dünya Nüfusunu Etkiyen Etkenler

Nüfus bir ülke, bölge veya bir şehirde yaşayan insanların toplamı. Toplum hâlinde yaşayan insanlar, miktarları ile ilgilenip zaman zaman sayımlar yapmışlardır. Eski Çin ve Roma’da yapıldığı bilinen ilk sayımın, askerlik ve vergi toplamak için olduğu belirtilmektedir. Vergi vermemek askere gitmemek isteyen halk, bu sayımları hiç hoş karşılamazdı.

Doğum oranı ile ölüm oranı arasındaki fark nüfus artışını gösterir. Bir ülkede doğum oranı fazla, ölüm oranı az ise nüfus artışı meydana gelir. Ölüm oranı doğum oranından fazla olursa, nüfusta azalma meydana gelir. Genellikle az gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızı fazla, gelişmiş ülkelerde ise nüfus artış hızı azdır.

Nüfus artış hızı ile kalkınma hızı arasında bir ilişki bulunmaktadır.

Buna göre;

•Nüfus artış hızı kalkınma hızından yüksek ise, ülkenin gelişimi yavaşlar veya geriler.

•Nüfus artış hızı kalkınma hızından düşük ise, ülkenin gelişimi artar.

Nüfus artışının olumlu sonuçları olduğu gibi, olumsuz sonuçları da olabilmektedir.

a. Nüfus artışının olumlu sonuçları
•Üretim artar.
•Vergi gelirleri artar.
•Mal ve hizmetlere talep artar.
•Yeni endüstri dalları doğar.
•İşçi ücretleri ucuzlar.
•İhracatta rekabet kolaylaşır.

b. Nüfus artışının olumsuz sonuçları
•İşsizlik artar.
•Kalkınma hızı düşer.
•Kişi başına düşen milli gelir azalır.
•Tasarruflar azalır.
•Tüketim artar.
•İç ve dış göçler artar.
•İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması zorlaşır.
•İhracat azalır.
•Demografik (nüfusa bağlı) yatırımlar artar.
•Çevre kirlenmesi artar.
•Belediye hizmetleri zorlaşır.

Nüfus ve nüfus hareketlerinin ilmî olarak incelenmesi, güvenilir istatistiklerin yapılmağa başlamasından sonra mümkün olabilmiştir. Bu bakımdan 18. yüzyıl öncesine âit güvenilebilir nüfus rakamları azdır.

Osmanlılarda ilk sayım, İkinci Sultan Selim (1566-1574) döneminde, Amerika’da 1790’da, İngiltere’de 1801’de yapılmıştır. Osmanlılarda daha sonraki yıllarda, Sultan İkinci Mahmûd Han döneminde, 1826-1828 yıllarında nüfus sayımı yapılmak istenmiş fakat netice alınamamıştır. 1844 yılında askerî gâye ile 1854’te vergi tesbiti için sayım yapılmışsa da çalışmalar yarıda kalmıştır. 1856’da Anadolu ve Suriye’de, 1874’te Tuna vilayetlerinde sayım yapılmıştır. 1878’de Nüfus Sicili Nizamnâmesiyle nüfus müdürlükleri kurulmuş böylece ölüm, doğum ve yer değiştirmelerin kaydı yapılmağa başlanmıştır.

Cumhûriyet döneminde ilk sayım 1927’de, ikincisi 1935’te yapıldı. Bundan sonra her beş yılda bir, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünce nüfus sayımları hazırlanır, yönetilir ve değerlendirilir. Askerî, sosyal, ekonomik meselelerin her hususta açığa çıkmasında çok faydalı olan sayımlar, daha önceden îlân edilen belli günlerde, sokağa çıkma yasağı konularak yapılmaktadır. Birinci Dünyâ Harbi veİstiklâl Savaşından sonra 12.500.000 olan nüfus, 1990 sayımına göre 56.473.035’e yükselmiştir. Doğum sayısının ölüme göre fazla olması Romanya, Yugoslavya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye katılması, nüfus artışının sebepleridir.

Memleketimizde nüfus dağılışı, yüzey şekillerine ve iklim şartlarına bağlıdır. En kalabalık yerler, bol yağış alan ılık kıyı bölgeleriyle verimli ovalardır. Nüfus yoğunluğu olarak, Karadeniz kıyıları çok kalabalıktır. Bu kıyıların doğusunda, kilometrekareye düşen kır nüfusu 100’ü geçer. Kuzey Anadolu’nun diğer yerleşme alanları; akarsu havzaları (Kızılırmak, Yeşilırmak), verimli ovalar (Kastamonu, Bolu, Düzce ovaları) ve Zonguldak kömür havzasıdır.

Batı Anadolu’da nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının üstündedir. Ovalardaki yoğunluk, dağlık alanlara oranla daha fazladır. Batının en önemli yerleşme alanları Gediz, Menderes, Adapazarı, Bursa ovalarıyla İzmit ve Edremit körfezi kıyılarıdır.

Güney Anadolu, Kuzey ve Batı Anadolu’ya oranla daha tenhadır. Burada en kalabalık yerler Adana ve Antalya ovalarıyla, Hatay ve Gaziantep yöresidir. Step alanlarla kaplı İç Anadolu’da; nüfus yoğunluğu düşüktür. Yüzey şekillerinin tesir ettiği nüfus yoğunluğu, geniş alanlarda kilometrekarede 10’un altına düşer. Böyle olmakla birlikte, Sultan ve Erciyes dağlarının eteklerinde önemli bir artış gösterir.

Doğu Anadolu’nun Iğdır, Erzincan, Elazığ ve Malatya ovaları nispeten daha kalabalık olmakla birlikte, dağlık alanlarda yoğunluk azalır.

Güneydoğu Anadolu’da, özellikle yeterli yağışlar alan Güneydoğu Torosların eteğinde, Mardin-Siirt dağ eşiğinde nüfus yoğunluğu yüksektir; ancak, güneye doğru inildikçe, fazla kuraklık sebebiyle tenhalaşmağa başlar. Şehirleşme hareketi, sınırlı olmakla beraber, özellikle İkinci Dünyâ Savaşından sonra gelişmeye başlamıştır. Şehrin bir ölçüde çekiciliği, teknolojik gelişme, yeterli tarım topraklarının sınırlı olması bu akımın belli başlı sebepleridir.

Türkiye nüfûsunun 33.326.351’i (% 59’u) şehirlerde, 23.146.684’ü (% 41’i) köylerde yaşar. Şehirleşme hızı fazla olup, 1927’de % 22,3 olan şehir nüfusu 1955’te% 30’a, 1965’te % 37,9’a 1980’de % 43,9’a 1990’da % 59’a yükselmiştir. 1990 nüfus sayımına göre nüfusu 500 bini geçen illerin sayısı 39’dur. Nüfusu en fazla olan il (7.309.190), İstanbul en az olan ise Bayburt’tur (107.330).

Dünyâda, kaç milyar insanın nerelerde yaşadığı merak konusudur. Fakat bugüne kadar bâzı yerlerde nüfus sayımlarının yapılmaması, bâzılarında (demir perde devletleri) kesin neticelerin bilinmemesi, bu işle uğraşan kurumları kat’î neticeye vardıramamaktadır. Amerika Birleşik Devletlerindeki Census-Bureau (nüfus sayımı) kurumunun verdiği bilgiye göre, dünyâdaki nüfus artış oranında, son yıllarda, eskiye göre bir gerileme vardır. Birleşmiş Milletlerin dünyâ çapında aldıkları nüfus sayım neticelerine göre, 1990 dünyâ nüfûsu 5.352.000.000. ABD’nin Washington şehrinde Environmental Fund (Çevre Fonu) Enstitüsünde yapılan hesaplara göre, dünyâda her sâniyede 2,5 kişi doğuyor.

Nüfus yoğunluğu: Bir ülkenin nüfûsunun yüz ölçümüne bölünmesiyle elde edilen ortalama rakam. Bu yoğunluk, kilometre kareye düşen kişi sayısı olarak hesaplanır. Türkiye’nin 1990 yılı sayımına göre nüfusu 56.473.035’tir. Buna göre, gerçek alanı (göller dışında) esas alındığında kilometrekareye 73 kişi düşmektedir. Yalnız birçok yerleşme merkezinde yoğunluk, ortalamadan yüksek, yerleşmeye elverişsiz yerlerde(Tuz Gölünün güneyinde olduğu gibi) kilometrekareye beş kişi düşer.

Ülkelerin yüzölçümleri umûmiyetle sâbit fakat nüfus toplamları her yıl değişip, belli zamanlarda yapılan sayımlarla tesbit edildiğinden, nüfus yoğunluğu devamlı değişir. Bütün dünyâ devletlerinde, yerleşim yerlerinin durumuna göre nüfus yoğunlukları, farklılık gösterir. Çöller, verimi olmayan arâziler, nüfus yoğunluğu bakımından düşük yerlerdir.


Yıllara Göre Toplam Dünyâ Nüfûsu
1650545.000.000
1750728.000.000
1800906.000.000
19001.608.000.000
19201.681.000.000
19302.015.000.000
19402.249.000.000
19502.509.000.000
19603.010.000.000
19653.295.000.000
19703.610.000.000
19753.967.000.000
19814.437.000.000
19864.917.000.000
19905.325.000.000
2000 (Tahminen)6.214.000.000



Türkiye nüfusu
Nüfusla ilgili bilgiler, genellikle nüfus sayımı sonuçlarından elde edilir. Bu sayımlarla nüfusun sayısı, meslek grupları, yaş durumu, eğitim, ailedeki nüfus sayısı, kadın - erkek nüfusu, nüfus artış hızı gibi bilgiler elde edilebilir.

Türkiye’de ilk nüfus sayımı 1927 yılında, en son nüfus sayımı ise, 22 Ekim 2000 tarihinde yapılmıştır.

•1927 – 2000 yılları arasında nüfus yoğunluğu ve miktarı sürekli artmıştır.
•1927 yılında 13,6 milyon olan nüfus, 1997 yılında 62,8 milyona yükselmiş, 2000 yılındaki son sayımda 70 milyon civarında olmuştur.
•Nüfus artış hızı en az 1940 – 1945 yılları arasında, en fazla 1955 – 1960 yılları arasında gerçekleşmiştir.

Cumhûriyetin îlânından sonra, Türkiye genelinde yapılan nüfus sayımları ve artış oranları:

Yıl Nüfus Artış oranı (binde)
1927 13.648.270 21,10
1935 16.258.018 21,10
1940 17.820.950 18,01
194518.790.174 10,59
1950 20.947.188 21,73
1955 24.064.763 27,75
1960 27.754.820 28,53
1965 31.391.421 24,62
1970 35.605.176 25,19
1975 40.347.719 25,00
1980 44.736.957 20,65
1985 50.664.458 24,88
1990 56.473.035 21,71
Cevapla


Nüfus
» Nüfus resimleri

  Puanı : 6.3 / 10 | Oy : 37 kişi | Toplam : 232

» Bu yazıya puan ver..
» Ara Yoksa Sor Yanıtlayalım
Loading
» Reklamlar
Sorun Yanıtlayalım İletişim