ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Wednesday, May 23rd

Son Guncelleme03:39:38 PM GMT

Nerdesin: Resim Resim Sanatçıları Heykelin yüreği: Camille Claudel


Heykelin yüreği: Camille Claudel

e-Posta Yazdır PDF

Reklamlar

Bütün istediÄŸim heykel yapmak, sonsuza dek…”

Heykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelCamille, 8 Aralık 1864’te Fransa’da orta halli bir ailenin kızı olarak doÄŸar ve Paris’in dışında küçük bir ÅŸehirde, aÄŸabeyi Paul (sonradan büyük ÅŸairlerden Paul Claudel olacaktır kendisi) ve küçük kız kardeÅŸi Louise ile büyür. ÇocukluÄŸunda bütün yaptığı evlerinin bahçesindeki çamurlarla oynamak, kedi, köpek, kuÅŸ, insan heykelleri yapmak ve annesinden bol bol azar iÅŸitmektir (O yıllardaki anneler de çamurlu giysilerden pek hoÅŸlanmıyorlardı galiba).

Büyüdükçe çamura ve heykellere olan ilgisi çocukça bir heves olmaktan çıkar ve giderek ciddileÅŸmeye baÅŸlar. O yıllarda resim ve heykel yapan kadın sayısı o kadar azdır ki hiç kimse Camille’in bu iÅŸi sürdürmek isteyeceÄŸini düÅŸünmez, ama o henüz 13 yaşındayken “Bismarck”, “Napoleon 1” ve “David ve Goliath” heykellerini yapacak kadar kararlıdır. Böylece Claudel ailesi için “Ne olacak bu iÅŸin sonu?” çanları çalmaya baÅŸlamıştır.

Annesi kızının bu yeteneÄŸini asla kabullenemez. Zaten annesiyle hayatı boyunca hiçbir konuda iyi anlaÅŸamaz Camille. Annesi için pek de ideal bir genç kız modeli deÄŸildir, hele de o yılların erkek ve kadın rollerini son derece baÅŸarıyla sindirmiÅŸ olan kız kardeÅŸi Louise ile kıyaslanınca. Babası ise, son derece ciddi ve otoriter bir adam olmasına raÄŸmen kızının heykele olan yeteneÄŸini sonuna kadar destekler. Hatta kızının bu konuda iyi bir eÄŸitim alması için ailesini alıp Paris’a yerleÅŸmeye karar verir.

Böylece 1881 yılında Paris’e yerleÅŸen Camille, burada kız öÄŸrenci kabul eden az sayıdaki akademilerden birine, Colarossi Akademisi’ne yazılır. Üç arkadaşıyla birlikte bir stüdyo kiralayan Camille, bir süre sonra dönemin iyi heykeltıraÅŸlarından Rodin’in öÄŸrencisi olur (1883). Bu tanışma hayatının dönüm noktasıdır, çünkü bir süre sonra Rodin’in sevgilisi ve sonra da en büyük rakibi olacaktır.

Heykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelHeykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelHeykelin yüreÄŸi: Camille Claudel
Dalga (Bronz-Onix) - 1900Denizkızı (Bronz) - 1904Geveze Kadınlar (Bronz) - 1897

Rodin bu göz kamaÅŸtırıcı yetenekten çok etkilenir. Artık hayatında en az kendisi kadar yetenekli bir ilham perisi vardır ve birlikte pek çok iÅŸlere imza atarlar. O dönemde Rodin Cehennemin Kapıları adlı unutulmaz eserini yapar. Rodin’in bu eseri Camille’in yoÄŸun etkisi ve yardımıyla yaptığı, hatta Rodin’in, baÅŸarısının büyük bir kısmını Camille’e borçlu olduÄŸu söylenir. DoÄŸrusu çok da tuhaf gelmiyor bize, zira Rodin en unutulmaz eserlerini Camille’le birlikte olduÄŸu yıllarda yapmıştır. İki büyük yeteneÄŸin bir araya geldiÄŸinde olaÄŸanüstü iÅŸler çıkarmalarından daha normal ne olabilir ki zaten?

Heykelin yüreÄŸi: Camille Claudel

 

“Aradığı altın kendi içindeydi…”

1890’lara gelindiÄŸinde Camille artık yeteneÄŸiyle nam salmış olan ve sanat çevreleri tarafından saygı gören bir sanatçıdır. Ama mesleÄŸini Rodin’in kanatları altında sürdürme hali Camille’in bağımsız ve güçlü kiÅŸiliÄŸine çok uyan bir durum deÄŸildir. Hele de bu iliÅŸki sadece iÅŸle sınırlı kalmayan ve ÅŸiddetli aÅŸk kavgalarına sahne olan tutkulu bir iliÅŸkiyse. O dönemde yaptıkları heykeller ne kadar saÄŸlam ve muhteÅŸemse, iliÅŸki de o kadar çatırdayan ve yıpratıcı bir hal almıştır.

1898’de bir yol ayrımına gelir Camille, yoluna artık tek başına devam etmesi gerekmektedir. Çok kolay bir ayrılık olmaz bu, Camille için hayatının en acı ve özlem dolu dönemi baÅŸlar. Fakat iÅŸin ilginç yanı Camille, "Vals", "Clotho", "Olgunluk Çağı", "Kayıp Tanrı", "Geveze kadınlar", "Sakuntala" gibi en önemli heykellerini, Rodin’le en büyük kavgalarını ve acılarını yaÅŸadığı dönemlerde yapar (AÅŸkın gücü bu olsa gerek).

YonttuÄŸu heykeller inanılmaz iyidir, sadece hayranlık deÄŸil, düÅŸmanlık da çekecek kadar etkileyicidirler; danseden çiftler, oynayan çocuklar, sohbet eden kadınlar, düÅŸünen, gülen, acı çeken insanlar, hepsi de her an hareket edecekmiÅŸ, konuÅŸacakmış gibi canlı dururlar.

Heykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelHeykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelHeykelin yüreÄŸi: Camille Claudel
Sakuntala (Alçı) - 1888 - 1905Vals (Bronz) - 1891 - 1905Oturan Adam (Çamur) - 1888

Hatta denir ki “O yıllarda hiçbir heykeltıraÅŸ çamura Camille kadar can vermemiÅŸtir, hiçbir heykeltıraÅŸ taşı Camille kadar hissederek yontmamıştır.” Rodin’in de Camille için söylediÄŸi “Ona altını nerede bulacağını söyledim. Ama bulduÄŸu altın kendi içindeydi” cümlesi sanat tarihinde söylenmiÅŸ en anlamlı ifadelerden biridir.

Heykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelHeykelin yüreÄŸi: Camille Claudel
Olgunluk Çağı (Bronz) -1898Olgunluk Çağı (Detay)

“Bu kadar yalnız kalmak için ne yaptım?”

Heykelin yüreÄŸi: Camille Claudel
Avcı Kız (Çamur) - 1887

Camille, ailesindeki erkeklerden ne kadar destek gördüyse, kadınlardan da o kadar köstek gördü diyebiliriz. Özellikle Rodin’le olan iliÅŸkisi, Claudel kadınları için, heykeltıraÅŸ olmasından çok daha önemli bir sorundur. Annesi ve kız kardeÅŸi Camille’den olabildiÄŸince uzak dururlar, fakat babası ve Paul (kardeÅŸinin en büyük hayranıydı kendisi) yaÅŸadıkları sürece Camille’in sanatına ve sorunlarına sahip çıkarlar. Fakat ne yazık ki babası çok uzun yaÅŸamaz ve Paul de diplomat olduÄŸu için Uzak DoÄŸu’ya yerleÅŸir.

Camille 1898’den sonraki döneminde, hem bir kadın sanatçı olarak yaÅŸadığı yüzyılı, hem de özel hayatındaki sorunları göz önüne aldığımızda, pek çok bakımdan yalnız kalır. Üstüne bir de karşılamakta zorlandığı maddi sorunlar eklenince Camille’in ruh saÄŸlığı giderek bozulmaya baÅŸlar.

1906’da sinir krizi geçirdiÄŸi bir gecenin ardından eserlerinin pek çoÄŸunu parçalar, bir kısmını da nehre atar. Bir süre sonra ciddi paranoya belirtileri gösterdiÄŸi ve akıl saÄŸlığını kaybettiÄŸi gerekçesiyle ailesi tarafından, Rodin’in de desteÄŸiyle bir hastaneye kapatılır. Bu noktada artık Paul Claudel bile kardeÅŸine yardım edemez ve aynı hastanede 19 Ekim 1943’te yaÅŸama veda eder.

Heykelin yüreÄŸi: Camille ClaudelBöylesine önemli bir sanatçının hayatının en verimli döneminde akıl hastanesine kapatılması ve tam 30 senesini heykelden uzak, çamura veya taÅŸa elini sürmeden geçirmesi çok büyük bir haksızlık gibi geliyor bize. Ve garip bir ÅŸekilde Camille’in paranoyası bize de bulaşıyor: “Ailesi için utanç kaynağıydı, fazla özgürdü, fazla başına buyruktu, fazla heykel yapıyordu, Rodin içinse fazla tehlikeliydi, yaptığı eserlerin bazılarının Camille’e ait olduÄŸu iddiası almış yürümüÅŸtü, artık Camille onun için ilham kaynağı deÄŸil, sanatına inen bir gölgeydi, sanat çevresi içinse dili fazla uzundu, fazla konuÅŸuyordu, fazla doÄŸrucuydu…”

Artık bütün bunların bir anlamı yok. Camille ve yaÅŸamında adı geçen diÄŸer isimler artık yoklar. Ama Camille’in giderken bize bıraktığı çok önemli baÅŸka ÅŸeyler var, heykelleri. Sanatı elinden alınmış olabilir, ama geride bıraktığı heykeller onun adını sanat tarihine altın harflerle kazıdı bile, iÅŸte onu silmek pek kolay deÄŸil.

Camille Claudel'in hayatını merak edenler Isabelle Adjani ile Gerard Depardieu'nun oynadığı filmi izleyebilir veya Anne Delbee'nin yazdığı kitabı  okuyabilirler.

 

 


Camille Claudel
Cevaplar (0)Add Comment

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy